Colin Kaepernick: Hayaller ve Eylemler

Sadece var olmak bile, devrimsel bir eylemdir. Yaptığınız tek şey evinizde oturmak ve kahvenizi yudumlamak olsa bile, hayatın içindeki anlamsızlıklara ve yanlışlıklara rağmen var olmaya devam edersiniz. Düşünürsünüz, bir hayal kurarsınız. O hayali eylemlerle süslerseniz, biraz daha var olursunuz. Biraz daha var olmak ise bu hayatta yapabileceğiniz en değerli şeylerdendir.

Colin Kaepernick bir hayal kurdu, kendinden önce de bazılarının kurduğu gibi…

Bir gün, dört çocuğumun da derilerinin rengi ile değil de kişilikleri ile yargılanacağı bir ülkede yaşayacaklarına dair bir hayalim var.

Martin Luther King

Bilmeyenleriniz için, Martin Luther King sadece bir insandı. O bir peygamber değildi, o seçilmiş kişi de değildi, sizden ya da benden üstün bir insan da değildi. O sadece bulunduğu dünyada var olmaya çalışan bir insandı. Ama onu herkesten ayıran bir özelliği vardı: Hayal kurmakla yetinmiyor, bu hayallerin gerçekleşmesi için gerçekten çabalıyordu. Çoğumuzun hayalleri, “bir araba almak”, “refah içinde bir hayat yaşamak”, “hoşlandığın insanın hislerinin karşılıklı olması” gibi şeylerdir ve bu hayaller çok normal ve yeterlidir; fakat yine çoğumuz, görece daha küçük bu hayaller için bile gerçek bir çaba  göstermeyiz. Onu farklı yapan özellik buydu. O inandığı değerler için savaştı. Şu anda herhangi başka birinin hikayesini değil de onunkini okuyacak olmanız da bundan kaynaklı.

MLK’nin hayatını, hangi okullarda okuduğunu, hatta hangi yürüyüşlerde ya da eylemlerde bulunduğunu size ham bilgi olarak vermek gereksiz ve kafa karıştırıcı olur. Onu benim gözümden anlatmak ise çok daha anlamlı olacaktır. MLK, “Özgürlükler Ülkesi” ABD’de dünyaya geldi. Ona söylenene göre bu ülkede “Amerikan Rüyasını” gerçekleştirebilir, istediği her şeyi yapabilirdi. Ama ne hikmetse, herhangi bir davranışından ya da bir hatasından ötürü değil, sadece ve sadece ırkından dolayı otobüste istediği yerde oturamıyordu. Jim Crow yasaları ona “ayrı, ama eşit” diyordu. Yani teoride Amerika dünya üzerindeki cennetti fakat pratikte ten renginiz siyah ise otobüste bile beyazlardan ayrı bir yerde oturmanız gerekiyordu. Kafanız karıştı, değil mi?

VintagePhotos on Twitter: "'White' and 'Colored' sinks in a North Carolina washroom, 1950 http://t.co/bOj8P8sK4f"

MLK’nin kafası da aynı derecede karışmış olmalı. Bir şeyleri anlamamak insanın doğasında vardır. Fakat bir şeyi çok uzun süre anlamazsanız ve ortada size doğru tutulan bir haksızlık mızrağı varsa, sinirlenmeniz ve bir hayal kurmanız çok uzun sürmez. King de bir hayal kurdu. Bu hayalin peşinden ise yüz binlerce insan koştu. MLK’nin bir başka farkı ise burada ortaya çıktı. O barışın barış getireceğini düşünüyordu. Bu yüzden yakmayı ve yıkmayı öğütlemedi, barışçıl eylemleriyle beraber kazanacaklarını söyledi. Nitekim kazandılar da. 1964’te çıkan Sivil Hakları Yasası ve 1965’te çıkan Oy Hakkı Yasasıyla beraber MLK ve arkadaşları, hakları açısından büyük bir zafer almış oldular. Irkçılık problemi bu hareketle başlamamıştı, bu hareketle bitmedi de; fakat 1950 ve 1960’larda yapılan bu hareketler her zaman bir yol gösterici oldu.

Zor işleri başaran insanlar, aynı derecede zor bir hayat yaşarlar. MLK için de aynısı geçerliydi. 1968 yılında Memphis’te yaptığı bir hastane ziyaretinde, balkondayken suikaste uğradı. Büyük emekler ve çalışmalarla geçen bir ömür böyle kolayca sona ermişti işte. Sonradan yapılan otopsiye göre MLK, 39 yaşında ölmesine rağmen 60 yaşındaki bir insanın kalbine sahipti. Yurttaş Hakları Eylemciliği o kadar gergin ve yorucuydu ki, onu gereğinden önce yaşlandırmıştı. MLK hayalini yurttaşları için kurmuştu, başkaları ışıktan mahrum kalmasın diye yanan bir mum misali de eriyip gitti ve ne yazık ki aramızdan erkenden ayrıldı. Ama biricik eşit dünya hayali, her zaman bizlerle kalacak.

Bir eylem

Bilmeyenleriniz için, Colin Kaepernick de sadece bir insan. O bir kanaat önderi ya da bir peygamber değil. Sadece eşit ve adil bir dünyada yaşamak isteyen bir insan. Ama onu da herkesten ayıran bir özelliği var: O bir eylemde bulundu. Kendisine göre yanlış olan bir durumu gördü ve buna elindeki güçle tepki verdi. Sonrasında yaşananlar ise, belki de spor dünyasının en karanlık ama aynı zamanda en ilham verici olaylarından biri.

Aslında her şey 2016’nın Temmuz ayında yaşanan olaylarla başlamadı. Bu çaptaki hiçbir olay da bir masal gibi bir yerden başlamaz zaten. Bu olaylar süreçlerden oluşur ve genellikle kelebek etkisiyle devam eder. Yani Colin Kaepernick büyük ihtimalle hayatı boyunca çeşitli ırkçılıklara maruz kaldı ve bu konu hakkında sağlam düşünceleri vardı. Fakat bu düşüncelerin patlaması 2016’da oldu. ABD’de özellikle Temmuz ayında ülke çapında patlayan polis şiddeti vakaları kitlesel bir tepki çekmişti zaten. Normalde sporculara böyle konularda sessiz kalmalarının öğüt edildiği spor dünyamızın aksine, Colin profesyonel bir Amerikan futbolcusu olarak bu konuya sessiz kalmamayı tercih etti. Sezon öncesi maçlarda milli marş okunurken diz çöken Colin, hemen unutulacak ve anlamsız bir tepkidense güçlü ve akılda kalıcı bir eylemde bulunmuş oldu.

From Trayvon Martin to Colin KaepernickBu diz çökme eylemine ilk etapta ligdeki diğer bazı oyunculardan da destek gelse de, bu oyuncular(özellikle Colin) Trump tarafından ağır bir şekilde eleştirildi. Süreç aslında o kadar da anormal işlemiyorken, NFL tarihinde sonsuza kadar kara bir leke olarak kalacak olay sezon sonunda gerçekleşti. Takımı San Francisco 49ers, Colin’in sözleşmesini feshederken, sonradan bir üst düzey yöneticinin de kabul edeceği şekilde, ligdeki kulüpler onu fiili bir kara listeye aldı. Ligdeki hiçbir takım onunla anlaşma sağlamadı, ki yanlış anlaşılmasın, Kaepernick işini iyi yapan ve kalburüstü bir oyuncuydu. Colin sadece yapmaya hakkı olan bir protesto yüzünden, oynamayı sevdiği oyundan, mesleğinden uzak bıraktırıldı. Irkçılığın, ayrımcılığın ve adaletsizliğin ulaşabileceği noktalar, işte böyle canice ve vicdansızcadır; sonunda ezilen ve haksızlığa uğrayanlar ise sadece masum vatandaşlar olur.

Colin inandığı şeyi savundu ve haksız yere bunun cezasını çekti. Ülke çapında ismi karalanmaya çalışıldı ve itibarsızlaştırılmaya çalışıldı. Onun söylemeye çalıştığı tek şey ise sadece kendisine karşı yapılan ayrımcılığın son bulması gerektiğiydi. Sürecin devamında kendisi Nike’nin yüzü oldu ve de hâlâ bu tür ayrımcılık ve ırkçılık karşıtı oluşumlara destek veriyor. Colin’in hayatı şimdilik MLK’ninki kadar zor ve yorucu gibi gözükmüyor, fakat yaptığı şeyi değersiz görmek en basit tabirle saçmalık olur. George Floyd’un öldürülmesiyle tekrar alevlenen Black Lives Matter hareketiyle ne kadar haklı olduğu tekrar kanıtlanan Colin, sevdiği spordan uzak bıraktırılmış olsa da en azından eylemini gerçekleştirdi ve bütün toplumumuzu MLK’nin hayaline bir adım daha yaklaştırdı.

Ve bir çocuk

Son olarak bilmeyenleriniz için, ben de sadece bir çocuğum. Ve uzun süre de böyle kalmayı düşünüyorum. Çocuğum çünkü dünyadaki haksızlıkları anlamlandıramıyorum. Bir insanın sadece derisinin rengi yüzünden ayrımcılığa uğraması ve kötü hissettirilmesi bana mantıksız geliyor. Farklı bir insanın toplum tarafından reddedilmeye çalışılması ve yetersiz hissettirilmesi bana mantıksız geliyor.

Ben dünyaya baktığımda; ölüm gibi, hastalıklar gibi birçok negatif şey görüyorum. Ayrılığın bu dünyadaki tek düşmanımız olması gerektiğine rağmen bu anlamsız mücadeleyi ve sistemli kötülükleri anlayamıyorum. Güç veya para için insanların yalnız bırakılmasını anlamıyorum. Ben ne iyi ne de kötü bir insanım. Ben Martin Luther King ve Colin Kaepernick gibi, sadece bir insanım. Ama ırkçılık veya homofobiklik gibi sorunların basitçe iyi ya da kötü davranışlar değil, eğitimsizlikten kaynaklanan davranışlar olduğunu savunuyorum. Bu dünya çok daha güzel bir yer olabilir ve bunun için bir çeşit mucizeye gerek yok, bu yazıyı okuduktan sonra kendinizi ve ırkçılık, homofobiklik gibi günümüzün sorunları hakkında ne kadar bilgi sahibi olduğunuzu sorgulamak yeterli olacak. Her gün bir önceki günden daha bilinçli bir insan olmaya çabalamanız dileğiyle…

”You may say I’m a dreamer
But I’m not the only one
I hope some day you’ll join us
And the world will be as one”
Imagine – John Lennon

Colin Kaepernick ve protestosunun konuşulduğu CamuSpotu bölümü;


Bunlar da ilginizi çekebilir;

George Floyd İçin: Hepiniz Bizi Duyuyorsunuz Ama Dinlemiyorsunuz

Roberto Clemente: Evhamlı Son Kahraman

 

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More