Galatasaray’ın Hırçın Çocuğu: Hasan Şaş (2)

Meşhur kolyesi ile Brezilya ağlarını sarstığı an, Milan’a attığı kafa golü, Hamburg maçında göbekli şekilde sahaya girmesi, hakem ve rakip takım oyuncularıyla dalaşması… Hasan Şaş’ı nasıl bilirsiniz?

Milli Takım Kariyeri

Futbolda imaja inanır mısınız? Oyuncunun sahip olduğu ya da yarattığı tarzın, oynadığı futboldan farklı olarak konuşulmasına katkı sağladığı bilinen bir gerçektir. Özellikle 2000’li yılların başında bu durum yeni yeni bir yöntem olarak kullanılmaya başlanırken, Hasan Şaş da bilinçli ya da bilinçsiz bu yolu tercih edenlerden oldu ve herkesin hafızasına bu şekilde kazındı. Sıfıra vurulmuş saçları ve boynundaki kolyesiyle dikkat çeken bir figür haline gelen Hasan Şaş, bu görüntüsünü Dünya Kupası’ndaki şahane performansıyla süsleyince haliyle herkesin dikkatini çeker hale geldi. Özellikle grup aşamasında 2 gol ve 3 asistlik bir performans sergileyen ve açılış maçında Brezilya ağlarını sarsan ”farklı tarzdaki” Hasan Şaş, yalnızca Türk futbol severlerin dikkatini çekmekle kalmayıp Avrupa kıtasındaki takımların yöneticileri tarafından da ilgiyle izlenen bir oyuncu haline dönüştü.

Ancak en başta söyledik ya; Hasan Şaş o dönemki düşük profesyonellik anlayışı için bile fazla amatör ruhlu bir oyuncuydu. Türk oyuncularda bolca vuku bulan ülke sınırları içerisinde kalıp bir miktar daha fazla para kazanma isteğinin yanı sıra; gönül verdiği Galatasaray’da devam etme arzusu sağlıklı bir karar vermesinin önüne geçmişti. Popülaritesi ülke sınırlarını çoktan aşmış oyuncu, kendisini yerele hapsetmeyi tercih ediyordu ve bu tercih kendisi için de önemli bir pişmanlık olarak tarihteki yerini alıyordu.”2002 Dünya Kupası’nın sonunda çok sayıda menajer ile görüştüm. Hepsi beni Avrupa’daki bir takıma götürmek için geldiler. Ancak şimdi anlıyorum ki hepsi büyük çapta menajerler değillermiş. Buna karşın, Liverpool beni istedi. Bonservisim yüksek olmasına karşın başka teklifler de gelmişti. Ancak 2003 yılındaki ekonomik krizden dolayı bana verecekleri para Türkiye’de kazanacağımdan çok düşüktü. Ancak şimdiki aklım olsaydı bu teklifi kabul ederdim. Şimdi 25 yaşında olsam, o kadar az parayı kabul eder, hiç düşünmeden giderdim.”

Her ne kadar 2006’da Galatasaray’ın kazanmış olduğu tarihe geçen şampiyonlukta takıma yapmış olduğu liderlik ve Sami Yen’in orta yerinde göz yaşları içerisinde şampiyonluğu kutlamasıyla Galatasaray’ın efsaneleri arasına adını çoktan yazdırsa da; 2008 yılına geldiğimizde Hasan Şaş için işler hiç iyi gitmiyordu.

 

Daha fazlasını okumak için tıklayınız.

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More