Bir Futbol Gezgini – Róbson de Souza

Bir kariyer kaç defa yeniden başlatılabilir sorusuna hayli iddialı bir cevap; Robinho

25 Ocak 1984’te dünyaya gelen Róbson de Souza, namıdiğer Robinho futbola, Brezilya’nın Avrupa’ya açılan pencerelerinden, Santos’ta başladı. Elano gibi, Diego gibi, Rodrygo gibi, Gabriel Barbosa gibi ve Neymar gibi o da erken yaşta Avrupa’nın yolunu tuttu ve 2005/2006 yılında Real Madrid’e 24 milyon Euro karşılığında transfer oldu.

Robinho Real Madrid’e transfer olduğunda, futbol tarihinin gelmiş geçmiş en pahalı oyuncu gruplarından birine dahil olmuştu. 2005/2006 sezonunda Real Madrid’in hali hazırda bulunan Raul, Ronaldo, Zidane, Beckham, Guti gibi yıldızların yanı sıra Robinho’yla beraber iki ofansif oyuncu daha, Cassano ve Baptista da kadroya katıldı. Genç yaşına ve ilk Avrupa tecrübesini yaşamasına rağmen bu yıldızların arasından sıyrılıp kendine ilk 11’de yer bulan Robinho, ilk sezonunda toplam 51 maça çıktı ve 12 gol 5 asistlik bir performans gösterdi. Ne var ki Robinho ve arkadaşlarının performansı şampiyonluk için yeterli olmadı ve ligi Barcelona’nın 12 puan gerisinde 2. sırada tamamladılar. Şampiyonlar Ligi’nde de son 16’da Arsenal’e, İspanya Kral Kupası’nda da Zaragoza’ya elenen Real Madrid sezonu kupasız kapattı. Ertesi sezon lig şampiyonluğuna ulaşan Real Madrid’de Robinho, 32 lig maçında 6 gol 5 asistlik katkı vermeyi başardı. 2007/2008 sezonu ise Robinho’nun Real Madrid’deki en iyi bireysel performans gösterdiği sezondu. Şampiyonlar Ligi’nde 6 maçta, 4 gol 4 asist, ligde ise 32 maçta 11 gol 8 asistlik katı yapan Robinho adeta parlıyordu.

Ronaldo’nun gidişinden sonra bir başka Brezilyalı’nın, Robinho’nun onun yerini doldurup dolduramayacağı konuşulur olmuştu fakat Robinho ayrılık kararı aldı. Belki de kariyerindeki en büyük hata buydu. O dönemde Real Madrid’in ısrarla Cristiano Ronaldo’yu transfer etmek istemesinin kendini değersiz hissettirdiğini bu yüzden ayrılmak istediğini söyleyen Robinho’nun sonraki durağı İngiltere olacaktı. 43 Milyon Euro karşılığında Manchester’ın mavilerinin yolunu tutan Robinho aslında bir başka takıma, Londra’nın mavisine yani Chelsea’ye transfer olmak istiyordu. O dönemde Chelsea’nın başında vatandaşı Luiz Felipe Scolari vardı ve Robinho’yu çok istiyordu fakat futbol tarihinin en enteresan transfer fiyaskolarından biri yaşandı ve Real Madrid Robinho’yu Chelsea’ye satmaktan vazgeçti. Transfer resmiyet kazanmadan önce internet sitesinde Robinho t-shirtleri satmaya başlayan Chelsea’nin bu kibirli tavrı yüzünden Real Madrid yönetimi oyuncuyu Chelsea’ya satmaktan vazgeçti ve Manchester City’le anlaştılar.

Şeyh Mansour’un Manchester City’e ilk hediyesi olan Robinho kulüp tarihinin en pahalı transferi apoletiyle sezona başladı ve ona güvenenleri hayal kırıklığına uğratmadı. 2008/2009 sezonunu 10. tamamlayan Manchester City’de işler istendiği gibi gitmemiş olsa da Robinho takımının ligde attığı 58 golün 19’una doğrudan katkı vererek (14 gol 5 asist) adından söz ettirmeye başlamıştı.

Sonraki sezon, herkes daha iyi bir Manchester City ve Robinho beklerken 2009/2010 sezonu hiç de istendiği gibi olmadı. Sene başında ağır bir bilek sakatlığı yaşayan Robinho yaklaşık 2,5 ay sahalardan uzak kaldı. Sakatlığını atlattıktan sonra forma şansı bulmakta zorlanan Robinho, takımın teknik direktörü Roberto Mancini’yle anlaşmakta güçlük çekti ve ocak ayında kiralık olarak eski takımı Santos’a döndü. Sezonu Brezilya’da tamamladıktan sonra Manchester’a dönen Robinho için ayrılık vakti gelmişti. Belki de Avrupa kariyerinin en güzel günlerini geçireceği Milan’a 18 milyon Euro karşılığında transfer oldu ve böylece İtalya macerası başladı. İlk sezonunda çıktığı 45 maçta 15 gol 6 asistlik performans gösteren Robinho bir başka genç Brezilyalı Pato ve tarihin gelmiş geçmiş en büyük santraforlarından Zlatan İbrahimovic’le birlikte takımını Serie A şampiyonluğuna taşımayı başardı. Ligin 34. haftasında Brescia deplasmanında 82. dakikada attığı galibiyet getiren golle takımına çok kritik bir üç puan kazandırmıştı.

Bu arada Milan’ın 2010/2011 sezonundan beri tekrar şampiyonluk yaşayamadığını da hatırlatalım. Milan’da geçen 4 sezon, 144 maç, 32 gol ve 32 asistten sonra Robinho için bir kez daha ayrılık vakti gelmişti. 30 yaşına merdiven dayayan Robinho tekrar her şeyin başladığı yere, Santos’a döndü ve 2014/2015 sezonunu orada geçirdi. Kariyerinin sonlarına gelen Robinho’nun Brezilya’da birkaç sezon daha oynayıp futbolu bırakacağı düşünülürken o herkesi şaşırtarak 2015/2016 sezonu için Çin’in Guangzhou Evergrande takımıyla anlaştı. Fakat buraya fazla dayanamayan Robinho’nun Çin macerası kısa sürdü ve devre arasında tekrar Brezilya’ya, bu kez Atletico Mineiro’ya döndü. Atletico Mineiro’da oldukça iyi günler geçiren Robinho burada geçirdiği 2 sezonda 68 maça çıktı ve 21 gol – 11 asistlik bir performans sergiledi.

 

33. yaş gününe 2 gün kala kendini bulduğu bu şehir ona yepyeni bir maceranın kapılarını açacaktı.

Robinho’nun Sivas’a gelişi mi daha ilginç yoksa Cicinho ve Roberto Carlos’tan sonra Sivas’a gelen 3. eski Real Madridli olması mı daha ilginç gerçekten karar vermesi çok zor. Bedelsiz olarak geldiği Sivas’ta, ilerlemiş yaşına rağmen 2017/2018 sezonuna adeta damga vuran ve çıktığı 14 maçta 4 gol 3 asistlik katkı sağlayan Robinho, 2018/2019 sezonuna da kaldığı yerden devam etti ve takımına 16 maçta 8 gol 2 asistlik katkı sağladı. Robinho kariyeri boyunca üst düzey takımlarda oynamış ve sahip olduğu meziyetleri tartışamayacağımız kalitede bir oyuncu. Bu kalitesine özverisini ve takımı sahiplenişini de eklediğimiz zaman Sivas’ta geçirdiği bir yılda başta Sivassporlular olmak üzere hepimizin sevgisini ve saygısını tekrar kazandı.

Robinho’nun Sivas’ta gösterdiği yüksek performans acaba onu büyük takımlardan birine taşımaya yeter mi derken Başakşehir devreye girdi ve bu performansı ödüllendirdi. 2 milyon Euro karşılığında Sivas’tan transfer edilen yıldız futbolcuyla 1,5 yıllık sözleşme imzalandı. Geçtiğimiz günlerde Türkiye Kupası’ndan da elenen Başakşehir tamamen lige odaklanmış durumda ve şampiyonluğun en büyük favorisi konumundalar. 2 sezondur şampiyonluk yarışından son haftalarda kopan Başakşehir kadrosundaki tecrübeli ve kritik anlarda sorumluluk alabilecek oyunculara bir yenisini ekledi. Bakalım Robinho yıllar sonra Avrupa’da bir şampiyonluk yaşayabilecek mi? Üstelik şampiyon olamasalar bile Şampiyonlar Ligi’ne katılmaları çok yüksek ihtimal, Robinho yıllar sonra döndüğü Şampiyonlar Ligi’nde ne yapabilecek bunu hep birlikte göreceğiz. Başakşehir’e ne kadar katkı sağlayacak bunu kestirmek zor ama Sivas’ta yaptıkları bile onu güzel hatırlamamız için yeterli olacaktır. Yolun açık olsun, sen artık bizden birisin Robinho!

 

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More