Artun Kütükçü Röportajı

Ankaragücü altyapısında futbol hayatına başlayan Artun Kütükçü ile futbol hayatını konuştuk.

Alt liglerde boy gösteren futbolcular ile yaptığımız söyleşilere devam ediyoruz. Bugünkü konuğumuz Artun Kütükçü.

Artun merhaba bize kendinden ve futbol hayatından bahseder misin?

22 mart 1992 Ankara doğumluyum, futbola küçük yaşlarda Ankaragücü alt yapısında başladım, bu süreçte hayatım boyunca unutamayacağım çok değerli hocalarımla çalıştım. Arif Peçenek, Bonhof Nazmi, Bayram Ercan… Geçmişte profesyonel anlamda yüksek kariyerli birçok hocayla çalışmak avantajımdı.

Arif hocam bu işten ekmem yememde en büyük etkendir belki. 2010 yılından itibaren zaman zaman A takımda bulundum. Ümit Özat, Mesut Bakkal gibi değerli hocalarla çalışma fırsatı buldum ve 2012 yılında profesyonel olarak 1. Lig’de forma şansı buldum. Bu süreçte özellikle Taner Öcal ve Yılmaz Özlem hocamın futbolumu geliştirmeme ve profesyonel hayata geçmemde çok büyük katkıları olmuştur.

Ankaragücü macerandan sonra hangi kulüpler de forma giydin? 

1. Lig ve 2. Lig’de 3 sene Ankaragücü forması giydikten sonra maddi durumlardan dolayı ayrıldım ve sırasıyla Etimesgut Belediyespor, Derincespor, Diyarbekirspor ve Aydındspor 1923 formaları giydim. Belki de kendi isteğimle Ankaragücü’nden ayrılmam kariyer hatam olmuş olabilir.

Unutamadığın veya sende etki bırakın maç var mı ?

Unutamadığım maç Etimesgut Belediyespor forması giydiğim dönem ligde 4-5 takımın skorlara göre küme düşecekken bize beraberlik dahi yaramıyordu. Vanspor ile oynuyoruz ve  1-0 mağlup durumdayken Murat Hacıoğlu 78. ve 84. dakikalarda iki frikik golüyle takımı kümede tuttu. İnanılmaz bir maçtı.

Aydınspor 1923 ile küme düşme yaşadın ve tekrar Aydınspor 1923 ile devam ettin, neden ?

Aydınspor 1923 forması ile 3. Lig’den düştükten sonra böylesine büyük bir camiayı tekrar ayağa kaldırmak adına kurulan güçlü kadro ile Bölgesel Amatör Lig‘de devam etme kararı aldım. Çünkü üzülerek söylemeliyim ki adı profesyonel lig olarak geçse de 3. Lig’de hem tesis hem yönetimsel hem de maddi anlamda oldukça kötü yönetim ve şartlara sahip birçok takım mevcut ve futbolcu kardeşlerim de, sadece adı profesyonel olduğu için, bu zorlu şartlarda defalarca futbol oynamak zorunda kalmışlardır.

Ben de o dönemde, Bölgesel Amatör Lig olsa da, şartlar ve camia olarak çok daha yüksek standartlarda bulunan Aydınspor gibi bir il takımında, maddi şartları da ön plana alarak, devam etme kararı aldım. Bölgesel Amatör Lig‘de profesyonel ligleri hak edecek standartlarda birçok takım mevcut ve şu anda yine şartlarından, yönetiminden, hocalarımdan ve takım arkadaşlarımdan son derece memnun olduğum ve huzurlu olduğum Ankara TKİ Kulübü’nde forma giyiyorum.

Alt Ligler için düşüncen nedir ?

Şunu söylemek isterim ki günümüzde Türk futbolunun özellikle alt liglerde en büyük eksiği antrenman ve sistem. Çoğu arkadaşım, haklı olarak, maddi şartları ön planda tutarak takım seçiyor. Çünkü ihtiyaçları var, ancak gittiğimiz takımlardaki hocaların oyun görüşü, sistemi, bulunduğumuz mevkilerdeki beklentileri de bence seçim aşamasında önemli olmalı. Doğru hoca ve doğru sistem performansımıza olumlu anlamda direkt yansıyor ve bu da iyi sezon geçirmenize, dolayısıyla da gelecek senelerde kazanabileceğimiz iyi kazançlara imkan tanıyor. Bunun en büyük örneğini bu seneki takımımda yaşıyorum.

Ankara TKİ’de ödemelerin az ama öz şekilde futbolculara düzenli ödenmesi ve hocanın sistemine göre oyuncu transfer etmesi bu seneki en büyük başarı sebebimiz. Yani çoğu teknik adam maç sayısına, isme göre oyuncu alabiliyor. Oysaki bizim bu seneki hocamızın -çoğu ismini duyulmamış oyuncular olsa da- sistemine göre oyuncu alması ve takım uyumunun oluşması bizim performansımızda üst seviyelere çekti.

Birçok teknik direktör daha çok futbolcuların oyun tarzlarından ziyade, oynadıkları maç sayıları, hangi menajerlerle çalıştıkları gibi konuları ön planda tuttuğu için çok yüksek miktarda paralar harcayan kulüplerin çoğu başarısız olabiliyor. Bu da alt liglerden futbolcu yetişmesi, üst liglere oyuncu kazandırılması ve futbolcu arkadaşlarımın olan potansiyellerinin ortaya çıkartılması gibi konularda büyük engel teşkil ediyor. Tercih ne kadar yanlış olursa futbolun bir o kadar geri gidiyor.


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Milan’ın Ta Kendisi: Paolo Maldini

Salieri Mozart’a Karşı: Mourinho vs. Guardiola

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More