Mesut Şen: Renkli Gözlü Bir Çalımcı

Bir Bursaspor efsanesi

Vefatından tam 3 yıl önce 2017 yılında genç futbolcu adaylarına verdiği konferansta çalışmanın önemine değinmişti. O renkli gözleri ve her zaman suratında olan gülümseme ile; “Bir insanın ideali olmalı. Altyapıya boşu boşuna gelip gitmeyin. Okulunuza da ayrı önem verin. Ben ilkokulu bitiremedim. Okuyamayacak durumda olursanız futbola kendinizi çok daha fazla verin.  Çok şanslısınız. Bunu iyi kullanın. Kulübünüze minnet borcunuzu da unutmadan çok çalışın.” demişti Mesut Şen.

Söyledikleri, aslında hayali futbolculuk olan tüm gençleri ilgilendiriyordu. Çünkü kendisi zamanında çok çalışmış, rakip savunmalarının korkulu rüyası olmuştu. Oynadığı dönemde televizyon kayıtları daha sağlıklı olsa belki çalımlarının patentini bile alabilirdi. Gelin 60’lı yıllardaki Anadolu’nun Messi’si Mesut Şen’in hayatına daha yakından bakalım.

1944 yılında dünya 2. kez bir savaşın içerisindeyken polis memuru bir babanın çocuğu olarak dünyaya ayak basmıştı Mesut Şen. Ailesi, o daha çocukken babasının tayini sebebi ile İstanbul’a gelmişti. Çocuk yaştan beri o bildiğimiz meşin yuvarlakla içli dışlıydı. Türkiye’de dönemin düzensiz futbol ortamında yapılan mahalle maçlarında henüz 14 yaşında Galatasaray’ın dikkati çekmiş ve sarı-kırmızılı kulübün altyapısında deneme antrenmanlarına çıkmıştı. Babası ise futbol oynamasına karşıydı. Bu yüzden ona ayakkabı bile almamıştı. 1959 yılında ise Galatasaray efsanesi Gündüz Kılıç’ın elinden tuttuğu Mesut Şen’in lisansı çıkarılmış ve sarı-kırmızılı takımın genç takımı ile maçlara çıkmaya başlamıştı.

Ama talih bu ya genç Mesut’un kaderi İstanbul’da yazılmamıştı. Bahtı onu efsanesi olacağı şehre çağırıyordu. Mesut, ailesinden ayrılan bir arkadaşını ziyaret etmek için Bursa’ya gitti. 1 hafta kalmak planıyla geldiği şehirde ise futbol tutkusundan vazgeçemiyor her gün arkadaşının mahallesinde maçlar yapıyordu.

O maç günlerinden birinde ise birkaç yıl sonra Bursaspor’u oluşturacak 5 takımdan biri olan Akınspor’un bir yöneticisi oradaydı ve 17 yaşındaki Mesut’a hayran oldu. Akınspor, Galatasaray’a dönemin parası ile 50 lira ödedi. Mesut ise hem düzenli oynamak hem de İstanbul’da babasının baskısından kurtulmak için teklifi kabul etti.

Mesut Şen
Efsane kaptan Mesut Şen Pablo Battala ile.

Genç  Mesut, 1961 yılında Akınspor ile yerel şampiyonluk kazanırken 1963 yılında ise Akınspor, Acar İdman Yurdu, Çelikspor, İstiklal ve Pınarspor’un birleşerek oluşturduğu Bursaspor’un kurucu oyuncuları arasında yer aldı.

Onun için formasını tam 10 yıl boyunca giyeceği Bursaspor dönemi başlıyordu. Mesut yeni takımına alışma sürecin atlattıktan sonra adeta kendisine hayranlık duyulan bir oyuncu haline geldi. Rakiplerine kolay çalım atması ile nam kazanan Mesut’un şöhreti milli takıma kadar gitmiş ve 2. Lig’den Türkiye A Milli Takım kadrosuna çağrılan ilk futbolcu olarak tarihe ismini yazdırmıştı.

Bursaspor 67-68 sezonunda  o zamanki adıyla Süper Lig’e çıkınca ünü daha çok artmış kendisine ‘Bel kıran Mesut’  ve ‘Yerli Garrincha’ lakapları takılmıştı. Onu izlemek için stadyuma gelen seyirciler onun oynadığı tarafta bulunan tribünde oturabilmek  için birbirleri ile yarışıyordu.

Hani hepimizin hafızasında 2002 Dünya Kupası’nda İlhan Mansız’ın Roberto Carlos’a attığı çalım kazınmıştır ya.. İşte o hareketi ilk yapan isimdi Mesut Şen. Renkli gözlü sağ açık Bursaspor’dan takım arkadaşı Ersel Altıparmak ile o yıllarda hayranlık duyulacak bir ikili haine gelmişti. Mesut sağ açık, Ersel ise orta sahaydı.

Tam bir çalım ustasıydı. Zamanının Messi’si gibiydi. Ama Messi gibi hep tek başıan gitmezdi arkadaşlarına gol attırmayı çok severdi. Bursaspor maçlarında o oynarken rakip takımda kimse sol kanatta olmak istemezdi. Çalım yiyip rezil olmaktan korkarlardı

Ersel Altıparmak – Bursasporlu eski futbolcu

Kendi ifadesi ile onun hiç boşa giden ortası olmamıştı. Çünkü her antrenman sonrası 1 saat orta çalışıyordu. Bunu hayatının düsturu olarak belirlemişti. Çalışmanın yeteneği geçeceğine inanıyordu.

A Milli Takım’da da sözü geçiyordu Mesut’un. Defalarca A Takım’da ve Ordu Milli Takımı’nda görev yapmıştı. Onunla aynı dönemde A Milli Takım’da kendisiyle oda arkadaşı olan Galatasaray efsanesi Metin Kurt ise biyografisinde Mesut Şen’e özel bir bölüm ayırmıştı. “Yardımseverdi. Devamlı yüzü güle Milli Takım’da herkese yardımcı olurdu. Milli takım aday kadrosunun belirlenmesinde söz hakkı olan birkaç oyuncudan biriydi. George Best tarzı bir oyuncuydu. Hayatımda gördüğüm en estetik futbolculardandı.” diyordu Mesut için.

Mesut Şen’in bu olağanüstü yeteneği ise ona diğer futbolculara göre bazı imtiyazlar getirmişti. Rivayete göre Mesut Şen, güneşte oynamayı hiç sevmez sahada devamlı kendisine gölge yer aradı. Eğer devamlı oynadığı sağ kanatta güneş varsa hemen sol kanata geçerdi. Ayrıca kamplardan kaçıp çapkınlık yapması ile de nam salmıştı Garrincha Mesut.

Şimdiden moda tabiri ile sahada rahat bir futbolcuydu. Öyle rahattı ki dönemin toprak ve çamur sahalarında bile çalım ustası lakabını alabilmişti. Mesut Şen dönemin şartlarını anlatırken bir röportajında, “Bursaspor ile oynadığımız yıllarda sahaların durumu gerçekten çok kötüydü. Toprak zeminler, yağmur yağdığında ise çamur tarlasına dönüyordu. İmkânlar ise çok kısıtlıydı. Maçlarda ayağımıza giyeceğimiz kramponları bin bir güçlükle bulabiliyorduk. Kramponların çivileri ayağıma batar, ayakkabıdan ayaklarımızı kan revan içinde çıkartırdık.” diyordu.

Mesut’un 244 maça çıkıp 44 gol attığı efsane olduğu kulübü Bursaspor ile güzel günleri ise 1973 yılında sona erecekti. Yeşil Beyazlı kulüp yine bir maddi krizle boğuşuyordu ve takımın yıldızı Mesut’u 750 bin lira bonservis bedeli ile Beşiktaş’a sattı. Siyah-beyazlıların tarihindeki ilk Türkiye Kupası’nı kazanan oyuncu kadrosunda yer alan Mesut Şen, sakatlıklar sebebi ile Beşiktaş formasını 2 sezon giyebildikten sonra emekli oldu.

1975 yılında futbolu bırakmasının ardından antrenörlük diploması alan Mesut Şen, neredeyse hayatının sonuna kadar belli aralıklarla Bursaspor altyapısında ve A Takım’da yardımcı antrenör olarak görev yaptı.

Farklı dönemlerde Semih Yuvakuran, Volkan Şen ve daha birçok ismin Türk futboluna kazandırılmasında önemli rol oynadı. İlerleyen yıllarda kanser hastalığına yakalanan Mesut Şen, 2 Ağustos 2020 tarihinde doğumundan tam 76 yıl sonra hayat gözlerini yumdu. Bursaspor kulübü şimdi onun adını A Takım’ın antrenman yaptığı sahaya vererek yaşatıyor.

Ancak biz onu yazının başında 2017 yılında verdiği bir konferansta altyapı oyuncularına hitaben söylediği sözlerle analım, “Unutmayın, herkes kendini yetiştirir. Sizlerin ailenize, kendinize ve kulüplerinize karşı sorumluluğunuz var. Bunu hiçbir zaman unutmadan mücadele edin.”


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Yeni Nesil Teknoloji, Son Sürüm ”Akman”

Garrincha: Minik Kuş

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More