Avrupa Futbol Şampiyonası ve Türkiye

Türk'ün Avrupa Futbol Şampiyonasıyla İmtihanı

Türk Milli Takımı’nın 1960 yılından günümüze gerçekleşen Avrupa Futbol Şampiyonası serüveni, kimi zaman hayal kırıklıklarını kimi zaman ise büyük mutlulukları barındırıyor.

1960 Avrupa Futbol Şampiyonası: Fransa

17 ülkenin katıldığı ilk turnuvada kaderin cilvesi midir bilinmez ama tarihteki ilk milli müsabakamızı oynadığımız Romanya, ilk Avrupa Şampiyonası elemesinde de rakibimiz oluyordu. Uluslararası düzeyde yeterli tecrübeye sahip olmayan iki takım ilk olarak 2 Kasım 1958 tarihinde Bükreş’te karşılaştı. 68 bin seyirci önünde oynanan mücadeleden üstün ayrılan taraf 3-0’lık net skor ile Romanya oluyordu. 26 Nisan 1959 tarihinde Mithatpaşa Stadı’nda yapılan rövanş karşılaşmasında Lefter’in kaydettiği iki gol kazanmamız için yetiyor ancak turnuvaya katılmamız için yeterli olmuyordu. Futbolun, siyasi olayların gölgesinde kaldığı bu ilk şampiyonayı Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği kazanıyordu.

1964 Avrupa Futbol Şampiyonası: İspanya

Şampiyona öncesinde UEFA üyesi olan 33 ülkeden 29’u elemelere katılma kararı almıştı. İlk turda 3 ülke bay olacak, kalan 26 takım çift maç eliminasyon sistemine göre karşılaşıp son 16’ya ulaşacaklardı. 1949 yılının mayıs ayında Torino takımının yaşadığı uçak kazası sonucu İtalya milli takımının önemli oyuncularını kaybetmiş ve kaza sonrası İtalyan takımı katıldığı turnuvalarda ilk turdan öteye gidememişti. Şampiyona elemesinde rakibimiz olan İtalyanlar ile ilk maçı 2 Aralık 1962 tarihinde oynamış ve maalesef 6-0 mağlup olmuştuk. Yaklaşık dört ay sonra Dolmabahçe Stadı’nda oynadığımız rövanş maçında bitime dakikalar kalan yediğimiz gol ile 1-0 mağlup oluyor ve ev sahibi İspanya’nın şampiyon olarak tamamladığı turnuvaya katılma hakkını kaybediyorduk.

1968 Avrupa Futbol Şampiyonası: İtalya

Elemelere 33 UEFA üyesi ülkeden 31’inin katıldığı turnuva ilk eleme turunda yedisi dört, biri de üç takımdan oluşan sekiz gruba ayrıldı. Gruplar çift devreli lig usulüne göre oynanacak ve gruplarını lider tamamlayan takımlar turnuvaya devam edecekti. Türkiye seri başı olarak katılan son Avrupa şampiyonu İspanya’nın yanı sıra Çekoslovakya ve İrlanda Cumhuriyeti ile aynı grupta mücadele etti. Dublin’de İrlanda Cumhuriyeti’ne karşı oynadığımız ilk müsabakada uzun süre direnç göstermemize rağmen ikinci yarının ortalarında yediğimiz iki gol ile ümitlerimiz kırılmış, bitime yakın Ogün Altınparmak’ın golüyle teselli bulmuştuk. 1 Şubat 1967’de grubun favorisi İspanya ile Ali Sami Yen Stadı’nda golsüz berabere kalıp üç hafta sonra İrlanda Cumhuriyeti’ni Ankara 19 Mayıs Stadı’nda 2-1 mağlup ederek rövanşı alıyorduk. İspanya’ya Bilbao’da direnç gösteremeyip 2-0 mağlup olan takımımız son maçlar için 18 Haziran 1967’de Çekoslovakya karşına çıktı. Deplasmanda 3-0 mağlup olduğumuz Çekler ile Ankara’da golsüz berabere kalıyor ve İspanya’nın birinci olarak tamamladığı gruptan çıkmayı maalesef başaramıyorduk. Kupayı kazanan ise finalde Yugoslavya’yı tekrar maçında 2-0 mağlup eden İtalya oluyordu.

1972 Avrupa Futbol Şampiyonası: Belçika

UEFA üyelerinden sadece İzlanda’nın katılmadığı turnuvanın elemelerine 32 ülke dörderli sekiz grupta katıldı. Batı Almanya, Polonya ve Arnavutluk ile aynı grupta yer alan milli takımımız ilk maçına Köln’de, turnuva sonunda kupayı kazanacak olan Batı Almanya karşısında çıktı. 16.dakikada Kamuran Yavuz’un golüyle 1-0 öne geçen millilerimiz maalesef sonunu getiremiyor ama bizim için önemli bir puanı 1-1 skorla elde ediyorlardı. 13 Aralık 1970 tarihinde İstanbul Dolmabahçe Stadı’nda Metin Kurt ve Cemil Turan’ın attığı gollerle Arnavutluk’u 2-1 mağlup eden millilerimiz bir anda grupta iddialı bir konuma geliyordu. Ancak filizlenmekte olan umutlarımız İstanbul’da Batı Almanya karşısında aldığımız 3-0’lık mağlubiyet ile soluyordu. 22 Eylül 1971’de Varşova’da Polonya karşısında aldığımız 5-1’lik yenilgi umutların tamamen yok olmasına neden oluyordu. Bu moral bozukluğu ile Tiran’da Arnavutluk’a 3-0 mağlup olan millilerimiz grubun son maçında İzmir Atatürk Stadı’nda Polonya’yı Cemil Turan’ın golüyle 1-0 mağlup ederek teselli buluyordu.

1971 yılında İzmir Atatürk Stadı’nda oynanan Avrupa Şampiyonası eleme maçında Polonya’yı Cemil Turan’ın golüyle 1-0 yenen A Milli Takımımız

1976 Avrupa Futbol Şampiyonası: Yugoslavya

Elemelerde EURO 1972’nin finalisti S.S.C.B, İsviçre ve İrlanda Cumhuriyeti ile aynı grupta yer alıyorduk. İzmir Atatürk Stadı açıldığından beri yaptığımız beş maçta dört galibiyet ve bir beraberlik aldığımız için stadın adı uğurlu stada çıkmıştı. İrlanda Cumhuriyeti karşısında 1-1 beraberlik ile ilk maçta ilk puanımızı bu uğurlu statta almıştık. 1 Aralık 1974 tarihinde yine İzmir Atatürk Stadı’nda 1-0 yenik duruma düşmemize rağmen İsmail Arca ve Mehmet Oğuz ile bulduğumuz gollerle İsviçre’yi 2-1 mağlup ederek gruptaki ilk galibiyetimizi alıyorduk.

1 Aralık 1974 tarihinde İzmir Atatürk Stadı’nda oynanan Avrupa Şampiyonası eleme maçında İsviçre’yi 2-1 yenen A Milli Takımımız

2 Nisan 1975’te S.S.C.B’ye konuk olup maçı Kiev’e aldıran Lobanovski’nin, takımının tamamını Dinamo Kiev’li oyunculardan seçmesine tanık oluyor ve neredeyse tek kaleye maruz kaldığımız müsabakadan 3-0’lık mağlubiyet ile ayrılıyorduk. Bu mağlubiyetin yaralarını 30 Nisan’da İsviçre deplasmanında aldığımız 1-1’lik beraberlik ile sarıyorduk. İrlanda deplasmanında 4-0 mağlup olan milli takımımız için S.S.C.B ile oynayacağımız son maçın dostluk maçından farkı kalmamıştı. Milli takımımız İzmir’in büyüsü ve Cemil Turan’ın golü sayesinde galip gelerek o güne kadar en fazla puan toplamayı başardığımız turnuvayı sonlandırdı. Kupayı ise futbol tarihine ‘Panenka Penaltısı’ olarak geçen penaltı golü sonrası Çekoslovakya kazanmayı başarmıştı.

1980 Avrupa Futbol Şampiyonası: İtalya

Bundan önceki turnuvalarda elemelerin, final turlarından çok daha uzun sürmesi özellikle televizyon yayıncılığının yaygınlaşması ile tartışılmaya başlanmıştı. Bu sebeple UEFA 1980 Avrupa Şampiyonası finallerine katılacak 8 takımın dörderli 2 grupta mücadele etmesine karar verdi. Ev sahibi İtalya’nın direk katılacağı turnuvada diğer 7 takım yedi gruplu bir eleme turundan gelecekti. Milli takımımız Batı Almanya, Galler ve Malta’nın bulunduğu 7.grupta mücadele edecekti. İlk maçımızda 29 Kasım 1978 tarihinde Wrexham’da Galler ile karşılaştık ve 1-0 mağlup olmaktan kurtulamadık. 18 Mart 1979’da İzmir’de Sedat Özen ve Fatih Terim’in golleriyle Malta’yı 2-1 mağlup ettiğimizde gruptaki ilk galibiyetimizi alıyorduk.

1980 Avrupa Şampiyonası elemelerinde İzmir Atatürk Stadı’nda Malta’yı 2-1 mağlup eden A Milli Takımımız

İki hafta sonra konuk ettiğimiz Almanya ile kısır geçen bir müsabaka sonrası golsüz berabere kalmıştık. 28 Ekim 1979’da Malta’yı deplasmanda Sedat Özden ve Mustafa Denizli’nin golleriyle yeniden 2-1 mağlup edip puanımızı 5’e yükseltiyorduk. 21 Kasım’da bu kez de Galler’i İzmir’de Erhan Önal’ın attığı tek golle 1-0 yenerek 5 maçta 7 puan ile grubun yeni lideri oluyorduk. Tarihimizdeki ilk Avrupa Futbol Şampiyonası’na katılmaya çok yaklaşmıştık ancak bunu başarmamız için 22 Aralık’ta Gelsenkirchen’de Batı Almanya’yı mağlup etmeliydik. Maalesef o maçta, 1980 Avrupa Şampiyonu olacak olan Almanlara 2-0 mağlup olmaktan kurtulamadık.

1984 Avrupa Futbol Şampiyonası: Fransa

EURO 1984’te finallerdeki grup birincilerinin diğer grubun ikincileriyle yarı final oynaması kararlaştırıldı. Milli takımımız Batı Almanya’dan yine kurtulamamış ayrıca Avusturya, Kuzey İrlanda ve Arnavutluk ile birlikte 6.grupta yer almıştı. Gruptaki ilk maçımıza İzmir’de garanti olarak gördüğümüz Arnavutluk karşısında çıkacak ancak maçın bitmesine 5 dakika kala Arif Kocabıyık’ın golüyle üç puanı almakta oldukça zorlanacaktık. İkinci maçımızda deplasmanda Avusturya karşısında tutunamayarak 4-0 mağlup oluyorduk. 30 Mart 1983’te bu kez Kuzey İrlanda’ya 2-1 mağlup oluyorduk. 23 Nisan’da İzmir’de 73 bin taraftarımızın önünde Almanları ağırlıyorduk ancak bundan etkilenmeyen Almanlara 3-0 mağlup olup havlu atıyorduk. 11 Mayıs’ta Tiran’da önce Metin Tekin ile rakip kaleye, sonra bitime 7 dakika kala Raşit Çetiner ile kendi kalemize gol atarak 1-1 biten müsabaka sonucu 1 puana razı oluyorduk. 12 Ekim’de Ankara’da Kuzey İrlanda’yı Selçuk Yula’nın golüyle mağlup ederek önce İrlanda’nın liderlik hayallerini örseliyor daha sonra Berlin’de Almanlar’a 5-1 kaybederek Batı Almanya’yı liderliğe taşıyorduk. İstanbul’da Avusturya’yı Selçuk Yula (2) ve İlyas Tüfekçi’nin golleriyle 3-1 yenerek rövanşı alan millilerimiz kendisi için hüsrana dönen elemelerde Batı Almanya’yı ev sahibi Fransa’nın kazandığı finallere yolluyordu.

avrupa futbol şampiyonası
1984 Avrupa Şampiyonası elemelerinde, 12 Ekim 1983’te Ankara 19 Mayıs Stadı’nda Kuzey İrlanda’yı Selçuk Yula’nın golüyle 1-0 mağlup eden A Milli Takımımız.

1988 Avrupa Futbol Şampiyonası: Batı Almanya

İngiltere, Yugoslavya ve Kuzey İrlanda ile aynı grupta yer alan millilerimiz için yapılabilecek en iyi yorum “talihsizlik “olurdu. 29 Ekim 1986’da konuk olduğumuz Yugoslavya karşısında hiçbir varlık gösteremeyerek sahadan 4-0 mağlup ayrılarak başlamıştık elemelere. 12 Kasım’da ise karşılaştığımız Kuzey İrlanda maçından gol sesi çıkmadı ve ilk puanımızı elde ettik. 29 Nisan’da İzmir’de bu kez İngiltere ile golsüz berabere kalarak puanımızı 2’ye çıkarıyorduk. 14 Ekim’de Wembley’deki İngiltere karşılaşması hiç hatırlamak istemediğimiz bir skor ile 8-0 sonuçlanıyordu. 11 Kasım’da sadece 4 bin kişinin izlediği mücadelede, Belfast’ta Kuzey İrlanda’ya 1-0 yenilerek onları grup sonunculuğundan kurtarmış oluyorduk. Grubun son maçında ise İzmir’de karşılaştığımız Yugoslavya’ya karşı Yusuf Altıntaş ve Feyyaz Uçar ile 2 gol bulmamıza karşın 3-2 skorla mağlup olarak Hollanda’nın Avrupa Şampiyonu olduğu turnuvadan yine hüsranla ayrılmış oluyorduk.

1988 Avrupa Şampiyonası elemelerinde 29 Nisan 1987 tarihinde İzmir Atatürk Stadı’nda İngiltere ile golsüz berabere kalan Mustafa Denizli yönetimindeki A Milli Takımımız

1992 Avrupa Futbol Şampiyonası: İsveç

İngiltere, İrlanda Cumhuriyeti ve Polonya ile aynı grupta yer aldığımız elemelere 17 Ekim 1990’da Dublin’de İrlanda Cumhuriyeti’ne karşı aldığımız 5-0’lık şok mağlubiyetle başladık. Oysa ki Sepp Piontek önderliğinde bu elemeleri bir yükselişin başlangıcı olarak hayal ediyorduk. 14 Kasım’da ise Dolmabahçe’de Polonya’ya 1-0 mağlup oluyorduk. 27 Mart 1991’de Varşova’daki rövanşta 72 dakika boyunca başarılı bir savunma yapmamıza rağmen 3-0 mağlup olarak tamamen havlu atıyorduk. 1 Mayıs’ta İngiltere karşısında İzmir’de oynadığımız formalite maçında ise Dennis Wise’ın elle attığı tek golle mağlup olduk. 16 Ekim’de İngiltere’de yine aynı skorla yenilmekten kurtulamayan Türkiye elemelerdeki ilk ve tek golünü İrlanda Cumhuriyeti’ne karşı 3-1 mağlup olduğu son maçta Rıza Çalımbay’ın penaltı vuruşuyla elde ediyordu. Euro 92’yi şampiyonadan ihraç edilen Yugoslavya’nın yerine çağırılan Danimarka kazanarak büyük bir sürprize imza atmıştı.

avrupa futbol şampiyonası
1 Mayıs 1991 tarihinde İzmir Atatürk Stadı’nda oynanan Avrupa Şampiyonası grup eleme maçında İngiltere’ye 1-0 mağlup olan A Milli Takımımız

1996 Avrupa Futbol Şampiyonası: İngiltere

Doğu Bloğu’nun dağılması, birçok yeni ülkenin ortaya çıkmasını ve haliyle UEFA’nın üye sayısının da artmasına neden olmuştu. UEFA bu turnuvadan itibaren finallere 16 takımın katılmasına karar verdi. Ev sahibi İngiltere hariç 15 ülkenin belirlenmesi için 47 ülke yedisi altı, biri beş takımdan oluşan sekiz grupta mücadele edecek ve grup birincileri ile en iyi altı grup ikincisi turnuvaya direkt olarak katılacaktı. Kalan iki adet ikinci ise tarafsız sahada oynayacakları bir baraj maçı sonucunda turnuvaya katılacaktı. Bu turnuva ile ayrıca, galibiyete 3 puan verilmeye başlandı. Elemelere beşinci torbadan dahil olan Türkiye beş takımlı tek grupta İsveç, İsviçre, Macaristan ve İzlanda ile mücadele etti. 7 Eylül 1994 tarihinde Budapeşte’de büyük bir çekişmeye tanık olunan müsabakada Türkiye, Macaristan karşısında 2-0 geriden gelerek beraberliği yakalamayı başardı. İkinci maçımızdaki rakibimiz İzlanda bize ters gelen bir takımdı ama bu sefer şans bizim yanımızdaydı. Henüz 5.dakikada Orhan Çıkrıkçı’nın ayağının kırılması talihsizliği ile başladığımız müsabakadan gol yemeden attığımız 5 gol ile ayrılıyor ve grupta liderliğe yükseliyorduk. İsviçre ile İstanbul’da oynadığımız müsabakada Recep Çetin’in neredeyse orta sahadan attığı efsane gole rağmen 2-1 mağlup oluyor ve avantajımızı maalesef kaybediyorduk. İsveç karşısında ise İstanbul’da önce mağlup duruma düşüyor ama sonrasında Emre Aşık ve Sergen Yalçın’ın golleriyle maçı çevirmeyi başarıyorduk. 26 Nisan’da lider İsviçre’yi Bern’de 2-1 mağlup ederek tüm hesapları bozuyor ve averajla da olsa liderliği yeniden ele geçiriyorduk. 6 Eylül’de Macaristan karşısında 3 puanı 2 golle kazanan Türkiye, 15 Kasım’da Stockholm’de İsveç’in karşısına çıkıyordu. Kazanmamız halinde grubu lider bitireceğimiz ama kaybetsek bile turnuvaya katılmayı garantilediğimiz bu maç iki kez mağlup duruma düşüp beraberliği sağlayarak en iyi ikinciler arasında yer alıp tarihimizde ilk kez bir Avrupa Futbol Şampiyonasına katılma hakkını elde ediyorduk.

Euro 96’da son şampiyon kontenjanından turnuvaya katılan Danimarka, Hırvatistan ve Portekiz ile D Grubunda yer alıyorduk. İlk maçımızda Hırvatistan karşısında tutunamayarak 1-0 mağlup olduk. Portekiz karşısında da yine 1-0 mağlup olarak Danimarka maçını formaliteye dönüştürüyorduk. Almanya’nın kazandığı turnuvaya maalesef tek bir gol bile atamadan Danimarka karşısında aldığımız 3-0’lık mağlubiyet ile veda ettik.

1996 yılında Avrupa Şampiyonası hazırlıkları kapsamında Estonya ile deplasmanda oynadığı özel maçta golsüz berabere kalan A Milli Takımımız

2000 Avrupa Futbol Şampiyonası: Hollanda & Belçika

Türkiye, Avrupa’da en hızlı çıkış gösteren ülkelerden biri olmuştu ve bunun karşılığını elemelere ikinci torbadan katılarak aldı. Almanya, Kuzey İrlanda, Finlandiya ve Moldova ile birlikte yer aldığımız gruba 5 Eylül 1998’de İstanbul’da Kuzey İrlanda’ya karşı 3-0’lık rahat bir galibiyet ile başladık. 10 Ekim’de ise Bursa’da son Avrupa Şampiyonu Almanya’yı 1-0 mağlup etmeyi başararak, gruptaki iddiamızı belli ediyorduk ancak 14 Ekim’de Ali Sami Yen Stadı’nda Finlandiya karşısında 3-1 mağlup olarak liderliği teslim ediyorduk. 27 Mart 1999’da Moldova’yı 2-0 mağlup ederek maç fazlasıyla da olsa yeniden zirveye yükseldik. 4 Haziran’da Finlandiya karşısında 2-0 mağlup duruma düşmemize rağmen maçı 4-2’ye getiriyor ve Finlandiya’nın ilk ikiye girme hayallerini suya düşürüyorduk. 4 Eylül’de Arif Erdem’in Türk Milli Takımı formasıyla en kısa sürede hat-trick yapan oyuncu olduğu müsabakada Kuzey İrlanda’yı deplasmanda 3-0 mağlup edip Almanya’yı takibi sürdürüyorduk. Uzun süre yenik durumda götürdüğümüz Moldova deplasmanında son dakikalarda Tayfur Havutçu’nun golüyle bir puanı kurtaran takımımızın grup lideri olması için son maçta Almanya’yı yenmesi gerekecekti. Almanya-Türkiye maçı golsüz berabere bitince Türkiye, İrlanda Cumhuriyeti ile baraj maçı oynamak zorunda kaldı. İlk maçta elde ettiği 1-1’lik beraberliğin avantajını Bursa’da koruyarak elde ettiği 0-0’lık skor bizi yeniden Avrupa Futbol Şampiyonası’na taşıdı.

Avrupa Şampiyonası’nda ev sahiplerinden Belçika’nın da yer aldığı B grubunda diğer rakiplerimiz İtalya ve İsveç oluyordu. Arnhem’deki ilk maçımızda grubun favorisi İtalya karşısında Okan Buruk’un kafasından bulduğumuz gol turnuva tarihindeki ilk golümüz olarak kayıtlara geçiyordu. Buna karşın galibiyet sevincimizin önüne İtalya’nın bulduğu 2 gol geçti ve sahadan 2-1’lik mağlubiyetle ayrıldık. İkinci maçımızda İsveç ile golsüz berabere kaldık ve son maçımızda Belçika’yı 2-0 mağlup ederek İtalya ile birlikte çeyrek finale yükselme başarısını elde ettik. Çeyrek finalde rakibimiz ,grubunda oynadığı üç maçı da kazanan kupanın favorilerinden gösterilen Portekiz’di. Maçın henüz 29.dakikasında Fernando Cauto’ya yumruk atan Alpay Özalan, Hollandalı hakem tarafından kırmızı kart ile cezalandırılarak takımımızın 10 kişi kalmasına sebep oluyordu. Kazandığımız penaltıyı da Arif ile kaleciye nişanlayınca yediğimiz 2 golle mağlubiyet kaçınılmaz oluyor ve turnuvaya veda ediyorduk.

avrupa futbol şampiyonası
2000 Avrupa Şampiyonası’nda, teknik direktör Mustafa Denizli yönetiminde çeyrek final oynayan A Milli Takım.

2004 Avrupa Futbol Şampiyonası: Portekiz

Geçtiğimiz Avrupa Şampiyonası’nda çeyrek final oynama başarısının ardından 2002 Dünya Kupası’nda tarihinin en büyük başarısını elde ederek dünya üçüncüsü olan milli takımımız, Euro 2004 elemelerine seri başı olarak yer aldı. 7. Grupta İngiltere, Slovakya, Makedonya ve Liechtenstein rakiplerimiz oldular. İlk maçında 7 Eylül 2002 tarihinde Ali Sami Yen’de Slovakya’yı ağırlayan milli takım, önce Serhat Akın ardından Arif Erdem’in iki golüyle müsabakadan 3-0 gibi net bir skorla ayrılmayı başardı. 12 Ekim’de Makedonya deplasmanında yenik duruma düşmemize rağmen Okan Buruk ve Nihat Kahveci’nin golleriyle galibiyete ulaşmayı başardık. 16 Ekim’de Liechtenstein’ı Okan Buruk, Ümit Davala, İlhan Mansız’ın birer ve Serhat Akın’ın iki golüyle 5-0 mağlup ederek 9 puan ile zirveye çıkıyorduk. İngilizler ile karşılaşmak için Sunderland’in Light Stadyumu’na konuk oluyorduk. İngilizlere karşı tarihimizde hiç gol atmayı başaramamıştık. Rüştü Reçber’in başarılı kurtarışları ile 75 dakika gol yemediğimiz müsabakadan 2-0 mağlup ayrılıyor ve liderliği İngiltere’ye kaptırıyorduk. 7 Haziran’da Bratislava’da Slovakya’yı Okan Buruk’un golüyle mağlup ederek çok kritik bir galibiyet alıyorduk. 11 Haziran’da ise Türkiye’de Makedonya önünde iki kez mağlup duruma düşmemize rağmen Nihat Kahveci, Gökdeniz Karadeniz ve Hakan’ın golleriyle zor da olsa kazanmayı başarıyorduk. 6 Eylül’de Liechtenstein deplasmanında Tümer Metin, Okan Buruk ve Hakan’ın golleri bizi 3-0’lık galibiyete taşıyordu. Grubun final müsabakası 11 Ekim’de İstanbul Şükrü Saraçoğlu Stadı’nda İngiltere ile oynandı. Kazandığımız takdirde grubu lider olarak tamamlayacak ve Avrupa Şampiyonası’na direkt olarak katılacaktık. Ama İngiltere karşısında gol atamama hastalığımız devam ediyordu. İngiltere ile golsüz berabere kalarak 20 Puan ile grubu lider tamamlayan İngiltere’nin ardından 19 puanla ikinci olarak baraj maçı oynamaya hak kazanıyorduk. Baraj maçında karşımıza elemelerde en büyük sürprizi gerçekleştiren Letonya çıkıyordu. Gruplarını ikinci sırada tamamlayan 10 takımın içinde en güçsüz olarak tabir edilen Letonya ile ilk maçımızı 15 Kasım’da buzla kaplı bir zeminde Riga’da oynadık ve 1-0 mağlup olarak 4 gün sonraki rövanş için ülkemize döndük. İstanbul İnönü Stadı’nda maça hızlı başlayarak İlhan Mansız ile öne geçtik. Hakan ile skoru 2-0 taşıdığımızda ise dakikalar 64’ü gösteriyordu. İki dakika sonra yediğimiz gol ile sarsıldık ve avantajımızı kaybettik. Direkten dönen şutumuzun sonrasında yediğimiz gol maalesef bizi turnuvanın dışına itiyordu.

2008 Avrupa Futbol Şampiyonası: Avusturya & İsviçre

UEFA’nın üye sayısının 52’ye yükselmesiyle turnuvaya ortak ev sahipliği yapacak Avusturya ve İsviçre hariç 50 takım elemelerde boy gösterecek ve bunların 14 tanesi katılmaya hak kazanacaktı. 50 takım biri 8, altısı 7 takımdan oluşan yedi gruba ayrıldı ve gruplarında ilk iki sırayı alan takımların doğrudan finallere katılması kararlaştırıldı.

2004 Avrupa Futbol Şampiyonu olarak çok büyük bir sürprize imza atan Yunanistan ile birlikte en iddialı takım olarak yer aldığımız C Grubu’nda Norveç, Bosna-Hersek, Macaristan, Moldova ve Malta diğer rakiplerimizdi. 2006 Dünya Kupası elemeleri play-off maçında İsviçre karşısında çıkan olaylar nedeniyle 3 maç tarafsız sahada, seyircisiz oynama cezamız vardı. İlk maçımızda 6 Eylül’de Frankfurt’ta Malta’yı Nihat Kahveci ve Tümer Metin ile 2-0’la geçtik. 7 Ekim’de ise Budepeşte’de Tuncay Şanlı ile Macaristan’ı mağlup ettik. Moldova’yı 5-0’lık harika bir skorla mağlup ederek bizim gibi üç galibiyet ile başlayan Yunanistan ile karşılaşmak için Pire’nin yolunu tuttuk. 24 Mart 2007’de Tuncay Şanlı, Gökhan Ünal, Tümer Metin ve Gökdeniz Karadeniz’in attığı goller ile Yunanistan’ı 4-1 mağlup ederek finaller için büyük bir avantaj elde ettik. 28 Mart’ta son cezalı maçımızda Frankfurt’ta Norveç karşısında 2-0 geriye düşmemize rağmen maçı bırakmayarak Hamit Altıntop’un 72. ve 90. dakikalarda ceza sahası dışından attığı goller ile bir puanı hanemize yazdırdık. Gruptaki ilk yenilgimizi 2 Haziran’da Bosna-Hersek deplasmanında iki kez öne geçmemize rağmen 3-2 ile aldık. Yaptığımız puan kayıplarını iyi değerlendiren Yunanistan, grupta liderliğe yükseliyordu. 8 Eylül’de Malta ile deplasmanda 2-2 berabere kaldığımız maçta gollerimiz Halil Altıntop ve Servet Çetin’den gelirken iki önemli puan daha bırakıyorduk. Üç maçlık kazanamama serimize, sahamızda oynadığımız Macaristan maçı ile son veriyorduk. 3-0’lık net galibiyetin gollerini Gökhan Ünal, Mehmet Aurelio ve Halil Altıntop kaydediyordu. Moldova ile 13 Ekim’de 1-1 berabere kalan milli takım, 17 Ekim’de Yunanistan’ın kapalı savunmasını bir türlü aşamayarak tarihinde ilk kez rakibine mağlup oluyordu ve Yunanistan bu sonuçla turnuvaya katılmayı garantiliyordu. Norveç ile 17 Kasım’da Oslo’da oynayacağımız müsabakayı kazanmaktan başka çaremiz kalmamıştı. Emre Belözoğlu ve Nihat Kahveci’nin golleriyle elemelerdeki en kritik galibiyetimizi elde ederek çok önemli üç puan ile ülkemize dönüyorduk. 21 Kasım’da grubumuzda oynadığımız son maçta Bosna Hersek’i İstanbul’da Nihat Kahveci ile geçerek Yunanistan’ın ardından turnuvaya gitmeyi başaran ikinci takım oluyorduk.

Ev sahibi İsviçre’nin seri başı olarak yer aldığı A Grubu’nda diğer rakiplerimiz Portekiz ve Çek Cumhuriyeti oluyordu. İlk maçımızda Cenevre’de Portekiz ile karşılaştık. İlk yarısı golsüz sona eren müsabakadan 2-0’lık mağlubiyet ile ayrılmak zorunda kaldık. Yine bizim gibi ilk maçından mağlup ayrılan İsviçre ile Basel’de oynadığımız maça, yoğun yağmur  yağışı damgasını vurdu. İlk yarısı 1-0 İsviçre’nin üstünlüğü ile sonuçlanan maçta, ikinci yarı yağan yağmur ile birlikte üstünlüğümüzü göstermeye başladık. Semih Şentürk ile beraberliği yakalayan milli takımımız, Arda Turan’ın golü ile galip gelerek ikinci tur ümitlerini son maça taşıyordu. Son maçtaki rakibimiz Çek Cumhuriyeti ile aynı puan ve averaja sahip olduğumuzdan karşılaşmanın berabere bitmesi sonucu penaltı atışları yapılacaktı. 15 Haziran’da oynanan müsabakaya hızlı başlayan Çek Cumhuriyeti 1-0 öne geçti ve ikinci yarının başlarında farkı ikiye çıkardı. Dakikalar 75’i gösterdiğinde Arda Turan ile farkı bire indirdik. 87.dakikada yine Hamit Altıntop’un pasıyla Nihat Kahveci topu boş kaleye yollamakta zorlanmadı. Hamit Altıntop’un üçüncü asistinde topla buluşan Nihat Kahveci attığı gol ile ülke futbol tarihinin en görkemli geri dönüşlerinden birine imza atıyorduk. Sloganımız belliydi: Biz bitti demeden bitmez! Duraklama dakikalarında Volkan Demirel’in kırmızı kart görmesiyle kaleye mecburen Tunca Şanlı’yı koymak zorunda olduğumuz son birkaç dakika sonrası çeyrek finale yükselen biz oluyorduk.

Çeyrek finalde rakibimiz, Almanya dahil tüm grup maçlarını kazanarak kupanın gizli favorisi olan Hırvatistan’dı. Golsüz tamamlanan 90 dakika sonrası uzatmalarda bitime sadece 1 dakika kala yediğimiz gol ile yıkıldık ama uzatmaların da uzatmasında Semih Şentürk’ün golüyle yeniden kendimize gelmiştik. Attığımız golün santrası bile yapılmadan geçtiğimiz penaltı atışları sonrası tarihimizde ilk kez yarı finale yükseliyor ve Almanya’nın rakibi oluyorduk. 25 Haziran’da Basel’de oynanan yarı final maçında atak futbol oynayan takımımız, Uğur Boral’ın golüyle 1-0 üstünlüğü yakalayan taraf oluyordu. Dört dakika sonra Almanlar karşılık verince ilk devre 1-1 sona erdi. 79.dakikada 2-1 öne geçen Almanlar’a 86.dakikada Semih Şentürk ile karşılık verdik. Son dakika şans, bu kez bizden değil rakipten yana olunca 3-2 yenilmekten ve elenmekten kurtulamadık.

2008 yılında İsviçre ve Avusturya’nın ortaklaşa düzenlediği Avrupa Şampiyonası’nda teknik direktör Fatih Terim yönetiminde yarı final oynayan A Milli Takım.

2012 Avrupa Şampiyonası: Ukrayna & Polonya

Bir önceki Avrupa Şampiyonası’nda yarı finalde elendiğimiz Almanya’nın seri başı olduğu A Grubu’nda Türkiye, ayrıca Belçika, Avusturya, Azerbaycan ve Kazakistan ile mücadele etti. Astana’da Kazakistan karşısında zorlanmamıza rağmen Arda Turan, Hamit Altıntop ve Nihat Kahveci’nin golleriyle elemelere 3-0’lık galibiyet ile başladık. Hamit Altıntop’un golü FIFA tarafından yılın golü seçilerek “Puskas Ödülü”ne layık görüldü. İkinci maçımızda 7 Eylül’de Belçika karşısında 3-2’lik skorla 3 puanı almayı başardık. İyi başladığımız eleme grubunda önce üçüncü maçta Berlin’de Almanya’ya 3-0, ardından Bakü’de Azerbaycan’a 1-0 mağlup olmaktan kurtulamıyorduk. 29 Mart’ta Arda Turan ve Gökhan Gönül’ün golleriyle Avusturya karşısında 2-0 galip gelerek şansızlığımızı kırıyorduk. 3 Haziran’da Belçika ile 1-1 berabere kalan Türkiye, 2 Eylül’de Kazakistan karşısında galibiyeti 90+6’da Arda Turan ile elde ediyordu. 6 Eylül’de Viyana’da Avusturya ile golsüz berabere kalan millilerimiz, İstanbul’da Almanya’ya 3-1 mağlup olmaktan kurtulamıyordu. Son maçımızda Azerbaycan’ı Burak Yılmaz’ın golüyle 1-0 mağlup ederek grubu ikinci olarak tamamlayıp play-off oynama şansı kazanıyorduk.

Euro 2012 elemelerinde en iyi ikinciliği elde eden İsveç doğrudan turnuvaya katılmaya hak kazanmış, geriye kalan 8 takım ise aralarında play-off oynayacaktı. Rakibimiz Hırvatistan ile 11 Kasım’da İstanbul oynadığımız ilk karşılaşmada 3-0 mağlup oluyor ve ilk maçtan neredeyse havlu atıyorduk. 15 Kasım’daki rövanşa isteksiz bir şekilde çıkan takımımız maçtan golsüz beraberlik ile ayrılıyor ve bu sonuç doğrultusunda kupaya katılamıyordu.

2016 Avrupa Şampiyonası: Fransa

Ev sahibi olmak için başvuru yaptığımız ancak hak elde edemediğimiz turnuvada Türkiye, elemelerde A Grubu’nda Hollanda, Çek Cumhuriyeti, İzlanda, Letonya ve Kazakistan ile mücadele etti. 9 Eylül 2014’te ilk maçımızda İzlanda karşısında 3-0’lık mağlubiyet ile ayrıldık. 10 Ekim’de İstanbul’da Çek Cumhuriyeti karşısında Umut Bulut ile öne geçtik ancak yine kaybettik. Letonya deplasmanında 1-1’lik beraberliğe razı olarak ilk puanımızı elde ettik. İlk galibiyet ise Kazakistan karşısında 3-1’lik skorla geldi. 28 Mart’ta Hollanda’da 1-1 beraberlik ile bir puan elde eden Türkiye, 12 Haziran’da da Kazakistan’dan Arda Turan ile üç puanla dönmeyi başardı. 3 Eylül’de Konya’da Selçuk İnan ile öne geçmemize rağmen uzatmalarda yediğimiz golle Letonya karşısında 1 puan ile yetinmek zorunda kalıyorduk. Yine Konya’da Hollanda karşısında harika bir futbol ile üç puanı 3-0’la kazandık. 10 Ekim’de Çek Cumhuriyeti deplasmanında Selçuk İnan ve Hakan Çalhanoğlu’nun golleriyle galip gelerek üçüncülük için büyük bir avantaj elde ediyorduk. Hedef en iyi üçüncü olarak finallere katılmaktı ve bunun için İzlanda mutlaka mağlup edilmeliydi; ayrıca Kazakistan’ın da Letonya’yı yenip son sıradan kurtulması lazımdı. 89.dakikada İzlanda karşında Selçuk İnan’ın attığı frikik golü en iyi üçüncü olarak turnuvada yer almamızı sağlıyordu.

avrupa futbol şampiyonası
2016 Avrupa Şampiyonası öncesi son özel maçta Slovenya’yı 1-0 mağlup eden A Milli Takım

Hırvatistan, İspanya ve Çekya ile D Grubu’nda mücadele eden milliler ilk iki maçında önce Hırvatistan’a 1-0 sonra İspanya’ya 3-0 mağlup oldu. Son maçımızda Ozan Tufan ve Burak Yılmaz ile Çekya’yı 2-0 mağlup etmemize rağmen, en iyi 4 grup üçüncüsünden biri olamayarak turnuvaya veda etmek zorunda kaldık.

2020 Avrupa Şampiyonası:

16. Avrupa Futbol Şampiyonası’nda değiştirilen format sonucu Avrupa’nın 13 şehrinin ev sahipliği yapmasına karar verildi. Eleme aşamasında H grubunda yer alan Türkiye büyük bir başarı elde ederek 7 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 mağlubiyet sonrası 23 puan toplayarak Fransa’nın ardından turnuvaya katılma hakkı elde etti. 24 ülkenin katılacağı Euro 2020, Covid-19 sebebiyle 2021 yılına ertelendi.

 

NOT: Yazının görselinde kullanılan milli takımımıza ait kadro fotoğrafları http://ayaktakileroturanlar.com/ sitesinden alınmıştır.


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Jenerasyonu Yakalamak: A Milli Takım Son Dönem Performansı

Antrenörlük Mesleğinin Türkiye’deki Doğal Olmayan Evrimi

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More