Flakelf vs. Start: Ölüm Maçı

Dünya ve futbol tarihi çok ilginç hikâyelerle dolu. Bu hikâyelerin kimisi güldürüyor, kimisi içinizi ısıtıyor, kimisi şaşırtıyor, kimisi üzüyor… Ancak bazıları var ki, içinize adeta taş gibi oturuyor. Bunlardan bir tanesi de 1942 yılında Kiev’li futbolcular ve Naziler arasında geçen, okurken adeta tüylerinizi ürpertecek bir hikaye. Start ve Flakelf takımları arasındaki, “ölüm maçının” hikayesi…

1941 yılında II.Dünya Savaşı sırasında Nazi Ordusu, Sovyetler topraklarını işgal etmiş ve Kiev sokaklarında cirit atıyordu. Coğrafya işgal altında kalınca da 1941 futbol sezonu yarıda kaldı. Bununla birlikte ülkenin en ünlü takımı olan Dinamo Kiev dağıldı. Kiev’li futbolcuların bir kısmı cepheye savaşmaya gitti. Diğerleri de şehirdeki yer altı Partizan güçlerine katıldı. Bunlardan yakalananlar Darnitsa Kampı’na gönderildi. Yakalananların bir kısmı öldürüldü, bir kısmı toplama kamplarına gönderildi, bir kısmı ise Kiev’de serbest bırakıldı.

Haziran 1942’de futbolla ilgili bir kişi, yeni bir takım kurmak istedi. Dinamo Kiev’in dağılan kadrosundan 8 oyuncuyu bir araya getirdi. 3 futbolcu da Dinamo Lokomotiv’den bulundu. 11 futbolcu ile Start adı verilen bir futbol takımı kuruldu. Takım kurulduktan sonra şehirdeki işgal birlikleriyle maçlar yapmaya başladı. Rakipleri genelde Romanya, Macaristan ve Nazi güçlerinin çıkardıkları takımlar oluyordu. Start bu maçları 9-1, 11-0, 6-0 gibi çok farklı skorlarla kazanıyordu. Tarihler 6 Ağustos’u gösterdiğinde Start, Nazi askerlerinden oluşan Flakelf takımıyla bir maç yaptı ve 5-1 kazandı. Nazi askerleri, Start’ın bu galibiyetlerinin Mihver Devletler güçlerinin moralini bozmasından ve şehirde bir direnişe yol açmasından endişelendi ve rövanş istedi.

Start vs. FlakelfMaç 3 gün sonra, 9 Ağustos’ta oynandı. Diğer maçların aksine bu karşılaşmada, Naziler tarafından çok yoğun askeri tedbirler alınmıştı. Maçı Nazi subayları da seyrediyordu ve hakem de bir Nazi subayıydı. Maçtan önce Dinamo Kiev takım kaptanı maça hazırlanılırken, takım arkadaşlarını bir araya toplayarak bazı şeylerin ölmeye değeceğini ve bu maçın da onlardan biri olduğunu gözyaşları içinde anlatarak onları motive etmişti. Maçın hakemi seremoni öncesinde Startlı futbolculara seremonide Nazi selamı vermelerini emretti. Startlı futbolcular, seremoniye çıktığında bu selamı vermediler. Seremoni bile aslında maçın nasıl bir maç olacağının habercisiydi.

Start vs. Flakelf

Maçın ilk düdüğünden itibaren Flakelf takımı çok sert oynuyordu. Nazi subayı hakem ise futbol kurallarına sığmayan sert ve faullü oyuna göz yumuyordu. Hakem, Start oyuncuları için bırakın faulü, sakatlıkların tedavisi için bile oyunu durdurmuyordu. Tüm bunlara rağmen Start devre arasına 3-1 önde girmeyi başardı. Devre arasında Start soyunma odasına bir Nazi subayı geldi ve “yeteneklerinizden çok etkilendik. Fakat bu maçı kazanmayı düşünmemeniz gerektiğini bilmeniz gerekir. Eğer bir galibiyet alırsanız, sonuçlarına katlanmalısınız.” dedi. Start futbolcuları, Flakelf karşısında 3-1 önde oldukları maçı kaybetmeleri için alenen tehdit edilmişti. Bunun ardından maçta ikinci devre başladı. 2 takımda 2’şer gol buldu ve skor 5-3’e geldi. Maçın bitimine birkaç dakika kala Kiev’li defans oyuncusu Klimenko topu aldı, 4 Flakelf futbolcusunu çalımladı, kaleciyi de geçtikten sonra kale çizgisinin önüne kadar geldi. Topu boş kaleye vurmak yerine geri döndü ve orta sahaya doğru vurdu. Hakem de bu pozisyonla birlikte 90 dakikanın tamamlanmasını beklemeden maçı bitirdi. Start, tüm tehditlere rağmen Flakelf’i 5-3 yenmeyi başardı.

MAÇ SONRASI:

Bu maçın ardından sadece bir maç yapıldı. 16 Ağustos günü Start, Rukh takımını 8-0 yendi. Bu maçtan 2 gün sonra ise 18 Ağustos günü ekmek fabrikasında çalışan 9 Start futbolcusu, sabah 10 sularında Gestapo tarafından tutuklandılar. Tutuklamaların gerekçesi olarak ise takımın NKVD tarafından örgütlendiği ve Nazi işgaline karşı ideolojik faaliyet kapsamında kurulduğu gösterildi. Tutuklamaların ardından sadece bir futbolcu 3 gün sonra serbest kaldı. Takımda yer alan ancak başka bir fabrikada çalışan 2 futbolcu tutuklanmadı. Takımın üyelerinden bir futbolcu, 6 Eylül 1942 günü tutuklandı. Yine bugünlerde tutuklanan bir futbolcu ise 8 Eylül 1942 günü tutuklu bulunduğu yerden kaçmaya çalışırken vurularak öldürüldü. NKVD subayı olduğunu öğrenilen bir futbolcu, Gestapo tarafından ağır işkence görerek öldürüldü.

Eylül ayının sonlarına doğru tutuklu sporcular ünlü Babi Yar katliamının yapıldığı bölgedeki Syrets Toplama Kampı’na sevk edildi. Futbolcular kampta elektrik teknisyenliği, ayakkabı tamirciliği gibi işlerle görevlendirildi. Ancak cephede durumun değişmesi ve Sovyet Kızıl Ordu’sunun Nazileri püskürtmesiyle beraber kamptaki hayat bir anda değişti. Yaşadıkları yenilgilerden dolayı kızgın olan Nazilerin saldırganlığı toplama kampındaki savaş esirlerine yöneltildi. 1943 yılı sonlarına doğru çok sayıda futbolcunun keyfi infazlar ve kötü koşullar nedeniyle öldüğü bilinmekte. Buna rağmen bazı futbolcular ise kamptan kaçmayı başarmıştı. Start takımında yer alan 2 futbolcu Alman polis birimlerinde görev yaptı. Kiev’in Nazi işgalinden kurtarılmasının ardından NKVD birimlerince yakalanarak sırasıyla 10 yıl ve 15 yıl boyunca kalmak üzere çalışma kampına gönderildiler. Yine Nazilerle işbirliği yapan ancak yakalanmayan bir futbolcu 1948 yılında Gorky kentinde yakalanmış ve vatana ihanetten 25 yıl kürek cezasına çarptırılmıştı. Kiev’den geri çekilirken Naziler tarafından götürülen bir futbolcu ise, Messerschmidt Tasarım Bürosu’nda çalıştı. Savaşın ardından Avrupa’da yaşadıktan sonra Kanada’ya göçerek burada öldü.

Futbol ve dünya tarihinin en kanlı maçı olarak tarihte yerini alan bu olaya ise “Death Match” (Ölüm Maçı) ismi verildi.


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Jesse Owens

Hollanda – Almanya Rekabeti: Savaş’ın Futbol’u

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More