FOOTBALL MANAGER’I YAŞAMAK: GENÇ YETİŞTİRME VE ADAPTASYON

Bütçe rahatlatan, lazımsa tek transfere yüz milyon Euro harcayabilmenizi sağlayan, kadro kayıt kurallarını kara kara düşünmenizi engelleyen altyapı hakkındaki yazımla karşınızdayım.

Dakika 87… Uzun bir sezonun ardından son paslar yapılıyor, son kez yükleniyor takım… Menajer endişeli, kulüp başkanı endişeli, oyuncular tedirgin, ortam oldukça gergin… Turlar teker teker geçilmiş ancak takım ile Şampiyonlar Ligi kupası arasında bir rakip var ve rakip önde, üstelik dakikalar 87’yi gösteriyor… O da ne? On altı, on yedi yaşlarına tanık olduğunuz altyapı oyuncunuz ceza sahası içinde golü buluyor, maçı uzatmalara götürüyor ve geriden gelen takım bunun motivasyonuyla birlikte uzatmalarda maçı koparıyor!

Ne senaryo ama… Hangimiz böyle bir senaryoyu yaşamaktan keyif almayız ki? İşin güzel tarafına gelelim, bu tip senaryoları yaşamak hiç de imkansız değil. Hatta ve hatta doğru adımları atarsanız, oldukça kolay. Gelin şimdi de genç oyuncuları altyapımıza nasıl kazandırabileceğimize, nasıl geliştirebileceğimize, nasıl kadromuza yerleştirebileceğimize bakalım.

Adım 1: Tesisler ve Ağ

Öncelikle her şeyin başı seçim ağınız ve tesisleriniz. Bugün Messi’nin ayağına üçgen bir futbol topu verseniz, kuvvetle muhtemel sudan çıkmış balığa döner. Ronaldo hayatı boyunca mahalle aralarındaki spor salonlarında çalışsa, şu anki fiziğine kavuşabilir miydi? Tesisler mühimdir. Ağ da. Peki tesisleri ve ağımızı nasıl genişletebiliriz?

Cevabı basit, yönetimle konuşarak. Yönetimle konuşma yaparak genç kazandırma ağınızı mümkün olduğu kadar genişletmelisiniz. Ağınızın genişlemesi için atacağınız ilk adım bu olmalı. İkinci adım da oldukça mühim. Pilot kulüpler! Mevcut Leverkusen kariyerimde Fransa için Sochaux, İsviçre için Luzern, Portekiz için Boavista ile anlaşmam var, her sene oyuncu seçmelerinde muhakkak İsviçreli, Portekizli, Fransız oyuncuları görüyorum. Üstelik takip ettiğim pilot kulüpler oldukça yetenekli gençler yetiştirebiliyor şayet altyapı tesisleri iyiyse. Onları henüz kimse keşfetmeden görmek hayli iyi oluyor, ucuza büyük yetenekleri takıma kazandırabiliyorsunuz.

Tesislere gelelim… Bu çocuklar çok çalışmak, çok antrenman yapmak zorundalar. Bu antrenmanları da tesislerde yapacaklar. Yönetiminizle konuşarak tesislerinizi zaman içinde en son seviyeye çekmeye çalışın, faydasını göreceksiniz.

Adım 2: Doğru Hocalar ve Doğru Antrenmanlar

Büyük bir kulüpseniz, genç takımınız muhtemelen üç kulvarda yarışır. UEFA Avrupa Gençlik Ligi/UEFA Şampiyonlar Gençlik Ligi, Gençler Kupası ve Gençler Ligi. Üç kulvarda oyuncularınız hayli maça çıkar, dolayısıyla oynamak konusunda bir problem yaşamazlar. Mühim olan bu çocuklara iyi antrenman da yaptırabilmek. Antrenman konusunda söyleyeceğim şu: Yüklenin. Dengeli antrenmanı yüksek yoğunlukta yaptırdığınız gençler, maç da oynayarak muhakkak gelişeceklerdir.

Doğru antrenmanları, doğru hocalar yaptırır. Doğru antrenmanlarda sakatlığı, doğru spor bilimcileri önler. Gençleriniz için hocaları titizlikle seçmelisiniz. Genç takımlara personel bulmak zordur. Muhakkak günümüzün ünlü ve yaşlı futbolcularını takip edin. Futbolu bırakınca çoğu futbolun içinde kalmak için personel olarak işe alınabilir hale gelecektir. İçlerinden iyi olanları ve halihazırda genç takım personeli olarak çalışmaya gönüllü insanları işe alın.

Adım 3: Oyuncu Gelişimi ve Hazırlama

Oyuncular, üç aşağı beş yukarı nasıl bir profile sahip olacağını belli eder. Çok absürt yeteneklere sahip olmayan her oyuncunun gelişimi çalışkanlık ve kararlılık özelliklerine bağlıdır. Çalışmayan oyuncular, bahsettiğim gibi üst düzey isimler değilse, gelişemezler. Tembel, gamsız oyunculara en baştan yol verin. Oyuncuların gelişimine gelirsek, ben hep şu formüle sadık kalırım:

Kaleci: Kalecilik çalışır. Refleks veya Birebir özelliğine ekstra antrenman veririm.
Bekler: İki yönlü bek çalışır. Pas özelliğine ekstra antrenman veririm. Oyunu beklerden kurarım.
Stoperler: Pasör stoper çalışır. Eksik savunma özelliği ne ise ona ekstra antrenman veririm.
Defansif Orta Saha: Defansif orta saha çalışır. Pas özelliğine ekstra antrenman veririm. Savunmanın önünde kısa paslarla yetenekli oyuncuları topla buluşturmak mühimdir.
Orta Sahalar: Gezgin oyun kurucu çalıştırırım. Pas özelliğine ekstra antrenman veririm.
Kanatlar: İç forvet çalıştırırım. Sıklıkla topsuz alan ekstra antrenman veririm.
Forvetler: Tam forvet çalıştırırım. Bitiricilik ekstra antrenmanı veririm.

Peki bu oyuncuları nasıl hazırlayacağız? Daha genç yaşlarda oyuncuların yeteneklerine göre onlara oyun tercihlerini aşılayın. Pasör bir oyuncunun vizyonu ve tekniği düşükse daima kısa paslarla oynaması için çalıştırın. Süratli ve tekniği yüksek bir oyuncunuz varsa kanatlardan top sürmesi için çalıştırın. Oyuncunun yeteneklerine göre oyun tercihlerini seçmek, oyuncunun yeteneklerini sahaya daha rahat yansıtmasına yardım eder.

Adım 4: Oyuncuyu Kullanmak

Öncelikle, asla ama asla oyuncunuzu üç yıl boyunca istihdam etmeden kiralamayın. Altyapı kontenjanına dahil olmayan altyapı oyuncusu can sıkıcı olabilir. Üç sene içinde kuvvetle muhtemel oyuncunuzu kadronuzdaki tecrübeli oyuncularla birebir çalıştırabilir, geliştirebilir, doğru oyun tercihlerini oyuncunuza ekleyebilirsiniz. Bu üç senenin sonunda iki şık var: Ya oyuncuyu kadronuzun durumuna göre ilk on bire veya rotasyona yazarsınız, ya da süre alabilmesi için kiralık gönderirsiniz.

Oyuncunuz şayet kiralık gidiyorsa şunlara dikkat etmelisiniz:
1- Kiraya gönderdiğiniz oyuncunun oynayacağı lige.
2- Kiraya gönderdiğiniz oyuncunun oynayacağı takımın antrenman tesislerinin kalitesine.
3- Kiraya gönderdiğiniz oyuncunun ilk on bir oynatılmak için kiralanmasına.

İlk on birde oynamayacaksa, oyuncuyu kiralamak hiçbir işe yaramayacaktır. Ancak ilk on birde oynarsa ve takımın antrenman tesisleri en azından iyi seviyedeyse bu kiralama işleminin size olumlu etkisi olur.

Peki, bu altyapı sistemi bana neler kazandırdı? Şöyle bir bakalım:

Bir sene boyunca Bochum’da maç tecrübesi kazanan Marin Colic, ilk 11 oyuncusu olmak için takıma geri döndü.
A takım için yeterli olduğunu düşündüğüm Tom Kaufmann, ilk 11’in değişmez parçası oldu.
Üst düzey bir forvet olan Olaf Tobor da kiralık gitmeden ilk on bire girenlerden. Büyük futbolcu.
Ligin ilk yarısını 17 maçta 13 gol 4 asist ile kapatan Lars, benim takımım için yeterli olmasa da bana çok para kazandıracak gibi. Doğru kiralık formülü ekonomik olarak da kazandırır!

Bunlar gibi gençler yetiştirmek inanın zor değil. Formül basit, zaman ister ancak basit: Geniş bir ağa sahip olacaksınız, iyi tesislerde iyi hocalarla çalışacaksınız, oyuncunuza doğru özellikler katacak ve günü geldiğinde doğru yere kiralayacak ya da ilk on bire/rotasyona ekleyeceksiniz.

Leverkusen ile hedef, on bir alt yapı oyuncusuyla kulüp tarihinin ikinci şampiyonluğunu kazanmak. Hayat, neden olmasın? Hepinize bol şanslar sevgili okurlar. Plase Dergi’yi takipte kalın, futbolla kalın, hoşça kalın!