Carlo Ancelotti: The Godfather

O, Şampiyonlar Ligi’nin üç kez kazanabilen üç teknik adamdan biri.

Günümüzde belki Klopp, Guardiola, Mourinho kadar fenomen olmasa da Carlo Ancelotti için tabiri caizse tam bir “winner” diyebiliriz. Kazanmak her zaman onun doğasında olan bir şey. Kariyerinde 1,000’den fazla maç, 3 Şampiyonlar Ligi ve beş büyük ligin dördünde kazanılmış şampiyonluk var.

Ancelotti için aslında bazı kesimlerin düşündüğü, klasikleşmiş bir “Hep büyük yıldızlarla çalıştı.” kanısı var. Kimine göre çok başarılı olarak görülse de, kimine göre de sadece şanslı. Beni sorarsanız, ben Ancelotti’yi çok başarılı görenlerdenim. Yıldız oyuncular ile çalışıp başarılı olmak, bana göre Ancelotti’nin aslında ne kadar büyük bir teknik adam olduğunu baş göstergesi. Çünkü yıldız oyuncular ile çalışmak her zaman zor olur ve her teknik adam bunun üstesinden gelemez. Yıldız oyuncu demek çok daha büyük kaprisler, egolar, problemler demektir. Yıldız oyuncuları yönetmek her zaman zordur, ciddi bir liderlik vasfı ister. Bir teknik adamda da liderlik vasfı olmazsa olmazdır. Ancelotti’nin kariyerinde çalıştığı takımları ve kadroları düşünürsek de Ancelotti, gerçek bir lider olabilmiştir. Geçmişten günümüze çoğu teknik adamın 25-30 kişilik kadrolarında 1-2 yıldız oyuncusu Ibrahimovic chiama il Napoli:«Sarebbe bello ritrovare Ancelotti ...olmasına rağmen, liderlik vasfı gösterememesini, bu ortamı başarılı şekilde yönetememesini göz önünde bulundurursak; Ancelotti’nin yıldızlar topluluğu ile çalışmasından aldığı verim asla göz ardı edilmemelidir. Oyuncuların isteklerini anladığını dile getiren İtalyan teknik adam bu konudaki düşüncesini şöyle özetler;

En iyi oyuncularla çalışmak her zaman daha kolay. Ronaldo ve Ibrahimovic isimleri de buna en güzel örnekler.

Ancelotti bir teknik direktörün sahip olması gereken en önemli özelliklerden biri olan liderlik ve teknik adam-oyuncu ilişkileri konusunda uzmanlaşmış bir adam. Oyuncuları ile kurduğu muazzam ilişkiler onun kazandığı tüm başarıların temelini oluşturuyor. Kendisi de aslında basit bir felsefesi olduğunu ve oyuncularla ilişkinin de aslında ne kadar önemli olduğunu şu sözlerle ifade etmişti; “Bir oyuncuyu ikna edememişsen, sahada istediğin sistemi uygulayamazsın. Her oyuncuyu anlamak ve birebir sanatını bilmek işimi her zaman kolaylaştıran faktörler oldu. Futbolda bir fikriniz olabilir. Bu fikri gerçeğe dönüştürmenin tek yolu, diğer insanlara açıklamak; onların yapması gereken de sahaya çıkıp bu fikri göstermek. Bunun için de menajerle oyuncular arasındaki ilişki kusursuz olmalı. Bu da ikna kabiliyeti ile ilgilidir. İkna kabiliyeti, liderlik vasfının en temel özelliklerinden biridir. Oyunculardan biri sahada yapması gerekenlere ikna olmamışsa, o oyuncudan potansiyelinin tavanında verim alamazsınız. Bu da menajerin üstüne düşünmesi gerek bir konudur.”

Futbolculuk kariyeri
İlgili resim

Carlo Ancelotti, 10 Haziran 1959′ yılında Reggiolo, İtalya’da dünyaya geldi. Çiftçi bir ailenin çocuğu olan Ancelotti, futbolcu olup daha rahat bir hayat sürebilmenin hayaliyle futbol kariyerine ilk olarak 1975 yılında Parma altyapısında başladı. Ön libero bölgesinde görev yapan Ancelotti, 1976 yılında A takıma yükselerek profesyonel kariyerine ilk adımını attı. Parma’da geçirdiği 3 sezon ardından 1979’da Roma’ya transfer oldu. 8 sene boyunca burada forma giydikten sonra 1987’de Milan ile anlaştı ve 1992 yılına kadar burada forma giydi. 1991-1992 sezonunun sonunda da aktif futbol hayatına son verdi. Kariyeri boyunca 335 maça çıkan Carlo Ancelotti, 27 gol atıp 8 tane de asist yaptı. İtalya Milli Takımı ile de 26 kez milli oldu.

Teknik direktörlük kariyeri

İlk durak: Reggiana Calcio

İtalyan teknik direktör Ancelotti, söylenildiği gibi kariyerinde hep iyi kadrolarla çalışmadı. Bunun en önemli göstergelerinden biri şüphesiz ki İtalya Serie B ekiplerinden Reggiana Calcio ile yakaladığı başarılar. Dönemin futbol otoriteleri tarafından kümede kalma mücadelesi verecek adaylarından biri olarak gösterilen Ancelotti’nin ekibi 1995-1996 sezonunu 4. bitirerek Serie A’ya yükselmeyi başardı. 38 maçta 16 galibiyet, 13 beraberlik ve 9 mağlubiyet ile lider çıkan Bologna’yı 4 puan geriden takip etti. Takımın attığı gol ile yediği gol rakamları ise bir hayli ilginçti. 38 maçta 42 gol atıp, 32 gol yiyen Ancelotti’nin ekibi bu ilginç istatistiğe rağmen bir üst lige çıkmayı başarmıştı.

Serie A’da ilk adım: Parma

Reggiana Calcio’nun gösterişsiz kadrosuyla büyük bir başarıya imza atan Ancelotti, bu başarısı sayesinde İtalya’nın köklü kulüplerinden Parma’nın başına geçti. Ancelotti; kaleyi 18 yaşındaki genç file bekçisi Gianluigi Buffon’a emanet ederken, savunmanın omurgasını da 24 yaşındaki Lilian Thuram ve 23 yaşındaki Fabio Cannavaro’dan oluşturuyordu. Orta sahada 25 yaşındaki Dino Baggio’ya takımın beyni görevi verilirken, forvet hattında da 21 yaşındaki Hernan Crespo ile 26 yaşındaki Enrico Chiesa, attığı goller ile hem takımı sırtlıyor, hem de kendi yıldızlarını patlatıyorlardı. 34 maçta 63 puan toplayan Parma, sezonu 65 puan toplayan Juventus’un hemen ardından 2. olarak tamamladı. İnter, Lazio, Milan, Roma gibi dev takımları ardında bırakan Parma, Ancelotti ile ilk sezonunda Şampiyonlar Ligi’ne direk katılmaya hak kazanıyordu. Bir önceki sezon ligi 6. bitiren Parma’da başarının en büyük mimarı genç oyuncuları korkmadan oynatan Carlo Ancelotti olarak gösterildi. Bu arada önceki sezon Serie A’ya yükselmesinde büyük rol oynadığı Reggiana kulübü ise Serie A’yı son sırada tamamlayarak küme düştü. 1997-1998 sezonunda hemen hemen aynı kadro ile mücadele eden Ancelotti’nin Parma’sı iki kulvarda verdiği mücadeleden dolayı yorgun düşüyor ve ligi liderden tam 27 puan uzakta 6. olarak tamamlıyordu. Şampiyolar Ligi’nde Dortmund, Galatasaray ve Sparta Prag ile eşleşen Parma 9 puan toplayarak grubu 2. bitirdi. Sadece liderlerin bir üst tura yükseldiği turnuvada Parma için sonuç çok da karamsar değildi. Fakat, ligdeki performans bir önceki yılla kıyaslandığı zaman hayal kırıklığıydı ve bu artık 2 yıllık Parma-Ancelotti ilişkisinin bittiğini gösteriyordu.

Sürpriz teklif: Juventus

9 Şubat 1999’da kötü giden Juventus, sezon ortasında teknik direktörlük koltuğuna İtalyan teknik adam Carlo Ancelotti’yi getirme kararı aldı. Bu Ancelotti için hem sürpriz bir teklif, hem de çok büyük bir fırsat oldu. İlk sezonunda ligi lider Milan’ın 16 puan uzağında 6. tamamladı. Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finalde Yunan ekibi Olympiakos’u 2-1 ve 1-1’lik skorlar ile eleyerek, yarı finalde Manchester United’ın rakibi oldu. Deplasmanda oynadığı maçtan 1-1ik skorla ayrılan İtalyanlar finalin hayalini kurmaya başladı fakat işler hiç de umdukları gibi gitmedi. Juventus, kendi evinde 2-3’lük mağlubiyete engel olamayınca Şampiyonlar Ligi rüyası bir anda sona erdi. Bu takım, Carlo Ancelotti’nin kurduğu bir ekip değil, bayrağı devraldığı Marcelo Lippi’nin takımıydı. Bu yüzden de Ancelotti’nin Juventus’taki geleceğini tayin edecek yıl 1999-2000 sezonu olacaktı. 1999/2000 sozununda ligde yarışı son haftaya kadar kovalayan Juve, ligi Lazio’nun 1 puan arkasında 2. bitirirken İntertoto Kupası’nda* zafere ulaştı ve o dönemki statü gereğince Uefa Kupası’nda(şimdiki adıyla UEFA Avrupa Ligi) yoluna devam etme hakkı kazandı. Ancak bu kupada, 1-0 kazandığı maçın rövanşında, deplasmanda Celta Vigo’ya 4-0 yenilerek elendi. Bir sonraki sezona da Juventus ile giren Ancelotti’nin görevine, Şampiyonlar Ligi’nde 6 puan ile grup sonuncusu olunmasının ve ligin de Roma’nın 2 puan ardından 2. bitirilmesinin ardından son verildi.

Ancelotti: "I've never seen a player in training like Zidane" - AS.com
Juventus günlerinden bir kare; dönemin en önemli oyuncularından Zinedine Zidane ve Ancelotti

Eve dönüş: Milan

Juventus’ta son anda kaybettiği şampiyonluk ve Avrupa’da kazanılan kupa Milan kulübünün sahibi Silvio Berlusconi ile 2. Başkan Adriano Galliani’nin dikkatini çekti. Futbolculuk kariyerinin de büyük bir kısmını geçirdiği ve birçok kupa kazandığı Milan, Ancelotti’nin evi gibiydi. Bu sırada Milan kulübünü çalıştıran Fatih Terim ile de oyuncular arasında ciddi problem vardı. Bu yüzden de Milan’da kazanılsa da kaybedilse de yüzler hiç gülmüyordu. Bu işin çözümü, ya bazı oyuncuların gönderilmesi ile sonuçlanacaktı ya da teknik direktörün görevine son verilmesiyle. Milan kulübü yöneticileri kolay olanı seçtiler ve Fatih Terim’in görevine son verdiler. Yerine gelen isim ise yabancı değildi. Kulübün kendi evladı Carlo Ancelotti… Futbolculuk döneminde 5 yıl formasını terlettiği Milan’ı 2001 Kasım ayında teknik direktör olarak devraldı ve 2009 yılına kadar burada çalıştı. Bu dönem içinde 2004 yılında Milan’ın 17. şampiyonluğunu kazandırdı. 2003 yılında yine bir İtalya takımı Juventus’u Manchester’daki Old Trafford’da penaltılarla geçerek Şampiyonlar Ligi şampiyonu oldu. Aynı yıl UEFA Süper Kupa’yı ve İtalya Kupası’nı da kazandı. Milan 2 yıl sonra bir kez daha 2004-2005’de İstanbul Olimpiyat Stadyumu’nda Liverpool ile oynanan final maçını oynamaya hak kazandı. Ancak ilk yarıyı 3-0 önde kapatan Carlo Ancelotti’nin takımı, Liverpool’un golleriyle skoru 3-3’e gelen maçta penaltılar ile kupayı kaybetti. 2006-2007 sezonunda Atina Olimpiyat Stadı’nda Şampiyonlar Ligi finalinde karşı karşıya gelen bu 2 takımın maçında Milan, Filippo Inzaghi’nin attığı 2 golle Liverpool’u yenerek rövanşı aldı. Ancelotti Milan’da toplamta 423 maça çıktı ve 238 galibiyet elde etti. Bu başarılı ve dolu dolu geçen Milan kariyeri ile İtalyan teknik adam yuvasında kendi kariyerinin zirvesine çıktı.

Five Milan players and two Chelsea legends make up Carlo ...
Ancelotti ve finalde attığı 2 golle kupayı getiren Filippo İnzaghi

Adaya yolculuk: Chelsea

1 Temmuz 2009’da Guus Hiddink’ten boşalan Chelsea teknik direktörlük koltuğuna Carlo Ancelotti getirildi. İlk sezonunda topladığı 86 puan ile takımını zirveye çıkaran Ancelotti, 38 maçta attığı 103 golle tüm futbolseverlere inanılmaz keyifli bir sezon yaşattı. Aynı sezon FA Cup ve Community Shield kupalarını da müzesine götüren Chelsea’de taraftarlar rüya gibi bir sezonu geride bıraktı. 2010/11 sezonunda bir önceki sezona göre ise işler hiç iyi gitmedi. Lider Manchester United’tan 9 puan fark yiyerek ligi 2. sırada tamamlayan Ancelotti için İngiltere macerası burada son buldu. Ancelotti İngiltere’de 109 maça çıktı ve bunlardan 67’sini galip tamamladı.

Yeniden yükseliş: Paris Saint-Germain

David Beckham, Carlo Ancelotti - Carlo Ancelotti Photos - Paris ...
Beckham ve Ancelotti

Carlo Ancelotti, 30 Aralık 2011’de Fransa’da yeni sahipleri ile inanılmaz paralar harcayan PSG ile anlaştı. Devre arasında İnter’den Thiago Motta, eski takımı Chelsea’den Alex ve Barcelona’dan sol bek Maxwell ile anlaşıldı. Fakat, Ancelotti’nin istediği bu transferler ligi Montpellier’in arkasında 2. bitirmenin önüne geçemedi. Bir sonraki sezon Ancelotti’nin kariyeri açısından da büyük önem taşıyordu. Çünkü o kendini “winner” olarak nitelendiriyordu ve kupa kazanmadan Fransa’dan ayrılmak istemiyordu. PSG, 2012/13 sezonunda yaptığı transferler ile futbol dünyasına damgasını vurdu. Milan’dan Thiago Silva’yı 42 Milyon €, Zlatan Ibrahimovic’i 20 milyon €, Napoli’den Ezequiel Lavezzi’yi 30 milyon €, Sao Paulo’dan Lucas Moura’yı 35 milyon €, Ajax’tan sağ bek Van der Wiel’i 6 milyon € ve tecrübeli yıldız oyuncu David Beckham’i, teknik patron Ancelotti’nin isteği doğrultusunda takıma kattılar. PSG, 38 maçta 83 puan toplayarak en yakın rakibine 12 puan fark attı ve ligi şampiyon tamamladı. Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finalde Barcelona’ya elenen PSG taraftarı açıkçası buna çok aldırmadı ve yıllar sonra gelen şampiyonluğun tadını çıkardı. Carlo Ancelotti ayrıca 2012-2013 sezonunda St.Etienne teknik direktörü Christophe Galtier ile birlikte Ligue 1’de “Yılın Teknik Direktörü Ödülü’nü” kazandı.

Zirve: Los Galacticos Real Madrid

Carlo Ancelotti: Gareth Bale A Reason For My Real Madrid Exit
Gareth Bale ve Ancelotti

Kariyerinde yeniden tırmanışa geçen Ancelotti’nin bir sonraki durağı futbol kulüplerinin zirve noktası olarak görülen Real Madrid oldu. 100 milyon € gibi rekor bir ücret ile Gareth Bale’ı kadrosuna katan Madrid; İsco, Carvajal, Illarramendi gibi önemli oyuncuları da Ancelotti’nin emrine sundu. Bununla birlikte takımdan Higuain, Mesut Özil, Callejon, Kaka gibi önemli oyuncular ayrıldı. Ancelotti’nin Real Madrid’i ilk sezonunda ligi lider A.Madrid’in 3 puan uzağında 3. sırada tamamladı. Fakat Ancelotti için bu sezon başarısız sayılamazdı çünkü Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu ve İspanya Kral Kupası şampiyonluğu kazanılmıştı. Ertesi sezon taraftarın La Liga şampiyonluğu beklentisine cevap veremeyen Ancelotti sezonu Barcelona’nın arkasından 2. tamamladı ve İtalyan teknik adam ile yollar ayrıldı. Real Madrid ile 2 yıl geçiren Ancelotti, 116 maçın 87’sini kazanarak %75’lik bir galibiyet yüzdesi elde etti. Genel anlamda çok başarılı bir Madrid kariyeri geçirse de La Liga, beş büyük lig arasında Ancelotti’nin şampiyonluk yaşayamadığı tek lig olarak kaldı.

Serie A: Napoli, Carlo Ancelotti, coach, Champions League, news ...
Carlo Ancelotti; Ernst Happel, Ottmar Hitzfeld, Ernst Happel ve Jose Mourinho ile beraber bu büyük kupayı 2 farklı takımla kazanabilen beş teknik direktörden biridir.

5 lig, 4 şampiyonluk: Bayern Münih

Bayern's response cheers Ancelotti, Football News & Top Stories ...2016 yılında Ancelotti, Bundesliga devi Bayern Münih’ten teklif aldı ve bu teklifi memnuniyet ile kabul etti. Ancelotti, Bayern Münih ile ilk sezonunda, sezon başında Almanya Süper Kupası’nda Dortmund’u 2-0 yendi ve kupayı kazandı. Ligi; 34 haftada 25 galibiyet, 7 beraberlik ve sadece 2 mağlubiyet alarak, en yakın rakibi Leipzig’in 25 puan önünde şampiyon tamamladı. Ancak şampiyonluk zaten Bayern Münih camiası için alışkanlık haline gelmişti. Burada başarılı olduğunu kanıtlamak isteyen, Avrupa da başarılı olmak zorundaydı. Normal olarak gözler Avrupa arenasındaydı. Şampiyonlar Ligi D Grubundan Atletico Madrid, Rostov ve PSV ile mücadele ettiği grupta 12 puanla çıkan Bayern Münih, son 16 turunda İngiltere ekibi Arsenal’i 5-1 ve 5-1’lik skorla toplamda 10-2 elese de bir sonraki turda çeyrek finalde Real Madrid’e 2-1 ve 4-2’lik(uzatmalarda) skorlarla elenerek veda etti. Almanya Kupası’nda yarı finalde Dortmund’a 3-2 yenilerek elendi. Ancelotti, Bundesliga’da kazandığı şampiyonluk ile birlikte 5 büyük ligin 4’ünde şampiyon olmayı başardı.

Baba Carlo: Napoli

Ancelotti, yıllar içerisinde “Baba” lakabını kazandı. Bu şüphesiz ki oyuncuları ile kurduğu muazzam ilişkilerden ve liderlik özelliklerinden kaynaklıydı. 2018 yılında Napoli ile anlaşmaya vardı ve İtalya Serie A’ya geri döndü. Ancelotti yönetiminde Napoli genel anlamda ligde iyi bir sezon geçirdi. 38 haftada 24 galibiyet, 7 beraberlik, 7 mağlubiyet ile 79 puan topladı. Ancak bu şampiyonluk için yetmedi. Juventus 90 puanla sezonu şampiyon kapattı. Napoli, İtalya Kupası çeyrek finalinde Milan’a elendi. Şampiyonlar Ligi C grubunda PSG, Liverpool ve Kızılyıldız ile mücadele eden Napoli, 6 hafta sonunda 9 puan toplayarak 3. oldu ve UEFA Avrupa Ligi’ne gitti. UEFA Avrupa Ligi’nde son 32 turunda Zürich’i 2-1 ve 3-1 yenerek geçti. Son 16’da ilk maç 3-0 yendiği Salzburg’a ikinci maç 3-1 yenilse de turu geçti. Çeyrek finalde Arsenal’e 2-0 ve 1-0 yenildi ve elendi. Nispeten başarılı geçen bu sezonun ardından Napoli, bu sezon ardı ardına gelen kötü sonuçların ardından Ancelotti ile yolları ayırdı.

Güncel: Everton

Ancelotti bu sezon Aralık ayında Everton ile anlaştı. 26 Aralık 2019’da Ancelotti ile ilk maçına çıkan Everton, evinde Burnley’i 1-0 yendi. Ligde ilk 8 maçta 5 galibiyet ve 17 puan toplayan Ancelotti, iyi bir imaj çizmeye başlasa da arka arkaya Arsenal’e karşı 3-2’lik mağlubiyet, Manchester United’a karşı 1-1’lik beraberlik ve Chelsea’ye karşı da 4-0’lık bir mağlubiyet aldı.

Teknik direktörlük başarıları;

Uluslararası

1 kez UEFA Intertoto Kupası (1999 – Juventus)

2 kez FIFA Kulüpler Dünya Kupası (2007 – Milan, 2014 – Real Madrid)

3 kez UEFA Şampiyonlar Ligi (2003 – Milan, 2007 – Milan, 2014 – Real Madrid)

3 kez UEFA Süper Kupası (2003 – Milan, 2007 – Milan, 2014 – Real Madrid)

İtalya

1 kez Serie A (2003/04 – Milan)

1 kez Coppa Italia (2003 – Milan)

1 kez Supercoppa Italiana (2004 – Milan)

İngiltere

1 kez Premier League (2009/10 – Chelsea)

1 kez FA Cup (2010 – Chelsea)

1 kez FA Community Shield (2009 – Chelsea)

Fransa

1 kez Ligue 1 (2012/13 – Paris Saint-Germain)

İspanya

1 kez Copa del Rey (2014 – Real Madrid)

Almanya

1 kez Bundesliga (2016/17 – Bayern Münih)

1 kez DFL-Supercup (2016 – Bayern Münih)

 

*İntertoto Kupası: Eskiden UEFA tarafından yaz aylarında düzenlenen futbol organizasyonu. UEFA Intertoto Kupası, 2008 yılında son kez düzenlenmiş, 2008 yılında UEFA kararı ile kaldırılmıştır.


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Harikadan Hatıraya: 1949 Superga Uçak Kazası

Real Madrid: Dünya Devi Mi? Kralın Takımı Mı?

 

 

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More