Ruud Van Nistelrooy: Gol Sanatçısı

Golcülük bir sanatsa bu sanatın en usta icracılarından biri, Hollandalı gol makinesi; Ruud Van Nistelrooy’un.

Gol atmak basittir. Ancak “golcü” olmak çok zordur. Her forvet gol atabilir ama her forvet golcü tabirini Ruud van Nistelrooy gibi üzerine yapıştıramaz. Yani gol atan her forvete golcü denmez. Golcülük zor bir zanaattir. Golcü her zaman gol atar. Her an gol atabilecek, olmaz denilen pozisyonları bile ağlarla buluşturabilecek, golü adeta koklayan, gol atmayı kendisi için artık sıradanlaştırmış kişidir. Golcülük, bir sanattır. Futbolun var olduğu günden bugüne gol atmayı kendisi için sıradanlaştırmış, golcülüğü bir sanat haline getirmiş, golcü tabirine gerçekten laik olabilmiş en özel isimlerden biri de Hollanda ve dünya futbolunun en önemli isimlerinden biri Ruud van Nistelrooy’dur.

Van Nistelrooy, kariyerinin başından itibaren her zaman yükseliş halinde olan bir golcü oldu. Kariyer basamaklarını adım adım çıktı ve hep üzerine koymayı başardı. Saha içinde teknik, hızlı, güçlü, dayanaklı, bitirici, hava hakimiyeti yüksek çok önemli bir golcüydü. Ceza sahası içerisindeki zamanlaması ve pozisyon bilgisi çok iyiydi. Bir golcü de olması gereken tüm özelliklere sahip bir isimdi. Hollanda, İngiltere, İspanya, Almanya, yani gittiği her ligde golün karşılığı olarak ismi anıldı. Bunun yanı sıra 3 farklı kulüp ile Şampiyonlar Ligi gol krallığı yaşamayı başardı.

Kariyeri

Hikaye Den Bosch ile başladı. 1 Temmuz 1976 yılında Hollanda’nın Oss şehrinde dünyaya gelen Rutgerus Johannes Martinus “Ruud” van Nistelrooy, futbola ülkesinin takımlarından Den Bosch kulübünün altyapısında başladı. Altyapıdaki gelecek vaat eden performansıyla birlikte Nistelrooy, 1993 yılında A takıma yükselmeyi başardı. Den Bosch formasını 1997 yılına kadar 4 yıl boyunca terletti. Bu 4 yıl içerisinde toplamda 69 maçta şans buldu ve 17 gol atmayı başardı.

Hollanda’da yavaş yavaş kendinden söz ettirmeye başlayan Nistelrooy, Hollanda Eredivisie ekiplerinden Heerenveen’e 2 milyon dolar karşılığında transfer oldu. 2. ligden, Eredivisie’ye transfer olan Nistelrooy, kariyeri için çok önemli bir adım daha atmış oldu. 1997/98 sezonunda 31 maçta görev aldı, 13 gol attı ve 6 asist yaptı.

Ruud van Nistelrooy, PSV Eindhoven | Eindhoven, Ijshockey

Eredivisie’de henüz ilk sezonunda ortaya koyduğu önemli performans, PSV Eindhoven’ın iştahını kabartmaya yetmişti. Genç Nistelrooy, Heerenveen’deki 1 sezonun ardından 4 milyon pound karşılında PSV’ye transfer oldu. Kariyer basamaklarını hızla tırmanan genç Nistelrooy, etkili performansını PSV’de de sürdürmeye devam etti. Burada 3 yıl forma giyen Nistelrooy, 2 lig şampiyonluğu ve 1 Hollanda Süper Kupası kazandı. 1999 ve 2000 yıllarında Eredivisie’de gol kralı ve yılın futbolcusu oldu. 2001/02 sezonunda ise Şampiyonlar Ligi’nde attığı 10 gol ile Şampiyonlar Ligi gol kralı oldu. 3 sezonda toplam 90 maçta tam 77 gol attı ve 19 asist yaptı.

Kral tahta çıkıyor

Gol atmak artık onun için sıradanlaşmıştı. Golcülüğü kendisi için bir sanat haline getirmiş, tüm dünyaya sergiliyordu. 2001 yılında Premier Lig’in en köklü takımlarından Manchester United’da dönemin teknik direktörü Sir Alex Ferguson’un gözü Nistelrooy’daydı. Manchester ekibi, 2000 yılında da Nistelrooy’u kadrosuna katmaya niyetlenmişti ancak Nistelrooy’un sağ diz menisküsünden yaşadığı sakatlık buna engel olmuştu. 2001 yılında İngiliz ekibi, nihayet Hollandalı golcüyü o dönemin parasıyla 19 Milyon Pound karşılığında kadrosuna kattı.

Ruud van Nistelrooy ve Fergie.
Ruud van Nistelrooy ve Fergie.

Nistelrooy, ülkesinden dışarı çıkmış, kariyeri için dev bir adım atmış ve artık çok daha fazla yükü omuzlarında taşıyordu. Büyük takım demek, çok daha büyük yükler, çok daha büyük baskılar demekti. Dünyanın en zor ve en iyi liglerinden biri olarak anılan Premier Lig’de, İngiliz futbolunun en köklü camialarından birindeydi artık. Bu kulağa bir rüya gibi gelse de aslında gerçeğin ta kendisiydi. PSV’de ortaya koyduğu inanılmaz performansı burada da sürdüren Nistelrooy, henüz ilk sezonunda Premier Lig’de 32 maçta 23 gol atarak müthiş bir sezon geçirdi. Premier Lig’in yanı sıra Şampiyonlar Ligi’nde 14 maçta forma giyip 10 gol attı. Sezonun genelinde 46 maçta 33 gol ile yıldızlaştı. United o sezon ligde 77 puanla 3. oldu ve Şampiyonlar Ligi yarı finalinde Leverkusen’e elendi. 2002/03 sezonunda da gollerine devam eden Nistelrooy, takımının Premier Lig şampiyonluğunda aslan payını alan isimlerden biri oldu, 34 maçta oynadı ve 25 golle Premier Lig gol kralı oldu. Premier Lig’in yanı sıra Şampiyonlar Ligi’nde tam 12 gol atarak Şampiyonlar Ligi gol kralı oldu ve adından söz ettirmeye devam etti. Şampiyonlar Ligi’ne çeyrek finalde veda eden United, İngiltere Süper Kupası’nı da kazanmayı başardı. Nistelrooy, 2002/03 sezonunun genelinde 45 maçta 39 gol attı. 2003/04 sezonunda şampiyonluğu Arsenal’e kaptıran United, Şampiyonlar Ligi’ne de son 16 turunda erken şekilde veda etse de, F.A. Cup’ta finalde Milwall’ı 3-0 yenerek taraftarına kupa sevinci yaşattı. Milwall’e karşı 2 gol atan Nistelrooy, kupada 4 maçta attığı 6 golle kupanın mimarlarından biri oldu. Sezonun genelinde 43 maçta 30 gol attı. 2004/05 sezonunda yaşadığı sakatlık nedeniyle 26 maç oynayabilen Nistelrooy toplamda 16 gol attı. 16 golün 8 tanesini Şampiyonlar Ligi’nde atarak, kariyerinde 3. kez Şampiyonlar Ligi gol kralı oldu. Ligi 3. sırada tamamlayan Manchester United, Şampiyonlar Ligi’nde son 16 turunda Milan’a elendi. Kupa finalinde ve İngiltere Süper Kupa finalinde de Arsenal’e yenildi ve 2 kupa kaptırdı. 2005/06 sezonunda United’daki son sezonunu yaşayan Nistelrooy, 44 maçta çıktı ve 24 gol atmayı başardı. Manchester United, o sezon İngiltere Lig Kupası’nı kazanmayı başarırken, Ligi 3. sırada bitirdi. F.A.Cup’tan elendi ve Şampiyonlar Ligi’nde sadece 6 puan toplayarak grupta sonuncu oldu. United’ta geçirdiği 5 sezonda 219 maçta, 150 gol attı.

Yeni bir meydan okuma

Nistelrooy, patron Ferguson ile yaşadığı uyuşmazlığın ardından ayrılık vaktinin geldiğine karar vermişti. La Liga ekiplerinden Real Madrid’e 15 milyon euro karşılığında transfer oldu. Real Madrid’de ki ilk yılında ligde 37 maçta 25 gol atan Nistelrooy, gol krallığının yanı sıra ilk yılında La Liga şampiyonluğu da yaşadı. Fabio Capello yönetimindeki Madrid, ligde 76 puanla şampiyon olmuştu, ezeli rakibi Barcelona’da 76 puanla 2. sırada yer aldı. Barcelona’yı sahasında 2-0 yenen Madrid, deplasmanda 3-3 berabere kaldı ve ikili averaj ile şampiyonluğu kazanan ekip oldu. Ligde şampiyon olan Real Madrid, kupada son 16’da elendi ve Şampiyonlar Ligi’ne son 16 turunda Bayern Münih’e elenerek erken şekilde veda etti. 2007/08 sezonunda Real Madrid, La Liga’da 85 puanla rahat şekilde şampiyon oldu, ancak Şampiyonlar Ligi’nde yine son 16 turundan ileriye gidemedi. La Liga Süper kupasını kazanan Real Madrid, lig kupasında şampiyonluk yaşayamadı. O sezon 31 maçta oynayan Nistelrooy, 19 gol attı. O dönem belki de pek hesaba katmasa da yavaş yavaş Real Madrid kariyerinin sonuna geliyordu. 2008/09 sezonunda 2. kez İspanya Süper Kupası kazanan ve sezona formda bir başlangıç yaparak 11 maçta 8 gol atan Nistelrooy, 2000 yılında yaşadığı talihsiz sakatlığı bir kez daha yaşadı ve sağ diz menisküsünden sakatlanarak sezonu kapattı. O dönem yaşının da ilerlemesiyle birlikte futbol kariyerinin bitebileceği söylenirken Nistelrooy bu iddialar için; “Ameliyat masasında kalmadığımı sürece, futbol benim için bitmez. Daha atacağım goller var.” dedi. Şampiyonluk ve gol krallığı ile başlayan Real Madrid kariyeri bu talihsiz sakatlık nedeniyle bir anlamda bitmiş oldu. 2009/2010 sezonunun başında Madrid’de 2 maçta sonradan oyuna giren Nistelrooy, 1 gol attı. Toplamda 3 sezon süren Real Madrid kariyerinde 90 maça çıkan ve 58 gol attı.

Ruud van Nistelrooy
Ruud van Nistelrooy

Tahttan iniş

Nistelrooy, her ne kadar gollerime devam edeceğim dese de 1993 yılında başlayan, hep üzerine koyarak ve yükselerek devam ettirdiği şaşalı kariyerinin 2008 yılındaki o talihsiz sakatlık sonrasında artık sonlarına geldiğinin kendi de farkındaydı. 2009/10 sezonunda bedelsiz şekilde Bundesliga ekiplerinden Hamburg’un yolunu tuttu. Hollandalı yıldız, Hamburg’da ki ilk sezonunda(2009/10 sezonu) 18 maçta görev aldı ve 8 gol attı. Hamburg bu sezonda, Avrupa Ligi’nde yarı finale kadar geldi ve Fulham’a elendi. Van Nistelrooy, Hamburg’un Avrupa Ligi’ndeki bu başarılı performansına, çıktığı 7 Avrupa Ligi maçında 2 gol atarak katkı sağladı. Nistelrooy, 2. sezonunda (2010/11 sezonu) 25 maçta oynayıp 7 gol attı. Geçirdiği büyük sakatlıktan sonra yaşı da ilerlemiş olduğu için futbol kariyeri bile bitebileceği düşünülen bir futbolcuya göre, Hamburg’da iyi 2 sezon geçirdi. 2 sezonda toplamda 15 gol attı.

Golcünün vedası

Hamburg’daki 2 sezonun ardından 2011/12 sezonunda tekrar La Liga’ya geri döndü. Malaga ile sözleşme imzalayan Nistelrooy, burada 1 sezonda 32 maça çıktı ve 5 gol atabildi. Bu verimsiz sezonun ardından artık şaşalı kariyerine son vermesi gerektiğini düşündü ve kariyerini noktaladı.

Antrenörlük Dönemi
Antrenörlük Dönemi

Antrenörlük kariyeri

Futbolu bıraktıktan 2 sene sonra 1 Ağustos 2014’te Hollanda milli takımında teknik direktör Danny Blind’in yardımcı antrenörü olarak görev aldı ve 30 Haziran 2016’ya kadar bu görevi yaptı. Bunun ardından 2016/17 ve 2017/18 sezonlarında PSV u17, u19 ve u21 takımlarına forvet antrenörlüğü yaptı. Daha sonra 1 Temmuz 2018 yılında PSV u19 takımının teknik direktörlük görevine getirildi ve hâlâ görevine devam ediyor.

Başarıları

3 kez Şampiyonlar Ligi Gol Krallığı
2 kez Eredivise Gol Krallığı
1 kez Premier Lig Gol Krallığı
1 kez La Liga Gol Krallığı
2 kez Hollanda’da Yılın Futbolcusu
2 kez Eredivisie Şampiyonluğu
1 kez Hollanda Süper Kupası
1 kez Premier Lig şampiyonluğu
1 kez İngiltere Kupası
1 kez İngiltere Süper Kupası
2 kez La Liga şampiyonluğu
2 kez İspanya Süper Kupası

Profesyonel kariyerinde Kulüp takımlarında 516 maça çıkan Nistelrooy, 326 gol attı ve 67 asist yaptı. 1998-2011 yılları arasında Hollanda milli takım formasını giydi. Ruud van Nistelrooy milli forma ile de 70 maçta 35 kez fileleri havalandırdı. 19 yıllık profesyonel kariyerinde attığı gollerle adını futbol tarihinin özel golcüleri arasına yazdırmayı başardı. Şampiyonlar Ligi’nde 3 farklı takımla gol krallığı yaşadı. Toplamda 80 Şampiyonlar Ligi maçına çıkıp 60 gol attı ve 16 asist yaptı. Ancak buna rağmen hiç Şampiyonlar Ligi’ni kazanamaması da onun ve onu sevenlerin adına üzücü oldu.


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Son Gladyatör: Francesco Totti

Plase Tanrısı: Thierry Henry

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More