Wunderteam: 1930 Avusturya Milli Futbol Takımı

Günümüz futbolunun en üst seviyelerinde adı artık çok anılmasa da Avusturya Milli Futbol Takımı 50’lilerdeki Macaristan gibi 30’ların ilk yarısında futbolun süper güçlerindendi. O kadar ki onlara Wunderteam denirdi, yani harika takım. İşte o efsane milli takımın tarihçesi…

Wunderteam
Hugo Meisl

1920’li yıllarda Avusturya’da futbol gittikçe yaygınlaşmaktaydı. Bu yaygınlaşma esnasında bu ülkeye ait bir futbol iklimi de yavaş yavaş filizleniyordu. Bu iklim Avusturya’da İngiltere’deki sertliğe, fiziksel kapasiteye körü körüne bağlılık, teknik ve zarifliği aşağılayan tutucu ve bağnaz zihniyetin tersine; futbol üzerine fikirlerin daha özgür ifade edildiği, her fikre de saygı duyulan, gelişmeye ve değişime açık zihniyetin olduğu bir ortamda gelişmekteydi. Dönemin Avusturya’sında çeşitli konuların tartışılıp fikir alışverişinin gerçekleştiği kafelerde yavaş yavaş futbol da bu konular arasına girdi. Avusturya’da futbol gelişime açık bir şekilde yayılmaya başladı ve gelişimi asıl zirveye taşıyan Hugo Meisl oldu.

Hugo Meisl 1881 yılında doğdu.12 yaşında Viyana’ya taşındı.1895’te Viyana Kriket ve Futbol Kulübü’ne katıldı. Futbol kariyerini 1905’te sonlandırıp hakemlik yapmaya başladı. Teknik direktörlük kariyerine 1912’de Austria Wien ile başladı. Burada bir sezonda Paskalya Kupası’nı kazandılar ayrıca kulüp bu dönemde ilk uluslararası maçlarına çıktı.

Matthias Sindelar

Buradaki başarısından sonra Avusturya milli takımının başına geçti. 1927’de düzenlenmeye başlayan Orta Avrupa Uluslararası Kupası’nda 2. olarak milli takımdaki ilk başarısını yakaladı. 1931 yılında savaş sonrası kupa tekrar başlıyordu. Meisl bu sırada takıma Kağıt Adam lakaplı Sindelar’ı iyice monte etmişti. Sindelar lakabından da anlaşılacağı gibi dönemin popüler iri kıyım, güçlü ama yetenek ve düşünce açısından sınırlı forvetlerinden farklı olarak çok daha yetenekli, zekasıyla fark yaratan, sadece gol atmakla kalmayıp arkadaşlarına da pozisyon hazırlayan, ancak fizik olarak zayıf bir forvetti. Bu özellikleriyle orta sahaya yaklaşıp top alıyor arkadaşlarına servis ediyor ya da kendisi gol atıyordu. Belki de günümüz sahte 9 numaraların ilk örneklerindendi. 1932’de  bu sefer Orta Avrupa Uluslararası Kupası’nı kazandılar.

Jimmy Hogan

Bu başarıların üzerine Meisl oyununu daha da ileri taşıyabilmek için eski arkadaşı Jimmy Hogan ile iletişime geçti. Hogan  fiziksel sertlik, sert mücadeleler ile oynamaktan çok; pas yaparak rakibi dolaştıran, seri paslaşmalarla örgü örer gibi ilerleyen oyun tarzından yanaydı. (Bu tarza geleneksel İskoç tarzı da denir. İngiltere ve İskoçya arasındaki bu stil zıtlığı The English Game dizisinde net bir şekilde işlenmiştir.) Ancak Hogan’ın bu fikirleri vatanı İngiltere’de delilik olarak görülüyor, bu fikirlere asla saygı duyulmuyordu. Meisl de Sindelar gibi fizik güçleri düşük ancak zeka ve top teknikleri üst düzey olan oyuncularla dolu bir kadro kurarak daha çok İskoç tarzında oynamak istediğini belli etmişti. Fikirlerin uyuştuğunu gören Jimmy, Avusturya’ya gelip Meisl’e yardım etmeyi kabul etti. Artık takım; hızlı, akışkan pas oyununu en güncel haliyle ve başarıyla sahaya yansıtan bir ekipti. Wunderteam seri paslaşmalarla topa sahip oluyor, rakibini topun peşinden koşturarak yoruyor, pası veren bir oyuncu hemen tekrar bir pas opsiyonu oluşturmak için sürekli hareket halinde oluyordu. Böylece rakip fiziksel sertliğini çok fazla hissettiremiyor ve topun peşinden koşarken savunmada büyük boşluklar veriyordu. Takım bu oyun tarzıyla başarılarına devam etti. 1933’de düzenlenen Orta Avrupa Uluslararası Kupası’nda dönemin güçlü temsilcilerinden İtalya’nın ardından 2. oldular. Wunderteam İtalya’daki 1934 Dünya Kupası’na bu oyun tarzıyla fark yaratarak gidiyordu.

Wunderteam

Meisl turnuva sonrasında görevine devam etti. Takım 1935’te Orta Avrupa Uluslararası Kupası’nda tekrar ikinci oldu. Ancak Meisl 1937’de geçirdiği kalp krizi sonrası maalesef hayatını kaybetti. Wunderteam ise Almanya’nın 12 Mart 1938 Avusturya’yı işgal etmesiyle dağıldı. Böylece bir efsane takım daha dağılmış oldu. Ancak benzer ekol 1950’li yılların başlarında tekrardan Macaristan’da canlanacaktı.


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Dünya Kupaları: 1930-1934

Josef Bican: Unutulmuş Golcü

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More