Zaman Kırılması: 1959 Öncesi Şampiyonluklar

Tübitak’ta çalışmalarını tamamlayan iki kafadar profesör, herkesten habersiz gecenin ilerleyen saatlerinde boş bir arazide beklemektedir. Uzun zamandır üzerinde çalıştıkları zaman makinesinde artık yapmaları gereken şey gitmek istedikleri tarihi girip içinde bulundukları aracı son sürat hareketlendirmekten ibarettir. Ekranın tarih kısmına 2091 yılını girdikten bir kaç dakika sonra kendilerini çok farklı bir hayat bekler.

Hikayenin buraya kadar olan kısmı çok tanıdık. Yazı dilinde ifade etmek gerekirse “Alıntıdır” deme ihtiyacı bile duymuyoruz. Çünkü 1985 yılında çekilen ve bugün bile büyük bir hayran kitlesine sahip “Geleceğe Dönüş” filminin farklı tarihe uyarlanmış hali olduğu çok açık. Hani olmaz ya oldu diyelim ve 2 Türk mucit içinde bulunduğumuz yıllarda böyle bir yolculuğa çıkmış olsun. Tesadüf bu ya bilim araştırmalarından kafalarını kaldırdığı vakitlerde en büyük zevkleri tuttukları takımların maçlarını izlemek olan iki profesör… Madem bir hayal kurduk devamını da daha heyecanlı hale getirelim. İki mucitten biri Fenerbahçeli, diğeri ise Galatasaraylı. Zaman yolculuğu sonucu gittikleri 2091 yılındaki hayatla ilgili çeşitli araştırmalar yapıp, normalde yaşayamayacakları günlerin tadını çıkardıktan sonra Fenerbahçeli mucidin aklına geldikleri tarihte henüz oynanmamış sezonların şampiyonlarına bakmak geliyor. Tıpkı “Geleceğe Dönüş 2” filmindeki Biff Tennen’ın 2015 yılında geçmişteki maçların sonuçlarını öğrenip zengin olması gibi bir fikir bu. 2091 yılındaki internet üstü bir teknoloji sayesinde 2021 yılından itibaren oynanan tüm sezonların şampiyonlarına ulaşıyorlar. Ancak o da ne! 2048 yılından sonra farklı takım isimleri var. Evet Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş da yine şampiyonluklar elde etmiş ama epeyce yeni kurulan takımın şampiyon olduğunu fark ediyorlar. Toplam şampiyonluk sayılarına baktıklarında ise daha fazla şaşırıyorlar. Çünkü 40 küsur şampiyonluk bekledikleri üç büyüklerin şampiyonluk adetleri sadece 8 gözüküyor. Yani aradan geçen 70 yılda 8’er kez zirveyi görebilen üç büyüklerin geri kalan 46 yılda geçilmiş olmalarının şaşkınlığı var. Dahası eski şampiyonluk sayıları da dahil edilmemiş adı “Türkiye Ligi Şampiyonları” olan listeye.

Zaman yolculuğu 1959
Bu almanak filmde pek çok şeyi çığırından çıkarmıştı :)

Detayları incelediklerinde 1948 yılında Süper Lig’in son sezonu oynanmış. Bu yıldan itibaren bildiğimiz 18 ya da 20 takımlı lig statüsü rafa kaldırılmış ve yeni organizasyon NBA benzeri 2 konferansa 6 farklı gruba bölünmüş 36 takımdan oluşuyor. İnsanların futbola olan ilgisini artırmak isteyen FIFA, maçların süresini 45 dakikaya düşürdüğü ve gelişen teknoloji sayesinde şehirlerarası yolculuk süresi epeyce azaldığı için takımlar haftada 3 maça çıkar olmuş. Haliyle lig çabuk bitirildiği için yaz aylarına da bir lig organize etmiş bizim federasyon. “Yazın maç mı oynanır?” diye düşünen ikiliye yanıt gecikmemiş. Statların üstü 2 dakikada açılıp kapanabildiği ve ortam sıcaklığı her daim sabit tutulabildiği için yazın en sıcak günüyle, kışın en soğuk günü arasında fark kalmamış statlarda. Gruplara ayrılan lig nedeniyle her grubun ilk 2 takımını buluşturan playoff’lar da normal sezon bittikten hemen sonra başlıyor. Bu da üç büyüklerin saltanatına son vermiş. Trabzonspor Doğu Konferansı’nda yer aldığı için üç büyüklerden daha başarılı zamanlar geçirmiş. Eh ne de olsa daha kolay gözüken taraftalar ve yılda iki şampiyon çıkıyor ortaya.

2091 yılı itibariyle futbol artık çok daha tempolu, taktiksel açıdan 2000’li yılların başına oranla çok değişkenlik göstermiş diye bir tespitte bulunuyor iki zaman yolcusu. Eskiden çok rağbet gören 4-3-3, 4-2-3-1 gibi dizilişler tarih olmuş. Artık oyun basketbola yakın formatta oynanıyor. Yani defans oyuncusu her hücumda ileride yer aldığı gibi, hücum oyuncusu takım atak yerken savunmaya yardımcı pozisyona geçiyor. Guardiola’nın hayalleri gerçek olmuş yüzyılın sonlarında. 2000’li yılların ilk yarısı ve daha öncesinde oynanan sezonlar belirlenen yeni statüyle örtüşmediği ve çağın gerisinde kaldığı için küçümseniyor. Küçümsenmenin ana faktörlerinden birisi ligde yarışan takım sayısının azlığı. 36 takımla oynamaya alışan jenerasyon için 18 takımlı ligler çok demode ve heyecansız. Bu yüzden o şampiyonluklar kabul görmemiş ve sıfırlanmış durumda. İngiltere’de 1800’lü yılların şampiyonları bile sayılmaya devam ederken bizde 2048 milat olarak kabul görmüş. Bizimkiler araştırmasına devam ediyor ve 2048 yılında alınan karar metnine ulaşıyor.

56 sayfadan oluşan ve federasyonun hazırladığı yeni futbol statüsüne göre kurulan organizasyonda bir madde oldukça dikkatlerini çekiyor. Fenerbahçe’nin 2048 yılında yaptığı itiraz mahkeme tarafından haklı bulunmuş ve federasyon da bu sebeple eski şampiyonlukları yeni kurduğu organizasyona dahil etmeme kararı almış. Buna göre 1959 yılına kadar oynanan Milli Küme ve Türkiye Birinciliği şampiyonlukları sayılmadığı için emsal teşkil etmiş. “Madem Fenerbahçe öndeyken yeni düzene geçildiği için şampiyonluklar sıfırlatılmış, biz de yeni bir düzen kurmak adına Galatasaray’ın önde olduğu şampiyonluk sayısını sıfırlatalım.” mantığı sayesinde yeni kurulan futbol düzeni 2048’den öncesini kategori dışında tutmuş.

Bunu öğrenen zaman yolcularının 2091’de yaptıkları keşif sona erince gitmek isteyecekleri tarih 1959. Zamanda kırılmaya yol açan ve kendisinden 150 yıl sonrayı bile etkileyen bu tarihe gidip yapılan hatayı düzeltmek istiyorlar. Henüz doğmadıkları o günlere gittiklerinde Türkiye Futbol Federasyonu’nun yeni kuracağı lig ile alacakları kararları dinlemek üzere bir şekilde toplantı odasına sızıyorlar. TFF idarecileri ve 16 kulüp temsilcisi orada. Alınan karara göre takımlar çekilecek kura sonunda iki gruba ayrılacak ve 14 haftalık normal sezonu oynadıktan sonra grubunu ilk sırada bitiren 2 takım finale kalacak. Ülkede futbol yaygınlaşmadığı için milat olarak kabul edilen bu lige sadece İstanbul, Ankara ve İzmir takımları kabul ediliyor. Ligin adı da Milli Lig. Bu isim hiç de yabancı gelmiyor kulaklarına. Arşivlere göre 1949-50 sezonunda ligin adı Milli Küme ve yine üç büyük şehir takımları arasında oynanmış, ulusal bir turnuva. Nedense 1950-59 arasındaki 10 sezon ulusal turnuva düzenlenmemiş. Yani 10 sene önce tamamlanan turnuvanın ardından “Yeni bir lig başlatıyoruz” denilip eskisine benzer formatta bir organizasyon oluşturuluyor. Takım sayısı arttığı için 2 gruba ayrılarak lig oluşturulmuş. Alınan kararlardan biri şampiyonluk sayılarının sıfırlanması. Yani daha önce ulusal olarak düzenlenen ve “Türkiye şampiyonu şu takımdır.” denilen sezonlar rafa kaldırılma kararı alınıyor. Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray temsilcilerinin de olduğu toplantıda bu duruma itiraz eden yok. Halbuki ligin ilk 8 sezonu tıpkı eskisi gibi üç büyük şehir takımları arasında oynanıyor. O sezonlar ulusal değilse bu yeni kurulan lig de ulusal değil.

Zaman yolculuğu eski şampiyonluklar

1959 yılındaki finalde Galatasaray’ı yenerek şampiyon olan Fenerbahçe, Türkiye’deki 10. şampiyonluğunu değil de 1. şampiyonluğunu kutluyor. 1959 yılında gösterime giren başrolünü Cilalı İbo’nun oynadığı “Gönül Kimi Severse” filminde iki maçın görüntülerinden oluşan bir kısım da mevcut. Akıl tutulması burada başlıyor. O gün Fenerbahçe’nin ilk şampiyonluğu aldığını kabul eden sarı-lacivertli camia kazandığı her şampiyonluk sonrası 1959’daki başlangıcı baz alıyor. Yıllar yılı kimse de çıkıp “Hayır kardeşim bu bizim 3. şampiyonluğumuz, 4. şampiyonluğumuz falan değil; 9 tane de önceden aldığımız olduğu için onları da eklemeliyiz.” diye diretmiyor. 2014 yılındaki son şampiyonluktan sonra bile “19. şampiyonluk kutlu olsun” temalı yüzlerce paylaşım bulabilirsiniz. Ne zamanki Fenerbahçe şampiyonluk sayısında geri düşüp önündeki rakibine yetişemeyeceğine kanaat getiriyor işte o zaman eski defterlerin açılma ihtiyacı hissediliyor.

Bu talep haklı mı? İleride bizim şu günlerde saydığımız şampiyonlukları saymayan birileri çıkabileceğini varsayarsak sorunun cevabı “Evet” olabilir. Ancak adama demezler mi 60 yıl boyunca aklın neredeydi? Neden hakkının yendiğini düşünmene rağmen sustun ve kabul ettin. Yoksa sizin de savunmanız “Kandırıldık” şeklinde bir argümandan mı ibaret?

Kısacası Profesör Brown ve Marty McFly gibi zaman makinesine atlayıp 1959’a dönerek zamandaki o kırılmayı tamir edemeyeceksek, bunu yıllarca kabul ettiğimiz haliyle kabul edeceğiz. Nasıl ki zamandaki kırılma Marty’nin tüm geçmişini değiştirebilme özelliğine sahipse ve bu durum ileriki çağları bile etkileyebiliyorsa bugünlerde devam eden tartışmayı da aynı kefede düşünebiliriz. Tabii ileriki nesillerin bizim şu an çok ilgi göstererek takip ettiğimiz maçları yok saymasına göz yumabileceksek biz de geçmişin şampiyonluklarını görmezden gelelim.


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Futbolun Yeşilçam Serüveni

Futbolun Tarihi – Yazı Dizisi

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More