Güray Kula Röportajı

Futbol hayatına 5 şampiyonluk sığdıran, alt liglerin tecrübeli ismi Güray Kula ile futbol hayatı üzerine konuştuk. 16 yaşında ilk profesyonel maçına çıkışı, yaşadığı şampiyonluklar, unutulmaz anıları…

Güray  merhaba futbola başlama öykünü ve futbol yaşamını bizimle paylaşır mısın?

30.03.1985 İzmir Aliağa doğumluyum evli ve 4.5 yaşında Kerem Erinç isminde bir oğlum var.

Futbol topu ile, bizim zamanımızda meşhur olduğu üzere, sokak aralarında mahalle maçları yaparak tanıştım. Bizler şanslıydık, futbola 8 yaşında Aliağa altyapısında oynayarak başladım. O zamanlar Aliağaspor 3. ligde mücadele ediyordu. 8 sene Aliağa’nın bütün yaş gruplarında oynadım. Sizin vesileniz ile üzerimde büyük emekleri olan altyapı hocalarıma bir kez daha teşekkür ederim.

Bölgesel Amatör Ligde mücadele eden Göztepe, 2008 yılında Aliağa’nın isim ve yarışma haklarını satın alarak 3. ligde mücadele etmeye başladı.

30.09.2001 tarihinde 16 yaşımda ilk profesyonel maçıma Akhisarspor karşısında çıktım ve 90 dakika sahada kaldım. Çok heyecanlıydım, düşünsenize henüz 16 yaşındasınız ve ilk profesyonel maçınıza çıkıyorsunuz. Hata yapma lüksün yoki bir de o zaman papazlık büyük. Allah’a şükür ilk maçımı çok güzel bir şekil de geçirmiştim. Sizin vesileniz ile bana 16 yaşında olmama rağmen güvenerek forma şansı veren Uğur Eren hocama teşekkürlerimi sunuyorum.

2005 yılına kadar Aliağa’da oynadım, daha sonra 20 yaşında, 2. lig ekibi Kahramanmaraşspor‘a transfer oldum. İlk kez bu kadar memleketimden, ailemden ayrı kalıyordum ve çok zorlanmıştım. Bir sezon forma giydikten sonra, 2006-2007 sezonu için 3. lig ekibi Bursa Nilüferspor’a transfer oldum. O senenin devre arası Aykut Kocaman tarafından ekibine izlettirilmişim. Verilen olumlu rapor doğrultusunda Süper Lig takımı Konyaspor’a transfer oldum; ancak ben transfer olduktan sonra Aykut Kocaman takımdan ayrıldı ve beni tanımayan Nurullah Sağlam göreve geldi. Daha sonra kiralık olarak Konya Ereğlispor‘a gönderildim ve 2 sezon Ereğlispor forması giydim.

Konyaspor’da oynama fırsatı bulamadım ve 2008-2009 sezonunda Tavşanlı Linyitspor ile anlaşmaya vardım. Çok güzel bir ortam vardı, iyi geçen sezonun ardından burada ilk şampiyonluğumu yaşadım. Daha sonra 2. lig ekibi Karsspor maceram başladı. Ondan sonra ise Gümüşhanespor ve Menemenspor formalarını terlettim.

Menemenspor‘da yarım devre oynadıktan sonra 2011-2012 sezonu devre arasında Bayrampaşaspor ile anlaştım Hacettepe ile oynadığımız final maçı sonunda Bayrampaşaspor ile ikinci şampiyonluğumu yaşadım. O sezon şöyle bir anım var; Menemen’de oynarken ilgin ilk yarısı Bayrampaşaspor ile oynamak için İstanbul’a geldik. Isınmak için sahaya çıktığımızda öyle bir taraftar vardı, tribünler o kadar ateşliydi ki inşallah bir gün burada oynarım dedim ve nasıl bir kısmetse devre arası Bayrampaşay’a transfer oldum, üstüne bir de şampiyonluk yaşadım.

 

2012-2013 sezonunda transfer sürecinde Ümraniyespor ve Erzincanspor arasında kalmıştım; cazip teklifte bulunan Erzincansopr’a transfer oldum. İyi bir kadromuz vardı ama istediğimiz başarıyı yakalayamadık.

2013-2014 sezonu için Silivrispor ile anlaştım hedef şampiyonluktu ama son maç play-off oynamayı kaçırdık. 2014-2015 sezonunda Eyüpspor ile anlaştım. Burada çok iyi arkadaşlık, kalite futbolcular ve Hikmet Sevim hocamın çok ağır antrenmanları ile 3. şampiyonluğu yaşadım.

Eyüpspor oynadığım dönem, eşim hamile olduğu için çok düşünüp gidip gitmeme arasında kaldığım, daha sonra iyi ki gitmişim dediğim, Niğde Belediyespor’a transfer oldum burada da çok güzel sezon geçirdim, iyi dostlar kazandım. Samsun’daki Beylerbeyispor ile oynayacağımız final maçına 2 gün kala abimi kaybettim ve İzmir’e döndüm. Final maçını oynayamadım ama takım arkadaşlarım maç sonu kupa töreninde görüntülü bağlandılar ve duygusal anlar yaşandı. Niğde Belediyespor ile de  dördüncü şampiyonluğumu yaşamış oldum.

2016-2017 sezonu ikinci evim dediğim Silivrispor tekrar anlaştım. Çok güzel bir oluşum vardı, güzel bir sezonun geçirdim. Erbaaspor ile final maçınından galip gelerek 2. lige çıktık ve ben de beşinci şampiyonluğumu yaşadım. Şampiyonlukta hat trick yapmış oldum; üst üste 3 sene şampiyonluk yaşamıştım.

Bu arada 2001 yılında İsrail’de düzenlenecek kış turnuvasına katılmak için milli takıma çağrıldım ama turnuva iptal edilmişti. Çok üzülmüştüm. Sonra tekrar Rusya ile milli maç için 18.05.2002 tarihinde milli takıma çağrıldım. Bir kez de olsa Milli formayı giymek de nasip oldu.

Kariyerimin sonuna yaklaşmışken 2 sezon önce doğup büyüdüğüm, futbola başladığım yer olan Aliağa FK’ya transfer oldum.

Aliağaspor FK deplasmandan 3 puan ile döndü
Evet oynadığı Bölgesel Amatör Lig olabilir, ama yönetiliş şekliyle; tesisi, stadı, maddi gücü, büyük taraftarıyla -özellikle taraftar grubumuz Yeni Çeriler- kulüp başkanı Kamil Önal ve belediye başkanımız Serkan Acar’ın destekleriyle bu takımın profesyonel takımdan bir farkı yok. Göreceksiniz, en kısa zamanda Aliağa ismini herkes duyacak. Geçen sezon son haftada Derincespor maçını kendi sahamızda kaybettik ve 3. lige çıkamadık. Futbol hayatım boyunca beni en çok yaralayan, üzen maçtır bu maç. Çünkü kendi memleketindesin ve herkes başarı bekliyor. Bu sezon da çok yatırım yapıldı. Şu an istediğimiz yerde değiliz ama bir gün istediğimiz yerlerde olacağız. Bu sene devre arası futbolu bırakarak antrenörlüğe başladım. İnşallah futbolculuk zamanında yaşadığım şampiyonlukları antrenör olarak da yaşamaya devam ederim.

Gençlere önerim kendilerine iyi baksınlar, yemelerine, içmelerine, uyku düzenlerine dikkat etsinler, antrenmanlarda iyi çalışsınlar, ekstra idman yapsınlar, bol bol maç izlesinler. Transfer olurken iyi düşünsünler, transfer hatası yapmasınlar. Çünkü gideceğiniz takım belki de tüm futbol hayatınızı etkileyecek. Futbolda bir karakteriniz olsun.

Bunlar da ilginizi çekebilir;

22 Yaşında Futboldan Kopan Lejyoner: Çağrıhan Ağaç

Özgürlük Savaşçısı: Jean-Marc Bosman

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More