Bülent Korkmaz: Büyük Kaptan

‘’Baba, Bülent Korkmaz bana bakıyor!’’    

Galatasaraylılık biraz klişe olacak ama dededen babaya oradan da bana miras kaldı. 7-8 yaşlarındayken, babama ‘’Ne olur beni Galatasaray maçına götür’’ diye her gün yalvarırdım. Bir gün hazırlan oğlum Galatasaray maçına gidiyoruz dedi. Güngören Stadı’nda oynanacak İstanbulspor-Galatasaray maçına götürdü beni. Futbolcular ısınmaya çıkınca heyecandan deli olmaya başladım. Hagi, Popescu, Tugay, Suat, Taffarel’i canlı canlı görünce dünyanın en mutlu insanı oldum. Kaptan’a sanki yaşıtımmış gibi Bülent! Bülent! diye bağırmaya başladım. Döndü, bana baktı, onunla göz göze geldik. ”Baba, Bülent Korkmaz bana bakıyor!” dedim. ”El salla oğlum, el salla.” dedi. El salladım, o da sağ olsun aynı güzellikle bana el salladı. Ne zaman Kaptan’nın ismi geçse ya da televizyonda bir yerde onu görsem aklıma hep, bana el salladığı o an geliyor.

* * *

Babasının Bülent Ecevit’e hayranlığına istinaden ismi Bülent oldu. Ahmet Keskinkılıç ve Salih Bulgurlu tarafından henüz 11 yaşındayken Galatasaray’ın altyapısına kazandırıldı. Altyapıdaki ilk gününden futbolu bıraktığı son güne kadar sadece Galatasaray forması giydi. Bu da efsanevi kaptan Bülent Korkmaz’ın portresini, futbola bakış açısını anlamamıza yardımcı oluyor. Futbol hayatında bu denli uzun kalabilmesinin, basamakları teker teker zorlanmadan çıkabilmesinin sebebi ise; sahip olduğu adanmışlık, hırs ve şimdiki futbolcularda çok az rastlanan mücadeleci kişiliği oldu. Kariyeri boyunca soyadı gibi oynadı. Sahada işler kötü gidince isyan eden, takım arkadaşına sert bir faul yapılınca olay yerine şimşek gibi gelen, yanlış bir karar verince koşup hakemden hesap soran futbolcuyu taraftar her zaman sahiplenir ve unutmaz. 1984-1985 yılında Tugay Kerimoğlu ile beraber Mustafa Denizli ve Derwall yönetimindeki A takım kadrosuna dahil edildi.  Ligdeki ilk sezonunda forma şansı bulamamasına rağmen, tüm Avrupa karşılaşmalarında kadroya girip görev aldı. Bir sezon bekledikten sonra 1985-1986 sezonuyla başlayan lig kariyeri 2005 yılına kadar devam edecekti. Forma giydiği süre boyunca zaman zaman teknik adamlarla zaman zaman yönetimle problemleri olsa da bütün her şeyi kabullenip çalışmaya, kendini daima hazır tutmaya, forma şansını verilince mücadeleci kişiliğini, hırsını sahaya yansıtmaya devam etti.

Galatasaray kariyerinde dönemlerde öyle maçları oynadı ki Galatasaray taraftarı için neden övünç kaynağı olduğunu gösterdi. Türk futbolseverlerin hatta Avrupa’da o dönem futbolu takip edenlerin unutamadığı, Bülent Korkmaz denilince akla gelen ilk görüntü hepimizin vakıf olduğu gibi, bir Türk takımının futboldaki en büyük başarısına ulaşabilmesi için oynadığı maçta, çıkık omzunu sardırıp oynamaya devam etmesiydi. Doktor omzunu sararken de yüzündeki ifadeden ne denli hırslı olduğu, bu kupayı alıp Türkiye’ye getirmeyi ne kadar çok istediği belli oluyordu.

Sadece saha içerisinde değil soyunma odasında da aynı hırsı ve motive edici tarzını yansıtırdı. Galatasaray’ın o dönem başarısının en büyük sebeplerinden biri olarak gösterilen boğucu presin başlangıcında hep o vardı. ‘’Her yer kırmızı olacak’’ mottosuyla takım arkadaşlarını motive etmesi halen birçok Galatasaraylının unutamadığı anlardan oldu. Takımını, kendisine ihtiyaç duyulan hiçbir anda yalnız bırakmadı. Sert futbolu yüzünden kimi zaman kendisi de yaralanıyordu. Ağzının içi yaralandığı bir maçta, kenarda ağzına dikiş attırmış tekrardan sahaya dönüp oynamaya devam etmişti.

Galatasaray Gelenekleriyle Yaşar!Galatasaray kariyerinde elde ettiği başarılar sayesinde, hem Galatasaray hem Türk futbol tarihine geçti. Şampiyonlar Ligi’nde en çok forma giyen Türk futbolcu unvanını elinde bulunduran Kaptan, Galatasaray forması ile tam 29 kupa kaldırmıştır. UEFA kupası, Süper Kupa şampiyonluğunun yanında lig de 8 kez şampiyonluk yaşamış takımının en önemli parçalarından biri ve kaptanı oldu.  Aynı zamanda A milli takım forması ile 100 maça çıkan ilk futbolcu olan Kaptan, milli forma ile de 2002’de Dünya Kupası ve 2003 Konfederasyonlar Kupası üçüncülükleri elde etti. Kaptan Bülent Korkmaz’ın en çok takdir edilen özelliklerinden bir diğeri ise; kariyeri boyunca kazandığı bütün kupaları kaptan sıfatıyla, başka bir takım arkadaşıyla beraber kaldırmasıydı.

Oyuna bakış açısı, mücadeleci futbolu ve sıkı çalışması Bülent Korkmaz’ı Türkiye’nin en iyi stoperi yaptı. Tüm bunların yanında mütevazı kişiliğiyle de takdir topladı. Çağlar Söyüncü’nün, Merih Demiral’ın kendisinden daha iyi futbolcu olduklarını defalarca belirtti. Futbolu bırakmasının üzerinden seneler geçmiş olsa da halen EFSANE KAPTAN olarak anılmasının sebepleri bunlardı. Tabii bir de taraftarla kurduğu o muhteşem bağ vardı. Bülent Korkmaz, tribünler için sahadaki taraftardı, Bülent Korkmaz, seneler önce ona el sallayan bir çocuğa aynı içtenlikle karşılık verdiği gün o çocuk için artık bir kahramandı ve bu ülkede o çocuktan milyonlarca vardı. O yüzden sen hep el salla Kaptan!

 

*Bülent Korkmaz’ın resmi Instagram hesabı


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Gheorghe Hagi: Ötesi Olmayan

Mehmet Aurelio: Bizden Biri

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More