Halis Yen: Belçika’da Bir Yetenek Avcısı

Belçika’nın köklü takımlarından Club Brugge’da scout olarak görev yapan Halis Yen ile mesleğe adım atma sürecini, Belçika ile Türkiye arasındaki futbola bakış açısı farkını, bu işin ekonomik boyutunun iki ülke arasındaki farklarını, hedeflerini ve daha fazlasını konuştuk


Halis Yen henüz 33 yaşında. Kendisini futbola, gelişime ve öğrenmeye adamış bir scout. Futbola yeşil sahalarda merhaba dese de kader onu antrenör ve scout olarak bu sporun içinde tutmuş. 

Peki Halis Yen kimdir? Biraz kendinizden ve mesleğe giriş sürecinizden bahseder misiniz?

İsmim Halis Yen, 33 yaşındayım. Belçika’nın köklü kulüplerinden Club Brugge’ün bünyesinde son dört yıldır scout (gözlemci) olarak görev yapıyorum. Onun haricinde UEFA B lisansımı almış bulunuyorum ve ayrıca bir yandan da kondisyon antrenörlüğü eğitimlerimi de sürdürmekteyim. Yeşil sahalardaki kariyerime futbolcu olarak 5 yaşında başladım, 20 yaşında futbolu bırakıp eğitime yöneldim. Ancak futbolu bıraktıktan sonraki yıllarda da hep futbolun içinde kalabilmeyi hedefledim. 2017 yılında bu amacıma ulaştım ve bu kez sahalara antrenör ve gözlemci olarak geri döndüm. Belçika Futbol Federasyonu’nun organize ettiği antrenörlük kurslarına katıldım. İlk antrenörlük ve gözlemcilik deneyimimi ise Sporting Hasselt kulübünün U9 ve U10 takımlarında yaşadım. Sporting Hasselt’te geçirdiğim yarım sezonun ardından Club Brugge ile anlaştım. Kendime göre futbolun içinde henüz çok yeniyim ve kendimi geliştirebilmek adına, her gün farklı şeyler öğrenebilmek için elimden geleni yapıp, bir yandan da futbolla iç içe olmanın keyfini sürmeye çalışıyorum.

Halis Yen

Sizin keşfedip Club Brugge bünyesine katılmasında parmağınızın olduğu oyuncular var mı? Bu isimlerden ve beklentilerinizden bahsedebilir misiniz?

Benim fikrim hiçbir futbolcuyu ilk ben bulmadım. Bizden önce başka antrenörler ve scoutlar oyuncuyu buldular. Ama isim verecek olursam Noah Mamba, KRC Genk’ten transferimiz. İleride Premier Lig yapmasını umuyorum.

Belçika’nın çeşitli liglerinde ve yaş kategorilerinde oynayan takip ettiğiniz gelecek vaat eden Türk futbolcular var mı?

Cihan Çanak (Standart Liege)
Talha Ulvan (OH Leuven)
Ferhat Kaya (KVC Westerlo)
Yunus Bahadır (PSV Eindhoven)
Deniz Arabacı (KRC Genk)

Hayalinizin bir gün TFF bünyesinde çalışmak olduğunu biliyoruz, bunun için TFF’ye yönelik bir adım attınız mı? TFF’den teklif gelmesi halinde Halis Yen, Türkiye için oyuncu gözlemciliği yapar mı?

Şu an için adım atmış değilim çünkü daha kendimi geliştirmem gereken konular olduğunu düşünüyorum. 2 sene içinde bir adım atmayı amaçlıyorum. TFF’den teklif gelmesi halinde ülkemin futbolu için elimden geleni yaparım.Halis Yen

Türkiye’de TFF onaylı bir lisans almak mevcut ekonomik şartlar da düşünüldüğünde çok zor. Bu durum Belçika’da nasıl ve üst düzey futbolcular veya futbol hocaları yetiştirmek için federasyonun yapması gerekenler nelerdir?

Her şey Belçika’nın 1998 Dünya Kupası’na katılıp 3 beraberlikle gruptan çıkamaması üzerine başladı. Federasyon bir şeyler yapılmasının gerektiğinin farkındaydı. Bizdekilerin aksine, onlar sadece konuşmadı, gerçekten bir şeyler yapmaya karar verdiler. 30 teknik direktörün katıldığı bir toplantı düzenlendi, radikal değişiklikler yapılmasının kaçınılmaz olduğu konusunda fikir birliğine varıldı. Antrenörler Michael Sablon ve Bob Browaeys önderliğinde değişim başladı. Tabii ki devletin de desteğiyle…

“ÜNİVERSİTELER DE İŞİN İÇİNDE”

Alınan ilk karar, tüm kulüplerin altyapılarında aynı sistemin uygulanmasıydı: 4-3-3… Ülkede yetişen futbolcuların yeteneklerine en uygun taktiğin bu olduğu düşünülüyordu. Tubize şehrinde yeni bir futbol merkezi inşa edildi. Burada, belli kriterleri karşılayanlar için ücretsiz genç takım antrenörlüğü kursları verilmeye başlandı. Mezun olabilenler hemen bir kulübe yerleştirildi. Futbolcu adayı çocukların gelişimlerinin en iyi şekilde sağlanması için Brussels Üniversitesi ve Louvain Üniversitesi’nden yardım alındı. Uzmanlar, farklı yaş kategorilerinde 1000’den fazla maçın videolarını izledi. Bilimsel analizler yapıldı.

infringements observed on the construction site of its future administrative center in Tubize

“8 ÖZEL AKADEMİ”

U12 yaş altı takımlarının maçlarında puan tablosu olmaması kararlaştırıldı. Sonuçtan ziyade tamamen bu çocukların gelişimine odaklanılması için… Ülke çapında 8 tane “Topsport Okulu”, bir nevi akademi açıldı. 14-18 yaş arasındaki çocuklar başlarında özel eğitimli antrenörlerle buralarda haftanın 4 günü, günde 2 saat antrenman yapmaya başladı.

Belçika Futbol Federasyonu, kursları herkese açıyor ve daha çok antrenör yetiştirmek için elinden geleni yapıyor. Futbolcu geçmişiniz olsun veya olmasın. Kulüpler, alt yapıda lisanslı hocalara görev vermek zorunda. Futbol federasyonu bu konuda kulüplere finansal açıdan yardımcı oluyor. Mesela benim UEFA B diplomam olduğu için ve o kulüpte çalıştığım için vergiden düşebiliyor.

Kulüplerde ise mecbur diploma hocalarınız olması gerekiyor. Puanlama sistemi ile çalıştıkları için ona göre devletten yardım alabiliyor kulüpler. O kulüplerin A’dan Z’ye kadar her şeyi kontrol edilip ona göre ligde onlara yer veriyorlar. Buna ek olarak çoğu kulüp, gittiğiniz kurslara ödediğiniz paraları “kulüpte 2 sene kalmanız halinde” size geri ödüyor. Hem kendinizi geliştiriyorsunuz hem çalıştığınız kulüp sizin masraflarınızı ödüyor. Örneğin ben scout kursuna katılmak için 100 euro ödemiştim.

Halis Yen

Belçika’da UEFA B Lisans ücreti 400 euro iken Türkiye’de 25.000 TL. Aynı şekilde UEFA A Lisans ücreti Belçika’da 1895 euro iken Türkiye’de 35.000 TL.

Belçika’da 2018’de 1349 antrenör diplomasını almış. Bu sayı 2019’da 1528 iken 2020’de ise 1675.

TFF Atletik Performans Antrenör Eğitimi alıp kendimi geliştirmek için uzun süredir bekliyorum mesela. Fiyatlar ne yazık ki çok yüksek ve kursların ne zaman açılacağına dair bir tarih yok.

Bir oyuncunun gözlemi esnasında her detayı araştırdığınız biliniyor, bunu nasıl bir sistem üzerinden yapıyorsunuz. Futbolcuyla ilgili kişisel ve özel detayları nasıl öğrenebiliyorsunuz?

Futbolcuyla ilgili detayı, maç esnasında aile bireylerinin arasına girerek kolayca öğrenebiliyorsunuz. Zaten genellikle kâğıt kalemle maçı takip ettiğimiz için insanlar da heyecanlanıyor kime geldik diye. Orada fikir alışverişi yapılabiliyor ve çoğu özel detaylara ulaşabiliyoruz. Burada en önemli husus kimi gözlemlediğinizi belli etmemek.

Türk takımlarının altyapılarında gerçekten yetenekli olduğu düşünülen birçok isim, A takıma çıkamıyor veya çıkınca kendini gösteremiyor. Bunun sebebi neler olabilir? En yakın örneği Galatasaray’ın 2000 jenerasyonu. Bu gençler senelerdir hevesle bekleniyordu ancak aralarından sadece Ozan Kabak sivrilebildi.

Kaybedilen her maçtan sonra herkes klavye üzerinden altyapı eğitim sistemlerini, oyuncu yetişmemesini falan eleştiriyor. Türkiye’de oyuncu yetişmesi üzerine bir problem yok, oyuncu yetişiyor. Sorun A takım sistemsizliği yüzünden entegre edilememeleri.

Bu oyuncular entegre edilemediği için aradaki farklar doğuyor, en büyük problem bu. 2000’li Phil Foden ile milli takımlarda bizim oyuncularımız Yunus Akgün, Ozan Kabak, Recep Gül, Umut Güneş, Malik Karaahmet, Berk Çetin kaç kere karşılaştı. Bunları kıyaslamak son derece yanlış, futbolcu orada sistemin bir parçası ve ona verilen görevle ön plana çıkıyor. Bizim gençlerimiz neredeyse kayboluyor.

Kıyaslama yapacaksak Cengiz Ünder ile Yunus Akgün’ü kıyaslayalım. Abdullah Avcı sisteminin içine entegre edilen oyuncu 1 senede 15 milyon Euro değeri gördü. Galatasaray mesela, Yunus Akgün’ü hala sistemin içine sokamadı. Böyle çok örnek var. Oyuncularımız yetenekli ama maalesef sistemimiz yok ve bizde bu sabır da yok. Her şey 3 puan endeksli.

Bayern Münih-Ajax maçında gol atan Nianzou Kouassi’yi 2019’da Galatasaray -Paris Saint Germain Youth League maçında 3 numaralı formayla, 3’lü defansın ortasında izlemiştik. Onlar geliştirip Bayern Münih’e sattılar…Galatasaray ise geniş alanda Kouassi’nin yanından geçip giden Erencan’ı Eyüpspor’a sattı…

Ülkede yetenekli oyuncu sıkıntısı yok. Bu ülkede onları geliştirecek sistem sıkıntısı var. O yüzden genç, potansiyelli futbolcuların ilk tercihleri her zaman Avrupa kulüpleri olmalıdır ne yazık ki. Çünkü pırıl pırıl çocuklarımızın dünya kalitesine çıkmaları için onlara sağlıklı bir spor ortamı sunamıyoruz.

Club Brugge bünyesi altında izleme listenizde bulunan Türk futbolcu var mı? Varsa paylaşabilir misiniz?

Club Brugge dünyanın her yerinden futbolcular izliyor. İsim vermesem daha sağlıklı olur. Bu konuda özür dilerim.

Türkiye’de 2021-2022 sezonu altında hala hiçbir altyapı ligi başlamadı? Bu durum kısa ve uzun vadede nasıl sorunları beraberinde getirir?

Bu konu çok büyük hatalar içeren ve gençlerimizin önünü kapatan bir husus. TFF burada çok kötü bir yol izledi diye düşünüyorum. Diğer ülkelerde tüm maçlar oynanırken, antrenmanlar devam ederken bizde her şeyin tamamen durması, genç futbolcularımızın gelişimlerini büyük ölçüde baltalayacak ne yazık ki. Zaten zor oyuncu çıkarıyoruz altyapıdan A takımlara…

Bu sorular dışında eklemek istediğiniz (Türk futbolu ve alt yapı özelinde) hususlar varsa dinlemekten mutluluk duyarız.

Türkiye’de her takımımız altyapıya daha fazla önem versin isterim. Tesislere daha fazla önem versinler. Club Brugge altyapıya neredeyse senede 3M€-5M€ arası bir meblağ harcıyor.

Federasyonun da bu konuda bir adım atması güzel olur. Artık kendi gençlerimizi geliştirip, parlatıp dünya futboluna hazırlamamız lazım. Ajax scouting kursunda öğrendiğim gibi, Şampiyonlar Ligi’nde oynayacak üst düzey futbolcular yetiştirmek olmalı amacımız…

Röportajımızı sonlandırırken Plase Dergi adına Halis Yen’e, sorularımıza içtenlikle cevap verdiği için teşekkür ediyoruz.


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Eray Emin Aydemir Söyleşisi: Tribünden Edebiyat Dünyasına

Egemen Güven ile Söyleşi

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More