Çimlerden Göklere – Marc Vivien Foé

Kariyerinin, formunun zirvesinde hayatını kaybeden Kamerunlu futbolcu Marc Viven Foé’nin kalp sızlatan hikayesi.

Eğer bugün sahada ölmemiz gerekecekse öleceğiz çünkü karıma ve çocuklarıma finale çıkacağımıza söz verdim. 26 Haziran 2003 günü, takım otobüsüyle Stade de Gerland’a giderlerken Marc-Viven Foé’nin takım arkadaşlarına söylediği son sözleri kimse asla ama asla unutamadı…

1 Mayıs 1975’te doğan Kamerun’un Yaoundé şehrinde dünyaya gelen futbolcu kariyerine Canon Yaoundé’de başladı. Ardından birçok Afrikalı futbolcu gibi Fransa’nın yolunu tutan Foé, 5 yıl boyunca Lens forması giydi. Lens formasıyla, 97/98 sezonunda Fransa şampiyonluğu, 98/99 sezonunda da Pascal Nouma’yla beraber Fransa Kupası şampiyonluğu yaşadı. Sezon sonu 6 milyon Euro’luk bir bonservis bedeliyle West Ham’ın yolunu tutan Foé, UEFA Kupası’nda yarı final oynama şansını belki de Galatasaray’ın rakibi olma şansını kaçırıyordu. Lens, 99/00 sezonunda UEFA Kupası’nda yarı finalde Arsenal’e elenmişti. Foé ise West Ham’la UEFA kupası ikinci turunda Steaua Bükreş’e eleniyordu. İngiltere macerası kısa süren Foé, 2000 yılı temmuz ayında tekrar Fransa’ya dönerken bu seferki durağı Lyon olacaktı. Burada geçirdiği iki sezonda 65 maça çıkan Foé, 2002 yazında yarım bıraktığı işi tamamlamak üzere tekrar İngiltere’ye, Manchester City’e kiralık olarak transfer oldu. Premier Lig’de 35 maça çıkıp 9 gol atan Foé takımın hem kariyerinin en golcü sezonunu geçirdi hem de takımın parlayan yıldızı oldu. Yorucu Premier Lig sezonunun ardından dinlenmeye vakit yoktu, milli görev onu bekliyordu. 11 Mayıs’ta çıktığı son lig maçından sadece 38 gün sonra tekrar sahaya çıktı, bu sefer milli takımı için savaşacaktı.

Turnuvanın ilk maçına Brezilya karşısında çıkıp sahadan 1-0 galibiyetle ayrılan Kamerun’da, Foé 64 dakika sahada kalmıştı. İkinci maçta ise rakip Türkiye idi. Rakip değişse de sonuç değişmedi ve Kamerun gene sahadan 1-0’lık galibiyetle ayrıldı, Foé ise 90 dakika sahada kaldı ve 75. dakikada sarı kart gördü. Grubun 3. ve son maçında ABD ile karşılaşan Kamerun, liderliği garantilemiş olmanın verdiği rahatlıkla rotasyonlu bir kadroyla maça çıktı ve maç 0-0 sona erdi. Foé, Kolombiya’ya karşı oynanacak maça saklanmıştı ve hiç süre almadı. Sıra yarıfinal maçına geldiğinde Foé olması gereken yerde, sahada arkadaşlarının yanında maça başladı. Henüz daha 9. dakikada Pius N’Diefi’nin golüyle Kamerun 1-0 önce geçti, Kamerun’da yüzler gülüyordu ve her şey yolundaydı. Ta ki 73. dakikaya kadar…

Marc-Viven Foé 73. dakikada yere yıkıldı ve bir daha ayağa kalkamadı. Kalbi durmadan saniyeler önce takım arkadaşı Eric Djemba Djemba’ya yorgun olduğunu söylemiş, takım arkadaşı ise oyun durunca antrenöre söyleriz seni değiştirir cevabını vermişti. Ne var ki Foé’nin kalbi oyundan önce durdu ve Kamerunlu yıldız hayatını kaybetti. Foé sedyeyle saha dışına çıkarılırken henüz kimse onun hayatını kaybettiğini bilmiyordu. Sağlık görevlileri, yıldız oyuncunun duran kalbini çalıştırmak için dakikalarca uğraştılar fakat ne yazık ki başaramadılar. Maçtan sonra Kamerunlu oyuncular soyunma odasında dans ederek galibiyeti kutlarken acı haberi onlara takım kaptanı Rigobert Song verdi. Finale kalmanın coşkusu yerini önce sessizliğe, sonra da çığlıklara bıraktı. Artık çok sevdikleri “Marco” yoktu…

Kısa futbol kariyerine 2 Fransa Şampiyonluğu, 2 Fransa Lig Kupası, 14 Şampiyonlar Ligi maçı 73 İngiltere Premier Ligi maçı, 128 Fransa Ligue 1 maçı ve onlarca yüzlerce güzel anı sığdırdı. Foé, Samuel Eto’o’dan Nicolas Anelka’ya, Paolo Di Canio’dan Frank Lampard’a kadar birçok yıldızla aynı takımın formasını giydi.

1999 yılında onu West Ham’a getiren teknik direktör Harry Redknapp Foé için, Guardian gazetesine yaptığı açıklamada: “Eminim ki hayatı boyunca bir tek düşman edinmemiştir” diyerek Kamerunlu oyuncusundan övgüyle bahsetmişti. Oynadığı bütün takımlarda mücadelesiyle taraftarların, iyiliğiyle de takım arkadaşlarının kalplerini fethetmişti Kamerunlu yıldız. Doğduğu şehir olan Yaoundé’de kız ve erkek çocuklar için bir futbol akademisi de kuran Foé saha içinde olduğu kadar saha dışında da hep mücadele etti. Bu kadar büyük ve güzel bir kalbe sahip olan birinin, kalp yetmezliği sebebiyle hayatını kaybetmesi de hayatın bir cilvesi olsa gerek.

Işığın bol olsun Foé, seni unutmadık, unutmayacağız…

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More