Bahis Tarihi: Dünden Bugüne Bahis Oyunlarının Evrimi

“Karşılıklı Gol Var”, “2,5 Gol Üstü”, “Handikaplı 1”, “İlk Yarı 0, Maç Sonucu 2″… Örneklerini çoğaltabileceğimiz bu ifadeler, ülkemizdeki resmi bahis oyunu olan “İddaa” şirketinin halk diline kazandırdıklarından. Son yıllarda gelen farklı bahis seçenekleriyle dile bu tarz kazanımları olsa da halkın banka hesaplarındaki miktarı eksiltme hususunda adı gibi her daim iddialı oldukları herkesin malumu.

“1923-1959 arasındaki şampiyonlukların sayılması” ile ilgili tartışmalar son yıllarda alevlenerek devam ediyor. Bununla ilgili ne karar verilir şu an için tahmin etmesi çok kolay değil ama Türk toplumunun futbolla ilgili tahmin yürütmeye başlaması da aşağı yukarı aynı tarihlere tekabül ediyor. 1960 yılının Mart ayında yürürlüğe giren “Spor Toto” ve 1986’da hayatımıza giren “Spor Loto” yeşil sahalar üzerinden zengin olma hayali kuranların uğrak noktası oldu. Bir “Milli Piyango” ya da sonradan ortaya çıkan “Sayısal Loto” kadar ikramiyesi yüklü olmasa da pek çok hafta bir takım kişileri zengin etti bu oyunlar. Tabii her zaman geçerli olan “Kasa Kazanır” kuralı sayesinde hem devlet hem de tüzel kişilikler fayda sağladı bu işten. Yine de geliri kısıtlı olan alt lig takımlarına bile belirli miktarda bütçe yaratan bir sektör olduğu için herkesi memnun etmeye yönelik bir durum olduğunu söyleyebiliriz.

O hafta Türkiye liglerinde oynanacak maçları kimin kazanacağını tahmin etme üzerine kurulu bir oyun olan “Spor Toto” eski şaşalı günlerinin uzağında olmasına rağmen yoluna devam ediyor. Tüm maçların aynı gün aynı saatte başladığı eski zamanlarda haliyle heyecanı daha bol bir oyundu. Pazar öğlen saatlerinde radyosunu ayarlayan bir futbolsever için tuttuğu takımın maç heyecanı bir yana Anadolu’nun çeşitli yerlerinden gelen gol haberlerinin de değeri büyüktü. Şimdiki gibi 4 güne yayılan ve her maçın ayrı saatte oynandığı bir dönemle kıyaslandığında 2 saat içinde zengin olma hayalinin verdiği adrenalin elbette ki daha yoğundu. Bu adrenalini arttırmaya yönelik sürekli farklı statlara bağlanan TRT Radyo ve onun her pozisyona heyecan katan bazı spikerlerini hesaba katmak gerekiyor. Ellerde kolon kolon oynadıkları kuponla maç sonuçlarını beklemenin ne olduğunu iyi bilir eskiler. Kaldı ki o kuponların hazırlanması için bile ekstra bir çaba sarf etmek gerekiyordu. İnternet denilen bir kavram olmadığı için haliyle sanal kupon oluşturma gibi bir durum hayal bile edilemezdi. Henüz dijitalleşme sağlanamadığı için yaptığınız kuponu makinesinden geçirecek bayiler de yoktu haliyle. Ev sahibi galibiyeti için 1, deplasman galibiyeti için 2, beraberlik tercihi için 0 oynanıyordu şimdiki gibi ama oynanış şekli günümüzdeki kuponlardan farklıydı. Yataylamasına uzanan bir kağıt üzerinde tamamen sizin el yazınızla doldurulan kuponları okunaklı bir şekilde kodlamak önemliydi. O zamanlar ÖSS/ÖYS gibi sınavlardaki kodlama sistemi de buna benzediği için üniversite adaylarına küçücük de olsa bir yardımı olurdu Spor Toto’nun. Mürekkebin kağıda bulaşmamasına da özellikle dikkat etmeniz gereken kupon doldurma işlemi bittiğinde soluğu postanelerde alıyordunuz. Her ay yatırılan elektrik ve su faturalarına yavaş yavaş ev telefonunun da eklenmeye başladığı zamanlarda keyfi sayılabilecek bir ihtiyaç için uzun kuyruklara girmek futbolseverin göze alması gereken bir sıkıntıydı. Şimdiki gibi yattığınız yerden başlamasına 5 dakika kala bile maçları seçerek iki tuşa basıp kupon oluşturmak gibi bir şey söz konusu olmadığı için bu işten vazgeçme eşiği çok yüksekti aslında. Buna rağmen pes etmeyen ve kuponunu bir şekilde Ankara’daki merkeze ulaştıran azimli futbolseverin artık yapması gereken oynadığı sürpriz kupondaki tüm maçların istediği gibi neticelenmesiydi. Düşünün, maç öncesine kadar sakat ve cezalı oyuncularla ilgili haber almanızın bile zor olduğu, takımlarla ilgili analiz yapabilecek istatistiklerin olmadığı günler.  Ayrıca şimdilerde olan aynı maç için 2 hatta 3 seçeneği işaretleme gibi bir durum yoktu. Bir maç için yaptığınız tek tahmin baz alındığından şansınızın devamı için çok fazla kupon yapmak, daha fazla kombinasyon denemek gerekiyordu. Denediğiniz çokça kombinasyona rağmen tamamını tutturmak zor olduğundan bunu başarabilen şanslı azınlık iyi para kazanıyordu. Konan bu talih kuşuyla ilgili filmler bile yapılır hale gelmiş, Toto’yu kazanmanın nasıl bir şey olduğu Yeşilçam’da beyazperdeye aktarılmıştı.

bahis
Eski dönemlere ait bir Spor Toto kuponu

Şener Şen’in “Milyarder“, Kemal Sunal’ın “Talih Kuşu” ve “Atla Gel Şaban” filmleri ikramiye kazanıp zengin olan karakterlerin dünyasına odaklanan yapımlardı. Milli Piyango ve at yarışı talihlilerinin konu edildiği bu filmlerin daha öncesinde ise 1971 yılında çekilen “Toto Kralı” filmi göze çarpıyor. Spor Toto başta olmak üzere her türlü oyunda şansı yaver giden Sadri Alışık sayesinde kısa yoldan zengin olma peşine düşen pek çok kişi soluğu postane kuyruklarında alırken 80’li yıllarda gelişen televizyon teknolojisiyle birlikte oyuna olan ilgi daha da arttı. Artan ilginin farkında olan teşkilat, sektöre yeni bir oyun dahil etmişti ama zamanlama konusunda biraz gaddar olduklarını söyleyebiliriz. 36 adet maç içerisinden 8 adet beraberlik tercihinin bilinmesini gerektiren oldukça zor bir oyundu Spor Loto. Bir maçın kazanan ya da kaybedenini tahmin etmekten daha zor ve sıkıntılı olan beraberlik tercihi elbette futbolseveri zorluyordu. Zamanlama konusundaki gaddarlık ise ligin puanlama sisteminin değişmesinden kaynaklanıyordu. Galibiyete 2, beraberliğe 1 puan verilen dönemde bolca maç beraberlikle sonuçlandığından 8 tutturmak nispeten kolay bir işti. Ama 1987 yılında devreye giren üç puanlı sistem henüz 1 yılını yeni dolduran Spor Loto’nun tahmin edilebilirliğini azaltıyordu. Değersizleşen beraberlik nedeniyle takımlar sahaya daha fazla hücumcuyla çıkıyor, haliyle daha fazla gol oluyordu. Hem Toto hem Loto’da dengelerin değişmesine sebebiyet veren bu durum nedeniyle pek çok bahisçinin gardı düşmüştü ama özellikle Spor Loto’daki ikramiye büyüdükçe büyüyordu. Arabesk müziğin toplumun damarlarına nüfuz ettiği seksenler Türkiye’sinde Küçük Emrah’ın inşaat işçiliğinden Loto milyarderliğine yükseldiği film, bir yandan da geçim sıkıntısı çeken büyük bir kesime yol gösteriyordu. Bilinçaltına yerleştirilen bu fikirler sayesinde doksanlı yılları şaşalı geçiren teşkilat için duraklama devri internetin ülkeye girmesiyle başladı.

Türkiye liglerine tahmin yürütmekten sıkılıp, Avrupa’nın pek çok ülkesindeki maçlara bahis yapılabileceğini keşfeden futbolseveri çekebilmek kolay değildi artık. Sadece Türkiye değil tüm dünya, sadece futbol değil tüm sporlar, sadece hafta sonu değil dileğidin zaman… Üstelik amaç sadece kazananı bilmek değil, istersen ilk taç atanı hatta kırmızı kart göreni bilmek. Dilediğin kadar maç oynama ve kazanma fırsatı sadece birkaç tık uzağında. Hal böyle olunca 40 yıllık Spor Toto’nun pabucu dama atıldı tabii. Maçların beraberliğe kilitlenmesini gerektiren Spor Loto ise tarihe karıştı. Yüzlerce cezbedici seçenek varken kim uğraşsın 8 tane beraberlik bulmakla? 1994’te açılan ve en çok gol atacak takımları bilmeye yarayan “Totogol” de rağbet görmeyince futbolseverin istediği tarzdaki bahis oyunu da yasallaştı. Tanıtımı iyi yapılan, arkadaş arasında sıkça kullanılan bir kelimeden türetilen “İddaa” ismiyle birlikte sektöre fiyakalı bir giriş yapıldı. O güne dek verilen programın tamamını bilmekle mükellef olan bahis müdavimleri için büyük özgürlük alanı sunmuştu bu yeni oyun. Ancak gelişmiş ülkelerde çok eskiden beri yapılabilen bu bahis türü 2004 yılında girdiği bu topraklarda her daim zorlayıcı unsurlar içermeye devam ediyor. Öyle ki ilk zamanlarda 4 olan minimum bahis sayısı bugünlerde seyreltilmiş de olsa devam ediyor. Gelişen teknoloji ve özelleşmenin ardından artık canlı bahisler de yapılabiliyor ancak sistemin hala pek çok kusuru var. Tek maça bahis yapabilmek artık büyük ligler için mümkün olsa da biraz gözden ırak maçlar oynamak isterseniz yanına ilaveler yapmanız isteniyor. Alternatif bahisler arttı artmasına ama hala yurt dışı bürolarına göre eksikler var. En kötü tarafı da oranların epeyce kırpılarak sunuluyor olması hiç kuşkusuz. Sayıları bir dönem epeyce artan bayiler internetin iyiden iyiye olaya dahil olması nedeniyle kepenk indirme aşamasına geldi. Zaten bülten eskiye nazaran çok geniş olduğundan kağıt üzerinde kupon doldurması bariz şekilde zorlaştı. Gençliklerinde postane kuyruklarında bekleyenler şimdi iddaa bayisi önünde kupon yapma telaşı içinde. Her yeni gün hatta her yeni maç bir umut demek onlar için. Kötü tarafı eskiden tanıdığını, ne yapacağını kestirebildiği Türk takımlarına bahis yapıp hafta sonunu bekleyen tayfa şimdi gece-gündüz, yaz-kış maç bulabildiği için hayatını buna adayabiliyor. İşin hastaları İzlanda Ligi’ndeki zirve yarışı veren ekiplerin iç dinamiklerini, Macaristan Kupası’ndaki takımların maça olan konsantrasyonunu da takip etmekten geri durmuyor. Maçkolik tarzı skor takip sitelerinde sanal olarak bir araya gelen bu kitleden güzel espriler okuyabileceğiniz gibi küfür lügatınıza yeni kelimeler eklemeniz de mümkün. Maçların hepsinin şaibeli olduğu kanısında olan bu grubun sürekli bir stres hali içinde olduklarını da görmezden gelemeyiz. Kendini çok kaptırmadan oynayan adam için keyiflidir bahis oynamak fakat o dengeyi sağlamak herkesin harcı değil.

Mahallede top oynarken, hatta okul bahçesinde kola kutusuna vururken bile “Var mısın iddiasına?” sözüyle serçe parmağımızı heyecanla uzatıp arkadaşımızınkiyle birleştirdiğimiz bir anımız vardır pek çoğumuzun. Daha çok eski jenerasyonların bildiği lades tutuşturmayı, yılbaşında tombala oynamayı, okey masasında içilen çayları kaybedenin ödemesi gibi şeyleri de hesaba katarsak bahis konusuna meraklı bir toplum olduğumuzu söyleyebiliriz. Ligimizin adının yıllardır “Spor Toto Süper Lig” olması da boşa değil elbet. İnternette gezerken istemeden de olsa maruz kaldığımız bahis reklamlarının sayısı o kadar fazla ki yasak olmasına rağmen bunlar oluyorsa yasal hale gelse kim bilir neler olurdu. Kumarhaneleriyle ünlü Kıbrıs’ın hali harap olur, Spor Toto ve İddaa’nın sahibi Yıldırım Demirören kendisine yeni uğraşlar bulurdu.


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Radyo Günleri*

Televizyon Günleri: Geçmişten Günümüze Maç Yayıncılığı

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More