Sadio Mane: Sokaklardan Şampiyonluğa

“Her sabah ve her akşam, arkadaşlarımla futbol oynamak için sokağa inerdim. Gençken tek düşüncem, televizyonda izlediğim Premier League’de olmaktı. Sadece Premier League… Bu benim için büyük bir hayaldi.” – Sadio Mane

“İşte böyle başladım, sokaklarda.” (Sadio Mane)

10 Nisan 1992 tarihinde, Senegal’in Sedhiou şehrinde dünyaya gelen Sadio Mane, oldukça küçük bir kasaba olan Bambali’de çocukluğunun ilk senelerini geçirdi. Ebeveynlerinin çok fazla çocuğu vardı ve hepsine bakacak güçleri yoktu, bu yüzden çocukluk ve gençlik yıllarının tamamını amcasının yanında geçirdi. Finansal durumları çok iyi olmadığından genç yaşlarında oldukça ağır işlerde çalışmak zorunda kaldı. Bu süreçte okula da gidemeyen Mane tek tutkusunun futbol olduğunu anlatıyor:

Ebeveynlerimin hiçbir zaman beni okula gönderecek parası olmadı. Her sabah ve her akşam, arkadaşlarımla futbol oynamak için sokağa inerdim. Gençken tek düşüncem, televizyonda izlediğim Premier League’de olmaktı. Sadece Premier League. Bu benim için büyük bir hayaldi.

Hayatındaki zorluklara rağmen hayalinden hiçbir zaman geri adım atmayan Mane, sabahları uyanıp arkadaşlarıyla futbol oynamaya gidiyor ve ardından da el arabasını alıp ufak şeyler satarak ihtiyacı olan parayı kazanmaya çalışıyordu.

15 yaşındaki halini, çektiği zorlukları ve kendisi için kat ettiği yolu asla unutmadığını belirtiyor Mane:

İki ya da üç yaşımdan beri, her zaman topla birlikteydim. Sokakta oynayan çocukları görür ve hemen onlara katılırdım. İşte böyle başladım, sokaklarda. Biraz daha büyüdüğümde maçları izlemeye gitmeye başladım, özellikle milli takımın maçlarını. Kahramanlarımı görmek ve kendimi onların yerinde hayal etmek isterdim.

Mane için en büyük ilham kaynağı, kendisinin de bahsettiği gibi kahramanları, yani Senegal Milli Takımı’ydı. 2002 Dünya Kupası’nda çeyrek finallere kadar ulaşmayı başaran Senegal, dünyanın en büyük futbol ülkelerinden biri olan Fransa’yı da kupanın açılış maçında yenmeyi başarmıştı. Bu galibiyet, 10 yaşındaki Mane için unutulmayacak bir anıydı.

Kasabanın en iyisi

Senegal Milli Takımı’nın 2002 Dünya Kupası’ndaki başarısından sonra futbola bakış açısı oldukça değişen Sadio Mane, futbolcu olmak istediğinden artık oldukça emindi. Dünya Kupası’ndan sonra arkadaşlarıyla birlikte kasabalarında turnuvalar düzenlemeye başladıklarını söyleyen Mane, bu turnuvalarda en iyi olmak ve sürekli kazanmak için çok çaba sarf ediyordu. Tabii önünde bir engel daha vard; futbola başlayabilmesi için ikna edilmesi gereken bir aile;

Herkes benim köydeki en iyi futbol oynayan genç olduğumu söylüyordu, fakat ailem futbola çok sıcak bakmıyordu, ben ve hayatımla ilgili çok farklı planları vardı. Aklımda ve kalbimde futboldan başka hiçbir şey olmadığını fark ettiklerinde, onları ikna edebilmeye başladım. Amcam köyden ayrılmama ve futbolla ilgili daha fazla şey öğrenebilmem için başkente, Dakar’a gitmeme izin verdi.

Başlarda Mane’nin futbola olan tutkusuna hiç sıcak bakmayan ailesi, zaman içinde bu duruma alışmaya ve onu desteklemeye başladı. Amcası ve ebeveynleri, hasatlarından elde ettikleri tüm gelirlerini Mane için kullandılar. Üstelik Mane’yi destekleyen yalnızca ailesi de değildi.

Amcam, en büyük yardımı yapan oydu fakat yalnız değildi. Neredeyse kasabadaki herkes benim için para topluyordu. Dakar’a taşındığımda, hiç tanımadığım bir ailenin yanında yaşamaya başladım. Onlara sadece biraz para teklif ettim ve motivasyonumu anlattım. Beni yanlarına aldılar, bana baktılar ve benim sadece futbolla ilgilenmem için her şeyi yaptılar.

Dakar’a taşındıktan kısa süre sonra akademi takımının seçmelerine katılan ve seçilmeyi de başaran Mane, seçmelere oldukça eski ve yıpranmış ayakkabılarla gittiğini, akademi hocalarının ona kızdığını ve sahaya çıktığındaysa nasıl şaşırdıklarını hala gülerek anlatıyor.

Fransa yolculuğu

Dakar’a gelebildiği, akademiye seçilebildiği için Senegal’deki diğer çocuklara göre oldukça şanslı ve elbette yetenekli olan Sadio Mane’nin şansı ve kendini gösterme azminin Dakar’ın, hatta Senegal’in sınırlarına sığmayacağı en başından belliydi. En yetenekli futbolcuları gözlemlemek ve belki de Fransa’ya götürmek için Dakar’a gelen Fransız gözlemciler, Mane’yi izlemeye geldiklerinde yeteneklerinden ve futbol topuyla yapabildiklerinden çok etkilendiler. Raporlarında Mane için, “takımın en yetenekli ve en fakir oyuncusu” diye not düşmüşlerdi.

Mane seneler içerisinde kendisini akademi içerisinde kanıtlamayı başardı, artık kendine deniz aşırı ülkelerden dahi sponsor bulmuştu. Fransız gözlemciler onu Fransa’ya götürdüler ve Mane’nin profesyonel kariyeri, FC Metz forması altında, 19 yaşındayken başlamış oldu.

Fransa’ya taşınma kararı aldığında yalnızca amcasına haber veren Mane, ailesinin tepkisinden çekiniyordu çünkü futbol için attığı ilk adımlarda onları ikna etmesi oldukça güç olmuştu. Taşındıktan bir gün sonra ailesini aramaya ve onlara sürpriz yapmaya karar verdi.

Fransa’ya ilk vardığım günü hatırlıyorum. Antrenmana gitmem gerekiyordu fakat teknik direktör evde kalmamı söyledi. Telefonumda kredi yoktu ve bu yüzden annemi arayamadım. Ertesi gün, Metz’te bulunan arkadaşlarımın yanına gittim ve bir kart aldım. Onu aradım ve şöyle dedim: ‘’Merhaba anne, ben Fransa’dayım.”

Annem buna inanamadı ve ‘’Hangi Fransa?’’ diye sordu. ‘’Avrupa’daki Fransa’’ dedim. Şok olmuştu, bu inanılmazdı. Her gün beni aradı ve bunun doğru olup olmadığını sordu. Ona televizyonu açıp beni izlemesini söyleyene kadar bana inanmadı. En sonunda beni izledi ve hayalimin gerçekleştiğini fark etti.

Fransa’da oynadığı süre boyunca mütevazi yaşamını sürdüren Mane, bir gün kulüp binasının önünde gördüğü bir gazeteciden fotoğrafını çekmesini istedi. Bu fotoğrafı annesine göndermek istiyordu. Gazeteci Mane’nin fotoğrafını çekti ve ondan fotoğrafı gönderebilmesi için e-mail adresini istedi fakat o zaman için e-mail adresi bulunmayan Mane, kulübün e-mail adresini vermek zorunda kaldı ve adresi vermeden önce de “Bu bedava, değil mi?” diye sordu. Fotoğrafı çeken gazeteci tarafından anlatılan bu hikaye, Mane’nin Fransa’ya gelene kadar yaşadığı hayatı özetlemek için oldukça kıymetli ve yeterli zannediyorum.

FC Metz formasıyla parlamaya devam eden Mane, Senegal formasıyla 2012 Londra Olimpiyatları’na katıldı. Buradaki performansı sayesinde Red Bull Salzburg’a transfer oldu ve iki sezon bu formayı giydi. Çıktığı 80 maçta 42 gol atarak tüm dikkatleri üzerine çekmeyi başardı ve en büyük çocukluk hayalini gerçekleştirmek için Premier League ekiplerinden Southampton’a transfer oldu.

Liverpool signing Sadio Mane from Southampton is the first step ...
Bir hayalin gerçeğe dönüştüğü an; Mane, Southampton forması ile

Southampton’da geçirdiği iki sağlam sezonun ardından, hepimizin onu tanıdığı takıma, İngiltere’nin en büyük kulüplerinden biri olan Liverpool’a transfer oldu.

Liverpool’un yeni yıldızı

Mane’nin Liverpool’a transferinde en büyük pay, teknik direktör Jurgen Klopp’a aitti. Salzburg’da oynadığı sırada da o zamanlar Klopp’un başında olduğu Alman devi Borussia Dortmund’dan da teklif aldığını belirten Mane, Klopp’un Dortmund zamanlarında gerçekleştirdikleri bir buluşmadan da şöyle bahsediyor:

Çok heyecanlıydı. İnanamıyordum. Benle buluşmak istemişti ve onun takımına katkım olabileceğini düşünüyordu. Onlar çok iyilerdi. Onları her zaman izlerdim.

Klopp Liverpool’a geldiğinde ve transfer penceresi açıldığında, ünlü teknik direktörün nereye bakacağı ve kimi isteyeceği oldukça belliydi. Klopp’un isteğiyle birlikte Sadio Mane, Liverpool’un yolunu tuttu. Liverpool’a ilk transfer olduğunda dünyanın en iyi teknik direktörlerinden biriyle çalışacağı için kendini çok şanslı hissettiğini belirten Mane, ondan öğrenmekten her zaman çok mutlu olduğunu belirtti.

Sadio Mane signs with Liverpool | Sports

Birlikte büyüdüğüm birçok insan, çok yetenekli insanlardı fakat benim sahip olduğum gibi profesyonel olma şansına sahip değillerdi. Başarılı olmanın benim için çok önemli ve çok zor olduğunu biliyorum. Şimdi buradayım, hiç şüphe yok, hayalimi yaşıyorum. Kafamda, beni isteyen bir takımda olacağımı, beni iyi tanıyan bir teknik direktörle çalışacağımı biliyordum. Çok çalışmaya ve yardım etmeye geldim.

Liverpool formasıyla başarıdan başarıya koşan ve şu an bulunduğumuz sezon içerisinde de Premier League şampiyonluğuna emin adımlarla ilerleyen Sadio Mane, hâlâ genç olduğunu ve öğrenmeye devam ettiğini söylüyor. Onun için her gün, çalışmak ve kazanmak için yeni bir şans.


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Mutlu Çocuk N’golo Kante

1966 Dünya Kupası Kahramanı: Pickles

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More