Dünya Kupaları: 1970-1974-1978

Dünya Siyasi Tarihi Işığında Dünya Kupaları - 4

Yazı dizisinin dördüncü bölümüne 1970 Meksika, 1974 Batı Almanya ve 1978 Arjantin Dünya Kupaları ile devam ediyoruz.

Dizinin ilk yazısı için tıklayınız.

1970 MEKSİKA

İlk kez renkli televizyon yayınının yapıldığı müsabakalar özellikle Avrupa’da prime time kuşağına gelebilmeleri için öğlen saatlerinde ciddi sıcakların altında oynatıldı.

Artık Afrika kıtası da Dünya kupası finallerine doğrudan temsilci göndermeye başlamıştı.

İki komşu ülke El Salvador ve Honduras eşleşmişti ve ardından iki ülke arasında savaş patladı. Eleme maçındaki gerginlikler yüzünden Salvador ile Honduras arasında yüz saatlik savaş çıkmış, tarih kitapları ‘’futbol yüzünden savaş’’ diye bir bölüm ayırmak durumunda kalmıştı.

İlk defa sarı ve kırmızı kartlar kullanılıyor ayrıca takımlara ikişer oyuncu değiştirme hakkı veriliyordu.

Brezilya takımı tamamı kendi ülkesinde oynayan oyunculardan kurulmuştu.

Ordularda kullanılan Cooper Testi futbolda ilk kez Yüzbaşı Claudio Coutinho tarafından bu turnuvada kullanıldı.

Final futbol kültürlerinin bir mücadelesiydi. İtalya’nın katı libero sistemi, Brezilya’nın doğaçlamasına karşı oynuyordu. Finalde karşılaşacak olan Brezilya ve İtalya, kupayı ikişer kez kazanmıştı. Finali kazanan, kurallar gereği Jules Rimet Kupası’nı sonsuza dek müzesinde saklayacaktı. Brezilya 4-1 galip gelerek bu şerefe nail olan ilk ülke başarısını elde etmeyi başardı. Mario Zagallo, kupayı hem futbolcu hem de teknik adam olarak kazanan ilk kişi oldu. 1983 yılında kupa çalındı ve bir daha asla bu tarihi eser bulunamadı. Pele, çalınma olayında hırsızların suçlu olmadığını, siyasi yetkililerin sorumlu olduğunu; çünkü halkın yoksulluk ve açlıkla boğuşurken çalmaktan başka çarelerinin olmadığını savunuyordu.

Brezilya’nın kazandığı zaferin kutlamalarında Brezilya diktatörü General Medici futbolculara para bağışında bulundu, elinde zafer kupası olduğu halde onlarla fotoğraf çektirdi. Brezilya karması için bestelenen ‘’Pra frente Brasil’’ ülkenin milli marşı olarak kabul edildi.

* * *

1974 BATI ALMANYA

Batı Almanya, Sovyetler Birliği yönetimindeki Varşova Paktı’nın tam ortasında bir futbol festivalini organize ediyordu. Münih Olimpiyatlarındaki faciayı unutmayan Almanlar, Dünya Kupası’nda benzeri üzücü olayların çıkmasını engellemek için sert önlemler almışlardı.

16 takım, 4’erli 4 gruba ayrılmıştı. Gruplarında ilk iki sıraya girecek takımlar bir üst tura çıkacaktı. Ardından, üst tura çıkan 8 takım yeniden iki gruba bölünecekti ve bu gruplarda ilk sırayı alacak takımlar finallerde buluşacaktı.

Kura cilvesi, Almanya’nın batısı(Federal Almanya) ile doğusunu(Demokratik Almanya) aynı eleme grubunda bir araya getirmişti. Sadece sportif bakımdan değil, politik dünya için de ilginç bir maçtı bu. Favori gösterilen Batı Almanya, Hamburg’da seyircisinden hiç de destek göremedi. Genç yıldız Sparwasser’in attığı golle kazanan Doğu Almanya’nın zaferi günlerce konuşuldu.

Şili Milli Takımı’nın play-off’ta rakibi Sovyetler Birliği’ydi. Moskova’daki ilk maç 0-0 bitmişti. Şili, rövanş için Santiago’daki Nacional Stadı’nı eçmişti. Pinochet darbesinden sonra nice sol görüşlü muhalif insan, bu stadyumda işkence görmüş ve idam edilmişti. Sovyetler Birliği maçın stadının değiştirilmesini istedi. FIFA bu isteği reddedince Sovyetler Birliği maça gitmedi. İşin trajik yanı, o Şili’nin en büyük yıldızının, aslında solcu olan ve o sahada nice arkadaşını kaybeden Carlos Caszely olmasıydı. Şili Dünya Kupası’nda tek bir maç dahi kazanamadan elendi.

Video] Revisa una serie de golazos para recordar al cumpleañero ...
Carlos Caszely, Dünya Kupası tarihinin kırmızı kart gören ilk oyuncusudur.

Doğan Babacan Dünya Kupası finallerinde düdük çalan ilk Türk hakemdi. Dünya Kupası tarihinde ilk kırmızı kart gösteren hakem olarak da tarihe geçti.

1143 dakika gol yemeyen İtalyan kalecisi Dino Zoff’a ilk golü atan Haitili Sanon’a, Haiti devlet başkanı, kupa dönüşünde güzel bir otomobil hediye etti.

Finalde ilhamını forma renklerinden ve ülkeyi uzun süre yöneten hanedandan aldığı Turuncular lakabıyla Hollanda ve Batı Almanya karşılaştı. Alman medyası maçtan bir gün önce dört Hollandalı oyuncunun kaldıkları otelin havuzunda Alman hayat kadınlarıyla alem yaparken yakalandıklarını yazmıştı. Oyuncular ve kafile yetkilileri olayların asılsız olduğunu, Alman medyası tarafından hazırlanmış psikolojik bir savaş taktiği olduğunu iddia etmişlerdi. Almanlar büyük bir başarı elde ederek Hollanda’yı 2-1 mağlup etti ve kupayı kazandı.

* * *

1978 ARJANTİN

General Jorge Videla, 1976 yılında Arjantin’de yönetime el koymuştu. Ülkede ortadan kaybolan ve işkence ile öldürülen insanlardan söz ediliyordu. Ne yazık ki 1978 Dünya Kupası bu ülkede düzenlenecekti. Slogan hazırdı: ‘’Dünya Kupası’nda 25 Milyon Arjantinli oynayacak.’’ Avrupa’da, insan hakları kuruluşları tarafından kupanın bu ülkede yapılmaması için kampanyalar yapıldı. Videla futbolu afyon olarak kullanacaktı. 1930’da oynadığı finalden sonra dünya futbolunda varlık gösteremeyen Arjantin’in kupaya uzanması, onun rejimi için hiç de fena olmayacaktı. Cunta ile yönetilen bir ülkede böyle bir organizasyonun yapılmasının futbolun barışçıl ve bütünleştirici misyonuna uygun olmayacağını düşünenlere rağmen FIFA kararından vazgeçmedi. Hükümet turnuvaya gelen turistlere ülkelerinde her şeyin güllük gülistanlıkmış gibi gözükmesi için yoksul mahallelerin önlerine dev duvarlar örmüşlerdi. Arjantin cuntası New Yorklu bir halkla ilişkiler şirketiyle anlaşarak villas miserias diye adlandırılan yoksul mahalleleri hızla turnuvanın gerçekleştiği alanlardan uzaklaştırıp anayollara dev duvarlar inşa etmiş, bu duvarlara da görülmesini istedikleri Arjantin’i çizdirmişlerdi.[1] Generaller ülkenin görüntüsünü değiştirmek için çok çaba sarf ettiler: Dev statlar, yollar, inşaatlar… İletişim sistemleri yenilendi, renkli tv’ye geçildi. Gecekondu bölgeleri yok edildi. Buralarda oturanlar maç oynanmayacak şehirlere ve Catamarca Çölü’ne nakledildiler.

İlk kez, eğer final ya da üçüncülük maçında uzatma sonunda eşitlik bozulmazsa penaltı atışları uygulanacaktı. İskoçlar Gemmill’in attığı müthiş golü bugün bile konuşurlar. (bkz. Trainspotting filmi)

Arjantin 1978’de çılgın gibi konfeti atan, AFA amblemli dar formaları ve uzun saçlı futbolcularıyla büyük bir zerafet içinde oynuyordu.[2] Arjantin Teknik Direktörü Sezar Menotti, Mario Kempes hariç deniz aşırı ülkelerde oynayan diğer oyuncuları takıma almayarak büyük bir kumar oynamıştı.

Arjantin; Brezilya’nın iki farklı Polonya galibiyetini gördükten sonra Peru’nun önüne çıktığında dört farklı skora ihtiyacı vardı. Arjantin, Peru’ya acilen 35 bin ton tahıl vermişti. Ayrıca silah yardımı yapıldığı da söyleniyordu. Arjantin Merkez Bankası da, dondurulmuş olan 50 milyon dolarlık krediyi Peru’ya ödenmek üzere serbest bıraktı. Sonuçta, Arjantin gereğinden fazla gol atarak, finale yükseldi: 6-0! Peru hükümeti, sol görüşlü muhalifleri Arjantin’de hapsetmesi karşılığı Videla’ya istediği skoru vermeyi kabul etmişti. Kendisi de cuntanın işkence kamplarından nasibini almış Arjantinli aktivist Norberto Liwski, ‘’1978 Dünya Kupası, Arjantin toplumunun en derin yaralarından biridir.’’ demişti.

Finalde Hollanda’yı 3-1 mağlup eden ev sahibi Arjantin Dünya Şampiyonu olmuştu. Hollandalı oyuncular Arjantin diktasının şeflerini selamlamayı reddettiler. Dünya Kupası, müthiş bir tezahürat altında, Arjantin kaptanı Pasarella’nın elinde yükselirken, gerçekte bu kupayı havaya kaldıran diktatör Videla’dan başkası değildi! Diktatör Videla’nın oyuna girmesine gerek kalmamıştı! Arjantinli Şair Carlos Ferreira, Dünya Kupası adlı şiirinde, coşkulu kutlamalardan sonraki günleri şöyle anlatıyordu:

En kötü tarafı sonuydu.
Onursuz ve şaşkın halde o cesetler geri dönüyordu.
Nehir yataklarına, toplu mezarlara..
Başlarını sallayarak ve unutuş şarkıları söyleyerek…

Ve biz oradaydık..
Davullarımız, delicesine terleyen bayraklarımız
ve altüst olmuş bir dünyayla…

1976-83 yılları arasında 30,000’den fazla sayıda insanın iç savaşa kurban gittiği Arjantin’de kazanılan bu kupadan dolayı cunta, FIFA ve Arjantin halkı çok mutluydu. Cunta döneminin kara günleri zafer şölenine dönmüştü.

Devamı için tıklayınız.

 

KAYNAKLAR:

[1] Dikici, Sema Tuğçe, 2014, Yakarız Bu Gezegeni, Caretta Kitap, İstanbul

[2] Gürtaş, Koray, 2002, Dünya Kupası, İletişim Yayınları, İstanbul

Skor tabelasının dışında kalanlarla ilgilenenler için nefis bir podcast Camuspotu


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Hillsborough Faciası: Nedir, Kaç Kişi Öldü, Liverpool Tarafı

Newcastle United: Yeni Süper Güç Yolda Mı?

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More