Fransa Bisiklet Turu: Tutku, Mücadele ve Zaferin Kesişimi

Fransa Bisiklet Turu başladığı ilk günden bu yana mücadele, tutku ve acının kilometreler ve yıllarca süre gelmiş hikayesidir. Gerek geçtiği rotalarla izleyenlere keyifli dakikalar sunarken, bisikletçilerin verdiği mücadele ile de zafere giden yolun acı ve acıdan duyulan zevkle birlikte pedallara uygulanan güç olduğunu bizlere her defasında kanıtlamıştır.

Fransa Bisiklet Turu, genel olarak Batı Avrupa’da ve dünyada savaş dönemleri harici devam eden en popüler spor olaylarından biridir. Bir spor organizasyonu olmasının yanı sıra aynı zamanda ticari amaçlı bir organizasyondur.

Le-Velo gazetesi baş redaktörü Pierre Giffard’ın, otomobil şirket kurucusu Albert de Dion ile Alfred Dreyfus olayı sonrası bir anlaşmazlık yaşamasıyla başlayan süreçte Albert de Dion’un, gazeteye verdiği reklamlarını çekmesi ve bazı iş adamları ile L’Auto-Velo gazetesini kurması; Fransa Bisiklet Turu’nun temellerini attı. Yeni gazetenin baş redaktörlüğüne Henri Desgrange getirilirken Le Velo gazetesi, kendi adını aldığı gerekçesiyle L’Auto-Velo gazetesini dava etti ve 1903 yılında davayı kazandı. Böylece L’Equipe’in temeli olan L’Auto-Velo gazetesinin adı L’Auto olarak değişti.

L’Auto-Velo gazetesinin baskı sayısını ve tirajını arttırmak için düzenlediği yarış olarak başlayan Fransa Bisiklet Turu, sonraki yıllarda dünyanın en önemli ve içerisinde birbirinden özel epik hikayelerin yer aldığı spor organizasyonu olarak tarihteki yerini aldı. L’Auto gazetecileri genel olarak yarışçıların birbirlerine ve doğal engellere karşı verdikleri görkemli mücadeleyi anlattı. 1 Temmuz 1903’te Fransa Bisiklet Turu’nun ilk gününde Desgrange, gazetede “Zola’nın La Terre’de çiftliğinde yarattığı cömert ve güçlü tavrından yola çıkan eylem gazetesi L’Auto, Fransa’ya bugünden itibaren büyük profesyonel bisiklet yarışçıları denen haşin ve çılgın enerji dağıtıcılarını tanıtacaktır.” şeklinde yazdığı epik yazıyla turun duyurusunu yaptı.

Fransa Bisiklet Turu

Bu yıldan itibaren Birinci ve İkinci Dünya Savaşları haricinde Fransa Bisiklet Turu hiç ara vermeden serüvenine devam etti. Fransa Bisiklet Turu hızla önemli bir organizasyon olmaya başlarken L’Auto gazetesi ise diğer spor gazeteleri arasındaki rekabette egemen oldu. Bu egemenliğin öyküsüne baktığımızda gazetenin satışları, 1903 yılında günlük 30 bin iken 1913 yılında 120 bini aştı ve 1933 yılında 364 bini geçti. Özellikle yarışın organize edildiği temmuz ayında satışları ikiye katlayan L’Auto’nun, koşulan her etabı anlatması için etapların en geç bir gün önce öğleden sonra bitmesi gerekirdi. Bu nedenle radyo yayına geçilen 1920’li yıllara kadar Fransa Bisiklet Turu akşam ya da şafak vakti başlatılırdı.

1 Temmuz 1903 yılındaki ilk yarış 6 etap ve 2428 km olarak organize edildi. 400 km’den fazla olan etap mesafeleri ile gece sürüşlerine de izin verilen ilk edisyona 144 yarışmacı katılmasına rağmen, bunlardan sadece 21’i yarışı bitirebildi. Ortalama hız, minimum 20 km/saat olarak belirlendi. Maurice Garin, 94 saatin üzerinde bir süreyle Fransa Bisiklet Turu’nun ilk galibi oldu. 1905 yılında organizatörler, hileyi önlemek ve yarışçıları daha iyi gözlemlemek adına gece etaplarını bitirdi ve sadece gündüz etapları olmasına karar verdiler.

Fransa Bisiklet Turu’nun 1910’a kadar yapılan edisyonlarında etap sayısı 10’un altında iken, 1910-1924 tarihleri arasında 15 güne çıkmıştı. 1920’li yıllardan sonra ise etap sayısı 20’yi geçti. 1903 yılından 1926 yılına kadar günde ortalama 10 ila 16 saat bisiklet sürerek inanılması zor bir mücadele veren bisikletçiler, bu yıllarda günlük ortalama 300-400 km yol kat ettiler. 1927 yılından itibaren 250 km altına düşen yarış mesafeleri, 2000’li yıllardan itibaren ortalama 170 km olarak düzenlendi. Bununla birlikte dinlenme günleri sayısında da değişimler gerçekleşti. 1920’li yıllara kadar dinlenme günü sayısı 20-25 gün arasında değişiklik gösterdi. 1924 yılından itibaren ortalama 14 güne düştü, 1930’lu yıllardan itibaren 5 gün veya daha az dinlenme günü gerçekleşti. İkinci Dünya Savaşı’ndan itibaren günümüze kadar 20-24 etap ve 2 dinlenme günü olarak uygulandı.

Tarih boyunca turun başladığı en erken tarih 17 Haziran olmuştur. 1928 yılında gerçekleşen Tur’un öne alınmasının nedeni ise olimpiyat oyunlarıdır. En geç başlama tarihi ise 13 Temmuz olmuştur (1908 ve 1950 yıllarında).

Fransa Bisiklet Turu’nda son şampiyon olan sporcu 1 numarayı, takım arkadaşları da kendi numaralarını seçer. Takım liderleri 1 numaraları formaları giyerler. 0 ile biten numaralar kullanılmamaktadır.

Ayrıca 1905 – 1912 yılları arasında puan klasmanı ile birinciliğin belirlendiği dönem hariç tüm edisyonlarda birinciler zaman klasmanı ile belirlenmiştir. Bisiklet yarışları bireysel bir yarış olarak gözükse de aslına bakıldığında bir takım yarışıdır. Bitiş çizgisini bir kişi geçmesine rağmen ona yardım eden birçok takım arkadaşı ve teknik ekibi bulunmaktadır. 1903-1909 ve 1919-1924 yılları arasında takımlar ve yarışçılar arasında yardımlaşma yasaktı.  1910-1914 ile 1925-1937 yılları arasında takımı olmayan, kendi geliriyle yarışa katılan, malzeme temin eden ve konaklayan amatör yarışmacılara “turist yarışmacılar”, 1930’lu yıllardan itibaren “yalnız” veya “bireysel” yarışmacılar denildi. Tur’da hem bireysel hem de takımlar yarışmaktaydı.

1919’a kadar marka takımları ve 1930-1937 yılları arasında ise sadece ulusal takımları yarıştı. 1939’dan 1961 yılına kadar marka takımları ve ulusal takımlar birlikte yarıştı. Ardından 1962 yılından itibaren ise Fransa Bisiklet Turu’na sadece marka takımları davet edilmeye başlandı. 1989 yılına kadar yarışa katılacak takımları tur organizatörleri seçerken, 1989’den sonra Uluslararası Bisiklet Birliği’nin dünya takımlar klasmanına göre takımlar seçilmeye başlandı.

Fransa Bisiklet Turu’nun ister ulusal isterse marka takımlarından oluşsun kendi içerisinde bir hiyerarşi ve uyumu mevcuttur. Bugün bir takımda; 9’u Tur’a katılan 25 yarışçı, sportif direktör, sağlık görevlisi ve teknik ekipten oluşan kolektif bir yapı mevcuttur. Burada amaç takım tarafından Tur için belirlenen lider kim ise elbirliği ile onu zirveye taşımaktır. Domestik denilen, lidere yardımcı olan yarışçılar burada kilit rol oynayan kişiler olmuşlardır. Onların işi liderlerinin en iyi performansı göstermesine yardımcı olmaktır. Bunun için liderlerinin yiyecek ihtiyaçlarını takım arabasından alıp getirirler, onu kazalardan korur ve eğer lideri kaza yapmış ise kendi bisikletlerini liderine vererek yarışa devam etmesini sağlarlar. Gerektiğinde rüzgârın yönüne göre liderinin önüne geçerek hava direncini azaltıp onun daha az enerji harcamasını yardım ederler. Bu yardımcı elamanlar etaplara göre tırmanış domestiği, sprint domestiği ve düz yol domestikleri olarak da takımlarda kendi içlerinde ayrılırlar.

Fransa Bisiklet Turu’nun yaygınlaşmasının ilk durağı İkinci Dünya Savaşı sırasındadır. Bu döneme kadar Tur gazetede okunmak için yapılan bir gösteri iken, artık radyoda dinlenmesi ve sonrasında ise televizyonda izlenmesi için organize edilmiştir. 1930 yılından itibaren radyoda canlı etap röportajlarına yer verilmeye başlanır. 1962 yılında ise motosiklet üzerine kurulan mobil kameralar ile yayımlanır. 2000’li yıllarda Fransa Bisiklet Turu, Fransa’da Roland-Garros’un karşısında yayın süresi en yüksek spor organizasyonu olmayı başarmıştır.

Fransa Bisiklet Turu yarış olmasının yanında tarihi ve politik özellikleriyle de takipçilerine ipuçları sunar. İkinci Dünya Savaşı sırasında Naziler, kendilerini Fransız halkına meşru göstermek adına Tur’u yeniden organize etmek isterler fakat yarışın ve gazetenin direktörü Desgrange’ın 1939 yılında ölümünden sonra yerine geçen Jacques Goddet işgal altında tur düzenlemeyi reddeder. Bu nedenle Naziler, 1942 yılında La France Socialiste gazetesinin organize ettiği etaplı yarış Circuit de France’ye yönelirler. Yarışı organize etmeyi reddetmesine rağmen Goddet, İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanlara yakın söylemler benimsemiştir. Bu söylemlere ve işgale tepki olarak Fransa Bisiklet Turu organizatörlüğünü 1947’de L’Equipe ve Le Parisien Libere üstlenmiş ve böylece tur organizatörü değişmiştir. Savaştan sonra 1947 Turu’na Alman takımı davet edilmemiş ve İtalyan takımı da yalnızca İtalyanlardan ve Fransa’da yaşayan İtalyan kökenli Fransızlardan oluşmuştur. İşgalin anılarının taze olduğu bu yılların ardından Tur, anca 1948 yılında normale dönmüş ve tüm bisikletçilere açık hale gelmiştir.

1969 yılından 1980 yılına kadar birçok yarış gününde birden fazla etap koşuldu. Bu etap yarışları çoğu kez bisikletçilerin daha az dinlenmesine ve uyku saatlerinin azalmasına neden oldu. 1978 yılında Bernard Hinault liderliğinde örgütlenen yarışçılar 12. Etap Valence D’agen’de bir grev başlatarak, hep birlikte sabit bir tempoyla birbirlerine atak yapmadan, hatta turun sonunu yürüyerek bitirerek bu uygulamayı protesto ettiler.

Tur içerisinde çarpıcı hikayelerde elbette izleyenlere ve Fransa Bisiklet Turu tarihini okuyanlara büyük keyif vermiştir. 1964 yılında Polidor – Antequetil rekabeti, 1969 yılında Eddy Merckx’in üç mayoyu, süper savaşçı ve takım şampiyonluğunu kazanması, 1971 yılında Ocana’nın düşerek yarışı terk etmesi sonucu Merckx’in rakibine saygı göstermesi ve sarı mayoyu giymeyi reddetmesi, 1989 yılında ölümden dönen Greg Lemond’un 8 saniye farkla zafere ulaşması, Lance Armstrong ve Chris Froome’un art arda şampiyonlukları hatıralarımızda yer eden önemli anlardandı.

TUR KARAVANI

Fransa Bisiklet Turu

Fransa Bisiklet Turu’nun ticari ve gösteri boyutunun en güzel örneklerinden birisi “Tur Karavanı” olmuştur. 1930 yılında markaların sponsorluğu yerine geçmesi için kurulan karavan, her etap sırasında yarışçıların çıkış kentinden varış kentine kadar olan tüm geçiş güzergahını dolaşır. Sponsor markaların logoları sergilenir, çeşitli tanıtım ve eşantiyon ürünleri bu güzergahta dağıtılır. Hem Tur sponsorlarının reklamı yapılır hem de o güzergahtaki topluluklar adeta bir panayır havasıyla şenlendirilir. 1930’lu yıllarda karavana ilk dahil olan marka Manier çikolatası olmuştur. Her yıl yaklaşık olarak 250 araç Tur Karavanı’nda yer alarak hem kendi markalarının reklamlarını yapar hem de eğlencenin güzergâh üzerindeki yerini oluştururlar. Karavan yarışçılardan iki saat önce yola çıkar ve yarışçılardan bir buçuk saat önce bitiş bölgesinde olur. Sürekli çalan müzikler, promosyon ürün dağıtımları ve karavanın başlangıç ve bitiş noktasında kurulup kaldırılması tam 21 gün boyunca bu şekilde adeta bir karınca gibi çalışan personeller tarafından organize edilir ve yönetilir.

FRANSA TURU MAYOLARI VE PRİMLERİ

Fransa Bisiklet Turu

Fransa Bisiklet Turu’na her takım kendi formalarıyla katılmaktadır. Bazı durumlarda takımlar Uluslararası Bisiklet Birliği’nden izin alınması koşuluyla büyük turlarda giyilmesi için yeni tasarımları izleyenlere sunmaktadır. Bunun yanında Fransa Bisiklet Turu için özel olarak tasarlanmış ve Tur’un liderlerinin giydiği mayolar da görülmektedir.

Genel Klasman Mayosu (Sarı Mayo):

Fransa Turu’nda genel klasman birincisinin giydiği mayodur. Sıralamada en iyi zamanla birinci sırada yer alan yarışçılar zirvede kaldığı sürece mayoyu üzerinde taşırlar. İlk defa 1933 yılında giyilme başlayan mayonun rengi, L’Auto’nun sarı sayfalarından gelmektedir. Sarı mayoyu ilk defa giyen yarışçı ise Eugène Christophe’dur. 96 etap ile sarı mayoyu en fazla üzerinde taşıyan sporcu ise Eddy Merckx’dir.

Dağların Kralı Mayosu:

1933 yılındaki yarış edisyonunda kullanılmaya başlayan “Dağların Kralı Mayosu”nda; tırmanışın olduğu etaplarda, kategorilere ayrılmış her tırmanışın zirvesine ulaşan ilk bisikletçiden itibaren ilk 10 bisikletçiye kadar puan verilir. Tırmanışlar, tırmanılan tepenin dikliğine ve uzunluğuna göre sınıflandırılır ve daha zorlu tırmanışları içeren tırmanış etaplarında birden fazla puan noktası bulunabilir. Tur 5 kategoride yokuş sınıflamasına sahiptir. En düşük kolay tırmanış için 4. Kategori tırmanış denilirken, en zorlu tırmanışlara “Hors catégorie” tırmanış adı verilir. Dağların Kralı Mayosu, 1975 yılına kadar beyaz mayo olarak verilirken; 1975 yılından itibaren bu formaya sponsor olan Chocalate Poulain çikolata şirketinin çikolata paketlerinin rengi nedeniyle “benekli mayo” şeklinde verilmiştir. Dağların Kralı Mayosu’nu ilk giyen sporcu Vicente Trueba, en çok giyen ise Richard Virenque olmuştur (7 kez).

Puan Klasmanı Mayosu:

Puan Klasmanı Mayosu, ilk kez 1953 yılında düzenlenen edisyonda Fritz Schär tarafından kazanılmıştır. Puan klasmanı, sprintleri yarışa çekmenin yanı sıra Tur’un 50. Yılını şerefine başlatılan klasmandır. Etabı bitiren 15 yarışçıya puanlar verilir. Etap içerisinde de belirli noktalarda puan kapıları olur ve mayoyu giymek isteyen sporcular burada birbirlerine atak yaparak puanları alırlar. Yeşil mayoyu 7 kez giyerek en fazla kazanan sporcu Peter Sagan’dır. Bu mayonun yeşil renkli olmasının sebebi ise mayonun çim biçme makinesi üreticisi olan La Belle Jardinière sponsorluğunda ortaya çıkmış olmasıdır.

Genç Yarışçı Klasmanı:

26 yaşın altındaki bisikletçilerin dahil olduğu ve genel klasman birincisi gibi toplam zamana göre yapılan sıralamada birinci olan genç yarışçıya verilen beyaz formadır. Klasman 1975 yılında Tur’a dahil edilmiştir. 1983 yılına kadar ilk 3 yılındaki genç sporcular klasmana dahil edilirken, 1987 yılında organizatörler tarafından değişilen kural ile günümüzdeki 26 yaşın altındaki sporcuları kapsayacak şekilde düzenlenmektedir. Francesco Moser, Beyaz Mayo’yu kazanan ilk yarışçı olmuştur.

Prix de la Combativité Ödülü:

Bu ödül etapların en çok atak yapan ve etaplara heyecan getiren, mücadele eden sporcuya verilen ödüldür.

Bir tura en iyi yarışmacıları getirmek ve rekabeti arttırmak için kazanılacak para miktarını ve turun ekonomisini güçlendirmeniz gerekir. Tur organizatörleri de bu doğrultu da primleri her zaman yüksek tutmuşlardır. İlk yılın 20 bin frank ödül veren organizasyon daha sonraki yıllarda nakit paranın yanında araba, daire, sanat eseri gibi ödüller prim olarak yarışmacılara sundu. 2020 yılı Fransa Turu birincisi Tadej Pogačar 500 bin Euro kazanırken, ikinci Primož Roglič 200 bin Euro ve üçüncü Richie Porte 100 bin Euro kazanmıştır. Dağların Kralı mayosu birincisinin kazandığı prim 5 bin Euro’dur. Yeşil Mayo’nun sahibi Tur sonunda 25 Bin Euro kazanmıştır. Beyaz Mayo sahibi genç yarışçı ödülü primi ise 25 bin Euro’dur. Takım klasmanı birincisi ödülü ise 50 bin Euro’dur. Tur sonunda en savaşçı ödülünü kazan birinciye verilen prim ise 20 bin Euro’dur. Fransa Bisiklet Turu’nda dağıtılan primlere baktığımızda dağıtılan meblağların spor ekonomisinde oldukça mütevazi olmasının yanında, verilen mücadeleye baktığımızda ise kazanmanın bir ödülden ziyade bu spora olan tutku olduğu apaçık izleyenler tarafından görülmektedir.

FRANSA BİSİKLET TURU ROTALARI VE İKONİK YOKUŞLAR

Fransa Bisiklet Turu’nda ilk etaplar Paris-Lyon-Marsilya-Toulose-Bordeux-Nantes-Paris rotasında Fransa’yı bir velodroma döndürecek şekilde çizilen rotada gerçekleşti. 1906’dan 1909’a kadar Almanların elinde olan Alsace-Moselle ve 1919’da taşra bölgelerinin de alınmasıyla Strasbourg ve Metz’den geçerek Fransa’nın doğal sınırları bir spor organizasyonu tarafından tescillendi.

Tur, 1903-1912 arasında saat yönünde, 1933-37 ve 38-39 yılları arasında saat yönünün tersine giderek “La Grande Boucle” yapmak için Paris’te başlamıştır. 1903 yılından 1967 yılına kadar Fransa Bisiklet Turu’nun varış yeri Parc des Princes Veledromu olmuştur. Yarış daha sonraları 1968’den 1974’e kadar Vincennes Bisiklet Parkı’nda sonlanmıştır. 1975 yılından sonra gazeteci Yves Mourousi’nin inisiyatifiyle, Tur’un varış yeri Champs-Elysées olmuştur. Buranın varış yeri seçilmesinin asıl nedeni, estetik görünümüyle, televizyondan izleyenlerin büyüleyici manzaralarla karşılaşmasına neden olmasıdır. Özellikle Turu’n son etabı, Champs-Elysées’in ışıklarla büyüleyici hale gelmesi için akşamüzeri gerçekleştirilmektedir. Fransa Bisiklet Turu’nun geçtiği rotalarda Fransa tarihi ve kültürel mirası ile savaşları ve kahramanları izleyenlere tanıtılır. Bu sebeple Fumey, Fransa  Bisiklet Turu’nu “sembolik olarak ulusal topraklara sahip çıkma zamanı” olarak nitelendiriyor. Öyle ki 1994’te Cherbourg ve Rennes arasındaki etap yarışında Normandiya Çıkarması’nın ellinci yılı anılır. Yine 2014 yılında Tur, Ypres üzerinden Dames yolu ve Verdun Muharebesi alanlarını geçerek Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasının yüzüncü yılını anmıştır.

Fransa Bisiklet Turu
1975 yılında Champs-Elysées’e de ilk etap sonu

Fransa Bisiklet Turu’nun bir etabı ilk kez 1947 yılında tamamen ülke dışında Brüksel – Lüksemburg arasında koşuldu. 1951’den itibaren Tur diğer Fransa bölgelerine giderek hem izleyici çevresini genişletti hem de daha fazla tanıtım şansı yakaladı. Tur artık daha geniş bölgelerden ve kentlerden geçerek ilgiyi daha da üzerine çekiyordu. Öyle ki 1954 yılında yarış Amsterdam’dan başlatıldı. Tur’un Amsterdam’da başlamasının sebebi elbette sadece seyirci ilgisi değil, aynı zamanda Tur’un rakibi olan ve o zaman büyük ölçüde Benelüks bölgesinde koşulan Avrupa Turu’nu bertaraf etmekti. Fransa Bisiklet Turu 1949’da ilke kez İtalya ve İspanya’dan, 1974 yılında İngiltere, 1987 yılında Karmsruhe’den ve 1992 yılında AB Sözleşmesi’ni imzalayan on iki ülkenin yedisinden geçti.

1967 yılında kısa bireysel zamana karşı etabı olan Başlangıç Etabı yarışa eklendi ve 8 km’nin altındaki bu etap yarışın asıl başlangıcından önce yapılmaya başlandı.

Fransa Bisiklet Turu’nun etapları arasında genel klasman liderlerinin belirlendiği en önemli etaplar tabi ki dağlık ve eğimi yüksek rotalardır. Burada güçlü olan, doğru strateji ve çalışmayı sürdüren yarışçılar rakiplerinden zaman çalmak veya ağırlığını korumak için dağlık etapları bir şans olarak görürler. Takımlar bu etaplara kadar enerjilerini saklamayı öğrenir, aksi halde büyük hüzünle Tur’u terk etmek zorunda bile kalabilirler. Tur ilk olarak 1910’da ilk kez Pireneler’i özellikle de Tourmalet’i aşar. Bu, günümüze kadar Fransa Bisiklet Turu’nda en çok geçilen dağdır.

1910 edisyonunda Ausbique tepesine yaya olarak tırmanan Octave Lapize’nin tepeye geldiğinde organizatörlere “Siz katilsiniz! Evet katilsiniz!” diye bağırması bu dağın aslında ne kadar zor olduğunu bizlere gösteren bir serzeniştir.

Octave Lopez Ausbique tepesine yürüyerek çıkıyor.

Fransa Bisiklet Turu denilince akıllara gelen bir başka efsanevi yokuş manzarası, 21 firketesi ve yükselen eğimiyle Alpe d’Huez olmuştur. Bisikletçilerin adını duyduğunda bile bacaklarındaki ağrıyı, izleyenler için de yarışçıların yüzünden buranın sertliğini hissetmek mümkündür. İlk kez 1952 yılında Tur’a dahil edilmiş olup, Tur’un belirleyici etabı haline gelmiştir. Alpe d’Huez’i Sarı Mayo’yla geçenlerin Champs-Elysées’e kadar mayoyu koruduğu belirtilir. 21 firketenin her birine kazanan 21 bisikletçinin adı verilerek, bisikletçiler onurlandırılmıştır. Bisiklet yarışlarında epik kelimesini ve epik hikayeleri her zaman duyarız. Pantani ile rekor çıkışına ve iki şampiyon Bernard Hinault ve Greg LeMond’un el ele gelişine tanıklık ettiğimiz yerdir Alpe d’Huez. Bu epik hikayelere belki de en çok şahitlik ettiğimiz noktadır.

Bernard Hinault ve Greg LeMond Alpe d’Huez finişi

Fransa Bisiklet Turu organizatörlerinin, her yıl etapları düzenlerken ellerindeki iki büyük tırmanıştan bir tanesi Mont Ventoux’durAdını duyduğumuzda akıllara ilk olarak 2016 yılındaki yarış lideri Sarı Mayolu Chris Froome’un bisikleti olmadan finişe doğru koşup, arkasından bisikletini getirip finiş çizgisine gitmesi gelir. İlk kez 1974 yılında çıkılan Ventoux, çevresinden hiçbir bitki örtüsü olmadan kel bir dağ gibi yükselir ve yerel halk tarafından da kel dağ anlamına gelen – le mont chauve – olarak tabir edilir. Yukarı çıkıldıkça esen sert rüzgarla belki bu tırmanışın zorluğunu daha da arttırmaktadır. Rüzgarın genellikle şiddetli ve güneşin acımasız olduğu, dağın açık kısmındaki son bölümü ise etabın kimin kazanacağını bizlere fısıldar.

Col du Galibier’i Fransa Bisiklet Turu’ndaki tüm zamanların en zorlu tırmanışlarından biri yapan şeylerden biri de, güneyden Col du Lautaret’e ya da kuzeyden Col du Telegraphe’ye tırmanmadan ulaşılamamasıdır. Ayrıca deniz seviyesinden 8.678 fit yüksekliktedir ve bu tırmanışı turun en yüksek ikinci noktası yaptı. Rota, yarışçıların arkadaki grubun görüşünde kaldıkları için atak yapmanın zor olduğu uzun, düz yol bölümleriyle bilinir. 31,4 km’de inanılmaz uzun olduğu için, o an eforunu değerlendirmek zor olabilir. Bu özelikler bu yokuşu inanılmaz derece keyifli ve bir o kadarda zorlayıcı bir hale getirdi.

FRANSA TURU’NUN KARA TARİHİ: DOPİNG

Doping, Tur tarihinde ilk günden beri maalesef en rahatsız edici konu olmuştur. İlk yıllarda yarışan bisikletçiler ağrıyı azaltmak için alkol ve eter kullanmıştır. Örnek olarak Albert Londers’in 27 Temmuz 1924 yılında Le Petit Parisien’de yayınlanan, daha sonra “Yolun Kürek Mahkumları” adıyla basılan ünlü makalesi buna örnektir. Dopingin gelişimi net şekilde öğrenilemese de yıldan yıla yaygınlaştığı söylenebilir.

Savaş sonrası Fransa Takımı’nın direktörü Marcel Bidot’a göre, 50’li yıllarda yarışçıların %75’i ilaç kullanmıştı. Yarışçılar iki savaş arası dönemde kokain ve morfin kullanırken, 50’li yıllardan itibaren amfetamin ve 70’li yıllardan itibaren steroit, sonrasında kortizon kullanmıştı. 60’lı yılların ortalarına kadar bu türden ilaç kullanımına üstü kapalı olarak izin verildi. 1962 ve 1965 yıllarında Wiel takımının dört yarışçısı ve diğer pek çok yarışçısının Tur’u bırakması gazetecileri şüphelendirdi. Yarışçılar kamuya açık alanda uyuşturucu madde kullanmakla suçlandılar. Bunların üzerine 1960 yıllarda Roger Riviere’nin aldığı amfetamin ve ağrı kesiciler nedeniyle yaptığı kaza ve Knut’un doping nedeniyle olimpiyatlarda hayatını kaybetmesiyle 1965 yılında sağlık için tehlikeli maddelerin kullanımını yasaklayan anti doping yasası kabul edildi. Böylece yarışçıların bu tür ilaçları kullanmasının yasal boyutları değişti. Buna karşın yarışçılar bu anti-doping hareketine karşı çıkarak, 1966 yılında ilk denetimlerin başlamasıyla birlikte Jacques Anquetil’in önderliğinde, yararlı buldukları ürünleri tüketme özgürlüğüne sahip oldukları talebini sunup, çalışma hakkıyla birlikte saygınlıklarına zarar verildiği gerekçesiyle greve başlattılar. Aynı zamanda yarışçılar, ağrılarını azalttığı ve iyileşmelerine katkı sağladıkları görüşünü savunmalarıyla bu tür anti-doping hareketlerini belirli zamanlarda eleştirmişlerdir.

Doping elbette 90’lı yıllardan önce de yapılmıştı fakat bazı takım doktorları sayesinde 90’lı yıllarda bilimsel ve tıbbi bir nitelik kazandı. 90’lı yılların başlarından itibaren son derece etkili ve ortaya çıkarılması güç olan EPO ve büyüme hormonlarını uyaran doping ürünleri yeniden ortaya çıktı. 1998 yılında Fransa Bisiklet Turu’nda büyük bir skandal patlak verdi. Öyleki Tur’un bu edisyonu halen “Utanç Turu” olarak anılmaktadır. İspanyol Festina Takımı’nın Belçikalı yarışçısı Willy Voet’in doping ilaçlarıyla yakalanması olayı Festina Olayı olarak spor tarihinde yerini almıştır. Willy Voet, 10 ay hapis ve 30 bin Frank para cezası alırken, Festina takımı Fransa Bisiklet Turu’ndan ihraç edilmiştir. O yıl yarışı sadece 96 yarışçı bitirebilmiştir. İlk EPO denetimlerinin başlangıç tarihi ise 2004’tür. 7 Fransa Bisiklet Turu şampiyonluğu kazanan Lance Armstrong’un galibiyetleri Uluslarası Bisklet Birliği tarafından doping yaptığı ve takım arkadaşlarını da doping yapmaya zorladığı gerekçesiyle elinden alnımıştır.

Son olarak, Fransa Bisiklet Turu gerek geçtiği coğrafyalar gerek içerisinde barındığı destansı öyküleriyle izleyenlerde ve yarışan bisikletçilerde her zaman heyecan uyandırmış ve herkesin kabul ettiği en büyük bisiklet turu olmuştur. Kimi zaman skandalların gündeme geldiği, kimi zaman ise üst üste kazanılan zaferlerle efsaneleşen yarışçıların gündeme geldiği bir organizasyondur. Geçtiği rotalarda oluşturulan anıtlar, bitiş etabındaki Champs-Elysées görüntüleriyle bir yarış değil adeta baktıkça içimizdeki derin duygularımıza dokunan zaferin ve gururun tablosudur. Rakip olmanın yanında birlikte mücadele etmeninde bir onur olduğunu tüm dünyaya gösteren hem bir bireysel hem de tek vücut olunan bir takım yarışmasıdır Fransa Bisiklet Turu.

Bu yıl Tur’a ara veren eski dostlar Cavendish, Froome ve Valverde ile hasret giderirken, Wout van Aert, Tadej Pogačar ve Mathieu van der Poel gibi genç yeteneklerin kıyasıya çekişmesini de heyecanla ve merakla izleyeceğiz. 2 yıl üst üste kaybetmesinden sonra bu yıl şeytanın bacağını kırmak için uzun bir hazırlık süreciyle, bu oyunda ben de varım diyen Primož Roglič ise Tur’un büyük favorisi olarak görülüyor. Heyecanlı, keyifli ve bol ataklı Tur izlemek dileğiyle

 

Kaynaklar:

  1. Fransa Turu Tarihi, Jean François Mignot, Notabene Yayınları
  2. https://www.letour.fr/en
  3. The Tour De France, 1903-2003, A Century of Sporting Structures, Meanings and Values, Routledge Publishing
  4. Vive Le Tour 1962

Bunlar da ilginizi çekebilir;

Eddy Merckx: Nam-ı Değer Yamyam

Alex Zanardi: Yarış Dünyasının En İlham Verici Karakteri

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More