Sefasıyla, Cefasıyla, Seninleyiz Aykut Hoca! (3)

Günümüz futbolunda rekabetten öte duygusal hikayelere konu olacak masal tadında sevdalar da birbirleri ile yarışır oldu. Sayısız sevdalar içerisinde bir taraftar grubunun uzattığı eli tutan Aykut Kocaman’ın hikayesine konuk olacağız. Atiker Konyaspor’un taraftar grubu olan Nalçacılılar’ın da bir sevdası var, üstelik birçok genç kızı kıskandıracak şekilde.

Saha içi sonuçların kendisini desteklemediği o günlerde bile hep bunu savundu. Sonunda ne mi oldu? Ligin ikinci yarısında hemen hemen aynı oyuncu kadrosuyla oynadığı 17 maçta 40 puan aldı Konyaspor. Ve ligi 3. bitirerek tarihinin en büyük lig başarısını yakaladı. O dönem Türkiye Kupasını kazanan ama finansal fair-play şartlarını yerine getiremediği için ceza alan G.Saray’ın yerine UEFA Avrupa Ligi’ne gruplardan katılma hakkı elde ediyordu Konyaspor. Yukarıda anlattıklarımı da baz alırsak, aslında ne kadar mesaj içerikli bir başarıydı bu. Sportif başarıların yanında ilerleyen dönemlerde oyuncu satışları da kulübe çok ciddi gelirler getirecekti. Ancak yine o hastalıklı ruh hali Aykut Kocaman sonrası bu kazanımları çarçur edecek ve Konyaspor düzeltmeye başladığı mali yapısına geri dönecekti.

2016/2017 sezonu gelmişti. Zor bir sezon daha bekliyordu Konyaspor’u. Hem Avrupa hem de Süper Lig maratonunda nasıl bir performans sergilenecekti? Zor bir UEFA kurası çekmesine ve bu alanda sıfır tecrübeyle oynuyor olmasına rağmen 1-2 maç hariç her karşılaşmada başabaş bir mücadele ortaya kondu ancak Shakhtar, Braga ve Gent gibi Avrupa tecrübesi üst düzeyde olan takımların olduğu grupta başarılı olunamamış ve elenilmişti. Tabi bunlar olurken özellikle ilk yarı Konyaspor takımı ciddi anlamda zorlanmış ve Aykut Kocaman yine acımasızca eleştirilmişti. Bu seferki sendrom ise, yan pas-geri pas, savunma futbolu vs gibi safsatalardı. Avrupa’da boy gösteren baş ve başaltı tüm takımların oyun sistemleri önce kaybetmemeye kurulu iken, Konyaspor’da bu hal bir çok kesim tarafından eleştiriliyordu. Yine başrollerde o dönemki kulüp başkanı ve yöneticiler ile bunların kalemşörü gazeteciler vardı. Ancak birileri vardı ki bu oyunu bozacaktı.

 

Daha fazlasını okumak için tıklayınız.

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More