Bursaspor: Hakikat Sonrası

2010’da gelen şampiyonluk, yüksek bonservislerle satılan oyuncular… 10 yıl sonra ise bir alt ligde ve borç batağında bir Bursaspor. Peki ama bu noktaya nasıl gelindi?

Takvim yaprakları 16 Mayıs 2010’u gösterdiğinde 1959 yılından itibaren oynanan Süper Lig, 5. şampiyonunu çıkarmıştı. Bursaspor, Trabzonspor’un ardından kupayı müzesine götürmüş Türk futbolu adına bir devrim yaratmıştı. Kulüp Başkanı İbrahim Yazıcı ve teknik direktör Ertuğrul Sağlam önderliğinde tarihinde ilk defa Süper Lig’de şampiyonluk yarışının bu kadar içinde bulunan ve ipi göğüsleyen şehirde büyük coşku yaşanmış kulüp hakikatine kavuşmuştu.

Peki sonrasında neler oldu?

2010 yılında böyle bir zirve yaşayan ve o tarihten itibaren sattığı futbolculardan toplam 64.5 Milyon € bonservis kazanan Bursaspor, ne oldu da 10 yıl sonra kendisini 600 Milyon TL borç ile transfer tahtası kapalı bir şekilde TFF 1. Lig’de buldu?

Gelin bu soruların cevaplarını hep birlikte arayalım.

Beklenmedik bir şekilde Süper Lig’de 2009-2010 sezonunu şampiyon olarak tamamlayan Bursaspor’da yeni sezon öncesi Şampiyonlar Ligi’nde mücadele verecek olmanın heyecanı vardı. Kulüp başkanı İbrahim Yazıcı Devler Ligi’nden gelecek olan 22.5 milyon €’yu da hesaba katmış, sezon öncesi şampiyon takımın temel taşları altyapıdan yetişen 2 isim Volkan Şen ve Sercan Yıldırım’ı büyük tekliflere rağmen satmamıştı. Keza 1 sezon önce Bucaspor’da kadroya katılan ve şampiyonluk sezonunda ligde 8 gol atan Ozan İpek’i de kadroda tutulmuştu.

Kadroya sezon öncesi Milan Stepanov ve Federico İnsua haricinde dişe dokunur takviye yapılmamış Svensson, Leonel Nunez ve Damien Steinert gibi “ya tutarsa” transferleri ile yola çıkılmıştı.

Sezon öncesi oynanan Süper Kupa maçında Trabzonspor’a 3-0 kaybeden Bursaspor Şampiyonlar Ligi’nde Rangers, Valencia ve M.United ile yer aldığı grubunu 1 puanla tamamlayıp hayal kırıklığı yaratmıştı. Ancak devre arasında forvet hattına Kenny Miller ve Jozy Altidore’nin katılımlarıyla 2010-11 sezonunda 3. olarak şampiyonluğun ardından tarihindeki en iyi ikinci dereceyi elde etmiş ve Avrupa Ligi vizesi almıştı.

Sezon sonu Bursaspor başkanı Yazıcı, yaptığı açıklamada kulübün borcunun olmadığı, hatta kasasında para olduğunu söylemişti mali genel kurulda. Bursa’da şampiyonluğun yarattığı heyecan ile de 1 Haziran 2011 tarihinde de yeni stadyum için temel atılmıştı.

Bursaspor stadyum

2011-2012 sezonuna krizle başlamıştı Yeşil Beyazlılar. Şampiyonlukta büyük katkısı olan Vakıfköy çıkışla 2 oyuncu Volkan Şen 3.6 milyon €’ya Trabzonspor’a, Sercan Yıldırım ise 3 Milyon €’ya Galatasaray’a transfer olmuştu. Bu ayrılıklara hazırlıksız yakalanan Bursaspor Avrupa Ligi’nde Anderlecht’e elenip gruplara kalamamış Sercan ve Volkan’ın boşluğunu doldurmak adına halen Bursaspor tarihinin 3.3 milyon € ile en yüksek bonservis bedeli ödenen oyuncusu olan Teteh Bangura kadroya katılmıştı. Şampiyonluk kadrosunun kalecisi İvankov’dan yaşından dolayı artık vazgeçen Ertuğrul Sağlam, kaleye Scott Carson’u almış, Ergic- Hüseyin Çimşir ikilisinin miadını doldurmasın ardından ise orta sahaya Alfred Ndiaye transferleri yapılmıştı. 3 Temmuz sürecinin etkisi ile Süper Lig’de play-off’a dönülen sezonda Bursaspor ligi bu sefer 8. bitirmiş, son iki sezonda başarıya alışmış olan Bursaspor taraftarından homurtular yükselmeye başlamıştı. Ancak 20 yıl sonra Türkiye Kupası’nda final oynayan Bursaspor, Fenerbahçe’ye 4-0 kaybetmesine rağmen başarıda istikrar sağlamaya başlamış, şampiyonluğun tesadüf olmadığı göstermişti.

İbrahim Yazıcı’nın kaybı

Camiada 1 senelik geçici rüzgar değil, kalıcı olma yolunda saha içinde adımlar atılıyordu. Veya o zamanlar öyle sanılıyordu.

3 Temmuz süreci ve maddi problemler sebebi ile UEFA’dan ceza alan takımların ardından lig 8. bitirilmesine rağmen yine Avrupa bileti aldı Bursaspor. Belki de bu Avrupa bileti Bursaspor’da sonun başlangıcı olacaktı.

Sezon öncesi tarihinde ilk kez Avrupa Ligi’nde gruplara kalmaya çok yaklaşan Bursaspor play-off turunun ilk ayağında Bursa’da Twente’yi 3-1 yenmişti. Batalla ve Pinto uyumu yeni sezon öncesi umut verirken rövanş maçında alınan 4-1’lik mağlubiyet ile Avrupa’ya veda edilmesi belki de Bursaspor’da ilerleyen aylarda yaşanacaklar sebebi ile ‘tarihe’ geçecek bu sezonda mesajı en baştan veren olay olmuştu. 2012-2013 sezonuna demoralize başlayıp ilk 8 haftada sadece 2 galibiyet alabilen Bursaspor’da artık takımda 5. yılını geçiren teknik direktör Ertuğrul Sağlam ismi iyice tartışılır hale getirmişti. Nitekim Bursaspor’da 19. haftada deplasman alınan 4-1’lik İstanbul Büyükşehir Belediyespor mağlubiyeti sonrası başkan İbrahim Yazıcı, Ertuğrul Sağlam hanedanlığına son vermiş ve yerine Hikmet Karaman ile anlaşmıştı.

Devre arası N’Diaye’yi 4.7 milyon Euro’ya Premier Lig ekiplerinden Sunderland’a satan Bursaspor’da onun yerine M.Edu kiralanmış, Hikmen Karaman’ın orta sahada yakaladığı Batalla-Belluschi-Edu uyumunu Sestak ve Pinto’nun skorer oyunu destekleyince Bursaspor ligi 4. bitirmişti. Bursaspor’un şampiyon takımının kaptanı Ömer Erdoğan’da 7 yıllık Bursaspor kariyerine son vermiş ve 36 yaşında futbolu bırakmıştı. Ancak tarihler 7 Mayıs 2013 gösterdiğinde Bursaspor’un son 10 yılına damga vuran en önemli olaylardan biri yaşandı. Uzun yıllardır Bursaspor Başkanlığı yapan İbrahim Yazıcı, hayatını kaybetmişti. Bu üzücü olay sonrası Bursaspor’da hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Yeşil Beyazlılar sadece bir ‘başkan’ değil bir ‘vizyon’ kaybetmişti.

Yazıcı’nın vefatından sonra görevi Erkan Körüstan devralmıştı. 2013-2014 sezonunun hemen başına Erkan Körüstan, Hikmet Karaman’ı henüz sezon başlamadan Vojvodina ile oynanan Avrupa Ligi ön eleme maçında elendiği için göndermiş, yerine Christoph Daum’u getirip adeta Bursaspor’da yıllar sürecek teknik direktör istikrarsızlığın fitilini ateşlemişti.

Bursaspor’un mali tablosu da Körüstan dönemi itibariyle çıkmaza girmeye başlamıştı. Ünlü İtalyan kaleci Sebastian Frey ve uzun yıllar Marsilya’da oynamış sol bek Taye Taiwo’nun çok yüksek maliyetlere transfer edilmesi ile takımın maaş dengesi altüst olmuştu.

Daum, sezon içinde Bursaspor’da bir türlü oyuncu grubunu ikna eden bir futbol anlayışı oturtamamış ve özellikle Bursaspor’un oyun lideri Pablo Batalla ile büyük sorunlar yaşamıştı. Bu kötü ilişkinin sonunda kazanan Daum oldu ve Bursaspor’un efsanesi Batalla, 14 Şubat 2014’te 3 milyon 250 bin € bonservis bedeli ile Çin’in Beijing Guoan kulübüne transfer oldu. Yeşil Beyazlılar’ın bu noktadan sonra da Alman teknik adam ile ilişkisi yürümemiş ve son 7 hafta Daum’un yardımcı İrfan Buz ile tamamlanmıştı.

Sezonu 8. bitiren Bursaspor’da 2014-2015 sezonu öncesi yapılan kongrede Körüstan dönemi sona erip yerine başkanlığa Recep Bölükbaşı seçilmiş, Bölükbaşı teknik direktör olarak da Şenol Güneş ile anlaşmıştı. Sezon öncesi Bakambu, Josue, Emre Taşdemir gibi isimleri kadrosuna dahil eden Bursaspor’da, bir önceki sezon 8. bitirilmesine rağmen yine UEFA’dan ceza alan takımlar sebebi ile Avrupa ligi ön elemesine katılınmış ancak Gürcastin temsilcisi Chikhura’ya elenip yine Avrupa Ligi’nde grup görülememişti. Ayrıca Chikhura ile oynanan Avrupa maçları sonrası, Bursaspor’un bu tarihe kadar oynadığı son Avrupa maçları olacaktı.

Sorumsuzca harcanan paralar

2014-2015 sezonunda Şenol Güneş yönetiminde belki de şampiyon olduğu sezondan bile daha göze hoş gelen bir futbol oynadı Bursaspor. Ligi 6. bitirip 69 golle ligin en çok gol atan takımı oldu. Okan Yılmaz’ın ardından Fernandao ile bir gol kralı daha çıkaran Bursaspor, Türkiye Kupası’nda da final oynayıp bu kez Galatasaray’a diş geçiremedi. Ancak tüm bu iyi gelişmelerin ardından Bursaspor camiasının yaz transfer döneminde çok garip şeyler bekliyordu. Başkan Recep Bölükbaşı ile bir türlü kimyası tutmayan Şenol Güneş, Bursaspor ile sözleşme uzatmayıp Beşiktaş’ın makus tarihini değiştirmeye gitmişti.

Güneş’in oynattığı futbol sonrası Yeşil Beyazlı oyuncuların talipleri artmış ve Bursaspor o yaz transfer dönemi Bakambu, Enes Ünal, Ozan Tufan, Volkan Şen ve Şener Özbayraklı’nın satışlarından toplam 24 milyon € bonservis gelir elde etmişti. İşte Bursaspor’da sonunu düşünmeden harcanan para devri tam o zaman başlamıştı.

Bursaspor ölçeğinde bir Anadolu kulübünün kasasına giren bu büyük miktar tüm menajerlerin iştahı kabartmış, herkes Bursaspor’a oyuncu satmanın peşine düşmüştü. Bursaspor, bu parayı altyapıya yatırım yapmak, gelecek vadeden genç oyuncu transferlerine kullanmak ve borçları azaltmak yerine ‘harcamayı’ seçmişti. O yaz transfer dönemi Bursaspor camiasında ‘menajerler ne diyorsa o’ olmuştu.

Bursaspor Tom De Sutter, Balazs Dzsudzsak, Advincula, Hosogai, Ricardo Faty, Tomas Sivok, Necid, Cuenca Dany Nounkeu gibi transferler yapmış, kazanılan 24 milyon euro menajerlere ve imza parası olarak sadece 1 transfer döneminde takıma yeni katılan oyunculara akıtılmıştı. Özellikle 1.7 milyon € imza parası ve yıllık 1.7 milyon €’dan 3 yıllık sözleşme imzalanan Dzsudsak, 1 sezon sonra takımdan ayrılacak ve Bursaspor’da 1 sezonda 3.4 milyon €’yu cebine koyacaktı.

Dönemin başkanı Recep Bölükbaşı o dönem transferlerden rahatsız olan ve altyapısı ile meşhur bir takıma 20 oyuncu alınması eleştirip Çin’de mutsuz olan Batalla’nın geri gelmesini isteyen taraftarlara kongrede “Tutturmuşsunuz Batalla Batalla…Adam ölmüş, bitmiş emekli olacak”. şeklinde yanıt veriyordu. Bölükbaşı’nın “ölmüş” dediği Batalla, o tarihten tam 2 yıl sonra 2016-2017 sezonunun son maçında Bursaspor’u Trabzon deplasmanında ligde tutacak golü atacaktı.

Bölükbaşı bunun dışında yapılacak transferlerle ilgilenirken Belluschi’nin sözleşmesini uzatamayıp takımdan ayrılmasına engel olamayınca Bursaspor taraftarlarının daha sezon start almadan hedefi haline gelmişti.

Ben bu takımı şampiyon yapmadan önce ligde kaldığınızda, şehirde arabalarla korna çalarak tur atıyordunuz.

Ertuğrul Sağlam

2015-2016 sezonunun başında başkan Recep Bölükbaşı, Şenol Güneş’ten boşalan koltuk için tekrar Ertuğrul Sağlam ile anlaşmıştı. Ancak Sağlam’ın ikinci Bursaspor dönemi sadece 13 maç sürmüştü. Ertuğrul Sağlam ayrılırken adeta eteğindeki taşları döküyor Bursaspor taraftarına “Ben bu takımı şampiyon yapmadan önce ligde kaldığınızda, şehirde arabalarla korna çalarak tur atıyordunuz.” diyordu. Yeşil Beyazlılar’da Ertuğrul Sağlam’dan sonra göreve Hamza Hamzaoğlu gelmiş, taraftar baskısına dayanamayan Recep Bölükbaşı ise 2015-2016 sezonunun devre arasında olağanüstü kongre kararı alıp görevi Ali Ay’a devretmişti.

Yeni başkan Ali Ay’ın ilk icraatı Batalla’yı Çin’den geri getirmek oldu. Ancak Bursaspor’da mali kriz o zamanlardan filizlenmeye çoktan başlamıştı. Bursa’ya gelen Batalla, 5 gün şehirde beklemiş kulübün vergi borcunun ödenmesi sonrası ancak o şekilde imza atabilmişti. Yeşil-beyazlılarda 2015-2016 sezonu 11. basamakta noktalarken, 4 yıldır yapımı süren Bursa Büyükşehir Belediye Stadyumu hizmete açılmıştı; ancak stadyumda yaşanan aksaklıklar o günden başlamış 500 milyon liradan fazla paraya mal olan stadyumda yanlış mimari, çevre düzenlemesinin zayıflığı, otopark olmaması ve sık sık arızalanan asansörler daha ilk günden taraftarların yeni stadyuma karşı tavır almasına neden olmuştu.

Timsah Arena Bursaspor

2016-2017 sezonu öncesi Serdar Aziz’in 4.5 Milyon Euro’ya Galatasaray’a satılmasının ardından takas yoluyla takıma katılan Bilal Kısa ve Furkan Özçal taraftarı tatmin etmemiş, Hamza Hamzaoğlu’nun eski takımı Akhisarspor’dan yaptığı Merter Yüce ve İsmail Konuk transferleri sonrası henüz ilk hafta Bursa’da alınan Başakşehir mağlubiyeti sonrası taraftarların Hamzaoğlu’na yönelik “Burası Bursa, Akhisar değil!” tezahüratı yapmasına yol açmıştı.

18. haftada Hamzaoğlu ile yollarını ayıran Bursaspor, o tarihte ligde 27 puanla 7. sırada yer alıyordu. Sonrasında teknik direktörlük için yapılan Mutlu Topçu ve Adnan Örnek gibi hatalı tercihler sonrası göreve son maç öncesi Mustafa Er geliyordu. Er, yönetiminde kazanamazsa küme düşeceği maçta Trabzonspor’u 2-1 ile geçen Bursaspor, kabus gibi geçen sezon sonrası küme düşmekten kurtuluyordu.

O sezon Serdar Kurtuluş’un futbol kariyerini bitiren sakatlığı tüm yıl takımı etkilerken, deplasmanda 4-0’lık Kasımpaşa mağlubiyeti sonrası Bursa’ya dönüş yolunda taraftarların takım otobüsüne girip oyunculara saldırması, Bursaspor tarihine kara leke olarak geçiyordu. Bu otobüs olayının olumsuz etkisi takım üzerinde aylar boyunca sürecek, belki de küme düşmeye kadar giden yolun kaldırım taşlarından biri olacaktı.

2017-2018 sezonu öncesi Bursaspor Başkanı Ali Ay, verdiği demeçte ”Hayalim Bursaspor’u Borussia Dortmund gibi yapmak. Altapıdan oyuncu yetiştirerek Bursaspor’u transfere bağımlı hale getirmemek.” demişti. Yeni sezon öncesi teknik direktörlük için Fransız Paul Le Guen ile anlaşan Ali Ay, tecrübeli  teknik adam ile yıllık 1.5 milyon € üzerinden sözleşme imzalamış ve kendisini Bursaspor tarihinin en çok maaş alan teknik direktörü yapmıştı.

Ekong, Badu, Agu, Delarge, Barış Yardımcı gibi transferler ile sezona giren Bursaspor’da henüz maçlar başlamadan Yusuf Erdoğan transferi gündemi oturmuştu. Trabzonspor’dan yıllık 400 bin € kazanan Yusuf için, Karadeniz ekibine 1 milyon € bonservis bedeli ödenmişti. Kendisi ile de 3 yıllık kontrat için sırasıyla 700 bin €, 800 bin € ve 900 bin € verileceği basına yansıyınca “Maddi olarak tutumlu olmalıyız.” diyen Ali Ay yönetiminin kendisi ile çeliştiği düşünülmüştü. BAE’de sorunlu bir futbolcu olduğu herkes tarafından bilinen Mbappe’nin üvey abisi Jıres Kembo ile de 2 yıllık ve senelik 1.2 milyon € üzerinden yapılan kontrat kafalarda yine soru işaretleri yaratmıştı.

Çıraklık dönemini geride bıraktım. Artık Başkanlıkta ustalık dönemine geçiyorum.

Başkan Ali Ay

Bursaspor bunlara rağmen sezona iyi başlamış, Le Guen’in Titi-Ekong- Ertuğrul Ersoy ile oluşturduğu 3’lü savunma sistemi rakipleri bocalatmıştı. Ancak sezon içerisinde yaşanan maddi problemler ve maaşların ödenememesi Bursaspor için sezonunun zor geçeceğinin göstergesiydi. Devre arasını 25 puanla 9. basamakta tamamlayan Bursaspor’da Paul Le Guen’in isteğiyle ara transfer döneminde Shehu ve Bostock transferleri yapılmıştı. Bu iki ismin dışında yarım sezon için Moussa Sow’a verilen 700 bin €’da “Tutumlu olmalıyız” diyen Ali Ay vizyonu ile yine uyuşmamıştı.

28. haftada evinde Kasımpaşa’ya kaybeden Bursaspor’da Le Guen ile yollar ayrılmış yerine o sezon Fransız teknik adamın yardımcılığını yapan Mustafa Er, getirilmişti. Mustafa Er, takımı yine güvenli bir şekilde limana yanaştırıp Bursaspor’u ligde bırakacak galibiyetleri alırken Bursaspor Başkanı Ali Ay, sezon sonunda yapılan olağan kongrede başkan seçilmiş ve sezon sonunda küme düşüleceğinden habersiz olarak “Çıraklık dönemini geride bıraktım. Artık Başkanlıkta ustalık dönemine geçiyorum.” demişti. Ayrıca Ali Ay, kulübüm borcunun 350 milyon TL olduğunu ve bu borcun her geçen gün eridiği söylemişti kongre üyelerine.

Bu vizyon ile 2018-2019 sezonu öncesi Samet Aybaba ile anlaşan Ali Ay, takımı son 2 yıldır son haftalarda aldığı galibiyetler ile ligde tutan Mustafa Er’i de sportif direktörlük koltuğuna oturtmuştu. Ancak Mustafa Er, o görevde sadece 20 gün kalmıştı. Sonraki yıllarda ise neden istifa ettiği sorulunca “Transfer konusunda anlaşamadık. Ben Samet Aybaba’ya Merih Demiral, Güven Yalçın, Halil Dervişoğlu ve Koray Günter ile anlaşacağımı söyledim ama o ‘Ben bunları tanımıyorum.’ diyerek transferleri veto etti.” diyecekti.

Aradığı vizyonu Samet Aybaba’da bulan Ali Ay, takımın efsanesi Batalla’nın sezon öncesi futbolu bırakması sonrası tam 12 transfer yapmıştı. Her demecinde “Paramız yok.” dedikten sonra Ali Ay’ın özelikle yeni transferlerden Sakho’ya 1.2 milyon € , Saivet’e 900 bin €, Tunay Torun’a 700 bin € ve Vergini’ye de 650 bin € maaş vermesini camiada yine kimse anlamlandıramamıştı.

2018-19 sezonunda ilk galibiyetini ancak 8. haftada alabilen Bursaspor’da ilk defa borçlar sebebi ile transfer tahtası kapanmış, Özlüce İbrahim Yazıcı Tesisleri’nin elektrikleri kesilmiş ve Bursaspor tarihinde ilk defa hem de basın mensupları tesiste iken futbolcular ‘alacaklarını söz verilen tarihte alamadıkları’ için antrenmana çıkmamıştı.

Bursaspor 11 altyapı oyuncusu ile oynasın yine Süper Lig’den küme düşmez.

Samet Aybaba

27. haftada deplasmanda Alanyaspor’ 1-0 mağlup olan Bursaspor’da “Bu takım 11 altyapı oyuncusu ile oynasın yine küme düşmez.” diyen Samet Aybaba ile yollar ayrılmış, herkes Mustafa Er’i beklerken yerine ‘kurt hoca’ Mesut Bakkal getirilmişti. Bakkal imza töreninde “Hayatımda hiç bu kadar basın mensubunu bir arada görmedim. CV’me Bursaspor yazdırdığım için mutluyum.” demişti. Takım kaptanı Ertuğrul Ersoy 30. haftada iç sahada alınan Akhisar beraberliği sonrası “Gerekirse sahada öleceğiz, bu takım küme düşmeyecek.” derken Bursaspor bu açıklamalardan tam 1 ay sonra Malatya’da küme düşüyordu.

2010 yılında şampiyon olan Bursaspor 9 sene sonra 500 milyon TL’den fazla borç yüküyle küme düşmüştü. Hem de elinde hiçbir kalıcı geliri olmadan. Ali Ay hemen olağanüstü kongre ile görevi bırakmış, yerine Mesut Mestan geçmişti. Mestan, daha önce 3 kez Bursaspor Başkanlığına aday olmuş ancak tüm girişimleri başarısızlıkla sonuçlanmıştı.

Bursaspor’un önünde TFF 1. Lig’de mücadele verilecek sezon öncesi 2 seçenek vardı. Birincisi Bursaspor’un kültürü olan özkaynak düzenine dönüp altyapı ağırlıklı futbolcuları sahaya sürmek. Üzerine 4-5 takviye yaparak ilk sezondan Süper Lig olmasa bile sağlam adımlar atarak geleceğin Bursaspor’unu yaratmak, ikincisi ise menajer eliyle 15-20 transfer yapıp Ertuğrul Ersoy, Muhammed Şengezer, Badji ve Umut Meraş’ın transferlerden elde edilen 4 milyon euro civarı geliri transfere harcayıp sonraki yılları hiç düşünmeden ilk sezondan Süper Lig’e çıkma kartını oynamak. Mesut Mestan’ın tercihi ikinci seçenek oldu.

Bursaspor 2019-2020 sezonunda aralarında Seleznyov, Serdar Özkan, Selçuk Şahin, Anıl Karaer gibi isimlerin bulunduğu tam 18 transfer yaparken sezon boyunca Yalçın Koşukavak, İbrahim Üzülmez ve İrfan Buz olmak üzere tam 3 farklı teknik adam ile çalışıp istikrarın yanından bile geçmedi. Sezonu 6. bitiren Bursaspor, play-off yarı finalinde A.Demirspor’a elenerek Süper Lig hayallerine noktayı koydu.

Bursaspor Başkanı olup ‘Hayallerini gerçeğe dönüştüren” Mesut Mestan hevesini almış, başarısızlıklarlar geçen sezon sonrası yine olağanüstü kongre ile görevi Erkan Kamat’a devretmişti. Erkan Kamat, 2020-21 sezonu öncesi göreve Mustafa Er’i getirdi. Transfer tahtasını açamayan Bursaspor yoluna genç ağırlıklı oyuncular ile devam ederken camia özüne döndü. 18 transferin yapıldığı geçen sezon olduğu gibi TFF 1. Lig’de 2020-21 sezonunun ilk yarısını 27 puan ile 9. basamakta kapattı Bursaspor.

Sezon başı futbolu yakından takip edenler hariç kimsenin ismini duymadığı Ali Akman, Batuhan Kör, İsmail Çokçalış, Çağatay Yılmaz gibi isimleri Türk futboluna kazandırdı Vakıfköy altyapısı. Takımda Emirhan Aydoğan, Burak Kapacak, Furkan Emre, Ataberk Dadakdeniz gibi artık ‘Abi’ konumuna gelen gençler ile yoluna devam eden Bursaspor sezon sonunda Süper Lig’e çıkabilir mi bilinmez.

“İkinci şampiyonlar Vakıfköy’den çıkacak.” düsturunu gerçeğe dönüştürebilecekler mi ?”

Bu satırlara yazdığım 2021 yılının Ocak ayında hem mevcut başkan Erkan Kamat hem de teknik Direktör Mustafa Er, transfer tahtası için 46 milyon Lira gerektiğini ve bu borcun ödenmesinin mümkün olmadığını belirtti. Bursaspor sezon sonunda da transfer tahtasını açtıramazsa TFF 1. Lig’de yeni yıla -6 puan ile başlayacak.

Yapılan hatalı transferlerin, kendi genç oyuncuna güvenmeyip menajer transferlerine milyon eurolar akıtan iş bilmez ve liyakattan uzak kişilerin başarısızlıklarının bedelini şimdi Bursaspor taraftarı ve Bursa şehri ödüyor.

Burak Kapacak ve Ali Akman'a milli davet

Şu an Bursaspor’un elinde 600 milyon TL borç, kapalı bir transfer tahtası ve hepsi bonservis geliri getirebilecek bir oyuncu gurubu var. Bütün şehrin yükü 21.8 yaş ortalaması ile mücadele eden çocukların omzuna kalırken onlar taraftarların yıllardır slogan haline getirdiği  “İkinci şampiyonlar Vakıfköy’den çıkacak” düsturunu gerçeğe dönüştürebilecekler mi? Göreceğiz.

Son 10 yılda özünü unutan, 6 başkan ve 15 kez teknik direktör değiştiren Bursaspor, zorunlu olsa da başladığı yere, sıfır noktasına yani bir başka hakikate geri döndü.

Ama arada 600 milyon TL gibi bir borç farkı ile.


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Mecburi Keşifler: Bursaspor Özüne Dönüyor

Yeni Nesil Teknoloji, Son Sürüm ”Akman”

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More