Baba Hakkı: Beşiktaş’ın Beyefendi Efsanesi

“Al bu kulübü sırtına yükle, götür bakalım” dediler.
O gün bugündür kulüp benim sırtımdadır…

İmparatorluk yavaş yavaş parçalanıyordu. Bu parçalanma, Rusya’nın da kışkırtmasıyla Balkanlar üzerinden başlamıştı. Sırplar, Bulgarlar, Arnavutlar; Osmanlı’ya karşı ayaklanmış ve bağımsızlıklarını istemeye başlamışlardı. Yeterli ordu gücü bulunmayan Osmanlı Devleti çıkan ayaklanmaları bastıramamış ve Balkanlardaki topraklarını kaybetmeye başlamıştı. Kaybedilen topraklarda bulunan Türkler, Anadolu topraklarına göç etmeye başladılar. 1912’de Yunanlar, Selanik’in kasabalarını ele geçirmeye başlayınca Selanik ve çevre şehirlerdeki Türkler, İstanbul civarlarına göç ettiler. Balkan Savaşlarında görev yapan  Mahmut Nedim Bey de eşi ve 6 çocuğuyla birlikte İstanbul’a göç edenlerden biriydiler. Aile, zorla göç ettirilmelerinin ardından yeni taşındıkları yere uyum sağlamaya çalışıyorlardı 6 çocuğun en küçüğü olan henüz 1 yaşındaki Hakkı’nın ise hiçbir şeyden haberi yoktu. Baba Hakkı ve onun eşsiz hikayesi işte böyle başlamıştı.

AİLESİ VE ÇOCUKLUK YILLARI

1910 yılında Selanik’in Vodina şehrinde dünyaya gelen Hakkı, henüz 1 yaşındayken ailesi İstanbul Beşiktaş’a göç etti. Babasının 1914 yılında Çanakkale Savaşı’nda şehit düşmesiyle küçük yaşta babasız kaldı. Babasının vefatından sonra beş kardeşi ve annesiyle zorlu bir yaşam mücadelesi vermeye başladılar. Yaşam mücadelesi veren ailelerin ortak noktası olan futbol, bu aile için de geçerliydi. Hakkı’nın günlerinin çoğu top peşinde geçiyor, mahallede kırılmadık cam bırakmıyordu. Ancak Hakkı için okul gitme zamanı gelmişti.

OKUL YILLARI VE FUTBOLDA KAZANDIĞI ÜN

Önce mahalle mektebine giden Hakkı daha sonra annesi tarafından askeri okula yazdırılmıştı. Baba mesleği askerliği yapmayı çok isteyen Hakkı, askeri okulda da top peşinden ayrılamamıştı. Derslerindeki başarısından çok futboldaki hünerleriyle ünlenmişti. Halıcıoğlu Askeri Lisesi’nde okurken askeri lise disiplinini alan Hakkı, hem karakteri hem de futboldaki yeteneklerinden dolayı çevre kulüplerin dikkatini çekmişti. Halıcıoğlu Askeri Lisesi Futbol Takımı’nda oynarken Karagümrük’ten gelen teklifi de büyük bir mutlulukla kabul etmişti. Hem askeri lise takımında hem de Karagümrük’te oynayacaktı. Karagümrük’te oynadığı dönemde kaç gol attığı bilinmese de yaşanılan bir olay hala dillerde:

Beşiktaş'ın 'Baba Hakkı' lakaplı efsanesi Hakkı Yeten'in hayat hikayesiDönemin güçlü takımlarından Bozkurt, Karagümrük ile bir maç ayarlamıştı. Takımlar sahaya dizildiği anda Hakkı’nın  olmadığı fark edildi. Maç onsuz başlamıştı. Ancak bir süre sonra Balat istikametinden gelen bir sandal içinde Hakkı görülüyordu. Taraftarlar oyunu bırakıp, sevinçle ona koşmaya başladı. Hakkı maça geç kaldığı için giyinme işini sandalda halletmiş saha kenarına gelmişti. Buna karşın takım kaptanı Sebahattin, Hakkı geç kaldığı için onu oyuna hemen sokmadı. Hakkı ancak ikinci yarıda idarecilerin kaptan Sebahattin’i ikna etmesiyle oyuna girebilmişti. O gün yarım devre oynayan Hakkı rakip filelere tam 6 gol göndermişti.

BEŞİKTAŞ’A TRANSFERİ

Karagümrük’te oynadığı futbol İstanbul’da dilden dile yayılmıştı Hakkı’nın. Saha içindeki karizması, güçlü fiziği ve golcü kimliği ile sahada onu görenler, İstanbul’un büyük takımlarına yakıştırıyordu. Bu transfer için adım atan takımlar Fenerbahçe ve Beşiktaş olmuştu. Fenerbahçe yöneticisi Zeki Rıza Sporel ilk adımı atmış Hakkı’yla yüz yüze de görüşmüştü. Ancak Hakkı tercihini oturduğu semtin adı olması ve Beşiktaş Başkanı Şeref Bey’e verdiği sözü tutarak Beşiktaş’tan yana kullandı. Beşiktaş yönetimi bu transfer için askeri okula Galatasaray’dan alınan borçla 1500 lira ücret ödedi.

BABA HAKKI

Baba Hakkı

Beşiktaş’taki ilk sezonunda kendisinden beklenilenden fazlasını yapmış, henüz ilk sezonunda olmasına rağmen taraftarların ve kamuoyunun takdirini kazanmıştı. Beşiktaş hücumunda sağ iç olarak görev yapan Hakkı,  otoriter ve teknik oyunu sayesinde kısa sürede kaptan oldu. Özellikle disipline verdiği önem nedeniyle “Baba” lakabını aldı. 17 yıl boyunca Beşiktaş forması giyen Baba Hakkı, olaylar karşısındaki tutumu ile bazı hikayelere neden olmuştu. İşte bu hikayelerden bazıları:

YIRTIK AĞI FARK ETMEYEN HAKEM

Beşiktaş-Karagümrük maçında karambol içinde çektiği şut ağların yırtık yerinden dışarı çıkınca hakem gol yerine aut vermiş, tribünler ayaklanmış ve ellerinde ne varsa sahaya atmaya başlamışlardı. Hakem de usta tiyatrocu Müjdat Gezen’in babası Necdet Gezen idi. Tribünlerin tepkisi üzerine Baba Hakkı, tribünlere doğru giderek onları susturdu. Beşiktaş maçı 1-0 kazanmıştı. Ancak taraftarlar maçın bitmesini bekliyordu hakeme yapacakları için. Bunu fark eden Baba Hakkı, hakemlere eşlik ederek onları güvenle stattan çıkarır. Olay sorunsuz bir şekilde kapanır.

SPORTMEN TAVRI

Bir Fenerbahçe derbisinde Beşiktaş takımı 2-0 öndedir ve Beşiktaş’ın atakları durmak bilmeden sürüyordur bunun üzerine Baba Hakkı rakip takım kaptanının yanına giderek “Arkadaşlarına söyle biraz maça asılsınlar, bu maçın keyfi böyle çıkmaz. O kadar insan güzel bir maç izlemeye gelmişler siz dökülüyorsunuz. Bir an evvel kendinize çeki düzen verin.” der.

KARİYERİNDEKİ TEK KART

Saygın kişiliği, rakip futbolculara ve taraftarlara verdiği değer sayesinde centilmen bir oyun tarzına sahip biriydi Baba Hakkı. Bir maç esnasında rakip futbolcu yanına gelip, kalçasına bir tokat atar. Bunun karşılığında Baba Hakkı rakibinin suratına okkalı bir tokat atar. Maçın hakemi sadece Baba Hakkı’nın rakibine vurduğu anı gördüğü için Hakkı’ya kart gösterir. Rakip futbolcu olayın aslını anlatsa da kart geri alınmaz.

COŞKUN ÖZARI ÖNGÖRÜSÜ

Coşkun Özarı, Galatasaray formasıyla ilk maçını Beşiktaş’a karşı çok iyi oynamış ve kafayla bir gol de atmıştı. Maç bittikten sonra Baba Hakkı, Coşkun Özarı’yı yanına çağırıp, tebrik etmiş ve tüm takıma: “Bu çocuk ileride büyük futbolcu olacak dikkat edin, sakın ona tekme atmayın” demiştir.

“YIRTARIM BİLETLERİNİZİ, İSTANBUL’A YÜRÜYEREK DÖNERSİNİZ !”

Beşiktaş-Harbiye maçında taraftarlar stadı doldurmuş ve karşılaşma için her şey hazırdır. Maç başlar ancak ilk yarı Harbiye’nin 3-0 üstünlüğü ile biter. Devre arasında soyunma odasına hışımla giren Baba Hakkı, yaptığı konuşmayla soyunma odasını adeta inletir: “İkinci devre bu oyunun hakkını vermezseniz, mücadele etmezsiniz, tren biletlerinizi yırtarım. İstanbul’a tren yolundan yürüyerek dönersiniz.” der. İkinci devreye bu motivasyonla başlayan Beşiktaş maçı 6-3 alır ve İstanbul’a trenle dönerler.

Baba Hakkı

17 yıllık Beşiktaş kariyerinde oynadığı 439 maçta 382 gol kaydederek Beşiktaş’ın en golcü futbolcusu olmuştur. Zaman zaman o dönemde amatör olan futbol dünyasında takıma antrenörlük de yapan Baba Hakkı, 1948 yılında aynı zamanda İnönü Stadı’nın açılış maçı da olan AEK-Beşiktaş maçında taraftarlardan gelen yoğun ıslıklar karşısında şu sözleri söyleyerek futbolu bırakmıştır.

Bu formayı bana taraftar giydirdi. Şimdi onlar isteyince de çıkarırım

Futbol oynadığı dönemde taraflı tarafsız herkesin saygısını kazanan Baba Hakkı, 1960-1968 yılları arasında 3 kez Beşiktaş başkanlığı yapmış ve “Şerefinle Oyna Hakkınla Kazan” mottosu da ondan ilham alınmıştır.


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Beşiktaş: İlk Spor Kulübümüz

Oğuz Çetin: İmparator, Maestro, Beyefendi…

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More