Öfke ve Sonuç: Kalıcı Hasar

Boban Jankovic'in hikayesi

Verdiğimiz veya vermediğimiz kararlar biz hissetmesek de hayatımızı olumlu ya da olumsuz anlamda etkiliyor. Sadece sizin değil, başkalarının verdiği veya vermediği kararlar da bazen hayatınızın örgüsünü tamamen değiştirebiliyor. Bunun en güzel görsel örneklerinden biri The Curious Case of Benjamin Button filmindeki araba kazası sahnesidir. Onlarca olasılığın içinden en kötü senaryo bazen sizin başınıza gelebilir.

Verdiğimiz veya vermediğimiz kararlar biz hissetmesek de hayatımızı olumlu ya da olumsuz anlamda etkiliyor. Sadece sizin değil, başkalarının verdiği veya vermediği kararlar da bazen hayatınızın örgüsünü tamamen değiştirebiliyor. Bunun en güzel görsel örneklerinden biri The Curious Case of Benjamin Button filmindeki araba kazası sahnesidir. Onlarca olasılığın içinden en kötü senaryo bazen sizin başınıza gelebilir.

Bugünkü hikaye bir anlık öfkesini kontrol edemeyip, hayatının tamamen değişmesine neden olan bir karar veren Sırp basketbolcu Boban Jankovic‘e ait.

boban

Boban Jankovic, 1965 yılının Aralık ayında o zamanki adıyla Yugoslavya’da dünyaya geldi. 7 yaşında ailesiyle birlikte Belgrad’a taşınan Jankovic burada hemen basketbol oynamaya başladı. Basketbola yeteneği keşfedilen genç delikanlı 16 yaşında Kızılyıldız A Takımı‘na yükseldi. Birkaç yıl içinde basketbolunu iyice geliştiren Bombacı lakaplı oyuncu, Yugoslav Ligi’nin en önemli ve güçlü kanat forvetlerinden birine dönüştü ve bir diğer Yugoslav temsilcisi Vojvodina‘ya transfer oldu. Burada sadece 1 sezon oynayan Jankovic, Kızılyıldız’a geri döndü ve ardından 1992 sezonunun başında Yunan temsilcisi Panionios‘a transfer oldu.

1992 – 1993 sezonunda Panionios ile gayet başarılı bir normal sezon geçiren Jankovic birçok maçta takımının en skorer oyuncusuydu. Başarılı geçen normal sezonunun ardından Yunanistan Ligi yarı finalinde Panionios karşısında Panathinaikos‘u buldu.

Hayat Değiştiren Saniye

boban

Maçın bitimine sekiz dakika kala sağ forvetten içeri indirilen topla boyalı alanda topla buluşan Jankovic’in karşında daha sonra bir Panathinaikos efsanesi olacak olan Fragiskos Alvertis vardı. Sol dirseğini hafifçe açarak Alvertis’i ekarte eden Jankovic basketi buluyordu. Saliseler sonra gelen düdük sesiyle birlikte Yunan hakem Stelios Koukoulekidis hücum faulü gösteriyordu. 5 faulünü alan Jankovic, hakem kararına olan öfkesine yenik düşüyor ve hayat akışını tamamen değiştirecek olayı gerçekleştirmek üzere adımlarını atıyordu.

Düdük sesinden sonra çılgına dönen Jankovic, hırsının kurbanı oluyor ve hemen yakınındaki potanın altına gidip pota korumasına kafa atıyordu. Şiddetli kafa darbesinden sonra aniden yere düşen Jankovic, yüzükoyun şekilde yerde hareketsiz bir şekilde duruyordu. Yanına gelen takım arkadaşının yüzünü yerden kaldırmasıyla birlikte salondaki seyirciler ve ekran başındakilerin tek gördüğü şey Boban’ın kan içindeki yüzü ve inanılmaz bir acı çektiği belli olan vücut diliydi.

28 Nisan 1993’de pota korumasına attığı şiddetli kafa kafa darbesi ile omuriliğini zedeleyen Boban Jankovic o andan itibaren bir daha ayağa kalkamadı ve ömrü boyunca tekerli sandalye kullanmak zorunda kaldı. Çok sevdiği, yıllar boyunca her şeyini verdiği basketbolu bir anlık öfke ile hayatından çıkartmış hatta vücudunun yarısını o parkede bırakmıştı.

bojanBu kazadan sonra çok sevdiği basketboldan kopamamış, Belgrad’da koçluk kurslarına gidip sertifika almış fakat kendisine güvenecek hiçbir takım bulamamıştı. Kendisi bu olayı şöyle açıklıyor “Hiçbir takım bana güvenmedi. Koçlar saha kenarında sürekli hareket halinde, oradan oraya koşuyorlar ben bunu yapamam, ben sadece olduğum yerden bağırabilirim. Antrenörlük yapamıyorum fakat onları eğitebilirim, buna engel olacak hiçbir şey yok.

Panionios tarafından 8 numaralı forması emekli edilen Boban Jankovic, yaşadığı Rodos Adası’nda 42 yaşında aldığı aşırı kilolar yüzünden kalp krizi geçirdi ve hayata gözlerini yumdu. Bir saniyelik kararıyla birlikte hayatı değişen Jankovic’in öyküsü basketbol parkelerinde yaşanan en trajik hikayelerden biridir. Yazıyı yine kendi ağzından, kaza geçirdikten sonra düştüğü durumla ile ilgili sarf ettiği bir cümle ile kapatalım.

En kötü şey, uyuyacağınız zaman yarın uyanacağınızı bilerek uyursunuz… Hayır, yarın tekrar aynı acıyla uyanacaksınız.