Inter’in 3 Kupalı Rüya Sezonu; 2009-2010

Jose Mourinho’nun Inter’inin 2009-2010 sezonunda yaptıkları…

Futbol tarihinde bazı takımların yakaladığı bazı kadrolar vardır. Bu kadrolar elde ettikleri başarılarla, diğer takımları domine etmeleriyle veya oynadıkları göze hoş gelen futbol ile akılda kalırlar ve üstünden zaman geçmesine rağmen hep hatırlanmaya devam ederler. Birkaç örnek verecek olursak;  2002 Brezilya, 2006 Arsenal, 2009 Barcelona gibi örnekler verebiliriz.

2010 Inter’i yukarıdaki takımlar gibi kendi döneminde büyük başarılara ulaşmış bir takımdı ancak yukarıdaki takımlardan ayrılan birkaç özelliği vardı. Genellikle yıllar sonra bile aklımızda kalan, bu takımlardaki yıldız futbolculardır. 2002 Brezilya kadrosunda Ronaldo, Ronaldinho, Roberto Carlos, Rivaldo, Cafu gibi isimler; 2006 Arsenal’inde ise Dennis Bergkamp, Henry, Ljungberg, Gilberto Sİlva gibi isimler; 2009 Barcelona’sı deyince de aklımıza ilk olarak Eto’o, Messi, Henry, Xavi, İniesta Puyol gibi isimler aklımıza gelir. Bu takımlarla ilgili ne zaman bir sohbet başlasa, neredeyse hepsinde ilk başta oyuncuları saymaya başlar; “vay be ne takımdı…” deriz ancak 2010 model Inter için bu geçerli değil. 2010 Inter’i denildiği anda eminim birçok futbol severin aklına ilk olarak oyuncular değil de Jose Mourinho gelmiştir.  Bunun bana göre en önemli sebebi; yukarıda verdiğim örnekteki gibi takımlar, dönemlerinin kadro olarak belki de en iyisi sayılabilecek takımlarıydılar. Fakat Inter için durum hiç de öyle değildi. Inter’in Şampiyonlar ligi şampiyonu olduğu 2010 yılında dönemin en iyi kadrosuna (büyük çoğunluğun kabul edeceği üzere) Barcelona sahipti.

Barcelona 2009-2010

Barcelona’nın bu inanılmaz kadrosu yenilmez olarak nitelendiriliyordu. Bir önceki sene katıldıkları her kupayı kazanmışlar ve sezonu 6 kupa ile kapatarak harika bir başarı yakalamışlardı. Belki dünya tarihinin bu en iyi kadrolarından birini eleyerek Şampiyonlar Ligi’ni kazanması, Mourinho’nun Inter’inin hala akıllarımızın köşesinde yer etmesinin en büyük sebebi oldu. Inter, finalde Bayern Münih’e kaybetseydi; Bayern’in yıllar sonra, şimdiki Inter’in hatırlandığı gibi hatırlanmayacağı çok aşikar.

2006’da Inter, Juventus’un küme düşürülmesiyle birlikte Serie A’da şimdinin PSG efsanesine benzeyen bir hegemonya kurmuştu. İtalya’da sezon başlarında Inter’in şampiyonluğuna kesin gözüyle bakılıyordu. 2006’dan beri 3 kere üst üste şampiyon olmuş bir takıma 2008 yılında Jose Mourinho getirildi. 2009 yazına girilirken Mourinho’nun Inter’i Serie A’yı, Juventus ve Milan’ın 10’ar puan önünde şampiyon bitirse de bu doğal karşılandı. Hatta ‘’Inter’i İtalya’da babam da şampiyon yapar’’ gibi laflar söyleyen insan sayısı bir hayli fazlaydı (O dönemde aynı söz, Guardiola’nın Barcelona’sı için söyleniyordu ve yıllar sonra aynı söz yine aynı kişiler tarafından Zidane’ın Real Madrid’i için de söylenmeye devam etti). Bu tartışmalar içinde, Inter 2009 – 2010 sezonuna Zlatan İbrahimovic’i Barcelona’ya kaptırsa da Genoa’dan Diego Milito, Bayern Münih’ten Lúcio, Barcelona’dan Samuel Eto’o, Real Madrid’den Wesley Sneijder gibi önemli isimlerle şampiyon kadrosunu güçlendirdi.

Inter 2008-2009
Inter 2009-2010

Inter’in 2009 ve 2010 kadroları arasındaki fark bu şekildeydi. Aslında ezeli rakiplerinin 10’ar puan önünde şampiyon olmuş bu soldaki takımdan İbrahimovic hariç önemli  bir isim ayrılmamasına rağmen ilk 11’den sadece 5 kişi, gelecek sezondaki takımın ilk 11’ine yerleşebildi. Böyle bir değişimi de Mourinho’dan başkasının bu kadar kolay yapma olasılığı da bayağı düşüktü.

2009-2010 sezonunda Serie A’da 35. Hafta öncesinde Roma, Inter’in bir puan önünde liderdi, fakat bitime 4 hafta kala evinde Sampdoria’ya 2-1 yenildi. Dakikalar henüz 14’ü gösterdiğinde Roma, Francesco Totti ile öne geçmesine rağmen; Giampaolo Pazzini’nin iki golüne engel olamayarak galibiyeti ve sonraki haftalarda Inter’in puan kaybetmemesiyle de şampiyonluğu kaçırmış oldu. (Ertesi sezon Pazzini belki de bu golün de etkisiyle Inter’e transfer oldu.)

Şampiyonlar Ligi’nde ise Inter bambaşka bir tarih yazacaktı. F grubunda Barcelona, Rubin Kazan ve Dynamo Kiev ile birlikte yer aldı. Son maça kadar süren üst tur mücadelesinde 6. Maçta evinde Rubin Kazan’ı yenen Inter, Barcelona’nın arkasından gruptan çıkmayı başardı.

Son 16 turunda D grubundan Porto, Atletico Madrid ve Apoel Nicosia’nın önünde lider çıkan Carlo Ancoletti’nin çalıştırdığı Chelsea ile eşleşti. İngiltere’deki ilk maçta Milito ve Cambiasso ile goller bulup Salomon Kalou’nun golüne engel olamamalarına rağmen maçı 2-1’lik skorla kazandılar. İkinci maçta uzun süre 0-0’lık beraberlik bozulmadı. Chelsea’ye tur için yemeden atılacak iki gol yetiyordu ancak 78. dakikada Sneijder’in savunma arkasına attığı güzel pası Samuel Eto’o golle değerlendirdi. Ve bu gol tabiri caizse Chelsea’nin fişini çekti. Çeyrek finalde nispeten kolay bir rakip olan CSKA Moscow ile eşleştiler. İki maçı da 1-0 kazanarak adlarını son 4 takımın arasına yazdırmayı başardılar. CSKA Moscow eşleşmesinden sonra bu sefer büyük kayaya tosladılar. Karşılarında dünya futbolunu domine eden Pep Guardiola’nın Messi’li Barcelona’sı vardı.

İtalya’da oynanan ilk maçın ilk 11’leri yukarıdaki gibiydi. Tahmin edileceği gibi Barcelona’nın kontrolünde giden maçta Barcelona, Pedro’nun golüyle öne geçti. 10 dakika sonra Sneijder durumu eşitledi. İkinci yarının hemen başında kontra atakla etkili gelen Inter, Maicon’la 2-1 öne geçmeyi başardı. Dakikalar 61’i gösterdiğinde Milito ile durumu 3-1 yapan Inter, kalan sürede kalesini gol yemeden savunmayı başardı. İkinci maçın daha 28. dakikasında Inter’li Thiago Motta kırmızı kart gördü. Barcelona bir sürü gol pozisyonuna girdi. Bazılarına göre şanssızlık, bazılarına göre beceriksizlik, bazılarına göre Mourinho ve Inter savunması (otobüsü) ve bazılarına göre de hakemlerin yardımı sayesinde 84. dakikaya kadar kalesini gole kapattı. 84. dakikada Pique bir stoper oyuncusundan beklenmeyecek bir teknikle golünü attı ama kalan süre Barcelona’ya 2. Golü bulmak için yetmedi.

Yarı finalin diğer eşleşmesinde Lyon’u deviren Bayern Münih Şampiyonlar Ligi’nde Inter’in son rakibi oldu.

2010 Şampiyonlar Ligi Finali Inter 11’i
2010 Şampiyonlar Ligi Finali Bayern Münih 11’i

O dönem sakatlık sorunlarıyla boğuşsa da Bayern Münih maça fena başlamadı. İvica Olic ve Robben ile bazı fırsatlar yakaladılar fakat değerlendiremediler. 35. dakikada aslında o sezon boyunca Inter’in özellikle Şampiyonlar Ligi’nde bir çok kez yaptığı ve rakip takım taraftarlarını sinir eden bir olay yaşandı. Julio Cesar aut atışını kullandı. Rakip yarı sahanın ortasında Milito, Sneijder’e topu indirir indirmez savunma arkasına koştu. Snejder, Demichelis’in Milito’yu kaçırdığını görür görmez pasını verdi ve Milito güzel bir vuruşla topu ağlara gönderdi. Inter’in bu golü atması için toplamda sadece 3 pas yapması yetmişti.

İki fotoğraf karesiyle anlatılabilen bu golden sonra sahada, topa daha fazla sahip olmasa da gol pozisyonlarını daha fazla bulmaya başlayan bir Inter vardı. İlk yarının sonlarında Eto’o ve Sneijder net pozisyonlardan yararlanamadılar. İkinci yarı başında, iki takımda pozisyonlar bulmaya başladı ama rakip takımın kalecisini geçemediler. Maçın son bölümüne doğru, yenik durumdaki Bayern baskıyı arttırmaya başlamıştı. Ama sahada (Bayern’in iki ağır stoperinin etkisinden midir bilinmez) kariyerinin belki de en iyi maçını oynayan bir futbolcu vardı: Diego Milito. Dakika 70’te rakip yarı sahanın ortasında topla buluştu. Rahatça topu sürdü. Karşısında Van Buyten vardı. Van Buyten ve Bayern savunmasındaki diğer oyuncular Milito’nun top sürüşünü izlerken keyif alıyor gibiydiler. Milito, 5 saniye boyunca topu ceza sahasına getirene kadar sürdü. Ceza sahasına girer girmez topu sağ ayağı ile Van Buyten’in bakışları arasında soluna doğru çekti. Bu hareketle bir anda rakibini geçip kaleciyle karşı karşıya kaldı ve maçtaki ikinci golünü attı. Kupayı Inter’e getiren oyuncu oldu.

İtalya Kupasını da finalde Roma’yı finallerin adamı Diego Milito’nun tek golüyle geçen Inter kazandı. Böylece Inter; rüya gibi geçen 2009-2010 sezonunda Serie A, İtalya Kupası ve Şampiyonlar Ligi’ni kazanarak 3’te 3 ile sezonu kapatmış oldu.

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More