Gençlerbirliği: Kara Kızıl 3

Gençlerbirliği Tarihi 3. Bölüm

Gençlerbirliği tarihinin 3. yazısında Milli Küme yıllarını, dönemin meşhur oyuncu isimlerini hatırlayacağız. Yazının sonunda serinin önceki ve sonraki yazılarının linkleri mevcuttur.

* * *

Milli Lig Yılları…

Gençlerbirliği
Tekin Bilge, nam-ı diğer Briyantin Tekin

Ankara Profesyonel Ligi’nin son sezonunda yeni kurulacak Milli Lig’de yer almak için Ankara Lig’inde ilk 4’e girmek gerekiyordu ve Gençlerbirliği sezonu 3. sırada tamamlayarak Milli Lig’de yer almaya hak kazandı. O dönem Gençlerbirliği dışında Demirspor, Ankaragücü ve Hacettepe de Milli Küme’ye gitmeye hak kazandı. Dönemin bazı futbolcuları: Kahraman Aşar, Tekin Bilge (Briyantin Tekin lakabıyla anılır. Bunun nedeni de maçlarını saçını tarayıp briyantinleyerek çıkmasıdır.) Genç takımdan yetişen ve babası da eski Gençlerbirliği futbolcusu olan İlhan Geliş, İstanbul takımlarının da oldukça dikkatini çekmiştir. Adana’dan alınan santrafor Orhan Yüksel, defansta oynayan İsmail Karakurt’tur. Terfi sezonunda oynayan Tevfik Kutlay Gençlerbirliği yöneticileri ile kulübün tarihi konusunda yayınlanacak olan bir basım için 24 Eylül 1999 tarihinde yaptığı görüşmede ilk maçlarını şöyle anlatıyor: “İlk maçımız Hacettepe ile. Herkes ben gol atacağım diye bana güveniyor. Gerçekten ben gol attım ve Hacettepe’yi 1-0 yendik. İkinci maç Yıldırım ile 4-2 galibiyet alıyoruz ve ben yine 3 tane atıyorum. İki maç üst üste oynanıyor. Biz maçı bitirdik tribüne çıktık oturuyoruz. Taraftarlar geldi. 137.5 lira toplamışlar. Dediler ki bu taraftarların size primidir. O zamanlar prim falan yok. Bu da bizim için çok büyük para. Ne yapalım dedik, sonra toplandık ve yemek yedik.“

Ertesi sene lige Oktay Arıca (O dönemki Ankara futbolu için büyük transfer başarısıdır. Nedeni de Oktay Arıca’nın Hacettepe’nin sembol futbolcularından biri ve kaptanı olmasıdır.) Aykut Oğuz, İhsan Tekmen ve Ayhan Erkan katılır. Bu kemik kadro ile başarılar göreceklerdir fakat bazıları 1970 yılında düşme hikâyesinde de yer alacaktır. Yerel liglerde 1958/59 Sezonundan sonra eski Milli Lig misali bir Deneme Ligi oynandı. 8’er takımdan oluşan 2 grupta oynanan maçlarda Gençlerbirliği hiçbir varlık göstermeden sadece Adalet’i yenerek 7. olabildi. Tugay Özçeri 1961 sezonunda Altınordu deplasmanı ile ilgili şöyle der: “Biz bazı maçlarda çok dayak yerdik. O zaman ne uçakla seyahat ne de polis koruması var. Çamurun içinde futbol oynardık. Bir sezonda 10 maç yaptıysak 2’sinden kesin yara-bere ile ayrılırdık. En kötü stat da o zamanlar Alsancak stadyumu. Maçtan sonra vücudumuzdan taş çıkartırdık. Altınordu maçında bir penaltı kazandık. Penaltıyı ben kullandım. Sen misin o penaltı kararını veren hakem! Gazoz şişeleri, taşlar ve aklınıza ne gelirse… Son zamanlardaki gibi çıkış tünelleri de yok. Seyircinin içinden maça çıkıyorsun. Onlarda ne bulurlarsa kafana atıyor tabii. Devre arası her yer cam kırıkları dolu. Akşam oldu, hala bizi bekliyordu Altınordu taraftarları.“

Tugay Özçeri’yi 2003 yılında kaybettik.

İlk Milli Lig 20 takım ile 1959/60 sezonunda oynandı ve Gençlerbirliği ne üst sıralarda ne alt sıralarda kendine yer buldu. Ligi 10. sırada tamamladılar. İlk yarı 5. sırada tamamlasalar da ikinci yarıdaki 19 maçta sadece 13 puan topladılar. 1960/61 ise Gençlerbirliği için başarılı bir sezon olmuştur. Nitekim ligi 5. sırada tamamlamışlardır. Zeynel o sezon tam 15 gol atarak yıldızını parlatmıştır. O sezon İstanbul’un 3 büyük takımı ile yaptığı maçlarda sadece İstanbul’da Galatasaray’a 1-0 yenilmiştir. Bu beşincilik asla tesadüf değildir. Gençlerbirliği izleyen iki sezonu da (1961/62 ve 1962/63) 6. sırada bitirir. 1962/63 sezonu bir sefere mahsus olmak üzere değişik bir statüde, 11 takımdan oluşan iki grup halinde oynanmıştır. Gençlerbirliği kırmızı grupta, Ankara’da 3-0 yendiği Galatasaray’ın ardından ikinci olarak final grubunda oynamaya hak kazanmıştır. Final grubunda ligi altıncı olarak tamamlar. Tugay Özçeri o sezonlar hakkında bir itirafta bulunuyor: “O zamanlar maçlar cumartesi ve pazar günü arka arkaya oynanırdı. Mesela pazar günü Galatasaray ile maç varsa biz de Cumartesi günü Kasımpaşa ile oynuyorsak biz o maça asılmazdık, resmen yatardık. ”

1962/1963 sezonunda Gençlerbirliği Türkiye Kupası’nda yarı final oynama başarısı göstermiştir. İkinci turda Eyüp’ü Ankara’da 3-0, üçüncü turda Yeşildirek’i Konya’da 4-0, çeyrek finalde PTT’yi 2-1 ve 3-0’lık skorlarla geçmiş, yarı finalde Fenerbahçe’ye Ankara’da 0-2, İstanbul’da 1-2 yenilerek elenmiştir. 1963/64 sezonundan itibaren artık düşüşe geçilmiştir. O sezon ligi ancak 9. sırada tamamlayabileceklerdir. Ertesi sezon yani 1964/65 sezonunda küme düşme korkularını resmen hissederler. Lig 14. sırada, küme düşme hattının sadece 1 puan üzerinde tamamlanır. Böyle bir düşüşe geçilmesi aslında normaldir; çünkü Aykut Oğuz, Ayhan Erkan, Tugay Özçeri ve Oral Keçelioğlu artık takımda değillerdir. Ayrıca kaleci Selçuk da çok formsuzdur ve bu da duruma tuz biber ekmiştir.

Düşme korkusuyla geçilen 1964/65 sezonundan sonra çok parlak bir sezon gelir. 1965/66 sezonundaki üçüncülük Gençlerbirliği tarihinde ki 1. Lig (Şimdiki Süper Lig) seviyesinde almış olduğu en yüksek basamaktır. Ayrıca bu üçüncülük Gençlerbirliği’nin, Milli Lig başladığından beri İstanbul takımları arasında ilk 3’e giren ilk takım olması açısından da çok önemlidir. (Daha sonraki yıllarda Göztepe üst sıraları zorlayacak ve 1968-70 arasında Eskişehirspor 2 sezon üst üste ikinci olacak ve 1975/76 sezonunda ise Trabzonspor şampiyon olarak bu başarıyı devam ettiren Anadolu temsilcileri olacaktır.) O sezon takımın başında Yüksel Doğanay vardır. Zeynel Soyuer’e göre Yüksel Doğanay’ın yaptırdığı sıkı idmanların payı büyüktür bu başarıda:

1965’te Türkiye’de ilk defa antrenörlük kursu açıldı. Almanya’dan hocalar geldi. Orada verilen antrenman yöntemlerini ve temposunu ilk defa Yüksel Hoca bize uyguladı. Kimsenin doğru düzgün antrenman yapmadığı dönemlerde biz çok ağır antrenmanlar yapmaktaydık. Lige çok kötü başlamamıza rağmen büyük bir ritim yakalayarak müthiş bir başarı kazandık.

2. BÖLÜM                          4. BÖLÜM


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Kahramanmaraşspor 1988/89 Sezonu: Toprak Sahada Mücadele

İlhan Palut: 2. Lig’den Süper Lig’e

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More