İlk Profesyonel Siyahi Futbolcu: Arthur Wharton

Hayatının her alanında ırkçılığa ve engellemelere maruz kalmış ancak bunlar onu yıldırmaya yetmemiş, ilk siyahı futbolcu olarak adını tarihe altın harflerle yazdırmış bir adamın hikayesi.

28 Ekim 1965’te Gana Jamestown, Gold Coast’de; Ganalı annenin ve yarı İskoç yarı Ganalı bir babanın çocuğu olarak dünyaya gözlerini açtı. Annesi kraliyet ailesinden olduğu için çevresine nazaran zengin bir ailede büyüdü. O zamanlar Arthur’un yaşadığı yer olan Gold Coast çalkantılı bir yerdi. İngiliz sömürgecilere karşı birkaç ayaklanma olmuştu. Arthur’un ailesi, Arthur bunlardan zarar görmesin diye eğitimini İngiltere’de devam ettirmesine karar verdi ve onu İngiltere’nin kuzeydoğusunda yer alan Darlington kasabasındaki Clevland Koleji’ne din görevlisi olması için gönderdi.

Çok yönlü sporculuğu

Kolejde eğitim görürken Arthur’un ilgisi okumaktan çok spordaydı. Ragbi, kriket gibi sporları deneyen Arthur, atletizm ve bisiklet sporları gibi farklı dallarda büyük başarılar gösterdi. 1887 yılında Preston-Blackburn arasında yapılan bisiklet yarışını 1. bitirerek o dönemin rekorunu kırdı. Darlington’da sürat yarışmalarında yarışıyordu. Yerel bir antrenör olan Manny Harbon ondan çok etkilendiği için Arthur’a Stamford Bridge’deki Amatör Atletizm Birliği şampiyonasına girmesi gerektiğini söyledi. Arthur Manny’nin önerisini dikkate alarak bu yarışmaya katılmaya karar verdi. 1886’da Stamford Bridge’de düzenlenen atletizm yarışmasında 100 metreyi 10 saniyede koşarak yarışmayı kazandı. Dünya rekorunu kıran Arthur Wharton, Amatör Atletizm Birliği yarışmasını kazanan ilk siyahi sporcu oldu.

Futbol kariyeri

Atletizmdeki başarılarının ardından futbola büyük ilgi duyan Arthur yerel takım olan Darlington’da oynuyordu. Arthur, hızından ve atletik yeteneklerinden etkilenen Preston North End’in teklifini kabul etti ve o sezon Federasyon Kupası’nda yarı final oynayan takımın kalesinde kendine yer buldu. Yarı finalde West Bromwich Albion’a 3-1 kaybederek elenseler bile herkes Wharton’un olağanüstü performansından etkilenmişti. Hatta birçok kişi onun İngiltere milli takım için oynamasını istiyordu. Ancak insanlığın iltihaplı yarası olan ırkçılık vakit dinlemiyordu. Sırf ten renginden dolayı Arthur İngitere milli takımına alınmıyordu. Çok sonradan alınmaya başladı.

1888 yılında futbola ara veren Arthur Wharton Sheffield’e dönüp burada atletizme geri döndü. Futboldan uzak kalmaya dayanamayan Wharton 1889’da Rotherham Town’a imza atıp yeşil sahalara geri döndü. Rotherham’da çok iyi performans gösterdi ve takımının ikinci lige çıkmasına yardımcı oldu. Arthur Wharton’u yıldırmak için ona ırkçı söylemlerde bulananlar olsa da bu sözler hiçbir zaman Arthur’u yıldıramadı. Arthur Wharton kendini izleyenleri adeta büyülüyordu. Hızından dolayı zaman zaman kanatta oynadığı oluyordu. 5 sene Rotherham’da oynadıktan sonra Sheffield United’a transfer oldu ancak Sheffield o sezon genç bir kaleci olan William “Fatty” Foulke da transfer etmişti ve Arthur ilk defa 2. kaleci konumuna düşmüştü. Sheffield United’dan sonra Stalybridge Rovers, Ashton Northend, Stockpord Country gibi takımlarda oynadı. Kariyerini 1902 yılında Newton Heath’e karşı oynadığı Stockpord formasıylafutbola veda ederek sonlandırdı.

Futbolu bıraktıktan sonra Doncaster’a döndü ve bir süreliğine maden isçisi olarak çalıştı. Hayatının son dönemlerinde içki batağına düştü ve sefalet içinde yaşadı. 13 Aralık 1930’da sefalet içinde hayata gözlerini yumdu. Doncaster’ın yakınlarındaki Edlington Mezarlığı’na gömüldü.

Yıllar sonra Phil Vasili onun hayatını anlattığı kitabında (The First Black Footballer Arthur Wharton, 1865–1930, an absence of memory) Arthur’dan şöyle bahseder;

Hayatı zorluklarla, diğerlerinin ön yargılarına karşı savaşmakla geçti. Tüm engellere, ırkçı yaklaşımlara, zorluklara karşı duracak kadar güçlü, bir o kadar da üzgündü. Kim bilir belki günümüzde yaşasaydı, ondan öğreneceğimiz çok şeyler olurdu.

Sheffied merkezli ‘Football Unites, Racism Divides’ tarafından yönetilen, Arthur’ a bir mezar taşı yaptırmak için para toplamak amacıyla bir kampanya düzenledi. 1997’de özel bir törenle Arthur Wharton’un mezarının üstüne bir anıt taşı yerleştirildi.

Altı yıl sonra Arthur, Manchester’daki Futbol Onur Listesi’ne girdi. 2014 yılında Staffordshire’daki Ulusal Futbol Merkezi’nde Arthur heykeli tanıtıldı. Katılanlar arasında heykel için kampanya yürüten ve Arthur Wharton Vakfı’nı kuran eski oyuncular Les Ferdinand ve Viv Anderson ile birlikte Darlington merkezli sanatçı Shaun Campbell vardı.

Hayatı boyunca ten renginden dolayı birçok insan gibi ırkçılığa, ötelekileştirmeye, aşağılanmaya maruz kalsa da bütün bunlar onu hiçbir zaman yıldırmamıştı. Sporun birçok alanında büyük başarılar ve unvanlar kazanmış ilk siyahi profesyonel futbolcu olarak adını tarihe altın harflerle yazdırdı. Şu anda yaşayan birçok insana ilham kaynağı oldu. Bütün bu engellemelere rağmen her zaman dik durduğun için sana minnettarız Arthur, huzur içinde yat…


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Umudun Kara Kısa Yolculuğu: Laurie Cunningham

Mutlu Çocuk: N’golo Kante

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More