Hababam Sınıfı: Beden Eğitimi ve Spor İle İmtihanı

Rıfat Ilgaz’ın aynı adlı eserinden önce tiyatroya sonrasında beyazperdeye uyarlanan “Hababam Sınıfı” aradan uzun yıllar geçmesine rağmen izlemeye doyamadığımız ve hala gülmeye devam ettiğimiz muhteşem bir seri olarak hafızalarımızdaki yerini korur. Rıfat Ilgaz’ın dönemin Dolmuş dergisinde haftalık olarak kaleme aldığı yazılar, zamanla toplamda 73 hikayeden oluşan Hababam Sınıfı olarak karşımıza çıkar. Hababam Sınıfı, ilk olarak 1966 senesinde Ulvi Uraz Tiyatrosu’nda izleyicileri ile buluşur. 1975 yılı sonrasında, Hababam Sınıfı’nı 6 filmlik seri olarak beyazperde de görürüz. Sizlere bu filmler üzerinden Hababam Sınıfı’nın spora olan tutkusunu ve Hababam’ın beden eğitimi dersi ile olan imtihanlarını aktarmaya çalışacağım.

HABABAM SINIFI (1 NİSAN 1975)

-Sen söyle bakayım Akdeniz Bölgesi’nin nehirleri?

-Akdeniz’in nehirleri denize akar hocam. Akdeniz, Akdeniz gelen düşman değil biziz. Akdeniz’in en kuvvetli takımı Adanaspor’dur hocam!

-Aferin otur!

Coğrafya öğretmenleri ile aralarında geçen bu replik sanırım Hababam Sınıfı’nın başta futbol olmak üzere spora olan ilgi ve tutkusunu ifade etmek için yeterli olacaktır. Futbol izlemek ve ilgilenmek kadar futbol oynamak da Hababam Sınıfı için olmazsa olmazlardan. Okulun ön bahçesinde iddiasına oynadıkları maçlar, yüksek ihtimalle yapmaktan en keyif aldıkları aktivitelerin en başında geliyordu.

“Aç kapıyı Veysel Efendi! Mahmut Hoca’nın emriyle Uganda Cumhurbaşkanı’nı karşılamaya gidiyoruz!” Bu replik hiç şüphesiz ilk filmin en unutulmaz repliklerinden. Bunu diyerek Veysel Efendi’ye kapıyı açtırıp “Dağ Başını Duman Almış” dizeleri eşliğinde okuldan kaçış performansları, Hababam Sınıfı’nın zekasını sportif becerisiyle nasıl birleştirdiğinin en muhteşem örneklerindendir.

Hababam Sınıfı serisinin bu ilk filminde ayrıca öğrencileri okul bahçesinde voleybol oynarlarken de seyrediyoruz.

Dönemin sonuna doğru okullarını temsilen katıldıkları Bilgi Yarışması’ndaki performanslarını da ayrıca takdir-i şayan buluyorum. Ben, rekabet ve yarışma ruhu içerdiğinden Bilgi Yarışması’nın da sportif olarak değerlendirilebileceğini düşünüyorum. Ayrıca ne kadar yetenekli bir ekip olduklarını yıl sonunda geleneksel hale de gelecek olan müsamerelerinde de görebiliyoruz.

Ertem Eğilmez yönetmenliğinde sinemaya aktarılan filmde en ön planda olan ve izleyicilerin en beğendiği karakter tartışmasız İnek Şaban rolüyle Kemal Sunal’dır. Sinema filmi öncesinde, Hababam Sınıfı’nın tiyatroya uyarlanışında İnek Şaban rolünü bir kadın oyuncu olan Suzan Usta oynamıştır.

HABABAM SINIFI SINIFTA KALDI (1 OCAK 1976)

Hababam Sınıfı serisinin ikinci filmi olan Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı ile birlikte, Badi Ekrem karakteri ile ünlenecek olan Şener Şen filme giriş yapıyor. Günümüzde ellerimizi ve ayaklarımızı eşgüdümlü olarak açıp kapattığımız “Jumping Jack” olarak adlandırılan Crossfit hareketini sanırım sinema tarihinde ilk olarak Badi Ekrem aracılığı ile izleriz. Şener Şen bilindiği üzere meslek yaşantısına öğretmenlik yaparak başlamış biri. Hababam Sınıfı, Şener Şen’in kitleler tarafından tanınmasını sağlayacaktır. Badi Ekrem rolü için öncesinde Zeki Alasya; Külyutmaz rolü için ise Metin Akpınar düşünülmüş. Buna karşın oyuncuların maliyetli olması sebeiyle bundan vazgeçilmiş.

Hababam Sınıfı

Sınıf başkanlığı Hababam Sınıfı için fazlasıyla ciddiye alınan bir görevdir. Bunun için de günümüzdeki oylama yöntemi yerine bilek güreşi kullanılır. Her ne kadar anti-demokratik olarak yorumlansa da bilek gücünün akıl gücünün önünde olduğunu böylece hissetmiş oluruz.

Hababam Sınıfı

Hababam Sınıfı’nın futbola olan tutkusu onların hep birlikte okuldan kaçarak maç izlemeye gittikleri sahneler ile hayat bulur. Bütün Hababam Sınıfı’nın tek bir eksik olmadan Fenerbahçe taraftarı olmasında elbette Rıfat Ilgaz’ın aynı zamanda Fenerbahçe’nin kongre üyesi olmasının payı çok büyüktür. Aslında Rıfat Ilgaz’ın Hababam Sınıfı eserinde Galatasaraylı, Beşiktaşlı karakterler de  vardır. Filmin vizyona girdiği yıllarda ise Fenerbahçe ve Trabzonspor ülke futbolunun en baskın iki takımıdır. Fenerbahçe’nin ayrıca ülkenin en fazla taraftara sahip takımı olmasında da bunun etkisi vardır.

Okula ataması yeni gerçekleşen edebiyat öğretmenleri Semra Hanım’ı Tevfik Fikret’in ölüm yıldönümü diye kandırıp, mezar ziyaretine gideceğiz numarasıyla Veysel Efendi’ye kapıyı açtırmayı başarırlar. Türk edebiyatının batılılaşmasında öne çıkan önemli isimlerden biri olan ünlü şair ve öğretmen Tevfik Fikret aynı zamanda Galatasaray’ın kurucu üyelerinden biridir. Semra Öğretmen ise “Nasıl olur da Tevfik Fikret’in ölüm yıldönümünü unuturum” diyerek gözyaşları içinde kahrolur. Fenerbahçe maçı 2-0 kazanır ve Hababam Sınıfı çok mutlu bir şekilde okula döner ancak bunun da bir bedeli olacaktır. Tüm sınıf ceza olarak okulun bahçesinde, günümüzde önemli bir motor beceri kabul edilen tek ayak üzerinde durur. Badi Ekrem ise bu cezayı mükemmel diyerek yorumlar.

Badi Ekrem’in, beden eğitimi derslerinde değişik spor dallarını Hababam Sınıfı’na öğretmeye çalıştığını mutlaka belirtmeliyim. Bu filmde gülle ve çekiç atma eğitimi sahneleri ilk akla gelenlerden. İnek Şaban’ın gülleyi kaldırmakta zorlanması ve neticede gülleyi Badi Ekrem’in bacağına bırakması, sonrasında İnek Şaban’ın çekiç atmaya çalışırken kendini durduramaması filmin en unutulmaz sahneleri arasında gösterilebilir. Yine bir başka beden eğitimi dersinde haylaz Hababam Sınıfı, Badi Ekrem’e “Karateciler nasıl kiremit kırıyor?” sorusunu aktarıyor. Sonrasında bir beden eğitimi öğretmenine asla sorulmaması gereken “yoksa yapamaz mısınız?” sorusu geliyor. Badi Ekrem bunun üzerine kiremiti değil belki ama elini kırıyor.

HABABAM SINIFI UYANIYOR (20 KASIM 1976)

Filmde Badi Ekrem’in unutulmaz “Ben bu yaz neredeydim?”  repliği ile Montreal 1976 Olimpiyat Oyunları’na bir gönderme söz konusu. Hatta Badi Ekrem biraz daha ileriye giderek tek bir madalya dahi kazanamadan yurda dönen Türkiye kafilesi adına kahroluyor ve başarısızlığın nedenlerini kendince ortaya koymaya çalışıyor.

Yine bir beden eğitimi dersinde Badi Ekrem’in kendini durduramadığı harika bir trambolin performansı var. Bir başka derste yine Badi Ekrem’in dönerek attığı ciridin Mahmut Hoca’nın odasının camından içeriye girdiğini görüyoruz. Öncesinde İnek Şaban’ın kendisine ciridi fırlatmasını söyleyen hocası Badi Ekrem’e “Niye lazım değil mi?” şeklinde, bugün bile hatırladığımda tebessüm etmemi sağlayan efsane cevabı mevcut.

Ritüelleri haline gelen okul bahçesindeki futbol maçında İnek Şaban’ın Badi Ekrem’in yüzünde patlayan şutu sonrasında Badi Ekrem’in tek ayağı üzerinde sekerek yaptığı -günümüz forvetlerini bile kıskandıracak cinsten- penaltı vuruşu, filme neşe katan bir başka spor temalı sahne olarak hafızalarımızdaki yerini koruyor.

Güdük Necmi: “Ah Trabzon Yaktın bizi, Ya şu takıma bir türlü şansımız tutmuyor.”

İnek Şaban: “Biz zaten iki şeyden çekiyoruz ya Trabzon ya Mahmut Hocadan.”

Domdom Ali: “Allah’ını seversen Mahmut Hoca ne ceza verirsen ver biz zaten ölmüşüz.”

Fenerbahçe – Trabzonspor maçını stadyumda izleyebilmek için beden eğitimi dersinde öğrendikleri trambolini kullanarak okul duvarını aşmaları, Hababam’ın hem zekalarını hem de fiziklerini nasıl kullandıklarının en güzel örneklerinden biridir.

Ancak sonu çok iyi bitmez bu maçın ve kazanan taraf Trabzonspor olur. Zaten Hababam’ın çektiği iki şey vardır. Biri Trabzonspor diğeri Mahmut Hoca’dır. Cezaları ise artık klasik haline gelmiş olan tek ayak üzerinde duruştur. Ayrıca bu sefer ceza şakır şakır yağan yağmurun altında gerçekleşir.

Beden eğitimi dersinde yapılan yangın provası da hatırlanmaya değerdir. Badi Ekrem atlarken Paşa Nuri olay yerinden geçiş yapıyordur. Hababam Sınıfı elindeki brandayı bırakıp Paşa’ya selam durur ve Badi Ekrem yere çakılır. Badi Ekrem’in başına gelenler sanırım kimsenin başına gelmemiştir.

HABABAM SINIFI TATİLDE (1 MART1978)

Hababam SınıfıHababam Sınıfı Tatilde filmi, Hababam’ın yeni öğrenci zannettikleri edebiyat hocası ile yaptıkları futbol maçı performansları ile açılır. İnek Şaban’ın sert futbolu dönemin stoperlerine örnek gösterilebilecek cinstendir. Bu kıyasıya süren futbol maçı ön bahçede futbol oynamanın yasak olduğunu kendilerine hatırlatan Mahmut Hoca’nın ültimatomu ile sona erer.

Filmin en önemli sürprizi, sınıfa yeni katılan kızlardır. Kızları görünce birbirine düşen Hababam Sınıfı çareyi kızları aralarında paylaşmak için Şampiyonlar Ligi kurası gibi kura çekmekte bulur. Badi Ekrem’in kadın erkek ayrımı görünmeye değerdir. Erkek öğrencilere karşı oldukça otoriter olan Badi Ekrem kız öğrencilere karşı son derece kibardır. Hababam Sınıfı beden eğitimi derslerinde içinde felsefe olan bir spor sistemi olan Kung-Fu’ya geçiş yapar. Bu sefer de tahtayı kırmaya niyetlenen Badi Ekrem ayağını kırar.

Hababam Sınıfı Fenerbahçe – Galatasaray maçına kaçabilmek için izci olmaya karar verir. Bu sefer de kurbanları Badi Ekrem olur. Hocalarını kolayca ikna ederek kurarlar İzci Bando Takımı’nı. Badi Ekrem’in önderliğindeki yavru kurtlar rahatça geçerler Veysel Efendi’nin kapısından. Sonrasında Badi Ekrem ıhlayarak yürürken kendisini yalnız başına kalmış olarak bulur. 2 Ekim 1977’de oynanan Galatasaray – Fenerbahçe maçının çok özel misafirleri vardır. Hababam Sınıfı’nın inadına sınıftaki dört kız öğrenci Galatasaray’ı destekler. Cemil Turan ve Tuna Güneysu tarafından maçta atılan iki gol de ilk 10 dakika içinde olur ve Mahmut Hoca’nın gelişiyle maçı tamamlayamamalarına rağmen, atılan golleri görmüş olarak dönerler okula. Mahmut Hoca’nın da stadyumları bilen bir hoca olduğu da böylece tescillenmiş olur. Ve Hababam gerçekten izci olur ve kampa gider. İzciliğin zor koşulları ile baş başa kalırlar.

HABABAM SINIFI DOKUZ DOĞURUYOR (1 ŞUBAT 1979)

Hababam Sınıfı serisinin beşinci filmi olan Hababam Sınıfı Dokuz Doğuruyor’da Badi Ekrem’in kızlara gösteriş yapmak için Tarzan performansını görüyoruz. Badi Ekrem’in derslerinin görüntüleriyle eskiden beden eğitimi derslerinin ne kadar zor olduğunu da izlemiş oluyoruz. Hemen her sene kafasına bir şeyi takan Badi Ekrem bu sefer “Bilin bakalım ben bu yıl neye taktım?” repliği ile şişmanlara ve göbeklilere kafayı takar. Badi Ekrem yeteneğini beden eğitimi dersinden piyese doğru evirerek göstermeye devam eder.

HABABAM SINIFI GÜLE GÜLE (1 MAYIS 1981)

Serinin son filminde Badi Ekrem ile eskiden kalma rekabeti olan yeni beden eğitimi öğretmeni Müjdat Bey ile tanışırız. En az Badi Ekrem kadar yetenekli olan(!) Müjdat Hoca çekiç atarak cam kırar. Ayrıca Müjdat Hoca’nın hızlı çakmak çekme performansı görülmeye değerdir. Hababam Sınıfını ilk kez bu filmde basketbol oynarlarken görürüz.


Hababam Sınıfı’nın Spor bağlarının konuşulduğu CamuSpotu 43.bölüm:


NOT: Öne çıkan görselde yer alan Hababam Sınıfı futbol takımı karikatürünü Turhan Selçuk çizmiştir. Ünlü karikatürist kadroda İnek Şaban’ı kaleye koymaz. Selçuk’un çizgilerindeki kaleci Güdük Necmi’dir.


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Aziz Nesin: Sporcu Yazardı Vesselam

Albert Camus: Kalede Bir Filozof

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More