Eskişehirspor: Gümüş Takım

Amigo Orhan’ın elinde büyüyen Eskişehirspor’un İstanbul futboluna kafa tutma hikayesi ve 1960’ların sonundaki unutulmaz Eskişehirspor kadrosu…

Yine çarpıştırsak kelimeleri

aşk yenildi hayal kimle beraber

aşk gibi düşüyor kümeleri de

şu benim efsanem eski es ki

Eskişehirspor es be birader!

Haydar Ergülen 

Eskişehirspor için 1968-69, 1969-70 ve 1971-72 sezonlarının ortak bir anlamı vardır. Bu üç sezonda da şampiyonluğa oynamış ancak hepsinde ligi ikinci olarak bitirebilmiştir. Kimine göre gümüş takım olmuş kimine göre ise en iyi kaybeden. Dört büyük takımı hariç tutarsak en çok gümüş madalyayı Eskişehirspor elde etmiş.

Tanıl Bora’nın deyimiyle Es Es, futbol ortamının “demokratikleşmesini” isteyenlerin ilk hücum borazanıydı. Eskişehirspor’un amacı futbol yoluyla Eskişehir’in adını tüm ülkede duyurmak ve İstanbul egemenliğine son vermekti. Kurtuluş Savaşı’mızın en can alıcı muharebelerinin yaşandığı, milletin makus talihinin yenildiği topraklarda Anadolu’nun gururu olmanın haklı mutluluğunu yaşadı ve yaşattı Eskişehirspor.

19 Haziran 1965 tarihinde kurulan Eskişehirspor için Akademi Gençlik, Eskişehir İdman Yurdu ve Yıldıztepe kulüpleri tarihe kendilerini feda ederler. Eskişehirspor ise bu üç takıma logosunda birer yıldız vererek onları ölümsüz kılar.

Paris Match dergisinden kesilen fotoğraf

İlk olarak mavi-beyaz (lületaşının beyazı ve Türk Hava Kuvvetleri’nin mavisi) renklerde karar kılınır ancak bu renkler Yunan bayrağını hatıra getirir düşüncesiyle bu fikirden vazgeçilir. Dönemin Federasyon Başkanı Orhan Şeref Bey’in yıllarca Gençlerbirliği başkanlığı yapmış olmasından ötürü renklerin kırmızı-siyah olmasına karar verilir. Fransa Kupası’nı kazanan Rennes takımının kırmızı-siyah formalı sevinç fotoğrafı karar defterinin ilk sayfasına yapıştırılır.

Eskişehirspor’un kuruluşu basın yoluyla “Eskişehirspor, Eskişehir’e forması ile renk, başarıları ile ahenk, şutları ile hareket, şöhreti ile bereket getirecektir!” şeklinde duyurulur.

Eskişehirspor için futbol asla sadece futbol değildir. Şehrin birçok kültürel faaliyetinde kulübün imzası vardır.Ünlü sanatçı Kutlu Payaslı Eskişehirspor için bir marş besteler: “Es es es ki ki ki eski eski es, rüzgar ol fırtına ol, kaleden kaleye es!”

Eskişehirspor, kurulduğu ilk yıl mücadele ettiği 2. Lig’de kendi sahasında oynadığı tek bir maçı bile kaybetmeden şampiyonluk yaşayarak 1. Lig’e yükselir. Abdullah Matay, Eskişehirspor’un ilk antrenörü olarak tarihe geçer. Ama efsane Eskişehirspor’u yaratan devrimci antrenör Abdullah Gegiç’tir. Futbolun Profesörü Gegiç, Balkan Harbi’nin patlak vermesi sonucu İzmir ilinden Yugoslavya’ya göç eden Osmanlı subayı Kamber Efendi’nin torunudur.

Söyleyecek Bir Sözümüz Var: Abdullah Gegiç ve En Büyük Sevdası Eskişehirspor...
1969 yılında kısa bir süre Türkiye A Milli Futbol Takımı’nı da çalıştıran Gegiç 21 Haziran 2008’de vefat etmiştir.

Eskişehirspor, o dönemki statü gereği, Türkiye 2. Lig’i Şampiyonu sıfatıyla, o sezonun Amatör Küme Futbol Şampiyonu Trabzon İdman Ocağı ile Başbakanlık Kupası için karşılaşır. Ankara 19 Mayıs Stadı’nda oynadığı tarihindeki ilk gece maçını 1-0 kazanan Eskişehirspor, kupasını dönemin Başbakanı Süleyman Demirel’in ellerinden alır.

Artık İstanbul saltanatını sarsmaya adaydır Eskişehirspor…

Bu yıl ligde beş takım şampiyonluk mücadelesi verecek. Bunlar Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray, Altay ve Eskişehirspor’dur. Bu yıl geçen sezonlara nispetle daha güçlü ve iddialıyız.

Abdullah Gegiç (Eskişehirspor Antrenörü)

Eskişehirspor transferde geçen sezonun en başarılı oyuncularından Vahap’ı kadrosuna dahil eder. 100 bin liraya mal olan Vahap’ı üç büyüklerin de istemesine rağmen Eskişehirspor alır.

1968-69 Eskişehirspor (Foto: TFF Futbol Yıllığı)

1968-69 sezonunda ilk üç hafta aldığı galibiyet ile lige fırtına gibi başlar Es-Es. Hatta bu galibiyetlerden bir tanesi de Fenerbahçe’ye karşı alınır. Sonrasında deplasmanda elde edilen Beşiktaş beraberliği ile ligde varlığını herkese ispatlar. Ancak 5. hafta Eskişehir’de alınan Galatasaray mağlubiyetini, sonraki hafta alınan -sezon sonunda son sırada yer alıp küme düşecek olan- İzmirspor mağlubiyeti izler. 7. hafta elde edilen İstanbulspor galibiyeti sonrası namağlupluk serisi tam 21 hafta sürer. Bu süreç içinde Galatasaray ve Fenerbahçe ile berabere kalan Es-Es Beşiktaş’ı mağlup etmeyi başarır. Sezon sona erdiğinde Galatasaray’ın 46 puanla şampiyon olduğu ligde 43 puanla ikinci sırada yer alarak büyük bir başarı elde eder. Türkiye Kupası’nda ise yine Galatasaray karşısına çıkar ve 2. kademede kupaya veda eder.

Dünyanın en büyük orkestrasını yöneten şef Amigo Orhan Erpek’in elinde büyüttüğü çocuğu gibidir Eskişehirspor. Eskişehirspor’un kuruluşu ile o da stadyumdaki yerini alır. Tüm amacı Eskişehir’i tanıtmaktır. Stadyumdaki binlerce taraftarı bale yapar gibi coşturur. En önemli özelliği; ne kendisi küfür eder ne de taraftarın küfür etmesine müsaade eder. Kısa zamanda bir halk kahramanına dönüşür ve ünü il sınırlarını aşar. 16 Kasım 1969’da Sovyetler Birliği ile oynadığımız milli müsabakada tribünleri başarı ile yönetir. Amigo Orhan’ın bu özel yeteneğini fark eden diğer kulüpler önemli maçlarında onu davet ederler. Mesela 2 Ekim 1968 tarihinde Fenerbahçe’nin Manchester City ile oynadığı ve elde ettiği galibiyette Amigo Orhan’ın da rolü vardır.

1969-70 sezonuna Samsun deplasmanında 2-0 mağlup başlanır. İç sahada elde edilen galibiyetler takımı toparlar ancak deplasmanlarda istenilen sonuçlar bir türlü gelmez. Sezonun sonuna doğru büyük bir ivme yakalayan Eskişehirspor son 11 müsabakasında mağlubiyet yüzü görmez ve sezonu bu kez Fenerbahçe’nin ardından yine ikinci olarak tamamlar. Elde ettiği 14 galibiyet 9 beraberlik ve 7 mağlubiyet sonucu 37 puan toplar ancak Fenerbahçe 44 puan ile şampiyonluğu çoktan ilan eder. Balkan Kupası’nda grubu 2. olarak tamamlasa da üst tura yükselemez. Fethi Heper ilk gol krallığına attığı 13 golle ulaşır. Türkiye Kupası’nı finalde Göztepe’ye yenilerek kaybeder. Ancak bir sezon sonra finalde Bursaspor ile karşılaşır ve bu sefer kupayı kazanarak müzesine götürür. Bursa’da kaybettikleri 1-0’ın rövanşında Halil Güngördü’nün attığı iki gol Eskişehirspor’un kupayı kazanmasına yeter. Türkiye Kupası’nın ardından Galatasaray’ı 3-2 mağlup ederek Cumhurbaşkanlığı Kupası’nın da sahibi olan Eskişehirspor 1970-71 sezonunu dördüncü olarak tamamlar. Bu sezon 11 Nisan tarihinde oynanan Galatasaray maçında çıkan olaylar nedeniyle Eskişehir Atatürk Stadı Türkiye 1. Ligi’nde olaylar nedeniyle kapanan ilk stat olarak tarihe geçer.

1970-71 Eskişehirspor (Foto: Hayat Dergisi)

Eskişehirspor, elde ettiği Sevilla galibiyetiyle Avrupa Kupaları’nda bir İspanyol takımını eleyen ikinci Türk takımı olma özelliğini taşır. İlki 1967’de A.Madrid’i eleyen Göztepe’dir. Ancak Sevilla’yı Porsuk’a gömen Eskişehirspor 2. turda Hollandalı rakibi Twente’ye ilk maçı kazanmasına rağmen elenir.

21 golle 2. Lig gol kralı olduğu Zonguldakspor’dan 1970 yılının Temmuz ayında transfer edilen Halil Güngördü Eskişehirspor’un kazandığı Türkiye ve Başbakanlık Kupası finallerinde ikişer gol atarak taraftarın gönlünde taht kurar ve Riva¹ mertebesine yükselir.

Abdullah Gegiç Eskişehirspor’u şampiyon yapamasa da kazandırdığı iki kupanın ardından Yugoslavya’ya gider. Şehirden ayrılmadan önce vilayetteki Atatürk anıtına uğrar ve çelenk bırakır.

Büyük Türkiye’ye ufak bir hizmet yapabildiysem mutluyum.

Abdullah Gegiç

1971-72 sezonunda Galatasaray’ın üç puan ardından ligi ikinci sırada tamamlayan Eskişehirspor’da Fethi Heper ikinci kez gol kralı olmayı başarır. Federasyon Kupası finalisti Altay ile Başbakanlık Kupası için karşılaşan Eskişehirspor, Halil Güngördü’nün attığı iki gol ile maçı kazanarak kupayı Başbakan Ferit Melen’den alır.

Avrupa Kupa Galipleri Kupası’nda ilk turda Finlandiya temsilcisi Mikkelli’yi saf dışı bırakan Eskişehirspor 2. turda Sovyetler Birliği temsilcisi Dinamo Moskova ile eşleşir. Eskişehir’de oynanan ilk müsabaka TRT’nin naklen yayınladığı ilk Avrupa Kupası maçı olarak tarihe geçer. Maçı Halit Kıvanç anlatır. Her iki maçta da rakibine 1-0’lık skorlarla yenilen Eskişehirspor elenmekten kurtulamaz.

Milli Takıma 8 oyuncu veren efsane Eskişehirspor bir daha aynı başarıları yakalayabilir mi bilinmez ancak şu bir gerçektir ki o Eskişehirspor’un elde ettiği başarılar aradan yıllar geçse de unutulmayacak, dilden dile dolaşacak.

İnsan hangi takımlı olursa olsun, bu hikayeyi okuduktan sonra içten bir şekilde Haydar Ergülen’in o mısrasını tekrarlamadan edemiyor; Eskişehirspor es be birader!

 

1- Riva: Gök gürültüsü lakaplı ünlü İtalyan futbolcu Luigi Riva’dan esinlenerek kendisine bu lakap verilmiştir. Riva’nın İtalya Milli Takımı adına attığı 35 gol İtalya için bir rekor olup günümüzde hala geçilebilmiş değildir.


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Büyük Altay: Şerefli, Şanlı, Şen Zafer

Zonguldakspor 1996/97: Travmatik Sezon

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More