Beşiktaş: İlk Spor Kulübümüz

Kuruluşundan Şeref Stadı'na Beşiktaş'ın öyküsü

Futbolda iki türlü güç vardır. Bunlardan birisi halkın, diğeri ise paranın gücüdür.  (John Samuels)

Ülkemizin Müslüman Türkleri tarafından kurulan ilk spor kulübü Beşiktaş’tır. Sporun henüz Türk toplumunca benimsenmediği, hatta suç ve ayıp sayılabildiği bir dönemde Beşiktaş semtinin gençleri bir kulüp kurmanın, spor yapmanın ihtiyacını duymaya başlamışlardı. Çoğunluğu saray mensupları tarafından Osmanlı’nın siyasi ve askeri yönden sıkıntılı olduğu bir dönemde, 1903 yılı Mart ayında kuruldu Beşiktaş.

Bizzat 2. Abdülhamid’in özel muhafızı Kenan Paşa, Seryaver Mehmet Paşa ve Müşir Deli Fuat Paşa’nın da aralarında yer aldığı müteşebbis heyetiyle bu spor kulübünün Saray’ın bilgisi dahilinde kurulduğu açıkça anlaşılmaktadır.[1] Dönemin şehzadeleri Ömer Hilmi ve Abdulhalim Efendilerin de Beşiktaş spor kulübüne üye olmaları tezimizi kuvvetlendirmektedir. Ayrıca kulüp Yıldız Sarayı’na çok yakın olan Sencerbey Yokuşu’ndaki Osman Paşa’nın konağında 22 seçkin genç tarafından kurulmuştur. Çoğunlukta Çerkez gençlerin oluşturduğu kulüpte, başlangıç yıllarında futbol yerine bireysel sporlara ağırlık verilmesiyle kapanma riski azaltılmıştır. Saray mensupları tarafından kurulduğu için aldıkları ‘Arabalılar’ lakabı, halkın takımı imajıyla bütünleşerek ‘Arabacılar’a dönüşmüştür. Enver Paşa’nın babası Hacı Ahmet Paşa Beşiktaş’a büyük destek vermiş ve yöneticilere yardımcı olmuştur.

Beşiktaş’ın kuruluş amacı ‘Bir çöküş ve alçalma dönemine giren soylu neslimizin yok olmaması için, lüzumu açık ve besbelli olan beden eğitiminin medeni ülkelerce kabul edilen akla ve fenne uygun usullerin uygulanmasıyla Avrupa’da atalar sözü haline getirilen Türk kuvvetini yeniden diriltmektir.’ Bu misyon bir meydan okumadan ziyade bir yeniden diriliştir. Orta Asya Türklerinin ‘Türk budun ertin ökün’ yani ‘Türk, titre ve kendine dön’ sözünün 20. asırda spora aksettirilmesidir.[2]

Osmanlı’nın son döneminde kurulan Vatan ve Hürriyet isimli gizli cemiyet gücünü önce Hilal-i Ahmer (Kızılay) sonra Beşiktaş’dan alıyordu. Mücadele ocağı Beşiktaş’ın güçlü bir askeri yapısı vardı. Beşiktaş’ın kurucuları arasında yer alan Mahmut Naci Bey, Mehmet Fetgeri Bey ve Mehmet Şamil Bey Anadolu’ya silah sevkiyatını sağlayan isimlerin arasında yer alıyorlardı. Atatürk’ün en yakın silah arkadaşı Kılıç Ali Paşa da Beşiktaş’ın ilk isimleri arasındaydı.

Fuat Balkan - Biyografya
Beşiktaş’ın 1. üyesi Fuat Balkan

Kaybederek kazanmayı, direnerek başkaldırmayı öğrenmişlerin kulübü Beşiktaş hayatına Kırmızı – Beyaz başlamıştı. Kırmızının karartılmasının sebebi, Balkan Savaşı’nın ağır yenilgisi sonrası yaşanan acılardır. Beşiktaş 8 futbolcusunu birden cephede kaybedince kulübün kurucusu Şeref Bey, şehit futbolcularının tarih boyu sürecek matemleri için kulüp rengindeki kırmızının siyaha dönüşmesini istemiş, teklif alkışlarla kabul edilmiştir. Cumhuriyet yıllarında Edirne ve Kocaeli mebusluğu yapmış olan ünlü komitacı Fuat Bey ise Balkan soyadını bu sebeple almış ve şerefle taşımıştı.

Armadaki ilk beyaz çubuk 1’i, üç siyah çubuk 3’ü, ikinci beyaz çubuk ise ikinci 1’i ifade eder. Armanın tümü dokuz parçadan oluşur. Bu dört rakam yan yana geldiği zaman Hicri olarak 1319 tarihini meydana getiriyor. Bu da Miladi olarak Beşiktaş Kulübü’nün kuruluş tarihi olan 1903 tarihine denk gelir.[3] Armada yer alan Türk bayrağında II.Meşrutiyete kadar altı köşeli yıldız kullanılmıştır. Beşiktaş ayrıca armasında Türk bayrağı taşıma gururuna sahip üç takımdan biridir. Bu şeref Beşiktaş’a Adnan Menderes tarafından 1952 yılında verilmiştir.

Beşiktaş kulübü Çanakkale Cephesi’nde 8 tane futbolcusunu şehit vererek çok büyük yara almıştır. Asım Bey, Nazım Bey, takım kaptanı şair Kazım Bey, Doktor Ali Bey, Doktor Mehmet Bey, Doktor Sabri Bey, Muallim Sadi Bey, Muallim Behzat Bey ve tifüse yakalanıp vefat eden Ali Can Bey. Asım Bey’in adı Beşiktaş semtinde bir sokakta Şehit Asım Sokağı olarak yaşamaktadır.

İstanbul’un işgal edilmesinin ardından Beşiktaş kulübü, işbirlikçi Rumların yaptığı baskın ile talan edilmiş o güne kadar kazandıkları her şey yağmalanmıştır.

SonBarikat: Beşiktaş Şeref'tir, Şeref Beşiktaş'tır
Şeref Bey

Osmanlı İmparatorluğunun son dönemlerinde, Şeref Bey Beşiktaş’ı sıradan bir kulüp olmaktan üçüncü büyük olma noktasına taşımıştır. Şeref Bey ve arkadaşlarının kulübe katılımıyla çehresi değişen Beşiktaş savaş yıllarında varlığını muhafaza etse de sportif anlamda çok önemli bir başarı elde edememiştir.

1930’lu yılların başında Şeref Bey kulübe bir stat kazandırabilmek için büyük bir efor sarf etmiştir. 1910 yılında geçirdiği yangından sonra harabe olan Çırağan Sarayı’nın bahçesi stat olarak düşünülmüş ve yıllık 10 lira gibi sembolik bir ücret karşılığı 99 yıllığına Beşiktaş’a devredilmiştir. Bahçe yoğun çabalar sonucunda 1932-33 sezonunda stat olarak kullanıma açılmıştır.

Şeref Stadı’ndaki Beşiktaş antrenmanında Mesut Şen, Sabri Dino ve seyirciler. (Mesut Şen arşivinden)

 

KAYNAKLAR:

[1] Gökaçtı, Mehmet Ali, 2008, Bizim İçin Oyna, İletişim Yayınları, İstanbul

[2] Yüce, Mehmet, 2014, Osmanlı Melekleri, İletişim Yayınları, İstanbul

[3] Hiçyılmaz, Ergun, 2017, Beşiktaş Bazıları Büyük Doğar, Ulak Yayıncılık, İstanbul


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Beşiktaş’ın 100. Yıl Şampiyonluğu

Büyük Altay: Şerefli, Şanlı, Şen Zafer

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More