Galatasaray’ın Hırçın Çocuğu: Hasan Şaş (3)

Meşhur kolyesi ile Brezilya ağlarını sarstığı an, Milan’a attığı kafa golü, Hamburg maçında göbekli şekilde sahaya girmesi, hakem ve rakip takım oyuncularıyla dalaşması… Hasan Şaş’ı nasıl bilirsiniz?

Karl Heinz Feldkamp zamanında iç sahada oynanan İstanbul B.B. maçının hemen ardından Türkiye’den ayrılacağını belirten Hasan Şaş, söylediğini yapmadı belki ama çok sevdiği Galatasaray tribünlerinden eski desteği de artık göremiyordu. Futbolculuk kariyerini hiç hak etmediği şekilde sonlandırmasına sebep olan kişi ise birlikte şampiyonluklar kazandığı Bülent Korkmaz olmuştu belki de. Meşhur Hamburg maçında kurtarıcı olarak oyuna soktuğu Hasan Şaş’tan en formda zamanındaki performansını bekleyen genç teknik direktör, ”yakın arkadaşına” ne denli büyük kötülük yaptığının farkında değildi. Zira Hasan, ne fiziksel ne de mental olarak hiç hazır değildi ve elenmenin de hüznüyle tribünlerden kendisini kahreden o tepkiyi almıştı. Galatasaray kariyeri orada sonlanan Hasan için birkaç sene sonra yeni bir maceranın kapıları açılacaktı.

Yeni Rol: Yardımcı Antrenör

2011-12 sezonu Galatasaray için her anlamda yeniden başlangıçların yılıydı. Başarısızlıkla geçen sezonun ardından başkan değişmiş, takımın başına da kulübün yaşayan en büyük efsanesi Fatih Terim getirilmişti. Terim, bir önceki gelişinden farklı olarak bu kez yanına yardımcı olarak eski öğrencilerini almaya karar vermişti. Bu isimlerden biri de Hasan Şaş’tı. Futbol oynadığı dönemde sahada ortaya koyduğu hırsla dikkatleri üzerine çeken oyuncudan belli ki asıl istenen taktik, teknik yardımdan ziyade yeni kurulacak kadroda takımdaşlık duygusunun oluşmasını sağlamaktı. Galatasaray o seneyi müthiş bir futbol, saha içi yardımlaşma ve gıpta ile bakılan ”takım” olarak tamamladı ve sadece Türkiye’nin değil Galatasaray tarihine de geçen bir performans ortaya koydu. O takımı bu denli özel kılan şey sezonu ezeli rakibinin sahasında kazandığı şampiyonlukla noktalamasından ziyade; sahada her daim mücadele eden, baskılı hücum futbolunu layığıyla yerine getiren ve yardımlaşmanın üst düzeyde olduğu bir anlayışa sahip olmasıydı. Özellikle takımdaki oyuncularla Hasan Şaş’ın kurmuş olduğu bağ, kendisinden istenilen şeyin tam olarak yansıması gibiydi.

Fatih Terim’in takımdan ayrılmasıyla bir süre yorumculuk yapan Hasan Şaş, Terim’in dördüncü kez göreve gelmesiyle bir kez daha benzer görevlerle Galatasaray’da yardımcı antrenör oldu. Bundan sonraki yol haritası ne olur bilinmez; ancak gerek futbolculuğunda gerekse de üstlendiği yardımcı antrenör rolünde değişmeyen yegane şey hırstı. Zaman zaman hırsının öfkeye dönüşmesine engel olamayıp eleştirilerin odağına otursa da; Hasan Şaş karakteri, her daim Türk futbolunun müstesna isimleri arasında yer alacaktır.

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More