Mert Nobre’nin Türkiye Kariyeri

Marcio Ferreira Perreira Nobre, 6 Kasım 1980 tarihinde tabiri caizse Türk futboluna hizmet için dünyaya gelir. Profesyonel futbola Perena Clube takımında başlayan Nobre 1999 yılından itibaren Brezilya 1. Ligi’nde forma giymeye başlar. Takip eden sezonları ülkesinde geçiren oyuncu 2003-04 futbol sezonunda Fenerbahçe kulübüne kiralık olarak gönderilir.

Fenerbahçe’ye transfer olduğunda onun yetersiz olduğunu düşünen insan sayısı hiç de az değildir. Kabına sığmayan sambacı müthiş bilek hareketleri ile yeşil sahaların en zor denebilecek figürlerini yerine getirmeye başlar ve haliyle yere göğe sığdırılamaz. Fenerbahçe forması ile kısa zamanda bütünleşen golcü oyuncu istikrarlı futbolu ile gönüllere girmeyi başarır. Vatandaşı Alex ile harika bir uyum sağlayan Nobre golcülüğünün yanı sıra rakip defansa yaptığı baskıyla da vazgeçilmez bir oyuncudur. Fenerbahçe’de ilk sezonunda 11 puan geriden gelip şampiyonluk yaşar. Fenerbahçe ile ülkemizi Şampiyonlar Ligi’nde temsil eden başarılı futbolcu takip eden 2004-05 futbol sezonunu da şampiyon olarak tamamlayan Fenerbahçe takımının önemli bir parçasıdır. 2005-06 sezonunun son haftası Denizli’de Galatasaray’a kaptırılan şampiyonluğun sendromunu yaşayanlardan biridir. Fenerbahçe’de kiralık olarak 2.5 yıl oynayan Nobre izleyenlerine Latin dansının en kıvrak figürlerini oynadığı başarılı futbol eşliğinde sunar. Yıllarca forvet oynayan Nobre, Daum’un direktifleri ile dönem dönem farklı mevkilerde denenir hatta Daum’un bir ara uzun süre Nobre’yi kenarda tutması beceriksizler ansiklopedisine konu olur.

Yıldırım Demirören’in Beşiktaş Başkanı olması sonrası Ali Güneş ve Mustafa Doğan ile başlayan Fenerbahçe’den futbolcu transfer etme geleneğinin önemli isimlerinden birisi de Nobre olur. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından imzalanan karar sonrası Mert Nobre ismini alarak ligde Türk statüsü ile oynamaya başlar. Yasa ve talimatlara uygun şekilde gerçekleşen işlem bazı yorumcuların ırkçı söylemlerine neden olur. Kendisi ile aynı dönemde Türk vatandaşlığı kabul edilen Fenerbahçeli Mehmet Aurelio ile Mert Nobre yüzünden medyada kıyasıya bir savaş yaşanır. Aureilo’nun yararlandığı ‘Genel olarak vatandaşlığa alınma’ başlıklı 6.maddenin (b) fıkrası ‘Müracaat tarihinden itibaren geriye doğru Türkiye’de 5 yıl ikamet etme’ zorunluluğu getirirken, Nobre bu koşullara uymadığı için Beşiktaş kulübü ‘İstisnai haller’ başlıklı 7.maddenin (e) fıkrasını devreye sokar ve benzeri görülmemiş bir şekilde Brezilyalı oyuncuya vatandaşlık yolu açılır. Yani Nobre’ye sadece olağanüstü durumlarda kullanılan ‘Vatandaşlığa alınması sadece Bakanlar Kurulu’nca zaruri görülenler’ fıkrası uygulanır. Babası dönemin İçişleri bakanı olan Beşiktaş Kulübü 2. Başkanı Murat Aksu’nun bu olayda rolü elbette akıllara takılır. Milli İstihbarat Teşkilatı ve ülke çıkarlarına hizmet eden yabancılar için uygulanan bu yasa maddesi Nobre’nin Türk vatandaşlığına alınması için neden devreye sokuldu inanın bugün bile bu sorunun cevabını tam olarak bulamıyorum. Milli takımda oynamış olsaydı elbette bu soruyu bugün sormayacaktık. Acaba Fenere var da Kartala yok mu denmesin diye miydi?

Özellikle derbi maçlarda attığı kritik gollerle akıllara kazınan Mert Nobre, Galatasaray maçlarındaki üstün performansı ile tabiri caizse Cim-Bom’un belalısı olur.

Yüzüncü yılın şampiyon kadrosunu İbrahim Üzülmez dışında değiştiren Beşiktaş’a büyük umutlar ile gelen Mert Nobre Süper Kupa maçında Galatasaray’a karşı attığı gol dışında ligde uzun süre gol (168 gün) ile buluşamaz. Fenerbahçe’de oynadığı 2.5 yıllık dönemde 80 lig maçında 47 gol atan Nobre, ligin ilk yarısında oynadığı maçlarda fazlasıyla çalışıp çırpınmasına rağmen gol açısından kısır bir dönem geçirir.  Usta forvet sezonun ikinci yarısına bomba gibi başlayarak Süper Lig’deki ilk hat-trick’ini Manisaspor karşısında yapar. Sezon başından beri oynadığı her maçta hırsını, gücünü, enerjisini ve yeteneğini sonuna kadar sahaya koyan Mert’in nihayet yüzü gülmeye başlar. Beşiktaş’a transferinin ardından Şükrü Saraçoğlu’na ilk çıktığı maçta Fenerbahçe karşısında takım kaptanı olarak sahada yer alır. Beşiktaş’ın jesti ile sahaya kaptan olarak çıkan Mert, Fenerbahçe taraftarından en ufak bir tepki görmez. İlk sezonunda Beşiktaş formasıyla Türkiye Kupası’nı kazanarak sezonu iki kupayla kapatır. Beşiktaş’ta oynadığı ilk sezon sonunda menisküs ameliyatı olur. 2007/08 sezonuna Ertuğrul Sağlam antrenörlüğü ile giren Mert Nobre Şampiyonlar Ligi 3. ön eleme turu rövanş maçında 90. dakika oyuna girmeyi reddettiği için kadro dışı kalır. Futbol Şube sorumlusu Sinan Engin’in çabalarıyla Ertuğrul Sağlam ile bir araya gelen Mert Nobre affedilir ancak 20 bin dolar ceza almaktan kurtulamaz. Ertuğrul Hoca ile yaşadığı sorunlar yüzünden futbol kariyerinin en parlak dönemini yaşadığı Fenerbahçe’ye geri dönmek ister ancak Fenerbahçe bu öneriyi kabul etmez. Kısır geçen sezonu kupasız kapatan Beşiktaş ve Mert Nobre 2008/09 Sezonunu Mustafa Denizli önderliğinde şampiyon olarak kapatır ve Türkiye Kupası’nı kazanır. 2010-11 sezonunda kazanılan Türkiye Kupası ise Mert Nobre’nin Beşiktaş ile kazandığı son kupa olur.

En sevdiği yemek mangal olan, elinde olsa dünyada neyi değiştirirdin sorusuna savaş ve açlığı sona erdirirdim diye cevap veren Mert Nobre 2011-2013 yılları arasında Mersin İdman Yurdu, 2013-2015 yılları arasında Kayserispor, 2016-2018 yılları arasında Erzurumspor’un başarısı için ter döker. Son olarak 2018/19 futbol sezonunda Gençlerbirliği forması ile futbola veda eden başarılı oyuncu yaşantısını Akhisarspor’un yardımcı antrenörü olarak sürdürmekte ve ülkemiz futboluna hizmet etmeye devam etmektedir.


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Alan Shearer: Bir Premier League Masalı

Atatürk Hangi Takımı Tutardı?

 

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More