Futbolun Tarihi – Yazı Dizisi

Futbolun Kökeni

Futbolun tarihi hakkında genel bilgilerin derlendiği, kökeni, günümüzdeki kurallarla oynanan futbolun evrim süreci ve çıkış noktası ile birlikte endüstrileşme süreci hakkındaki yazı dizisinin ilki olan Futbolun Kökeni konusunu gelin birlikte inceleyelim.

Futbol denince çoğumuzun aklına, ülkemizde de popülerliğinden dolayı hemen büyük takımlar gelmektedir. Tabii futbolla ilk tanışmamız da genelde hayatımızın ilk yıllarında olmaktadır. Evin içerisinde farklı nesnelerle oynanabildiği gibi, yaşımız ilerledikçe de mahallede, sokak arasında, otoparkta ya da okul bahçesinde oynanmaya başlar. Şu anda muhtemelen hepimiz çocukluğunda futbol oynadığı zamanları tahayyül etmiştir. Peki, dünyanın futbolla tanışması  nasıl ve ne şekilde olmuştur? Nereden çıkmıştır? Günümüze gelene kadar hangi süreçlerden geçmiştir? Bu yazı dizisinde tüm bu sorulara cevap bulacaksınız. Şimdi de bu yazı dizisinin ilki olan “Futbolun Kökeni” konusuyla sizlerle birlikteyim.

Dünya tarihi incelendiğinde, futbola benzer ya da yakın özelliklere sahip oyunlar farklı kültürlerde oynanagelmiştir. Kronolojik olarak incelendiğinde karşımıza çıkan en eski oyun episkyros‘tur. Antik Yunan’da oynanan bu oyun, sınırları olan ve orta çizgiye de sahip dikdörtgen bir alanda 12 ila 14 kişilik iki takımla oynanmaktaydı. Topla oynanan bu oyunda, elleri kullanmak serbestti. Takımların arkasında kalan çizgiler kale görev görmekteydi. Her ne kadar “oyun” olarak adlandırılsa da, çok şiddetli, yaralanmaların ve hatta ölümlerin bile yaşandığı bir oyundu. Bu oyun her yıl Sparta’da 5 takımın katıldığı bir festivalde düzenli olarak oynanmaktaydı. Episkyros’daki amaç, topu rakip takımın oyuncularının başlarının üzerinden ve rakip takımın arkasındaki kale olarak tabir edilen çizgiden geçirerek sonuca ulaşmaktı. İlk olarak erkekler tarafından oynanan bu oyun daha sonraları kadınlar tarafından da benimsenmiştir.

Episkyros tasviri bulunan bir fresk örneği

Episkyros adındaki bu oyunun bir benzeri daha sonraları Romalılar tarafından “harpastum” adıyla oynanmıştır. Harpastum’un anlamı “ele geçirme, yakalama” şeklimdedir. Bu oyunda ise topun daha küçük ve sert olduğu bilinmesine rağmen, kuralları hakkında kesin bilgiler bulunmamaktadır. Ancak bu oyunun sert bir oyun olduğu ve hatta oyuncuların yaşamlarını sahada yitirdiği yazılı kaynaklarda da yazmaktadır.

Harpastum tasviri

Tarihte bilinen ve günümüz futboluna en çok benzeyen özelliklere sahip oynanan oyun FIFA tarafından “Ts’u Cu(cuju)” olarak kabul edilmektedir. Bu oyun, M.Ö 2-3. yy.’da Han Hanedanlığı döneminde, Çin’de oynanmakla birlikte, aynı zamanda Kore, Japonya ve Vietnam’da da oynanagelmiştir. Askerlerin kondisyon eğitimi için kullanılan bu disiplin, zengin şehirlerde eğlence amaçlı olarak oynanmıştır. M.Ö. 2. yy. ve M.S. 2.yy arasında bu oyun ordunun yanısıra, toplumun üst sınıflarında eğlence amacıyla oynanmaya başlandı. Bu kadar rağbet gören bir oyunun da belirli standartlara oturtulması açısından gerekli olan kurallar da bu dönemde oluşturuldu. Tang Hanedanlığı döneminde gelişmesi için değişiklikler yapılan oyunda, tüy ve kıl dolu olan deri top, iki katmana sahip içi hava doldurulmuş 30-40 cm. çapındaki topla değiştirildi. Ayrıca sayı yapma şekli de değişikliğe uğrayarak, iki direk arasına çekilen bir ağ konuldu (bugünkü kale benzeri), ayrıca sahanın ortasına da bir direk konuldu. Bununla birlikte, Tang Hanedanlığı’nın başkenti olan Thang’an’da zenginlerin sahip olduğu bir çok arazide cuju sahaları yaygınlaştı. Ayrıca, imparatorluğa ait askerler tarafından genellikle saray hanedanını ve yöneticilerini eğlendirmek için kendi aralarında maç yapan takımlar oluşturuldu.

Cuju

10. yy’da Song Hanedanlığı döneminde, bu spor profesyonelleşmeye evrildi. Ayrıca, ticarete de katkı sunmaya başladı. Asker kökenli olan cuju oyuncuları, saray tarafından yetiştiriliyorken, sadece cuju oyuncusu olarak hayatını idame ettiren sivil vatandaşlar da bu dönemde ortaya çıktı. Yine bu yüzyılda Qi Yun She adı verilen bir lig oluşturuldu. Cuju takımı oluşturmak isteyen sivil vatandaşlara profesyonel bir adet cuju oyuncusu olan öğretmeni takıma koyma şartı getirildi. 14. yy’da Ming Hanedanlığı döneminde sarayın bu oyuna çok fazla ilgi göstermemesi sebebiyle popülerliğini yitirmiş, tarihin tozlu sayfalarında hoş bir sada olarak kalmıştır.

Cuju, oyununda ayak, göğüs, omuz ve sırt haricinde topa elle müdahale etmek kesinlikle yasaktı. Tabii burada bir parantez açmakta fayda var. FİFA, günümüz futbolunun kökeninin, Cuju olduğuna kanaat getirmiştir. İngilizce’de “football(Amerikan Futbolu)” ve “soccer(bildiğimiz futbol)” olan iki farklı kavramı irdelediğimiz zaman, “soccer” olanının atası olarak kabul görmesi normaldir. Ancak yine de, Harpastum ve Episkyros olarak adlandırılan oyunların Romalılar tarafından Britanya’ya götürüldüğü de tarih tarafından bilinen bir gerçektir. Bu bilgiyi de göz önünde bulundurduğumuz zaman, “Futbolun Beşiği” olarak kabul edilen İngiltere’ye giden futbolun kökeninin de Episkyros olduğu da bir gerçektir. Zaten günümüzde oynanan futbolun sistematiğinin oluşturulmaya başlandığı 1863 yılında “rugby” ve “futbol” ayrı disiplinlere bölününce “günümüz futbolu”nun temelleri de o tarihte atılmış oldu. Bu tarihten itibaren evrim süreci ilerleyen yazılarda detaylı olarak incelenecektir.

Son olarak, oynanış açısından futbola çok fazla benzeyen bir diğer oyunumuz Japonya’da oynanan Kemari. Bu oyun rekabet tabanlı bir oyun olmamakla birlikte, eğlence amaçlı ortaya konan bir oyundu. 7 yy.’da ortaya çıkan bu oyun, 12. yy’da saray hanedanlığı ve soyluların da ilgi duymasıyla birlikte 13. yy.’da standartlaşmış kurallara sahip olmuş olup, tüm topluma yayılan bir oyuna dönüşmüştür. Mari, olarak adlandırılan bir topla oynanan bu oyunda amaç; eller ve kollar hariç, kafa, ayak, diz ve sırt kullanılarak diğer oyuncularla yardımlaşarak topu havada tutmaya çalışmaktır. Toplamda 8 oyuncu vardır ve 6-7 metrekarelik düz bir zeminde oynanmaktadır. Günümüzde halen oynanan bu oyunda, oyuncular geçmiş dönemi yansıtan kıyafetler giymektedir. Bir nevi gelenek haline gelen bu oyunda giyilen bu kıyafetlere kariginu adı verilmektedir.

Kemari

Bu yazıda, futbolun kökenleri hakkında tarihsel süreci inceleyerek çeşitli bilgileri derledik. Tabii futbolun kökenine dair daha derin analizler yaparak 10’a yakın benzer özellik gösteren başka oyunlar da bulunabilir. Lakin bu oyunların tarihsel süreci ve günümüz futboluna yaptığı katkılar konusunda çeşitli olumlu ya da olumsuz görüşler ortaya konulabilir. Evrensel genel geçer olarak  futbola kaynaklık eden oyunlar bu yazının konusuydu. Başlangıçta şiddet içeren, hatta ölümlere sebep olan bu oyun; tarihsel evrim sürecinde, her renkten, her seviyeden insanın ilgisini çektiği gibi, zaman zaman kuralsız ama çoğunlukla da kurallara bağlı kalınarak oynanmış. Yeri geldiğinde spor, yeri geldiğinde eğlence amaçlı oynandığı gibi, günümüzde olduğu şekliyle profesyoneller tarafından geçim kaynağı olarak da görülmüş.

Bir sonraki yazıda, günümüzde oynanan oyunun sistematiğe döküldüğü noktadan yani 1863 yılından başlayarak, kurallarında ne gibi değişiklikler olduğunu inceleyeceğiz. Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle…


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Futbolun Tarihi 2 – Yazı Dizisi

Modern Futbolun Babası: Johan Cruyff

 

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More