İZMİR’İN PARLAK YILDIZI; SÜPER LİG’E DÖNÜŞE 1 KALA

İzmir’in en eski , Türkiye’nin ise en köklü kulüplerinden Altay’ın son 10 yılı macera filmlerini aratmayan türdendi. Mutluluk, hüzün, hüsran ve zafer hepsi bu 10 yıla sığdı…

Talihin Döndüğü Maç

Tarihler 30 Mayıs 2007’yi gösterdiğinde, Altay – Kasımpaşa arasındaki Play – Off final maçı için ekran başına geçen Türk futbolseverler unutulmaz bir final maçına tanıklık edeceklerini muhtemelen düşünmemişlerdir. İki takım 2006 – 2007 sezonunda Süper Lig bileti alacak son takım olmak için karşı karşıya geldi. Son derece karambollü ilerleyen maçta, maçın ikinci yarısının hemen başında Kasımpaşa, Erhan Küçük’ün attığı golle öne geçmiş ancak kısa bir süre sonra Altay şanssız bir gün geçiren hücum oyuncusu Mehmet Şen’in golüyle beraberliği sağlamıştı. Bunlar her maçta olan aksiyonlardı, asıl hikaye bundan sonra başladı. Altay maçın bitimine kısa bir süre kala lehine çalınan penaltıyı gole çevirmeyi başararak 2-1 öne geçti. İzmir Süper Lig’e çıkacak temsilcisini kutluyordu, Alsancak bayram yeri gibiydi. Ancak Altay’ın makus talihinin başlayacağı fantastik maç işte buydu. Maçın son atağı, bazı oyuncuların hakemle konuştuğu ceza sahası içinde kaos yaşandığı bir korner pozisyonunda Kasımpaşa karambolden golü bularak maçı uzatmaya götürmeyi başarmıştı fakat fantastik hikayemiz henüz bitmemişti. Uzatma dakikalarında Altay yine golü bularak maçı kendine yaklaştırıyor ancak son saniyede Kasımpaşa’nın ilk golünü atan Erhan Küçük yine sahneye çıkıyor ve maçın 120 dakikası 3-3 eşitlikle son buluyordu. Sonrası penaltılar ve Altay için hüsran…

 Düşüş ve Yükseliş

Altay’ın üst lige çıkma çabası sonraki iki sezonda da devam etti. Kötü giden bir Konya finali ve Altay’ın artık belalısı haline gelmiş Erhan Küçük’ün yine gol attığı Kasımpaşa maçı sonrası Süper Lig’e çıkma umutları sona ermişti. Artan borçlar, hem yönetim hem de teknik idarede yaşanan istikrarsızlıklar gibi nedenlerle Altay artık bir üst ligi hedefleyen değil alt liglere doğru yol alan bir takım haline bürünüyordu. 2010 – 2011 sezonunda Adana’daki son düdüğün ardından çöküş başladı. Altay TFF 2.Lig’e düşmüştü.

Image result for altay tff 2.lig

Dibe vuruş ise 2015 yılında oldu. Bir zamanların efsane Altay’ı “Efsane küme düştü” gazete başlıkları arasında 3. Lige düşmüştü. Bir zamanlar tarih yazdığı, İzmir’in spor anıtlarından Alsancak Stadı da artık yoktu. Ancak klişe bir tabirle her gecenin bir şafağı olduğu gibi Altay’da düştüğü yerden kurtulmasını bildi. Tıpkı aynı şehrin takımı Göztepe’nin İsyan Marşı’nda olduğu gibi “Issız kuytu köşelerden geri döndü. Özgür Ekmekçioğlu’nun 2016 yılında başkanlığı devralması bir anlamda dönüm noktası oldu denebilir. Altay çağın gerekliliklerine uymaya çalışan daha doğru bir yapılanmaya gitmeye başladı. Kulübün resmi ürünlerinin satıldığı mağaza açıldı, taraftar dernekleri daha görünür hale geldi ve (herhalde resmi formaya ulaşım kolaylığı sağlayan mağazalar sayesinde) İzmir’de Altay formalı insanların sayısı arttı. Adeta forma satışının yaygınlaşması İzmir’in en eski kulübünün “Ben buradayım” mesajıydı.

Başarılı sürecin başlangıcı Altay’ın altyapısından çıkma İbrahim Akın’ın Zidanevari enstantaneler sunduğu Süper Ligin bir diğer köklü kulübü olan Kocaelispor’a karşı 2.Lig’e yükselme maçı oldu. Penaltılar sonucu Altay’ın bir üst klasmana çıktığı maç, sanırım taraflı tarafsız tüm Türk futbolseverlerin 2016-2017 sezonu içerisinde en zevk aldığı maçlardan biri olmuştur. Finansman olarak aşırı borçlanmış, hak ettiği yerden fersah fersah uzaklaşmış Altay’ın bu zaferi, Rocky Balboa’nın oğluna verdiği şu öğüdü anımsatıyor;

“Önemli olan o darbeyi yedikten sonra ileriye doğru devam edip edemediğindir. Kaç darbe alıp hayatta yoluna devam edebiliyorsun, işte kazanmak böyle bir şey”

 FİNAL MAÇI

Ancak hala özlenen bir yere gelinmemişti zira yenilen darbeler çok üst üste gelmişti. Altay’ın ayağa kalkma sezonu (2017-2018) da eski borçları nedeniyle alınan transfer yasağı nedeniyle sancılı başladı. Dahası dostane bir havada geçen maçta aynı şehrin takımı (sezon sonunda küme düştü) Karşıyaka’ya kendi evinde yenilmesi dahil lig maratonunda yer yer istikrarsız bir tablo çizmişti. Tüm bunlara rağmen Altay sezonun final gününe gelmeyi başarmıştı.Tarih 5 Mayıs 2018’i gösterdiğinde rakip ligin ilk yarısı deplasmanda yendiği Gümüşhanespor’du. Beraberlik veya kazanması halinde Gümüşhanespor bir üst lige yükselecekti Altay’ın Play – Off oynamadan doğrudan 1.Lige çıkması için mutlaka kazanması gerekiyordu.

Maç için şehirde yoğun bir kenetlenme yaşanmıştı. Bu, maçın billboardlarına da yansıdı.

Yeni jenerasyon İzmir futbolunu genellikle Göztepe – Karşıyaka rekabetiyle bilir. Altay bu rekabetin bir parçası değildir. Bu Altay’ın popülaritesinden değil tamamen kendi duruşundan kaynaklı bir meseledir. Altay taraftarının bir nebze Karşıyakalılara daha yakın olsa da İzmir’in birleştirici gücü olma özelliği vardır. Nitekim maç günü tüm şehir kenetlenmişti. O gün stadyumda olan ve bu satırların yazarı olan şahsım, tribünlerde Altay’ı desteklemeye gelen Karşıyaka ve Göztepe taraftarlarını da görmüştü. İzmir Türkiye’nin en büyük üç şehrinden biridir ve bu kadar nüfusu yüksek bir büyük şehri bu kadar aynı amaca yönelmiş olarak görmek, değerli bir sosyolojik gözlem yapmak gibiydi.

Maçın hemen başında Altay taraftarına yakışan bir koreografi geldi
Maçın hemen başında Altay taraftarına yakışan bir koreografi geldi

Ancak sahanın için tribünler kadar coşkulu başlamamıştı, her iki takımda bir kaza golü yememek için çok kontrollü başlamıştı. Gümüşhanespor’ a beraberliğin yetmesi zamanı daha geniş kullanabilmesini sağlıyor, 10 kişi topun arkasında gömülü bir kontratak taktiğiyle oynama imkanı veriyordu. Maçın ikinci yarısında; Altay’ın topun kontrolünü ele alması, daha istekli daha seri ataklarla oyunu hareketlendirmesi, Gümüşhanespor’un planını bozdu. Altay emektar oyuncusu Murat Uluç’la perdeyi açtı. 1-0 ‘dan kısa bir süre sonra skor 2-0’a geldi ve maçın skorunu ise son dakikada Altay’ın lehine verilen penaltıyı gole çevirmesi belirledi.

Altay’ın zaferinin verdiği etki tüm şehirde hissedildi

Maç sonunda herkesin yüzü mutlulukla bakıyordu. Alt liglerde verilen mücadele, küme düşmeler, yaşanan mali krizler, hüsranlar… Hepsi geride kalmıştı. Artık taraftar umutlu, yönetim planlı. Nostaljik ama hala popüler marşında betimlendiği gibi “İzmir’in Parlak Yıldızı” hala Süper Lig tarihinin en çok puan toplayan 8. takımı olarak evine bir klasman uzakta, acaba gelecek sene tarihinin bir parçası olduğu yere geri dönebilecek mi? Marşta söylediği gibi;

“Yüksel ki sen kararsın ay, kudretinle kudretinle şen Altay”

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More