Elvir Baliç: Geçmişi Gölgeye Teslim Ettim

“Ben yokluktan geldim. Savaşı, açlığı, zorluğu Bosna’da gördüm. Daha kötüsünü yaşayamazdım. Türkiye’ye ilk transfer olduğumda adeta sığıntı gibiydim. Üzerimde sadece bir eşofman vardı. Ben o günleri unutmadım.” Bu sözler kendisine ait. Belki üzerine bir roman yazılabilecek, belki de mini bir dizi çekilebilecek bir kaçış hikayesi. Futbolcudan önce bir insanlık öyküsü onunkisi. Ancak neredeyse hepimiz onu sadece futbolcu tarafıyla biliyoruz. Çünkü o 1990’ların hemen sonunda Türk vatandaşlığına geçip Real Madrid’e transfer olan ilk Türk futbolcu unvanını CV’sine yazdırmıştı. O bizim yazdığımız şekliyle Elvir Baliç ya da tam adıyla Elvir Baljic. Gelin halının altını kaldırıp, onun ayak izlerine bakalım.

Tarihler 1974 yılının 8 Temmuz’unu gösterdiğinde Saray Bosna’da sarışın bir ufaklık dünyaya geliyordu. Adeta bir futbol delisi olan babası; onun küçüklüğünden beri süregelen topla olan ilişkisinde bir mükemmeliyet olduğunu fark etmiş, o sarışın çocuğun sol ayağının ilerleyen yıllarda futbola damga vuracağını belki de ilk o zaman anlamıştı. Babası henüz onu 10 yaşında Zeljenicar Sarajevo kulübünün altyapısına yazdırır. Elvir Baljic, henüz 10’lu yaşlarını ortasında hızı ve vuruş kalitesi ile fark yaratıyor Yugoslavya Milli Futbol Takımı’nın gelecekti en büyük yıldızlarından biri olarak görülüyordu.

Ancak ne olduysa 1992 yılında oldu. Tito’nun vefatından sonra kızışan ortamda halklar arasında etnik tartışmalar patlak vermiş ve Yugoslavya’da iç savaş başlamıştı. Bosnalı Müslüman bir genç olarak Baljic için artık hayatta hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.

“Sol kanatta oynayan sarışın, zayıf ancak bileklerine çok hakim genç bir delikanlı attığı 3 gol ve iyi performansı ile Bursaspor yetkililerinin dikkatini çekmeyi başarmıştı”

Yugoslavya’da ligler askıya alınırken, küçük Baljic, hayattaki ölüm gerçeğiyle henüz o zamanlar tanışır. Baljic, yaşanan iç savaş sırasında amcası ve eniştesini kaybederken, ablası ve dayısı da ciddi şekilde yaralanır. Baljic’in kulübü de o zamanlar Bosnalı askerlere maddi destek sağlamak amacı ile dünyanın çeşitli yerlerine giderek farklı kulüp takımları ile süren maçlar yapar. O zamanın parçalanmak üzere olan Yugoslavya’sında yurtdı şına çıkmak epey zor olduğu için adeta kaçak göçmenler gibi birçok Asya ve Afrika ülkesinde hünerlerini sergilemeye giderler ve 1 milyon $‘a yakın gelir sağlarlar. Bu süreç tam 13 ay sürer.

Günlerden bir gün yolları Türkiye’ye düşer ve Nejat Biyediç’in çalıştırdığı Bursaspor ile 20 yaşındaki Baljic’in forma giydiği FK Sarajevo, Türkiye’de bir hazırlık maçında karşılaşır. Bu mücadele öncesinde iki takımda maça sıranda bir hazırlık provası gözüken bakarken, sol kanatta oynayan sarışın, zayıf ancak bileklerine çok hakim genç bir delikanlı attığı 3 gol ve iyi performansı ile Bursaspor yetkililerinin dikkatini çekmeyi başarmıştır. Kendisi de Bosna asıllı olan dönemin Bursaspor Teknik Direktörü Nejat Biyediç, o maçın hemen ardından FK Sarajevo kulüp yetkilerinden Baljic’i istemiş ancak kulübün içinde bulunduğu tur devam ettiği için bu istek reddedilmişti.

Sonrasında, “Bursaspor’un bendeki yeri ayrıdır. Yuvam gibiydi. Bosna’dan çıkıp ilk Bursa’ya geldim. Bütün heyecanları orada yaşadım. Orada isim yaptım. Taraftarı, şehri hala unutamıyorum. Her zaman ziyaret ederim. Ailem de Bursa’yı çok seviyor.” şeklinde anacağı şehre ilk teklif reddedildikten tam 1 ay sonra 150 bin Mark bedelle transfer olmuştu Baljic.

”Pasaportunu al, taksiye bin ve bir otele yerleş. Hemen Bursa’dan İstanbul’a geliyorum.”

Elvir BaliçBaljic’in takımının, turnesi sona erince Bosna’ya dönebilmek için Türkiye’den aktarma yapması gerekiyordu. Aktarma yapmak için İstanbul’a geldiler. Ancak Baljic bu sırada Bursaspor Teknik Direktörü Nejat Biyediç ile tekrar temasa geçti. Biyediç ise Baljic’e “Pasaportunu al, taksiye binin ve bir otele yerleş. Hemen Bursa’dan İstanbul’a geliyorum” deyince hikayenin sonunda 20 yaşındaki yıldızın Bursa ile macerası başladı. Yeşil Beyazlılar’daki ilk sezonunda takımın İnter Toto Kupası’nda yarı final oynamasında büyük pay sahibi olan Baljic, Bursaspor’da ligde ilk sezonunda 9, ikinci sezonunda 21, üçüncü sezonunda da 12 gol atarak adeta uçuyordu.

Bosna Hersek Milli Takımı’na kadar yükselen Baljic için Bursaspor’un kapısını 1998 yılında ilk olarak Aziz Yıldırım çaldı. Sonrasında Beşiktaş Başkanı Süleyman Seba, bizzat Baljic transferi için Bursa’ya gitse yarışın kazananı Fenerbahçe oldu. Kariyerinde yeni bir atılım yapmak isteyen yıldız sol kanat,  98-99 sezonunun başında kulüp rekoruna 9 Milyon $ bedelle Sarı Lacivertliler’in yolunu tutuyordu. Bu transferden yıllar sonra süreci anlatırken, ”F.Bahçe’ye transfer olduğumda Türkiye’de adeta yer yerinden oynamıştı. Aylarca Televoleler peşimi bırakmadı. O kadar bunalmıştım ki Bosna’ya kaçmak zorunda kaldım. Bana verilen parayla kaç tane otoyol, kaç tane okul yapılacağı hesaplanıyordu” diyordu Baljic.

Rekor transfer ücreti ile Fenerbahçe’ye transfer olmanın baskını hissetmeyen ve İstanbul’a adım atmandan önce Türk vatandaşlığına geçip ‘Elvir Baliç’ olan süper sol ayak, Kadıköy’e çabuk uyum sağlıyordu. Joachim Löw’ün Fenerbahçe’si her ne kadar o sezonu 3. sırada bitirse de Elvir Baliç parlıyor, sezonu 36 resmi maçta 21 gol atarak noktalıyordu. Ligin sonunda ise dönemin kulüp başkanı Aziz Yıldırım’a Madrid’den bir telefon geldi. Arayan Real Madrid kulübü temsilcisi idi. Dünyanın en büyük kulübü Baliç’i istiyordu. Yıldırım ilk başta bu transfere sıcak bakmamış ancak teklif edilen 19 milyon $ karşısında çaresiz kalmış ve Baliç’in Madrid’e gitmesine onay vermişti.

Elvir Baliç Fenerbahçe

Sakın yanlış anlamayın başkanım. Fakat böyle bir fırsatı bir daha bulamayabiliriz. Allah korusun yarın öbür gün sakatlanırsam bir daha Real Madrid’e gidemem.’”  Elvir Baliç, gelen teklifin kabul edildiği toplantı sonrası başkan Aziz Yıldırım’a böyle diyordu. Belki de ilerleyen yıllarda yaşanacakları hissetmişti kim bilir.

1999-2000 sezonu başında 25 yaşındaki Baliç artık Real Madrid futbolcusuydu. Eflatun Beyazlılar’a transfer olan ilk Türk vatandaşı olarak da tarihe geçmişti. Yeni takımı ile çıktığı il idman sonrası Seedorf, ona dönerek “Çok yeteneklisin.” diyecekti. Ancak hayatı boyunca hiç ciddi sakatlık yaşamayan Baliç, dünyanın en büyük kulübündeki ilk sezon başı hazırlık kampında 1 ay süren ufak bir sakatlık geçirdi. Sonrasında toparlanıp sezonun ilk karşılaşmalarında süre almaya başlasa da 1999 yılının Eylül ayında çapraz bağ sakatlığı yaşadı. 6 ay sahalardan uzak kalan Baliç, sonrasında birkaç maçta süre alsa da eski gücüne kavuşamadı ve sezonu sadece 16 maçta oynayarak tamamladı.

Ligde 5. olarak fiyasko yaşayan Real Madrid’in Valencia’yı yenerek kazandığı Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu onlar büyük bir teselli olmuş ancak kulüp yetkilileri eskisi gibi olamayacağına inandıklarını Baliç’ten çoktan vazgeçmişti.

Madrid’e büyük paralarla gittiğim için nasılsa beni oynatmak zorunda kalacaklar diye düşündüm. Fakat öyle olmadı. Onlar için bana verilen 20 milyon dolar hiçbir şey ifade etmiyordu. Sahada yaptıklarım önemliydi.

Elvir Baliç

1 sezonluk Real Madrid macerasının ardından Fenerbahçe’ye geri dönen Baliç, kaldığı yerden devam etti. Sarı Lacivertliler’in 2000-01 sezonunda Lig şampiyonluğunu kazanmasına yardım eden ve 31 resmi maçta 7 kez ağları sarsan Elvir Baliç kendisine geliyordu. Ancak klişe tabirle artık ‘o eski Baliç’ değildi. Fenerbahçe tarihinin meşhur 3-0’dan 4-3’dönen Gaziantepspor maçının devre arasında oyundan alınınca stadyumu terk ederek taksi ile evine gitmesi, Baliç’in o senesinin en sansasyonel olayıydı. Sezon sonu Madrid’e geri dönen Baliç, 2001-02 sezonunun başında bu sefer Rayo Vallecano’ya kiralanmış ancak yine sakatlıklar sebebi ile sadece 10 maç oynayabilmişti. Avrupa, Baliç’e yaramıyordu.

Fanatik on Twitter: "📸90'ların sonundan bir Real Madrid kadrosu. Yolu Türkiye'den geçen 3 oyuncu var.… "

Baliç, Radikal bir karar alarak kendisini ısrarla isteyen Fatih Terim’i kırmadı ve 2002-2003 sezonun başında Fenerbahçe’nin ezeli rakibi Galatasaray’a bedelsiz olarak transfer oldu. 28 yaşındaydı ve kendisini yeniden ispatlamak istiyordu. Ancak Baliç’in başına sakatlıklar yine dert açacak, Terim’in Galatasaray’daki 2. dönem başarısızlığın en büyük sebeplerinden biri olacak görülecek ve 2.5 sezonda Galatasaray forması ile sadece 42 maça çıkarak camianın tepkisini toplayacaktı. Aslında Baliç, Galatasaray’a transfer olarak Fenerbahçe taraftarının bir anda düşmanı haline gelmişti. Baliç’in Fenerbahçe’de oynarken Kefen giyerim ancak Galatasaray forması giymem dediği iddia edilmiş ancak Bosna Hersekli oyuncu yıllar sonra bu iddiayıBen kesinlikle böyle bir söz sarf etmedim. Ben kefenin ne anlama geldiğini bile bilmiyordum. Benim Türkçe sözcük dağarcığımda kefen kelimesi yoktu. Bu yalan haberi beni sevmeyen bir Fenerbahçeli gazetecinin yaptığını tahmin ediyorum. diyecekti.

20’li yaşlarının ortasında zirveyi gören Baliç için artık o günler çok eskide kalmıştı. 2004-2005 sezonun devre arasında 29 yaşındayken Konyaspor’a transfer olarak herkesi şaşırtan Baliç, ilerleyen yıllarda o günleri anlatırken “G.Saray’dan Konya’ya giderken acele ettim. Sezon sonunu beklemeliydim. Madrid’e gittikten sonra ise benim bazı hatalarım vardı.” diyecekti. Sonrasında Ankaragücü’ne transfer olan Baliç, futbol kariyerinin son 2 yılında ise ikinci ligde İstanbulspor forması giydi ve profesyonel kariyerine 2008 yılında son verdi.

Bosna Hersek Milli Takımı ile hiçbir zaman büyük bir turnuvada oynamaya şansı yakalayamasa da 38 maçta attığı 14 gol, ülkesinin tarihine iz bırakmıştı.

Çocukluğundan beri ekmeğini futbol topu ile kazanana Baliç’in profesyonel sporculuk kariyerine son vermesi onu bu güzel oyundan uzaklaştırmaya yetmedi. Futbolu bıraktıktan 2 yıl sonra Bosna Hersek Milli Takımı’nda Saffet Susiç’in yardımcısı olan Baliç, 4 yıl boyunca bu görevi sürdürdü.

2015-2016 sezonunda ligde 9 maç Kardemir Karabükspor’da teknik direktörlüğü de yapan Baliç, sadece 3 galibiyet alınca sabırsız Türk futbol yöneticisi gazabına uğramış ve 3 aylık Karabük macerasını noktalamıştı. İlerleyen yıllarda Alanyaspor ve Akhisarspor’da yine Saffet Susiç’in yardımlığını yapan Baliç, son olarak Bosna Hersek 1. Ligi takımlarından Tuzla City’de 12 maç süren kısa bir teknik direktörlük deneyimi yaşadı.

Elvir Baliç, Türkiye Liglerinde izlenen en yetenekli sol ayaklardan biriydi. Şu sıralar 47 yaşında olan ve Bosna Hersek’te futbol kadar yetenekli olduğu müziğe yatırım yapan Baliç, ilerleyen yıllarda bir gün bir yerlerde mutlaka bir teknik direktör olarak karşımıza çıkacaktır.

Belki de başka bir yerlerde başka bir savaştan kendisi gibi bir çocuğu dünya futboluna kazandırır, kim bilir…


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Umudun Kara Kısa Yolculuğu: Laurie Cunningham

Real Madrid: Dünya Devi Mi? Kralın Takımı Mı?

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More