Sefasıyla, Cefasıyla, Seninleyiz Aykut Hoca! (2)

Günümüz futbolunda rekabetten öte duygusal hikayelere konu olacak masal tadında sevdalar da birbirleri ile yarışır oldu. Sayısız sevdalar içerisinde bir taraftar grubunun uzattığı eli tutan Aykut Kocaman’ın hikayesine konuk olacağız. Atiker Konyaspor’un taraftar grubu olan Nalçacılılar’ın da bir sevdası var, üstelik birçok genç kızı kıskandıracak şekilde.

Şimdilerde “Kendine has oyunuyla, muhteşem taktik kurguyla” diye adına besteler yapılan Aykut Kocaman, Konyaspor ile anlaştığında hiç kimse olayın bu noktalara gelebileceğini kestiremiyordu. Belki Aykut Hocaya sorulsa kendisi de “Önce mali disiplin, sonra başarı” diyerek bu başarıların da ucunu açık bırakacak bir söylemde bulunacaktı. Elindeki oyuncu kadrosu yetenek anlamında vasat bir kadro olmasına rağmen göreve geldiği ilk haftadan itibaren önce takım içi adalet olgusunu oturtan ve bu yoldan hiç şaşmayan Aykut Kocaman, aslında kendi anlayışını ve sistemini de insanlara empoze etmeye başlamıştı. İlk haftalar aslında çok da iyi başlamamıştı Aykut Hoca için. Özellikle iç sahada alınan 5-0 lık G.Saray yenilgisi ve akabinde Ankara’da G.Birliği’nden kupa ve lig olmak üzere yenilen 7 gol Aykut Kocaman’ın teknik direktörlük bilgisinin sorgulanmasına zemin hazırlayacaktı. Kendisi de yapmış olduğu bir açıklamada şu ana kadar uyguladığı sistemin dışına çıkmasının gerektiğini, kendi doğrularını yaşanan bu psikolojik travmadan sonra uygulamaya devam edeceğini belirtmişti. Deplasmanda alınan 3-0’lık K.Erciyesspor yenilgisi sonrası da bu düşünce hali iyiden iyiye uygulama geçmeye başlamıştı. Adeta iki ileri bir geri şeklinde geçen sezon ligi orta sıralarda tamamlamıştı Konyaspor.

2015/2016 sezonuna yine karışık bir ruh haliyle başlamıştı Konyaspor camiası. Türkiye’nin temel sorunlarından biri olan “Sabırsızlık” bu şehirde de kendini göstermeye başlamıştı. Gerek oyuncu kadrosu, gerekse yönetim gibi işin profesyonelleri olarak adlandırılacak olan kesim de transfer yapılmamasından hayli sıkılmıştı o günlerde. Ancak Aykut Kocaman her röportajında “Konyaspor gibi kulüpler için başarının önce mali disiplinin sağlanması neticesinde geleceğini” anlatsa da, hem yönetim hem de yerel medya yine o kısır döngünün içinde dönüp duruyordu, “TRANSFER”. Hemen hemen her mecrada bu konu dillendirilmeye başlamıştı artık. Bazı yöneticiler bazı basın mensuplarını arayıp yaklaşan sezon öncesi mutlaka “Transfer” konusunun gündeme getirilmesini istiyordu. Halbuki Aykut Kocaman göreve geldiğinde ilk iş olarak şuanda da kulüpleri esir almış olan menajer görünümlü simsarları Konyaspor kulübünden uzaklaştırmıştı. Önce mevcut oyuncu kadrosuna karşı olan mali yükümlülüklerinin yerine getirilmesini ve bu şekilde o oyunculardan alınacak performansın en üst seviyeye çıkabileceğini belirtiyordu yine her röportajında. İnat etti, kulübün parasını çarçur etmedi.

 

Daha fazlasını okumak için tıklayınız.

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More