Burçin Yüksel: Geç Gelen Profesyonellik

Futbol hayatına 4 şampiyonluk sığdıran fakat bir türlü profesyonel futbol oynamak için teklif almayan Burçin Yüksel ile çok samimi bir söyleşi gerçekleştirdik.

Keyifli okumalar.

Burçin bize kendinden ve futbola başlama öykünden bahseder misin?

Futbola Samsunspor‘un seçmelerine girerek başladım.

Samsunspor çocukluk aşkımız, hayalimizdi çünkü. Bir şekil de o çatı altında olmak istedim. Babamın emekleri çok bu konuda, ne yapsam hakkini ödeyemem, borç harç yaz okuluna yazdırdı beni. Yaklaşık 500-600 çocuğun arasından 4-5 kisi seçildik. Sonra bütün yaş kategorilerinde oynadım, çok çok iyi olduğum A takıma çıkabileceğim dönemde, trafik kazasında, ayağım kırıldı ve 1 sene futbol oynayamadım.

Dönüşümde zor oldu o dönem. Necmi Öksüz hocam elimden tuttu Allah razı olsun. Dönüşümde daha kararlı ve cesaretli olmamı sağladı. Tabii ki sonraki aksilikler dahilinde Samsunspor‘dan ayrılarak Gazi Belediyespor‘a transfer oldum. (Takımın adı daha sonra İLKADIM BELEDİYESİ YABANCILAR PAZARI SPOR olarak değişti.)

İlk baslarda hocam şans vermedi, hatta babam, ”burada oynamayacaksan nerede oynayacaksın bilmiyorum artık” dedi, çok zoruma gitmişti bu sözü.

Daha sonra hocamın şans vermesiyle çok çok iyi 2 sezon geçirdim.  Antalya Süper Amatör ekibi Finike‘den teklif aldım ve Finike’ye geldim. O zamanlar Bölgesel Amatör Ligi henüz kurulmamıştı. 18 yaşındaydım, çok yetenekli futbolcular vardı takımda, kendimi gösterme fırsatım oldu, çok güzel bir sezon geçirdim ve tekrar Samsun’a döndüm. Dikbıyık Belediyespor, İlk Adım Belediye Yabancılar Pazarıspor formaları giydim. Samsun dışına çıkmak istemiyordum fakat bu şekilde devam edersem her hangi bir kazancım olmayacak, amatör, sıradan bir oyuncu olarak kalacağımı düşüncesi ağır basınca üst liglerde takım arayışına girdim. Dönemin yine Samsun ekibi olan ve Bölgesel Amatör Ligde mücadele eden 1930 Bafraspor ile anlaşmaya vardım, yine Samsun dışına çıkamamıştım. Ligi lider olarak tamamlayarak play-off oynamaya hak kazandık. Play-off ‘ta rakibimiz Çorum Belediyespor olmuştu. Bütçe olarak bizden çok daha iyi imkanlara sahip olan ekip karşısında maçın daha 15.’inci dakikasında 1-0 geriye düştük, çok uğraştık ama rakip oyuncuları yerden kaldıramadığımız için 1-0 mağlup olarak elendik.

 

Profesyonel olmak için önüne bir hedef koymadın mı ? 

Bölgesel Amatör Lig aslına bakarsanız ilk kuruluşundan son 3-4 yıl öncesine kadar maddi olarak çok tatmin ediciydi. Şampiyonluk hedefi olan ekipler, oyunculara astronomik rakamlar teklif ediyordu. Ben de iyi sezon geçirince gelen teklifler hep iyi oluyordu.

Şampiyonluk yaşayan oyuncu sezon başında 70-80 Bin TL’ye anlaştığı rakamları bir sonraki sezon 150-200 Bin TL’ye getirebiliyordu. Bölgesel Amatör Lig’de şöyle bir şey var; BAL oyuncusu olarak CV’nizde bir şampiyonluk ibaresi varsa transferiniz çok kolay oluyor.

Hal böyleyken ben Bölgesel Amatör Lig’de futbol hayatıma devam ediyordum, Zonguldakspor, Bartınspor, Çarşambaspor, Somaspor, 52 Orduspor formaları giydim. Zonguldakspor, Somaspor ve 52 Orduspor ile şampiyonluklar yaşadım. Çok güzel anılar, günler geçirdim. Şampiyonluklar yaşadığım dönem sevgili eşim Büşra ile evlendim, şampiyonlukları eşim Büşra ile birlikte kutladık bana çok büyük desteği oldu. Doğruyu söylemek gerekirse evlendikten sonra kendime geldim, toparlandım. Eşimin büyük desteği oldu, her maçımda tribünden beni izledi, destekledi. Futbolla yakından ilgilenen bir eşiniz varsa sahaya çıktığınız zaman kötü oynama şansınız olmuyor. Maçtan sonra evde o müdahale orada olmazdı, o nasıl bir müdahale, kademe nerede hey gibi cümleler duymak istemiyorsanız iyi oynamak ZORUNDASINIZ.

3 kez şampiyonluk yaşadın, devam edelim diyen ekip olmadı mı ?

Takım 3. lige çıkınca amatör oyunculara, senin işin bu kadar, hadi teşekkürler deniliyor. Sanırsınız 3. ligde futbol oynayan oyuncuların ekstra bir özelliği var. Oysaki birçoğu yanına pas veremiyor, hatta para için Bölgesel Amatör Lig’e dönen oyuncuların, koca sezonda 3-5 maç ile sezonu bitirdiğine şahit oluyoruz. Bizler takımları şampiyon yapıyoruz, üst lige gönderiyoruz; 3. ligin ekstra teknik adam ve futbolcuları ise takımları düşürüp bize geri gönderiyor. Bizim oynamış olduğumuz Bölgesel Amatör Lig inanın çok zor. Taktik yok, bam bam diyorlar ya, işte aynen öyle. Bölgesel Amatör Lig’de takımların 1 ya da 2 mağlubiyet alması şampiyonluk ümitlerinin tamamen bitmesi demek. 3. ligde öyle değil, ligi ilk 5 içinde bitirmen yeterli. Lider üst lige çıkıyor, 4 takım play-off oynuyor. Bizde hep stres, lider değilsen statü gereği play-out var. İl kontenjanı varsa küme düşme tehlikesi var. Geçmişte örnekleri var, ligi 2. bitiren takım yerel lige düştü. Ligin büyük bütçeli takımları Yeni Amasyaspor, Sinopspor, Büyükçekemcespor, Gaziosmanpaşaspor, Kartalspor bugün kendi illerinin yerel liglerinde oynuyor. Kısacası teklif gelmedi. (Burada gülüyor)

ve Serik Belediyespor transferin…

Futbol hayatım Serikspor ile anlaşmam ile değişti. Öncelikle Mehmet Şansal hocamın ve giden 2 hocamın büyük emeği var eksik olmasınlar. Bölgesel Amatör Lig’de açık ara fark ile şampiyon olduk. Kulüp, kalmam yönünde teklif yaptı, şaşırmıştım, teklifi düşünmeye gerek yoktu. Evim dediğim Serik Belediyespor’un artık, 29 yaşımda, profesyonel oyuncusu olmuştum.

Profesyonel hayatımın ilk sezonunda final oynadım, penaltılarda 2. lig kapısından döndük.

1930 Bafraspor’da oynadığım dönem 3. lige terfi maçında finalde kaybettiğimiz Yeni Çorumspor, bu kez beni Serik Belediyespor forması ile bulmuştu.

Röportajı bitirirken son cümlelerini alalım. 

Futbol hayatım bu şekilde ilerlerdi. Bunları anlatmadaki nedenler; gençler asla vazgeçmesin, çalışsın, gocunmasın, ilk önce hatayı kendilerinde arasınlar diyedir.

Ülkemizde öncelikle altyapılara destek verilmeli. Destek verilmeli derken, hadi hemen al bütün gençleri üst liglerde oynat değil; ancak oralara maddi manevi olanak sağlanarak, sonuçlar ne olursa olsun, altyapıdan her sene  1-2 oyuncunun direkt A takımda oynatılarak futbola kazandırılmaları lazım. Burada iş idealist teknik adamlara düşüyor. İnşallah bundan sonraki dönemler altyapıdan daha fazla oyuncu çıkarır, o gençleri ilk önce kendi liglerimize, daha sonra Avrupa liglerine kazandırmış oluruz.

Röportaj için büyük emek veren Büşra Hanım’a teşekkürlerimizle

Bunlar da ilginizi çekebilir;

Rosetta Davası: İlk Skandal

Ateş ve Buz: Michael Schumacher – Mika Hakkinen

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More