Üç Maç Bir Savaş: Honduras-El Salvador Çatışması

“Futbol bir ölüm kalım meselesi değildir. Ondan çok daha önemlidir.” demiştir, eski Liverpool teknik direktörü Bill Shankly. Bir başka lider Che Guevera ise ” Futbol politik bir silah olarak kullanılabilir mi? ” öngörüsünde bulunmuştur.

Modern futbol 19. asırdan bu yana var olan, kitleleri peşinden sürükleyen bir oyun olmuştur. Gerek kulüp bazında gerekse ülke bazında bir çok organizasyonla küreselleşmeye zemin hazırlayan bu oyun, var oluşundan günümüze kadar insanlığın birlikte hareket etme içgüdüsünün parçası olarak kitleleri etrafında toplamış, farklı düşünceleri ve renkleri tek bir çatı altında birleştirmeyi başararak birçok hikayede özne görevini üstlenmiştir. Futbolun toplum içinde yarattığı duygu dalgalanmalarının sonuçlarından birisi de oyunun politik bir silaha dönüştürülebilmesi kıvılcımına sahip olma yeteneğidir. Bunun en çarpıcı örneği ise 1970 Dünya Kupası Play-off elemelerinde Meksika’ya gidecek bileti almak için karşı karşıya gelen, tarihte ‘La guerra del futbol’ bir başka adıyla ”Futbol Savaşı” olarak adlandırılan Honduras – El Salvador arasındaki silahlı çatışma olmuştur

SAVAŞIN ARKA PLANI

Orta Amerika’da birbirine sınır komşusu olan iki ülke Honduras ve El Salvador. Nüfus yoğunluğu yüksek olan El Salvador ve komşusuna oranla daha geniş topraklara sahip Honduras. Ekonomik olarak geçimini tarımla sağlayan El Salvadorlular, ülkelerindeki toprak sisteminin getirileri karşısında düşük hayat standarları çizgisinde yaşıyorlardı. Bu ekonomik yetersizlik karşısında nüfusu kendilerine göre daha az ve yüz ölçümü bakımından daha büyük komşu ülkelerine göç etmeleri bir bakıma zorunlu bir hareketti. Honduras’da yaşayan toprak sahipleri ve patronlar elbette bu durumdan şikayetçi değillerdi. Salvadorlular kısa sürede elinde bulundurdukları toprakları işlemiş, topraktan kazanım elde etmeye başlamış ve demografik bakımdan artmaları, Honduraslılar tarafında hoşnutsuzluk havası yaratmış ve iki ülke vatandaşlarının karşı karşıya gelmesine zemin hazırlamıştı. Göç sorununu çözüme kavuşturmak isteyen iki ülkenin siyasetçileri aralarında yaptığı göç antlaşması ile çözüm arasa da Honduras halkı bu antlaşmadan hiç de memnun olmamış, git gide artan El Salvadorlu nüfusu Honduraslılar tarafından hoş karşılanmamaya başlamıştı. Çünkü kayda değer göçmen nüfusu Honduras’ın köylü nüfusunun yaklaşık % 20’sini oluşturuyordu. Sınır anlaşmazlıkları devam ettikçe ve Salvadorlu işçilere yönelik kızgınlık arttığı günler ışığında iki ülke Dünya Kupası elemelerine bu şekilde gergin bir ortamda girmişti.

 SON VİRAJ

Elemeler öncesi iki komşu ülke arasında süregelen anlaşmazlıklar sahada oynanacak futbolu etkiler mi düşüncesi her iki ülke vatandaşlarının kafasında soru işareti bırakıyordu çünkü futbol milli duyguların dışa vurumunun bir somut örneğiydi. İlk maç Honduras’ın başkenti Tegucikalpa’da ev sahibinin son dakikada attığı gol ile (Leonard Wells Meyvth) 1-0 kazanmayı bilmişti. Maçın bitiminden hemen sonra olaylar patlak vermiş, Honduras’da yaşayan komşu ülke halkına karşı cephe alınmıştı. El Salvador tarafında ise ülkesinde maçı izleyen bir kız, alınan mağlubiyet karşısında babasının silahıyla intihar etmesi El Salvador basınında geniş yankı uyandırmış, El Salvador medyası bu olayı bir propaganda aracı olarak kullanmayı tercih etmiş, iki ülke arasında gerginliğin artmasına sebebiyet vermişti.

İkinci maç yaklaşırken El Salvador’a gelen Honduras Milli Takım uçağını havaalanında Salvadorlu askerler karşılamış, Honduras’ın yıldız futbolcusu Tavşan lakaplı Enrique Cardona’ya tavşan tarafından dayak yiyen bir pankart açılmıştı. Salvador’lu General Jose Alberto Medreno, Honduras takımının kaldığı otelin önünde yürüyüş tertip ederek futbolcuların uyumalarını engellemeye çalışması, gerginliği daha da yukarı tırmanmasına sebebiyet vermiş, taraftarlar ve güvenlik kuvvetleri arasında yaşanan olaylarda iki kişi ölmüş, yedi kişi ise yaralanmıştı. Bu olayların akabinde güvenliklerinden endişe duyan Honduras Milli Takımı kaldıkları otelden elçiliğe doğru gitmekten başka çare bulamamıştı. Maç günü geldiğinde ise Honduraslı futbolcular can güvenliğinden yoksun bir şekilde maça çıkmak zorunda kalmış ağır şartlar altında oynan maçta Honduraslı futbolcular, dört dakika içerisinde üç gol bulan Salvadorlular karşısında maçı 3-0 kaybetmişti . Maçta sonra Honduraslı yıldız futbolcu Enrique Cardona’nın yaptığı trajik açıklama her şeyi açıklar nitelikteydi. ”Kaybettiğimiz için şanslıyız, aksi halde bugün hayatta olmayabilirdik.”

İkinci maç sonrası gerilimin iyice artmasıyla Honduras’taki Salvadorluların da can güvenliği kalmamış, 17.000 Salvadorlu yerlerinden zorla göç etmek zorunda bırakılmıştı. Bunun üzerine El Salvador hükümeti Honduras ile bütün diplomatik ilişkilerini bitirme kararı almış ve üçüncü maç öncesi iki ülke arasındaki ilişkiler adeta kopma noktasına gelmişti.

Son maç ise iki ülke ilişkileri göz önüne alındığında Meksika’da oynanmak zorunda kaldı. Maçın normal süresi 2-2 biterken, uzatmalarda altın gol ile 3-2’lik skorla öne geçen El Salvador Dünya Kupası’na gitmeye hak kazanmış akabinde dünya literatürüne geçecek ‘Futbol Savaşı’ na zemin hazırlamıştı.

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More