Grande Terim: Yolda Olmak

Fatih Terim’in İtalya günleri

Hayal etmek ile gerçeğe dönüştürmek arasındaki temel fark harekete geçmek. Gitmek, her açıdan kompleks bir eylem; başlangıç noktası, doğrultusu, yönü ve varış noktası belli olan. Çantada hayaller, menzilde başarı. Peki yolda başınıza gelecekler… İşte hikaye orada yazılıyor. Hikaye, hayal ile gerçeğin arasında bilinmezliğin açtığı derin çukurlarda sizi bekliyor. Grande Terim de böyle bir hikaye işte.

17 Mayıs 2000 Türkiye’de futbol tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri. Önceki yıllarda elinde kupayla çıkagelmeye alıştıran Cimbom, bir ilki başararak Kopenhag’dan elinde UEFA Kupası ile geliyor. Bu tarih sadece Galatasaray ve Türkiye futbolu için değil, bireysel olarak kadrodaki futbolcular ve teknik direktör Fatih Terim için de yeni defterin ilk sayfası. İnanılması güç bir başarı ve tümsekleri kestirilemeyen yolların başı.

Zafer gecesinin üzerinden çok geçmeden Fatih Terim’in rotası İtalya’nın en güzel şehirlerinden Floransa’ya çevrildi. O yaz gününe kadar bu rotanın Türk teknik direktörler için tatil dışında bir gerekçeyle oluşturulması düşünülemezdi. Fatih Terim ise hayalleri gerçeğe dönüşmek üzere, Fiorentina’nın teknik direktörü olmaya, dönemin en iyi ligine gidiyordu. Türkiye’de 90’lı yıllar futboluna damga vurmuş ismin varış noktası olan Floransa, İtalya’nın 90’lar efsanelerinden Gabriel Batistuta için yeni güzergahın başlangıç noktası olurken arada koparılan takvim yaprakları pek fazla değildi. Batigol, eski başkentten Roma’ya hareket ederken Portekiz’in yükselen yıldızı Nuno Gomes, Terim ile uzun sürecek dostluğundan habersiz bir şekilde soluğu Floransa’da aldı.

Grande Terim

Gol silahı, teknik direktör değişikliği derken sezona yeniliklerle giren Fiorentina’da zor günler başladı. İlk haftalarda beklentilerin uzağında kalan Terim, yerine hoca arandığını öğrendi. Zaman zaman en güçlü özelliği olarak gösterilen iletişim becerisi aslında İmparator’un en olgun halinde bile zayıf karınlarından biri. Üstlerinden işine fazlaca karışıldığını ya da altlarında gruplaşmalar olduğunu fark ettiği anda hep farklı bir Fatih ile karşımıza çıkıyor.

Tanışma, kaynaşma faslını tamamlayan Fiorentina ritmini bularak iyi sonuçlar almaya başladı. Fatih Terim olarak Adana’dan adımını attığı spor kariyerine Galatasaray’da İmparator lakabıyla taçlandıran teknik adam için sırada yeni bir unvan vardı. Kenarda açık mavi gömleği ve siyah ceketiyle dururken tribünler onu Grande haykırışıyla yanlarına çağırmaya alışmışlardı. Serie A tablosunda beklenilenden yukarıda seyretmeyi başaran Fatih Terim için erken vakitte yönetimle arasında oluşan çatlak her şeye rağmen onarılmış gibi durmuyordu. Sonrasında Milan’ın kendisine olan ilgisinden haberdar olması Floransa’daki futbol hayatının sonuna doğru gidişatını hızlandırdı. O sezon Fiorentina’nın en büyük başarısı İtalya Kupası’nın ardından bugüne kadar kulübün müzesine bir daha kupa girmedi. Finaldeyse kenarda Terim değil, onun yerine yıllar sonra yine Fatih Terim’den devraldığı Galatasaray koltuğunda yerel kupa zaferiyle sezonu tamamlayacak olan genç hoca Roberto Mancini oturuyordu. Maçın ardından o da kupada aslan payının ayrılan Türk çalıştırıcıya verilmesi gerektiğini belirtiyordu.

Galatasaray ve Fiorentina ile arka arkaya bozguna uğrattığı Milan artık onu rakip olarak görmekten bıkmış olacak ki 2001 yazında resmen Fatih Terim ile anlaştıklarını duyurdu. Berlusconi ile yapılan görüşmenin ardından imzalar atıldı. İtalya denince akla gelen ilk şeylerden biri moda ve modanın başkenti Milano, İtalya’daki futbolseverlerin yavaş yavaş gözlerini alıştırdığı mavi gömlek – siyah ceket kombininin sıradaki durağı oluyordu. Bu durak bambaşka bir meydan okumanın habercisiydi. Grande, eski öğrencileri Rui Costa ve Ümit Davala ile tekrar buluşurken aralarında Paolo Maldini ve Andre Pirlo gibi Milan tarihine adını altın harflerle yazdıracak oyuncu grubuna sahipti. Burada Fiorentina’daki gibi sezona kötü de girmedi. Dünyaca ünlü tribün Curva Sud ile erkenden güçlü bir bağ kurmuştu. Derbide Inter’e karşı alınan ezici galibiyet Terim için her şeyin yolunda gittiğini gösterebilirdi ama tam aksine, hem Maldini’nin başını çektiği oyuncular hem de yönetim bu yakınlıktan şikayetçi oldu. Spor kulüplerinde büyük problemler ayyuka çıktığında haklı tarafı tespit etmek ne kadar güçse ufukta beliren ayrılığı fark etmek de o kadar kolaydır. Torino’da kaybeden Milan hocası için ipler inceldiği yerden koptu. Birçokları için tadı damakta kalan İtalya günleri Fatih Terim için son buldu.

Grande Fatih terim
Alessandro Nesta, Andrea Pirlo, Rui Costa, Grande ve Paolo Maldini

İlerleyen sezonlarda özellikle Napoli gibi takımlarla adı sık anılsa da Avrupa’da başka takım çalıştırmadı. Metin Oktay’ı örnek alarak başarılı bir sporcu olma hayaliyle yola çıkan Fatih, ismin ağırlığı yetmiyormuş gibi İmparator oldu. Yolda karşılaştığı en özel limanlardan birinde Grande’ye dönüştü. Günümüzde davetli olduğu organizasyonlarda hala bazı taraftarların inanılmaz sevgi gösterilerine tanık oluyor. Yakın tarihte Galatasaray’a dördüncü kez masaya otururken ağzından dökülenlerin teması yine hayalleriydi. “Benim de kendime göre bazı hayallerim var.” Fatih Terim hep hayalleriyle yaşadı, yaşamaya devam ediyor. Yolda karşılaştığı türlü sıkıntılarda, elde ettiği büyük başarılarda her zaman yanında olan, sarsılmayan hayalleri… Tıpkı yelin kayadan ancak toz alabildiği gibi inişler ve çıkışlar yalnızca o hayalleri perçinlediler.

Grande Terim

Var olmak, yolda olmaktır. Varış noktaları bir son olarak gözükebilir ama yeni yolların başlangıcıdır. Türkiye futbol tarihinin en başarılılarından Fatih Terim yoldaydı ve insanların Avrupa’da ziyaret etmenin bile hayallerini süslediği şehirlerde mesleğini yapma fırsatı buldu. William Shakespeare’in bahsettiği yarıda kesilmeye mahkum olan hikayeler Floransa ve Milan’da geçti. Böylece Terim’in İtalya hikayesi bitmedi ama biliyoruz ki hayalleri olduğu sürece, yolda ısrar ettiği sürece spordaki, futboldaki hikayesi de bitmeyecek. Spor sahnesinden yine yarıda kalan bir hikayeyle ayrılacak. Ne mutlu o hikayeye yakından tanık olanlara. Grande Terim!


Bunlar da ilginizi çekebilir;

AC Milan Formaları: Sempre Milan!

Paolo Maldini: Milan’ın Ta Kendisi

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More