Erman Yaşar: Medya Devi

Son dönemin en eğlenceli, en donanımlı spor spikeri denildiğinde aklımıza gelen ilk isim oluyor Erman Yaşar. Bizim gibi futbol dilencisi insanların hayatına, bir kuşağın efsanevi statüsüne koyduğu Yenilsen de Yensen de programında girmiş olsa da biraz daha yakından tanımamızı sağlayan şey elbette spikerlik kariyerine başlaması oldu. Yeri gelmişken Banu Yelkovan’a ve Bağış Erten’e o muhteşem program için teşekkür edelim.

Erman Yaşar kickboksYeri geldi Premier lige yön verdi, yeri geldi Estabon Ocan’a kariyer tavsiyeleri verdi, yeri geldi Müslüm Baba’dan Adını Sen Koy, yeri geldi Freddie Mercury’den Bohemian Rhapsody’i biz sevenlerine yedi oktav sesiyle bahşetti. Drone de yakaladı, güllaç tarifi de verdi. Dinamo Kiev’in sosyokültürel destanıyla ilgili tarih dersi, flörtlerin pandemi döneminde ne yapmaları gerektiğini kelebek-koza örneğiyle anlatıp aşk doktorluğu da yaptı. Tüm bunlar bir yerde dursun, spor spikerliği konusunda da son dönemin en iyilerinden biri desek abartmış olmayız. Futbol, basketbol, tenis başlıca anlattığı alanlar olsa da Çay tv’de yayınlanmış Dikkanoğlu Spor Salonu’nda düzenlenen kickboks turnuvası da anlatmışlığı vardır.

Sporun her türlüsünü anlatabilme yeteneğine sahip olsa da özellikle futbol maçlarını belirli bir seviyede anlatması kendini izlenebilir yapıyor. Bazı maçlarda temponun düşmesi hem izleyici olarak bizleri hem de anlatıcı olarak spikerin modunu düşürebiliyor. Haddime değil ama iyi bir spor spikerinin bu noktada hem bizi hem de kendini maçta tutması gerektiğini düşünüyorum. İşte tam da böyle anlarda Erman Yaşar bizi maçta tutmayı başarıyor. Bazı spikerlerin baş altı takımların maçlarını bitse de gitsek tarzı anlatımı yorsa da, Erman Yaşar’ın ligin son sırasındaki takımın maçlarını da şampiyonluğa oynayan takımın maçlarını da eşit düzeyde yaklaşması, aynı ölçüde anlatması öne çıkan spikerlik özelliklerinden biri.

Erman YaşarBilindiği üzere ana akım medyadaki ciddiyet Youtube gibi sosyal mecralarda ikinci plana atılabiliyor. Bu ciddiyetsizliği hem eğlenerek hem de izleyenleri eğlendirerek çok iyi yansıttığını düşünüyorum. Televizyon ekranlarında futbol konuştuğu zanneden, birbirlerine hakaretler eden, bağıran çağıran onlarca insan görerek büyüdüğümüz için Erman Yaşar gibi futbolu daha eğlenceli hale getiren insanları izleyebilmek biz izleyicilere de keyif veriyor. YouTube’un televizyon ekranlarına göre biraz daha rahat olması Erman Yaşar’ın spor konuşurken mizahi zekâsını da öne çıkarmasını sağlıyor. İngiltere ile vize krizinden Victoria Secret meleklerine, Emma Stone’a[1] duyulan aşktan Zülfü Livaneli Ey Özgürlük performansına, Benfica Kartalı’ndan Mariyo Şarapova’nın doğum günü için okunan Ahmet Kaya şarkısına kadar onlarca şey var Erman Yaşar’ın bize sevdiren. Fakat naçizane benim nezdimde onu bu kadar değerli yapan, Türkiye’nin en iyi spor spikerlerinden birinin olmasının dışında, 2013 yılında bir Rolland-Garros maçını anlattığı sırada İstanbul’da başlayıp sonra da Türkiye’nin her yerine kadar yayılmış protestolardaki şiddet haberlerine ana akım medya duyarsız kalırken kendisinin kalmamış olmasıdır. O gün o tavrı beni ekran başında çok mutlu etmişti.

Çok geç olacak ama o gün duyarsız kalmadığın için kendi adıma çok teşekkür ederim abi.

 

[1] Yazarımız, Emma Stone yerine yanlışlıkla Emma Watson yazmak suretiyle Erman Yaşar’ın estetik algısına gölge düşürmüştür. Bu hata düzeltilmiş olmakla birlikte, Erman Yaşar’a özürlerimizi sunarken değerli okuyucularımıza iki Emma arasındaki farkı net olarak göstermeyi kendimize bir borç biliyoruz. Lütfen tıklayınız.


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Ali Ece: Kekemelikten Yorumculuğa

Radyo Günleri*

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More