Aziz Nesin: Sporcu Yazardı Vesselam

Aziz Nesin çerçevesinden spor dünyasına bakarak, onun yazılarının ve eserlerinin izlerini sürüyoruz…

Kim demokrasi derse, sırtımızda taşırdık

Onları taşımaktan sabrımızı taşırdık

Ne aklımız vardı ki, olanı da şaşırdık…

Eloğlu bayram eder, bize kalmış orucu…

Ne sağcıyız, ne solcu… Futbolcuyuz, futbolcu!

Aziz Nesin, Taşlamalar

Aziz Nesin Ankara Harp Okulu’nda (30 Haziran 1937)

Yazıya Aziz Nesin’in Kuleli Askeri Lisesi’nde öğrenci iken güreş yaptığını ve 56 kiloda bir de madalya kazandığını söyleyerek başlasam eminim bir çok okuru şaşırtmayı başarırım. Ben bunu biliyordum diyenler için ise ayrıca jimnastik ve eskrim de yaptığını eklemek isterim. Futbolu hiç denememiş ama ünlü yazar. Arkadaşları sırf onunla alay etmek ve gülmek için oynatırlarmış kendisini. Oynamış olduğu bu birkaç müsabaka da ayağına top değmeden tamamlanmış. Geldiği zamanlarda da Aziz Nesin topa vuramayıp yere yuvarlanmış.

Futbolun gerçek anlamda iyi bir spor olduğunu düşünen Nesin aslına bakarsanız futbola karşı olmadığını çok net olarak belirtir. Futbolun kolektif bir oyun olduğu ve coşkuyu ayakta tutan bir spor dalı olduğundan söz eder. Futbolun bazı iktidarlar döneminde politik üstünlük ve propaganda aracı olarak kullanılmasından ise rahatsızlık duyar. Genel olarak toplumun tüm bireylerinin sağlıklı ve dirençli olma amacından saptırılarak belirli bir zümrenin sportif yeteneğe sahip olmasından şikayet eder. Dönemin altı milyon nüfuslu İstanbul’unda sadece üç stadyumun olduğunu ve burada on birer kişilik iki takımın maç yaptığını geri kalan insanların bu hizmetten faydalanamadığı gerçeğini tokat gibi yüze vurur. Onun gözünde önemli olan ülkede spor yapabilecek yirmi milyon kişi varsa bunların hepsinin tek adımda 1.80 ya da 2 metre atlamalarını sağlayabilmektir. Oysa elli beş milyon insandan sadece bir tanesinin beş metre atlamasının amaçlanmasına anlam veremez. Sporu genel anlamda katkılarından dolayı çok sever ancak bu sebep dolayısıyla karşısında durur. Sporun yapanlar için değil öğretenler için bir meslek olması gerektiğini savunur. Kısacası sporun profesyonel yapısına karşıdır.

Devletin, özellikle futbol ve basketbol gibi kolektif olanlar başta olmak üzere bütün spor branşlarını halkın boşalımını sağlamak ve onların hedefini şaşırtmak için kullandığı gerçeğini açıklamak isteği ona  “Gol Kıralı” romanını yazdırır. “Gol Kralı” daha sonrasında 1980 yılında yönetmen Kartal Tibet tarafından beyazperdeye aktarılır. Filmde saf bir genç futbola düşkün olan kıza hayranlığı nedeniyle futbol oynamaya başlar ancak kızın tek amacı onu kullanmaktır. Filmin başrolünde Türk sinemasının unutulmaz yıldızı Kemal Sunal oynamaktadır. Dönemin önemli yıldızlarının da rol aldığı film için Space’in “Ballad For Space Lovers” şarkısı kullanılmıştır. Ayrıca filmin açılışında kullanılan şarkı 1974 Dünya Kupası’nın tema müziğidir. Dönemin futbolcularının da yer aldığı filmin bir sahnesinde de günümüzde Sivasspor’da teknik adamlık görevini yürüten Rıza Çalımbay’da görünmektedir. Film kitabı kadar beğeni almasa bile bir Yeşilçam klasiği olarak günümüzde yerini korur.

1960 öncesinde Akşam gazetesinde çeşitli spor dallarıyla ilgili yazıları yayımlanan Nesin elbette bunu hep alaycı ve eleştirel biçimde yapar. Birkaç uluslararası halter müsabakasında gazeteci olarak görev alır ve Kırkpınar güreşlerine görevli olarak gider. Kendisine en yararlı spor dalı sorulduğunda “Spor-Toto” cevabını verir. Çünkü adı spor olan ve devletin müsaadesiyle oynanan bir kumar türüdür. Boks ve otomobil yarışlarını bir spor dalı olarak görmez. Hatta bunun tersini kendisine anlatacak birinin hasretini duyar.

Aziz Nesin 1960’lı yılların başından itibaren Zürfettin’e Mektuplar başlığı altında gazetede futbol temalı yazılar yazar. Bu yazıları yazma nedenini ise “artık gazetecilikte ve köşe yazarlığında iş kalmadı en garantisi spor yazarlığı” olarak ifade eder. Beyin denen nesnenin çok ağır olduğunu iddia eden Nesin herkesin beynini taşıyamadığını bu sebeple kiminin beyninin midesine, kiminin göbek altına, kiminin ise ayaklarına indiğini belirtir. Aziz Nesin’in spor yazarlığını tercih etmesinin bir diğer önemli nedeni ise insanların genellikle gazeteyi okumaya son sayfadan başlamaları olur. Futbola olan tutkunun ülkemizin bir gerçeği olduğunun farkına varan Nesin, milyonlarca insanın ilgisini çeken bu gerçeğe kayıtsız kalamaz. Hemen herkesin spor yazılarını okuduğunu fark eder ve tabiri caizse kurnazlık yaparak kendi düşüncelerini spor yazılarının içine harmanlar.

Aziz Nesin

Gazeteciler maçları ağırlıklı olarak kendilerine ayrılan tribünden izlerler ancak Aziz Nesin tercihini halkın içinde maç seyretmekten yana kullanmıştır. Seyircileri seyretmenin maçtan daha önemli olduğunu düşünmüştür.

Aziz Nesin ayrıca 25 Mayıs 1962 tarihinde Zübükspor isimli bir futbol takımının kurulmasına vesile olur. Zübük isimli gülmece gazetesine yazılarını yollayan ancak Aziz Nesin tarafından beğenilmeyip yayımlanmayan eserlerin sahipleri olan Erol İşisağ ve Bülent Habora tarafından Zübükspor kurulur. Zübükspor bir dönem takımını kadın-erkek karması olarak oluştuğundan bu alanda bir örnek teşkil eder.

Aziz Nesin’in futbola ilişkin anılarını ve öykülerini, yazmış olduğu kitaplarda fazlasıyla görmek mümkün. Hatta 1957 yılında İlhan Selçuk’un çıkarmış olduğu bir günlük gazetede “Gol Kralı Sait Hopsait” adında bir spor romanı yazı dizisi yazar. Gazetenin tirajının artmasını sağlayan bu yazı dizisinin kahramanı olarak çok yerde futboldaki beceriksizliğinin verdiği aşağılık duygusunu anlatır. Futbolculuğum, Ağları Yırtan Tırpan Altan, Panayır Kalecisi, Hemşeriler Maçta, Sporcu İnsanlarız Vesselam, Basbayağı Bir Kadri ve Çok Önemli İşi Var futbol üzerine yazdığı hikayelerin bazılarıdır. Ayrıca ilk olarak 19 Şubat 1962 yılında Zübük’te yayımlanan sonrasında Taşlamalar‘da yer alan “Ne Sağcıyız Ne Solcu” başlıklı şiir ile siyaset üzerinden futbola göz kırpar.

Yazının en başında belirttiğim üzere güreş sporuna olan ilgi ve alakası Aziz Nesin’in Akşam gazetesinde güreş sporu üzerine yazılar yazmasına vesile olur. Güreş Takımına Seçilişim, Aşk Uğruna Güreşçi, Yedi Lenger Mamıt Pelvan, Sen Nerenin Pehlivanısın Yiğit? ve Nağra Patlatmalı başlıklı güreşe ilişkin anı ve öyküleri de çeşitli eserlerinde yayımlanır.

Aziz Nesin

Yiğit malı meydanda, işte servet beyanı:

Sayın bayın serveti, koynundaki bayanı…

Yoksul halka gelince, denk atsın ayağını

Çünkü vergi ödemek onun boynunun borcu…

Ne sağcıyız, ne solcu… Futbolcuyuz, futbolcu!

Aziz Nesin, Taşlamalar

CamuSpotu’nun Aziz Nesin Özel Bölümü:


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Steve Harris-West Ham United

Albert Camus: Kalede Bir Filozof

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More