Deli Dolu Bir Hikaye: Engin Baytar

Zirvede kalıcı olmak, oraya ulaşmaktan daha zordur derler. Ama asıl zor olan; basamakları nasıl çıktıysan öyle inmektir aslında. Türlü engelleri aşarak ulaştığın noktadan aynı şekilde yavaş yavaş inmek… Bir de dibe çakılanlar var tabi. Zirveye çıkmanın anlamını yitirdiği o anda, düşüşün en sertini yaşayanlar.

1983 yılında Almanya’nın Gütersloh şehrinde dünyaya gelen Engin Baytar, futbola da bu şehrin takımında başladı. Babası da eski bir futbolcu olan Engin, 2000 yılına kadar Gütersloh altyapısında oynadıktan sonra Arminia Biefeld tarafından keşfedildi. İki sene boyunca Arminia Biefeld’in U19 takımında oynayan oyuncu, 2002 yılında B takımına yükselerek profesyonelliğe geçiş yaptı. Buradaki ilk sezonunda düzenli forma şansı bulsa da ikinci sezonunda istediği süreyi alamayınca takımdan ayrıldı. 2004-2005 sezonu başında Türkiye kariyerine Maltepespor ile başlayan Engin Baytar, burada gösterdiği performansın ardından 2005-2006 sezonunun ikinci yarısında Gençlerbirliği’ne transfer oldu ve Süper Lig’de boy göstermeye başladı.

Sezonun ikinci yarısında transfer olduğu Gençlerbirliği’nde yarım sezonluk bölümde forma şansı bulmakta zorlansa da 2006-2007 sezonu onun kendini gösterdiği sezon olacaktı. Lig ve kupada çıktığı maçlarda 9 gole imza atmıştı ve o sezon Engin Baytar’ın en çok gol attığı sezon olarak kayıtlara geçecekti. Merkez orta sahada oynayan oyuncu, hırslı ve çalışkan yapısıyla dikkat çekiyordu. Aynı zamanda on numara pozisyonunda da oynayabilen Engin, hücum yönü de kuvvetli bir isimdi. Ancak onu bu yönünden çok davranışlarıyla konuşacağımızın işaretlerini de yavaş yavaş veriyordu. 2007-2008 sezonu başında sözleşme uzatılması konusunda yaşanan sorunların ardından kadro dışı bırakılan Engin Baytar, uzlaşma sağlandıktan sonra affedilip kampa katıldı. Bir önceki sezona göre aldığı süreler azalan Engin’in performansı da o sezonun gerisinde kalmıştı. 2008-2009 sezonunun başında disiplinsiz hareketleri nedeniyle yine kadro dışı kalan Engin, başta başkan İlhan Cavcav olmak üzere tüm camiadan özür dilediğini söylüyor ve ekliyordu:‘Kulübüm bana kucak açtı. Çok pişmanım. Tüm yaşananlardan ders aldım. Bundan sonra herkes bambaşka bir Engin görecek. Bana yapılanlardan sonra benim de bunlara karşılık vermem lazımdı. Ben de kendime yakışanı yaptım ve bana sahip çıkan herkesten özür diledim.”  diyor ve dönemin teknik direktörü Mesut Bakkal tarafından tekrar kadroya dahil ediliyordu. Ancak değişen bir şey olmuyor ve çalkantılı geçen ilk yarının ardından Engin Baytar kampa katılmayıp Eskişehirspor ile izinsiz görüşme gerçekleştirdiği için ara transfer döneminde süresiz kadro dışı kalıyordu. Bu da Gençlerbirliği defterinin kapanması anlamına geliyordu.

Ara transfer döneminde Eskişehirspor’a kiralık olarak giden Engin için yeni bir başlangıç yapma şansı doğmuştu ancak o yine futbolundan çok olaylarıyla gündeme geliyordu. Beşiktaş ile oynanan maçta hakeme itirazda bulunan Engin’i daha sakin olması için uyaran Youla bir anda kendini tartışmanın ortasında bulmuştu. Maçtan sonra mikrofonlara konuşan Youla: “Bu adam bunu hep yapıyor. Devre arasında geldiğinden beri sürekli konuşuyor. Hakemle ve takım arkadaşlarıyla durmadan tartışıyor. Önce Batuhan’la şimdi de benimle tartıştı. Sürekli top istiyor ama pas vermiyor. O kadar iyi oyuncuysan git Barcelona’da oyna.” diyordu. Sezon sonunda ise Engin, Barcelona’ya değil ama renkleri benzer olan bir takıma gidiyor ve rotasını ülkenin kuzeydoğusuna çeviriyordu.

2009-2010 sezonu başında Trabzonspor’a transfer olan Engin Baytar’ın önünde büyük bir fırsat vardı. Geride kalan yıllarda yaşadığı sorunlarla gündeme gelen oyuncu için kendini yeniden kanıtlama şansı doğmuştu. Nitekim Trabzon kariyerine de fena başlamamıştı. Selçuk İnan, Colman, Tijikuzu ve Alanzinho gibi kalabalık bir orta saha rotasyonunda kendisine yer bulmayı başarmıştı. Zaman zaman merkezde, zaman zaman da ofansif orta saha pozisyonunda oynadı. İlk Avrupa maçına Trabzonspor formasıyla Toulouse karşısında çıkan Engin Baytar, Trabzon’da gösterdiği performansla milli takıma kadar yükselmiş ve Hiddink döneminde 2010’da Hollanda ile oynanan dostluk maçında ilk kez forma giymişti.

2010-2011 sezonunda Trabzonspor şampiyonluk mücadelesi verirken bir yandan da Engin Baytar ile mücadele ediyordu. İlk sezonunda sorunsuz oynayan ve ses getiren bir olaya imza atmayan Engin Baytar’ın Trabzon’daki ikinci sezonu sancılı geçmişti. İlk olarak, Bursa deplasmanında alınan galibiyetten sonra sevinci abartan Engin’e tepki gösteren taraftarlar sahaya girmiş ve maçtan sonra dönemin teknik direktörü Şenol Güneş: ”Ben olayı görmedim ama çıkan tartışmalardan dolayı üzüldüm. Sevinmek herkesin hakkı ama bazen de dikkatli olmak gerekir. Cenaze evinin olduğu yerde düğün yapılmaz. Biz oyuncularımızı uyarırız gerekirse ceza da veririz.” demişti. Bu maçın ardından oynanan Eskişehirspor maçında oyundan alınmasına sinirlenerek Şenol Güneş’e sert bir tepki gösteren Engin, kendisine “psikopat” lakabını takan taraftarlarının bile sabrını taşırmıştı. Bu olaydan sonra basın toplantısı düzenleyen Engin : ”Küçüklüğümden beri Trabzonspor’a aşığım diyebilirim. Trabzonspor’un başarısı için her türlü fedakarlığı yapmaya da hazırım. Bir Trabzonlu ve doğuştan Trabzonsporlu olarak bu sezon formasını giydiğim ve her şeyden çok sevdiğim takımımın şampiyon olması için tüm arkadaşlarımızla yoğun bir gayret içindeyiz. Bu istek ve hırsımızı bundan böyle daha kontrol edilebilir şekilde yöneterek mutlu sona ulaşmak istiyoruz.” diyordu. Ancak yine değişen bir şey olmuyor ve sezonun ikinci yarısında oynanan Sivasspor maçında Burak Yılmaz ile tartışma yaşıyordu. Sonrasında ise forma şansı bulmakta iyice zorlanan oyuncu, idmanlarda da disiplinsiz hareketleriyle dikkat çekiyor ve bir idmanda Ünal Karaman tarafından kovuluyordu. Trabzonspor için çok zorlu ve sancısı uzun yıllar süren bir sezon geride kalırken, şans bir kez daha Engin’in yüzüne gülmüş ve 1.100.000 Euro karşılığında Galatasaray’a transfer olmuştu.

Tarihinin en kötü sezonlarından birini geride bırakan Galatasaray’da yeni bir dönem başlamış ve Fatih Terim tekrar göreve gelmişti. Takımı için savaşan ve sonuna kadar mücadele eden oyuncuları sevdiği bilinen İmparator için Engin Baytar uygun bir isimdi. Ancak bunun yanında geçmişteki problemlerinin bilincinde olarak yeni transferi hakkında: “Ben Engin’in şu ana kadarki hatalarından iyi dersler çıkardığını düşünüyorum. Bence Galatasaray, Engin için ideal bir ortam. Zaten Engin’in hataları olmasaydı bonservis bedeli bu kadar olmazdı.” diyordu. Nitekim Engin için Galatasaray kariyeri iyi başlıyor ve gösterdiği performansla forma şansı buluyordu. Ancak Engin Baytar yine uslu durmamış ve Galatasaray kariyerindeki ilk vukuatını gerçekleştirmişti. Ligin 12. haftasında Sivasspor ile oynanan maçta Galatasaray formasıyla ilk golünü atan oyuncu, Zidane’a özenmiş olsa gerek, rakip kaleci Milan Borjan’a kafa atmış ve oyun dışında kalmıştı. Bu karttan sonra aldığı süreler biraz daha azalsa da ligin son bölümlerine doğru tekrar forma şansı bulmuş ve Galatasaray’daki ilk sezonunda ligde 2 gol 8 asistlik bir katkı sağlamıştı. Onu merkez orta sahadan farklı olarak zaman zaman sağ kanatta da kullanan Terim, oyuncusundan iyi verim almıştı.

Hem Galatasaray hem Engin için iyi bir sezon geride kalıyor ve ligi şampiyon bitiren sarı kırmızılılar, Süper Kupa finalinde Fenerbahçe ile karşılaşıyordu. Ve ne olduysa da işte bu maçta olmuştu. İnsanın hayatında bazı anlar vardır; düşünmeden, duygularınla hareket ettiğin ama geri dönüşü sana çok sert olan… İşte Engin Baytar da o kırılma anlarından birini yaşamıştı hayatında. Mücadele 2-2 devam ederken 66. dakikada kırmızı kart gören Engin, maçın hakemi Cüneyt Çakır’ın yakasına yapışmış ve arkadaşları onu güçlükle ayırmıştı. Öyle sinirliydi ki oyundan çıkarken onu sakinleştirmeye çalışan isim Hasan Şaş(!) olmuştu. Bu hareketine karşılık 11 maçlık ceza ile Türk futbol tarihinin en ağır cezalarından birini alan Engin ağır eleştiriye uğramıştı. Günümüzde hala Cüneyt Çakır ile ilgili bir tartışma söz konusu olduğunda gündeme gelen Engin Baytar’ın yaptığı davranışın elle tutulur bir yanı yoktu ve aslında kendi kariyerini de kendisi bitirmişti. 2012-2013 sezonunun önemli bir kısmını futbol oynamadan geçiren Engin için kadroya dahil olmak iyice zor hale gelmişti. Sonraki sezon Fatih Terim’in de takımdan ayrılmasının ardından iyice gözden düşen oyuncu kadro dışı kalmış, yine kendisi gibi kadro dışı olan oyunculardan Yiğit Gökoğlan ile arabada para saçarken çektikleri video büyük tepki toplamıştı.

Galatasaray’dan ayrıldıktan sonra Rizespor, Karşıyaka, Erzurumspor ve İstanbulspor’da futbola tutunmaya çalışsa da yeterli olmadı. Bu yıl da Amerika’dan Karadeniz’e, Kıbrıs’tan Gaziosmanpaşa’ya uzanan transferleriyle gündeme gelen Engin Baytar için belki de kariyer özetini eski hocası Şenol Güneş yapıyordu:

 

“Yazık oldu o çocuğa. Çok daha iyi yerlere gelebilirdi.”