1966 Dünya Kupası Kahramanı: Pickles

1966 Dünya Kupası’nın kahramanı bir futbolcu, taraftar ya da hakem değildi; kahraman, çok sevimli bir köpekti.

En unutulmaz Dünya Kupalarını sayarken şüphesiz onlardan birisi de 1966 Dünya Kupası olacaktır. İçerisinde bir sürü hikayeyi barındırır, tarihte 8. kez düzenlenen ve İngiltere’nin ev sahipliğini yaptığı kupa. İşte bu yazıda da o hikayelerden birisini anlatacağım size.

1966 Dünya Kupası İngiltere’ye FIFA tarafından 1960 yılında İngiltere Futbol Federasyonu’nun 100. kuruluş yılı (1863) şerefine verilir. 16 ülkenin katıldığı bu turnuva muhteşem ve aynı zamanda unutulmaz bir final ile sonlanır. İngiltere, Wembley’deki finale yarı finalde Eusebiolu Portekiz’i 2-1 yenerek, Batı Almanya ise tek Altın Top sahibi kaleci olan Lev Yaşin’in kalesini koruduğu Sovyetler Birliği’ni, Haller ve Beckenbauer’in golleriyle yine 2-1 yenerek gelir. Final 30 Haziran’da, 98.000 taraftar önünde oynanır. Normal süresi 2-2’lik eşitlikle biter, uzatmalarda ise İngiltere 4-2’lik skorla tarihindeki ilk Dünya Kupası zaferini elde eder. Bu final ayrıca bir oyuncunun hat-trick yaptığı tek finaldir. Bunu başaran da İngiliz Geoff Hurst’tur. Şimdi şüphesiz herkes, bu Dünya Kupası’nın kahramanını Geoff Hurst olarak seçebilir. Zira kendisi Dünya Kupası tarihinde halen daha yapılmamış olan bir şeyi başarmış ve takımına kupayı getirmiştir. Yine o şampiyon kadrodan efsane kaleci Gordon Banks, kaptan Bobby Moore ya da turnuvanın en iyi oyuncusu seçilen Sir Bobby Charlton da seçilebilir. Ama benim size anlatacağım hikayede asıl kahraman, kaptan Bobby Moore’nin kupayı kaldırmasını sağlayan ve 1966 Dünya Kupası’ndan bahsederken değinmeden geçilemeyecek olan Pickles adında bir köpek.

Dünya Kupasından 3 ay önce FİFA’nın efsane başkanı olan Jules Rimet’in ismi verilmiş kupa, İngiltere’de Westminster’daki Methodist Central Hall’da halka açık bir şekilde ve 24 saatlik güvenlik denetimiyle sergilenmektedir. 20 Mart Pazar günü bir kişi sergi salonuna arka kapıların birisinden girerek ve sergi camını kırarak altın kaplama kupa ile birlikte kimselere görünmeden uzaklaşır. Kupanın çalınması daha kamuoyuna açıklanmadan Futbol Federasyonu sekreteri Denis Follows gümüşçülük yapan George Bird’den kupanın aynısını yapmasını ister. Dünya basınına çalınma haberi bir skandal olarak düşer ve tahmin edebileceğiniz gibi bütün İngiliz Polis Teşkilatı (Scotland Yard) kupayı bulmak için seferber olur. Kupa bütün İngiltere boyunca aranıyor ama bulanamıyordur. Federasyon üzerindeki baskı ise gitgide artıyordu. Bir gün Jackson adında biri o dönemin Chelsea ve aynı zamanda Federasyon başkanı olan Joe Mears’ı arar ve ona “Yarın Chelsea futbol kulübüne bir paket gelecek ve onun içindeki talimatları takip et” der. Paketin içinde kupadan bir parça ve 15.000 pound fidye istediğini belirten bir not vardı. Polis 500 poundu gerçek ve geri kalanı gazete parçalarından oluşan çanta ile buluşma noktasına gelir. Jackson gelenlerin polis olduğunu anlar ancak kaçmaya çalışırken yakalanır.

Jackson, aslında hırsızın gerçek ismi değildi, gerçek ismi Edward Betchley ve 46 yaşındaydı aynı zamanda İkinci Dünya Savaşı sonrasında “örnek bir kişi” olarak terhis olmuştu. Sorgu sırasında Edward kendisinin bir maşa olduğunu bunu “The Pole” adında birisi için 500 pound karşılığında yaptığını söyler ancak bu kişinin gerçekte var olup olmadığı hiçbir zaman öğrenilemedi.

Bütün bunlar yaşanırken ve kupa halen daha bulunamamışken Norwood’da yaşayan David Corbett, bir pazar akşamı evinin karşısındaki telefon kulübesinden telefon etmek ve aynı zamanda köpeğini gezdirmek için dışarı çıkar. Gezinti sırasında Pickles park etmiş bir arabanın yanına koşar, Pickles arabayı koklarken sahibin dikkatini arabanın yanında duran ve gazeteye sarılmış bir paket çeker. Paketi alıp açtığında başının üstünde kase tutan ve her futbolcunun hayali olan kupayı görür ve hemen evine koşup karısına “Dünya Kupasını buldum!” diyerek sevinçle bağırır. Bu günlerde 80 yaşında olan David Corbett verdiği bir röportajda olanları şu şekilde anlatıyor:

Pickles, park etmiş bir arabaya doğru koştu. Hareketlerinden, arabanın ön tekerleklerinden birinin yanında duran, gazeteye sarılmış bir paket dikkatimi çekti. Paketi aldım, sarılı olduğu gazeteleri yırttım ve başının üstünde kase tutan bir kadın heykeli gördüm. Üzerindeki levhada da Almanya, Uruguay ve Brezilya yazıyordu. Hemen koşarak eşimin yanına gittim ve ‘Dünya Kupası’nı buldum!” diyerek çığlık attım.

Daha sonra kupayla birlikte karakola giden David bir süre bir numaralı şüpheli olarak karakolda gözaltında tutulur, sorgulandıktan sonra ise serbest bırakılır.

Kupanın bulunması tüm İngiltere’de büyük bir sevinç ve yankı yaratmıştı. Pickles artık bütün gazetelerin baş sayfalarını süslüyordu ve bir halk kahramanına dönüşmüştü. Bir sürü devletten davet alıyor ve bir ünlü gibi yaşıyordu. Pickles o yıl “The Spy with a Cold Nose” adlı filmde rol aldı, aynı zaman yılın köpeği seçildi ve bir yıllık ücretsiz mama kazandı. Sahibi David ise 6000 pound ile ödüllendirildi.(Günümüz değeri 175.000 pound) ve o parayla da bugün dahi yaşadığı yeni bir ev satın aldı. İngiltere, dünya şampiyonu olduktan sonra da Pickles ile beraber şampiyonluk kutlamasına davet edildiler.

1967 yılında David bir kediyi kovalarken kaybolan Pickles’i tasması bir ağaca takılı ve boğulmuş halde bulur. David onu yeni aldığı evin bahçesine gömer ve Pickles’in altı yıllık unutulmaz hayatı bu şekilde son bulur.

Eğer bir gün yolunuz Preston’a düşerse oradaki Ulusal Futbol Müzesinde sergilenmekte olan Pickles’in Dünya Kupası’nı bulduğu sırada kullanmış olduğu tasmasını görmeden geçmeyin.


Bunlar da ilginizi çekebilir;

İlk Profesyonel Siyahi Futbolcu: Arthur Wharton

Merseyside Savaşları: Everton vs Liverpool

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More