Fatih Tekke: Trabzonspor’un Sultanı

Çamurlu sahalarda ve ağırlaşan meşhur Mikasa topla başlayan hayaller, UEFA kupası kaldırarak zirveye çıkan bir serüven. Süper Lig’in 100’ler kulübüne girmiş, gol krallığı yaşamış bir oyuncu. Büyüdüğü şehirde efsane olmak kolay olmasa da bunu net bir şekilde başaranlardan birisi, Trabzonspor efsanelerinden biri Fatih “Sultan” Tekke.

Fatih Tekke, 9 Eylül 1977 tarihinde Trabzon’un Köprübaşı ilçesi Çifteköprü köyünde gözlerini dünyaya açtı. Mahallede düzlük bulduğu her alanda top koşturarak başlamış oldu futbol hayatı. Efsanesi olacağı bu şehre de memur olan babasının tayininin çıkmasıyla tekrar taşınmışlardı. Başarılı bir öğrenci olmanın yanında futboldan da hiçbir zaman uzak kalmayan, her an lojmanda futbol oynayan hareketli bir çocuk olan Fatih Tekke; yan komşusu PTT Spor antrenörü Ali Yıldız tarafından takımında oynamak için davet edildi. 4-5 yıl PTT Spor’da oynayan Fatih Tekke, en nihayetinde Trabzon’un profesyonel takımının da dikkatini çekmeyi başardı ve bordo-mavili takıma transfer oldu.

Trabzonspor’un alt yapı takımlarında geçirdiği başarılı yıllar ile aynı zamanda milli takım genç yaş kategorilerinde oynamış ve C genç takımdan A genç takıma kadar başarılı bir yükselişi olmuştu. Ardından bugün bile Trabzonspor’un efsane kadrosu olarak dile getirilen Hami Mandıralı, Ünal Karaman, Tolunay Kafkas, Abdullah Ercan, Ogün Temizkanoğlu gibi efsaneler ile aynı kadroda yer aldı. Ancak, gençliğin vermiş olduğu agresiflik ve tecrübesizliği yüzünden 2 yıl sonunda Altay’a kiralık olarak gönderildi. Altay’da kariyerine devam ederken Çanakkale Dardanel ile oynanan maçta ayağının kırılması ve geçirdiği diğer talihsiz sakatlıklar sebebiyle Altay serüveni hiç istediği gibi gitmedi ve genç yıldız evine, Trabzonspor’a geri döndü. Altay’da oynadığı sürede 24 maça çıkan ve 8 gol atan genç yetenek, şanssızlıklar bir kenara, tüm gözleri de üzerine çekmeye başlamıştı.

Fatih Tekke, Trabzonspor
Fatih Tekke’li efsane Trabzonspor kadrosu

İkinci defa geldiği kulübünde geçirdiği 2 yıllık sürede – Trabzonspor’da başlamış olan çalkantılı dönemler de bunda etkilidir – Fatih Tekke birçok farklı pozisyonda oynadı ve yine farklı taktik anlayışlar içerisinde kendini bulamadı. Bu gibi sebepler ile Tekke’nin kariyer yolu bu sefer onu Gaziantepspor’a götürdü. Geri döndüğü 2 yıllık sürede Fatih Tekke yalnızca 36 maça çıkmış 6 gollük bir katkı yapabilmişti.

Trabzonspor’dan Gaziantep’e giderek adeta kendini bulacak ve Gaziantepspor’da geçirdiği ilk senesinde Ömer Çatkıç, Batista, Maksim Romashchenko gibi bugün bile çoğu futbol severin isimlerini hatırlayacağı futbolcular ile güzel bir uyum yakalayarak hem kendini hem de takımını üst seviyeye taşıyacaktı. Ligin 34. haftasının sonlanmasıyla birlikte Gaziantepspor, Galatasaray’ın gerisinde ve Beşiktaş’ın önünde, ligin 3. sırasında yer almayı başardı. Bir sonraki sene takıma eklenen İbrahim Toraman ve Andrea Santos gibi takviyeler ile güçlenen Gaziantepspor, 2001/2002 senesinde biraz düşüşe geçmiş bile olsa, üst sıraları zorlamış fakat lig bitiminde averaj ile 6. Sırada yer alarak Avrupa kupalarına gitme şansını kaybetmişlerdi. Başarılı golcü 2 sezon geçirdiği Gaziantepspor’da 54 maça çıktı ve 17 gollük bir katkı vererek takımın yükselişinde büyük bir pay sahibi olmuştu. Gaziantep’te göstermiş olduğu futbol ile tekrardan milli takıma  da davet edilmiş olan Fatih Tekke, başarılı sezonun ardından Trabzonspor başkanı Özkan Sümer’in kendini çağırması üzerine tekrar kendi şehrine ve evine geri döndü.

Fatih Tekke
Fatih Tekke, Trabzonspor yılları

Kimilerine göre bu yıllar Fatih Tekke’nin kariyerinin en önemli yılları oldu ve yıldız futbolcu, Trabzon şehrinin bir simgesi ve taraftarın da sevgilisi haline geldi. 2002 – 2006 yılları arasında Fatih Tekke’li Trabzonspor, 2 defa Türkiye Kupası’nı kazandı, ligde de sürekli zirveye oynadı. Hatta 2004 – 2005 sezonun sonunda, hem takım hem de taraftarların Trabzonspor’un şampiyon olacağına inandığı bir sezonda, ligi liderin 3 puan gerisinde bitirerek büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. Oynadığı dört sezon boyunca takımına inanılmaz katkılar veren Trabzonspor efsanesi, 2004 – 2005 sezonunda 31 gol atarak gol krallığına adını yazdırdı. Attığı 31 gol ile aynı zamanda geçmiş 10 sezon boyunca 30 gol barajını geçen ilk Türk futbolcu olarak da adını Türk futbolu tarihe altın harflerle yazdırmayı başardı. Aynı zamanda, UEFA Gümüş Ayakkabı Ödülü’nün de sahibi oldu.

Karadeniz’in hırslı çocuğu; azmi ve performansıyla taraftarların da büyük saygı duyduğu, adına pankartlar yaptığı bir isim haline geldi. O dönemlerde taraftarın duygularını en iyi dile getiren şeylerden biri olan pankartların akıllara kazınanlarından biri de tribünlerde Fatih Tekke için asılıydı ve bu pankartta kocaman “Fatih Sultan Tekke” yazıyordu. Bu pankartla, Fatih Tekke’nin aslında taraftarın biricik kahramanı olduğu da gözler önüne seriliydi. Fatih Tekke, 4 sezon boyunca çıkmış olduğu 94 lig maçında 66 gol atmış ve 18 asist ile takımının zirve yarışında önemli bir aktörü oldu.

Sultan
Fatih “Sultan” Tekke

Yaşanan bunca güzel hatıradan ve anıdan sonra tabii ki hepimizin filmlerden de aşina olduğu bir sansasyonel olay muhakkak olmalıydı. Aslında bu olay o kadar rahatsız edici bir boyuttaydı ki yaşanan olaylar Fatih Tekke’nin Trabzon’dan kopmasına kadar gitti. Fatih Tekke ve eşinin aracının yanı sıra, Trabzonspor’un bir diğer yıldızı Gökdeniz Karadeniz’in aracı kurşunlanmıştı. Bu olay şehirde ve spor medyasında öyle bir yankı uyandırdı ki siyasetçiler ve dönemin emniyet müdürü bu konuda bir “Trabzon” zirvesi yaptı. Futbol ve mafya ilişkisinin bir başka boyutu olarak bizlerin hafızasına kazınan bu olaydan sonra Fatih Tekke için Trabzonspor’dan ayrılık vaktinin gelmiş ve geçiyordu. Everton, Wigan gibi İngiliz kulüplerinin yanı sıra Hertha Berlin’in de istemesine karşın, Trabzonspor’un istediği rakamı veren tek bir taraf vardı. Rusya Ligi temsilcisi Zenit 7,5 milyon Euro’luk bonservis bedeliyle birlikte Fatih Tekke’yi renklerine bağladı.

Zenit UEFA
Fatih Tekke UEFA Kupası’yla

Rusya’daki ilk yılları onun için birazcık zorlu geçti. Gerek yeni bir ülkeye alışmak gerekse yeni takımına alışmak olsun, Fatih Tekke gibi mücadeleci biri için kolay olmasa da aşılmış bir engel olarak kariyer öyküsündeki yerini aldı. Kendisinin de bir röportajında ilk yıllarının oldukça zorlu geçtiğini, hem yabancı dil sorunuyla hem de takım içerisindeki kişilerin ona karşı cephe almasıyla mücadele ettiğini dile getirdi. Hatta o kadar ki verdiği örnek bile aslında bunu gözler önüne seriyordu. Fatih Tekke, Zenit formasıyla bir maçta tek forvet oynamış ve takımı bu maçı 9-3 kazanmıştı. Ancak, bu maçta kendisinin bir tek gol pozisyonu bile yoktu. Tüm bunlara rağmen, o hiçbir zaman pes etmeyen bir karakterdi ve bunların da üstesinden gelerek takımdaki ilk yılında 16’sı lig ve 3’ü kupa olmak üzere 19 maça çıkmış ve 5 gol atabilmişti. Zenit forması ile 2007 – 2008 Sezonu Rusya Ligi şampiyonluğu yaşamış ve UEFA Kupası Finali’nde İskoçya’nın Glasgow Rangers takımını yenerek UEFA Kupasını kaldırmıştı. Fatih Tekke, final karşılaşmasında da 1 asist yaparak oldukça verimli bir maç geçirmişti. Ayrıca, Galatasaray’ın 2000 yılında aldığı UEFA Kupası’nı kaldırdığı dönemdeki Türk oyunculardan sonra, bunu gerçekleştiren ilk Türk oyuncu olarak kariyerine bir başarıyı daha haklı bir gururla eklemiş oldu. Ayrıca Rusya Kupası, Rusya Lig şampiyonluğu ve Rusya Süper Kupası’nı da kazanarak başarılarla dolu kariyerine devam etti.

Buradaki başarılarının ardından Rusya’nın bir diğer büyük kulübü Rubin Kazan, Zenit’in kapısını çalarak Fatih Tekke’yi 4,5 milyon Euro karşılığında transfer etti. Rubin Kazan forması altında, Trabzonspor’da da yıllarca birlikte oynadığı Gökdeniz Karadeniz ve Hasan Kabze ile aynı takımda oynaması Zenit döneminin ilk yıllarındaki alışma sürecinin bir benzerinin yaşanmaması için de oldukça rahatlatıcı olmuştu. Ancak, artık kariyerinde yavaş yavaş düşüşler ve sorunlar yaşamaya başlayan futbolcunun Rubin Kazan macerası sadece 7 maç ve toplamda 350 dakika sürdü. Geçirdiği sakatlık onu bir hayli çok sevdiği futboldan uzaklaştırdı, performansını da geriye götürdü. Sahalara dönmesi 49 gün süren futbolcu için artık kariyerinin duraklama dönemine girdiğinin sinyalleri gelmeye başladı. 1 Ocak 2010 tarihinde geldiği Rubin Kazan’dan sadece dokuz ay sonra 1 Eylül 2010 yılında, çok sevdiği ülkesine geri döndü ve Beşiktaş ile sözleşme imzaladı.

Beşiktaş Yılları
Fatih Tekke, Beşiktaş formasıyla

Her şey Beşiktaş için güzel başlamıştı, en azından yöneticilerin yapmış olduğu açıklamalardan bunu anlamak mümkündü. Önce Quaresma, arkasından Guti ve en sonda golcü Fatih Tekke takıma katılmıştı. Her şey planlandığı ve düşünüldüğü gibi giderse Beşiktaş şampiyonluğa oynayacaktı. Fatih Tekke’nin tarafından bakarsak, sahada sakatlıktan yeni çıkmış ve tekrar kendini ispatlamaya ve göstermeye ihtiyacı olan bir futbolcu vardı. Tekrar o unutulan Fatih Tekke’yi Türk izleyicilere hatırlatmak istediğini basın toplantısında dahi dile getiriyordu. Fakat işler hiç istenildiği gibi gitmedi ve Schuster ile Fatih Tekke’nin yıldızı bir türlü barışmadı. O dönem Beşiktaş’ın da kötü gitmesi takım üzerinde bir gerginlik yaratmış olacak ki oynanan Sivas maçı sonrasında soyunma odasında ipler iyice gerilip kopuyordu. Bu olayı Fatih Tekke’nin ağzından dinleyecek olursak; “Sivas maçı sonrası da olaylar patlak verdi zaten. Sadece 10 dakika oynadığım maç için bana soyunma odasında, ‘Kendini ne zannediyorsun. Git evinde oyna’ diye bağırdı. Sakatlıktan çıkmışım, son 10 dakika oynamışım ve bütün suç benim miydi? Şaka gibi. Ardından küfretti. Ben de ‘Saygısızlık etme’ deyince de üzerime yürüdü, göğsüyle iki kez itekledi.”  Golcü oyuncunun Beşiktaş kariyeri de hiç planladığı gibi gitmedi ve sadece 3 maçta kadroda yer aldı ve 97 dakika formayı sırtına geçirebildi.

Artık kariyerinin sonlarına gelen golcü oyuncu devre arasında bir sonraki durağı olan Ankaragücü takımına imza attı. Fakat derler ya hani bir kere okun ivmesi aşağıya doğru gitmeye başlayınca toplamak çok zor oluyor diye, tam olarak Fatih Tekke için de okun yönü aşağıya doğru gitmeye devam ediyor, oynadığı süreler azalıyor ve yaşadığı sakatlıklar ondan beklenen performansı vermesine izin vermiyordu. 2011 – 2012 sezonu transfer döneminin kapanmasının son dakikasında Fatih Tekke’nin Orduspor ile anlaştığı duyuruldu.

Bir sezon oynadığı Orduspor ile 3 gol atıp, toplamda 15 maçta forma giydi. Ardından beklenen son gelip çatmıştı. Yaşadığı sakatlıklarla birlikte yıldız golcü, 2012 yılında futbolu bıraktığını açıkladı. Bundan sonra kariyerine “hoca” Fatih Tekke olarak devam edecekti.

Kariyerine Türkiye A2 Milli Takımı yardımcı antrenörlüğü ile başlayan Fatih Tekke, teknik direktör olarak daha sonra 2 ay Kayserispor’u çalıştırmış ve küme de kalmak için büyük mücadele etmiş ancak buna engel olamamıştı. Bir sonraki sezonun ikinci yarısında bu sefer yeni adresi Boluspor oldu ve sezon sonu bu takımla da yolları ayrıldı. Futbolculuk kariyerindeki lanet belki de Fatih Tekke için devam ediyor bir türlü istediği başarıyı yakalayamıyordu. Fakat o Karadenizli inadıyla ve azmiyle hiç savaşı bırakmadı ve hayallerinin peşinden koşmaya devam etti. Kötü günler geçiren ve ligin sonlarında yer alan Denizlispor’da bir sezonda iki hoca gönderilmiş ve en son Fatih Tekke ile sözleşme imzalanmıştı.

Düşme hattındayken aldığı Denizlispor ile belki de bir mucizeye imza atarak hem kendi hayatındaki o laneti kırıyor hem de Denizlispor’u ligde tutarak herkesin takdirini topluyordu. Denizlispor macerasıyla Fatih Tekke, teknik direktörlük kariyeri için önemli bir isim olacağının sinyallerini veriyordu. Bu başarıya elbette kayıtsız kalmayan kulüpler olacaktı. Fatih Tekke bu sefer golcülüğünde İstanbul’u fethetti gibi tekrar İstanbul’u fethetmek için Türk futbolunun önemli ve köklü kulüplerinden İstanbulspor ile anlaşma imzaladı. Burada bir yıl mücadele eden teknik adam 293 gün süre görevinde kaldı ve daha sonra sözleşmesi bitti. Yarım sezon herhangi bir takım çalıştırmayan Fatih Tekke, 1 Ocak 2020 tarihinde tekrar İstanbulspor ile sözleşme imzaladı ve hala bu görevini sürdürmektedir.

 

Yararlanılan Kaynaklar:

1 – trasfermarkt.com.tr

2 – sporx.com

3 – 6N1K

4 – Portre


Bunlar da ilgilinizi çekebilir;

Nuri Şahin: Sakatlıkların Baltaladığı Kariyer

Milan Baros: Ostrava’nın Maradonası

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More