AS Roma Formaları: Daje Roma!

7 Haziran 1927 tarihinde Italo Foschi’nin çabalarıyla başkent Roma’da sportif faaliyet gösteren 3 yerel kulübün birleşmeleri sonucu kurulan; şehrin –SS Lazio’ya nazaran- daha ılımlı ve birden fazla etnisiteyi kucaklayan kulübü.

AS Roma 1927’de kuruldu. Kuruluşunda, o dönem iktidarda olan Partito Nazionale Fascista (Ulusal Faşist Parti) lideri Benito Mussolini, partisinin temsilcilerinden birisi olan Italo Foschi’yi sportif bir faaliyet konusunda görevlendirir. Foschi’nin görevi bellidir: Genoa, Milan, Inter, Juventus, Pro Vercelli gibi bugüne dek şampiyonlukları süpüren ve İtalya’nın kuzeyinde yer alan takımlara karşı güçlü bir rakip oluşturmak için bir takım yaratmak.

Aslında Roma’da tek ve güçlü bir kulüp kurulması fikri o dönemden birkaç sene öncesinde de siyasilerinin düşünceleri arasındaydı. Bunun için başkentte kurulmuş bir takım zaten vardı ve bu birleşmeye onların da dâhil edilmesi ilk etapta planlandı. Bu kulübe ek olarak Alba-Audace ve Foot Ball Club di Roma temsilcilerinin yanı sıra Fortitudo-ProRoma kulübü başkanı Foschi’nin de katılımıyla 1927 yılının Temmuz ayı başında 4 takımlı birleşme söz konusu olacaktı. Fakat mevzubahis olan daha önce kurulmuş bu kulübün mevcut borçlarının, birleşmeye dâhil olacak diğer üç kulüp tarafından kesin bir dille reddedilmesiyle ortaklık rafa kalkmış olur. Mali açıdan sıkıntılı bir dönem geçiren İtalyan kulüpleri de kuruluş aşamasında epey zorluk çekecekleri için, bunun üzerine zaten hâlihazırda borç yükü olan bir takımı birleşmeye dâhil etmenin kendileri adına işleri imkânsız bir noktaya taşıyacaklarını biliyorlardı. Fakat bu borç yükünden ötürü birleşmeye dâhil olmayan Roma’nın diğer kulübü, bu birleşime kendilerinin dâhil olmamasından ötürü oluşacak bu durumu engellemek adına yoğun çaba gösterdi, fakat bu birleşmeyi engelleyemedi. Hal böyle olunca 6 Haziran 1927 tarihinde bu görüşmede olası dördüncü kulüp ile müzakereler sona erdirildi.

Bahsedilen dördüncü kulüp, başkent Roma’nın bir diğer büyük kulübü SS Lazio’dan başkası değildi.

Gazeteler Il Messaggero ve La Gazetta Dello Sport, 7 Haziran 1927 tarihli baskılarında kulübün kuruluş aşamalarının tamamlandığını ve gün içinde resmen Associazione Sportiva Roma S.p.A. ismiyle açılacağını yazmıştı. Bu yeni kulübün ilk başkanı, birleşim işlemlerine aracılık eden, faşist parti üyelerinden Foschi’ydi ve birleşim aşamasında tüm temsilcilerle toplantıları düzenleyen kişiydi. Bu toplantılarda kulüp ismi, renkleri, logosu ve maçlarını oynayacağı stadyum konusunda fikir birliğine varıldı. Nihayetinde Roma’da Via Forli semtinde Foschi önderliğinde diğer iki kulübün başkanı, Umberto Guglielmotti ve Ulisse Igliori’nin de onayıyla birleşme gerçekleşmiş oldu.

AS Roma kuruluş
“Yeni kulübün adı “Associazione Sportiva Roma” olacak. Formada şehrin rengi kırmızı ve Romalı dişi kurt logosu kullanılacak. Umberto Guglielmotti onursal başkan, Foschi başkan ve Igliori genel müdürü olacak.”

Ülke içerisinde yayımlanan gazetelerden Il Messaggero, La Gazetta Dello Sport ve Il Tevere gazeteleri, bir gün sonrasındaki sayfalarında şehirdeki yerel futbol takımlarının bir araya getirilip güçlü bir takım oluşturma fikrinin yaklaşık iki senedir olduğunu ve nihayet ‘Associazione Sportiva Roma’ kulübünün resmen kurulduğunu yazmaktadır. İtalya Futbol Federasyonu’na (FIGC)  kulübün lisans işlemleri ile ilgili başvuruları yapmak için Bologna’ya giden başkan Italo Foschi, üç kulübün birleşip yeni bir kulüp kurması hakkında şu açıklamaları yapar:

“Roma’da futbolu daha önce görülmemiş bir şekilde popülerleştirdiğim ve üst seviyeye taşıdığım için tüm övgüleri hak ediyorum!”

Kulübün kuruluşundan sonra kalan ufak tefek bürokratik detaylar, 22 Temmuz 1927’de kurumsal iş bölümü faaliyetlerinin karara bağlanmasıyla halledilmiş oldu. Kulüp maçlarını Motovelodromo Appio sahasında oynayacak, antrenman sahası ise Testaccio tesisleri olacaktı. Bir sezonluk Motoveldromo macerasından sonra Testaccio’ya yakın olması sebebiyle Testaccio sahasını kullanan Roma, 1940 yılına kadar maçlarını burada oynadı. 1940-53 arası 13 yıllık periyotta ise Stadio Nazionale del PNF stadı kullanıldı. AS Roma, nihayet bugün dahi maçlarını oynadığı ve SS Lazio ile paylaştığı Stadio Olimpico, yani Roma Olimpiyat Stadyumuna 1953-54 sezonu itibari ile geçiş yaparak daimi evine taşınmıştır. 1990 Dünya Kupası’nı düzenleyen İtalya’nın, Roma Olimpiyat Stadyumunun restorasyon işlemleri sebebiyle bir sezonluk geçici bir ara veren AS Roma, 1953’ten bu yana maçlarını burada oynamaktadır.

Kulübün renk ve logosunun nereden geldiğini aşağıda detaylıca açıklayacağım. Fakat renk tercihinin nasıl belirlendiğini kulübün ilk oyuncularından Alberto Marchesi, başkan Foschi ile olan şu hatırası ile anlatıyor:

O akşam kafam çok karışıktı. Başka bir odada kapalı kapılar ardında, diğer kulüplerin adamlarıyla meşgul olmuştum. AS Roma’nın doğmak üzere olduğunu ve beni endişelendiren bir şey olduğunu biliyordum. Kulüp renkleri ne olacaktı? Alba’nın yeşil ve beyazı, Fortitudo’nun kırmızı ve mavisi, kulübüm Roman’ın (Foot Ball Club di Roma) giydiği sarı ve kırmızısı. İyi ama hangisi? Benim için yeşil-beyaz ya da kırmızı-maviyi seçmenin ihtimal dâhilinde bile olmadığını söylemek istiyorum. AS Roma için belirlenecek yalnızca iki forma rengi vardı ve bu sarı-kırmızıydı. Çok şükür ki ortak bir karara vardık ve renklerimizi seçtik. Italo Foschi, nihayet kapı açıldığında bana haber vererek sırtımı hafifçe okşadı. Kulüp renkleri istediğimiz gibi olmuştu.

“Roman ve Romanisti (Roma taraftarı) olarak doğmak bir ayrıcalıktır. Bu takımın kaptanı olmak bir onurdur. Sen her zaman hayatım olacaksın. Sana 28 yıllık aşkımı vermekten gurur duyuyorum ve çok mutluyum. ” Francesco Totti
AS Roma
Fotoğraftaki ‘ghiacciolo’ formasını giyen genç Romalıyı tanıyabildiniz mi? Bir ipucu, kendisi UEFA Şampiyonlar Ligi’ni iki farklı takımla toplamda üç kez kazanan tek çalıştırıcı.

Lakabı ‘giallorosso’, aynı zamanda renklerini tasvir eder ve sarı kırmızı anlamına gelir. Alberto Marchesi renkleri nasıl seçtiğini hikayesinde açıklıyor ancak bu renkler şehirden bağımsız düşünülemezdi elbette. Sarı ve kırmızı, tıpkı İstanbul gibi yedi tepe üzerine inşa edilmiş bir şehir olan Roma’nın bu tepelerinden en yüksek olanı Capitoline Tepesinde yer alan Campidoglio bayrağından gelir. Piazza del Campidoglio (Campidoglio Meydanı) olarak da bilinen, Roma Forumu ve Campus Martius bölgeleri arasında kalan bu bölge, Roma İmparatorluğu zamanında şehrin en merkezi ve bilinen ilk meydanıydı. Antik Roma bir tarafa dursun, bir kısmı günümüze dek ulaşan Campidoglio Meydanının mimari yapısının ve çevre düzenlemelerinin bir kısmının planını, Rönesans’ın en bilinir sanatçı ve mimarlarından Michelangelo di Lodovico Buonarroti Simoni (Mikelanj) yapmıştır. İşte bu bölgede yer alan ve şehrin flaması niteliğinde yıllardır dalgalanan sarı kırmızı Campidoglio bayrağı, AS Roma kulübüne renklerini bahşetmiştir. Forması ise bu bayrağın sarı renginde yakası ve manşetleri (ya da kol uçları) olan, yine bayrağın kırmızı renginde ana rengi olan bir forma. Şortları beyaz, konçları ise sarı detaylı kırmızı renktir.

Gelelim kulüp logosuna. Sarı ve kırmızının altlı üstlü ikiye bölünüp, kalkan şeklinde bir logonun arka planını oluşturduğu ve içinde bir kurt ve iki bebeğin tasvir edildiği ilginç figür. Elbette hikâyesi var ve oldukça derin. Hatta ülkemizdeki milliyetçi kesime de hitap eden epey güzel bir mitolojik durumu var. AS Roma kulübü bu hikâyeyi epey yakın bulmuş olacak ki, Milliyetçi Hareket Partisi Lideri Devlet Bahçeli’yi maça da davet etmiş. Espri veya şaka değil, bu davet gerçekten yapılmış!

Kulüp logosunun orijinali, şehir etrafında çok farklı yerlerde ve mitolojik şekilde tasvir edilmektedir. Heykelin aslı ise Roma’da bulunan şehir müzesi Musei Capitolini’de sergileniyor.

AS Roma logoMilattan önce 5. Yüzyıl civarlarında, İtalya’nın Etruria bölgesinde yaşamış bir Etrüsk tarafından yapıldığı düşünülen bu bronz kurt heykelinin ismi Lupa Capitolina (Dişi Kurt Heykeli) olarak geçer. Efsaneye göre dişi kurdun memelerinden süt içen iki bebek ve onların koruyucusu olan kurt, şehrin simgelerinden bir tanesidir. Rivayet odur ki, Roma şehrinin güneydoğusunda bulunan Alba Longa Krallığı’nın kralı Amulius, mevcut ve ilerideki iktidarına olası tehditleri engellemek için, tahtından ettiği bir önceki kral Numitor’un kızı Rhea Silvia’yı kutsal rahibe ilan eder. Eder ki, devrik kralın kızı yarın öbür gün bir erkek evlat dünyaya getirip, taht için bir aday ve tehdit oluştumasın. Fakat Rhea Silvia, Antik Roma mitolojisinde savaş tanrısı olan, Juno ve Jupiter’in oğlu Mars’a âşık olur ve onunla birliktelik yaşar. Bu birlikteliklerinden Romulus ve Remus adında ikiz bebekleri olur. Bunu duyan Amulius, rahibelik yeminini bozduğu gerekçesiyle Rhea Silvia’yı diri diri ateşte yakar ve onu öldürür. Yetim kalan ikizlerin ise Tiberis (Tiber) nehrinde ölüme terk edilmelerini emreder. Fakat Nehrin babası tanrı Tibertinus, ikizleri ölümün kıyısından kurtarır. Akabinde bebekleri bulan dişi kurt (Lupa Capitolina), hayata tutunmaları için onları tıpkı logodaki gibi emzirir ve onlara bakar. Daha sonrasında Faustulus isimli bir çoban, bebeklerin kaldığı Lupercal mağarasından onları alır ve karısı Acca Larentia’ya besleyip büyütmeleri için getirir. Burada yeni bir aile tarafından sahiplenilen bebekler büyür, yetişir ve daha sonrasında Amulius’un intikamını almak üzere faaliyete koyulurlar. Romulus ve Remus önce Alba Longa Kralı Amulius’u öldürür. Sonrasında iki kardeş arasında çıkan taht kavgasında hayatta kalan Romulus olur ve Roma’nın başına tek başına iktidara gelir. İşte bu hikâyeden esasla, logodaki bebekler Romulus ve Remus’u tasvir ederken, onları emziren kurt ise Lupa Capitolina’dır. Günümüz Roma şehrinin figürü olarak da bilinen bu kurt ve bebekler, Antik Roma şehrinin kuruluş hikâyesi olarak dilden dile anlatılmaktadır.

AS Roma logoları
AS Roma’nın tarihi boyunca kullandığı tüm logoları

Kuruluşu ile beraber katıldığı ilk sezonda kupa kazanma şerefine nail olur AS Roma. 1927-28 sezonunda yerel bir kupa olan Coni Cup’ta final mücadelesinde Modena’yı mağlup eden Roma ekibi ilk kupasını böylece müzesine götürmüş olur. Ertesi sezon, 1928-29 sezonunda ise ligi Juventus FC’nin arkasında ikinci sırada tamamlarlar. İlk Scudetto’ları ise kuruluş tarihlerinden 15 sene sonrasına, 1941-42 sezonuna tekabül eder. Macar teknik direktör Alfréd Schaffer yönetimindeki AS Roma ilk lig şampiyonluğunu tadar.

AS Roma ilk şampiyon kadro
AS Roma’nın ilk şampiyon kadrosu, 1941-42 sezonu

1970 yılında Lacoste ile başlayan endüstriyel formacılığa giriş hikayesi, 10’a yakın farklı firma tarafından formalarının üretilmesiyle devam etmiştir. 2020-21 sezonu sonunda Nike ile olan birlikteliklerini sonlandıracak olan AS Roma’nın, 2021-22 sezonundan itibaren New Balance ile anlaşması da resmi siteden geçtiğimiz günlerde duyurulmuştu.

Kulübün kuruluşu, logo ve forma renklerinin tarihçesini anlattıktan sonra 1990’lardan itibaren en beğendiğim 5 formasına geçmek istiyorum.

5- 1998-1999 Üçüncü Forma

Kulüp tarihinde giyilen ilk siyah renkte forma 1997-98 sezonunda Diadora elinden çıkmaydı. Göğsünde Kolezyum deseninin siyah tonlarında detay grafiği olarak yer aldığı, gayet iyi bir formaydı. Hemen ardından 1998-99 sezonu için benzer renk tonlarında –aslında antrasit renkte- bir üçüncü forma daha üretildi aynı firma tarafından. Listenin beşinci sırasındaki bu forma AS Roma için kültür oluşturdu mu bilinmez, fakat 2020-21 sezonunda kullanılan üçüncü formanın ilham kaynağı olduğunu söylersek eğer, kulüp için basit bir formanın ötesinde bir anlam ihtiva ettiğini rahatlıkla anlayabiliriz.

AS Roma

’98 üretimi formanın kollarında yer alan peşi sıra Lupetto logoları formanın değerini artırıyor. Ayrıca omuzdan başlayıp kol ucuna doğru inen beyaz şerit içerisinde “AS Roma” yazdığını ve koltukaltından aşağı inen melanj kısmı düşünürsek; Nike üretiminde çıkan yeni versiyonundan çok daha güzel ve işçiliğinin çok daha kıymetli olduğunu düşünebiliriz. 2020’deki versiyonda yer alan yan paneldeki kısım ise ilham aldığı formadaki melanj detaydan farklı şekilde Safari baskısı olmuş. Bunun sebebi, Nike’ın 2020-21 sezonu için elit takımlar adına belirlediği konseptin, ayakkabı serisi Air Max’ten alınması. (Galatasaray’ın 2020-21 sezonu üçüncü forması da aynı konsepte dâhil) AS Roma’ya düşen de ‘Air Max 90 Safari’ model ayakkabısı olmuş. Desenin kaynağı da belli olmuş oluyor.

Her halüharda ikisi de güzel formalar, ancak benim tercihim ilk forma.

4-2020-2021 İç Saha Forması

Nike ile birlikte geçmiş yıllarda çıkardığı formaların yeni yorumlarını aralıklarla sete ekleyen Roma, bu sezonda giydikleri (ve bu satırların yazıldığı tarih itibariyle daha da giyecekleri) iç saha formasını da aynı şekilde kullanmayı başarıyor.

Müsaade ederseniz formanın ilhamını aldığı 1978-80 arası giyilen ‘ghiacciolo’ formasından bahsetmek istiyorum. 1978 yılında, dönemin kulüp başkanı Gaetano Anzalone tarafından alınan radikal bir kararla giyilmeye başlanan bu ‘ghiacciolo’, yani buzlu meyve (dondurma) forması, İtalyan grafikçi ve reklamcı Piero Gratton tarafından tasarlanmış. Gratton, Amerikan Beyzbol Ligi takımlarından Houston Astros’un 1975 yılından itibaren giydiği ve ‘tekila sunrise’ denen alkollü içecek temalı bir formadan çok etkilenerek bu tasarıma imza atar. Forma ilk çıktığında daha İtalyan futbolunda epey yankı uyandırır. Fakat bu formada ilgi çeken tek şey dondurma renkleri ve deseni değildir. Daha sonrasında Euro ’80, SS Lazio, AS Bari ve Pescara gibi turnuva ve takım logolarının da tasarımını yapacak Gratton, Lupetto logosunu da ilk kez bu forma için çizer. İlk etapta beklenen etkiyi yaratmayan logo, ısrarla formalarda kendisine yer bulunca, dahası, Gratton tarafından ‘Il Lupacchiotto’ isimli bir makale ile detaylı şekilde açıklanınca beklediği üne kavuşur. Böylece AS Roma, Anzalone’nin teşviği ve Gratton’un yaratıcılığı ile kendisine harika bir kurumsal kimlik kazanmış olur.

AS Roma forma

Yalnızca formalarda kullanılan bir logo olmaktan öteye geçerek kulübün isminin olduğu çoğu yerde bildiğimiz klasik kulüp logosu yerine kullanılmaya başlanır.

Yaklaşık 40 sene önce giyilen formanın yeniden yorumlanarak günümüze kazandırılmasını ise Nike’ın marka ürün ve genel yönetim sorumlusu Scott Munson şöyle yorumluyor:

“Bu, Roma’nın gelmiş geçmiş en ünlü ve alışılmadık formalarından birinin modern bir yorumu. Takımın ve taraftarlarının büyük bir gururla giyeceğini umduğumuz bir forma oluşturmak için çok geleneksel bir kulüp renk paleti kullanarak doğrusal gradyan çizgili bir tasarım aldık.”

3- 2001-2002 Avrupa Forması

AS Roma forma

Kappa yönetiminde çıkan ve başkent ekibinin yalnızca Avrupa kupalarında giydiği parçalı forma. Aynı zamanda bir önceki sezon Serie A şampiyonluğu yaşadıkları için (toplamda 3 lig şampiyonlukları mevcut) Scudetto logosunun taşındığı son forma olarak da önemli bir niteliği mevcuttur. Roma’nın sarı ve kırmızı parçasının kollara zıt düşmesiyle birlikte toplam 4 parçadan oluşan forma; yaka, koltukaltı ve bel kısmındaki panellerin tıpkı şort ve konçların rengi olan lacivert ile tamamlanıyordu. Şampiyonlar liginde aynı grupta yer aldıkları Galatasaray karşısında hem Roma’da, hem Ali Sami Yen’deki maçta giyilmesiyle hatıralarda yer alan, epey güzel bir formadır.

Ali Sami Yen’deki maçta Mondragón son dakikada boşa çıkmayıp Emerson’u ve doğal olarak Fabio Capello’nun takımını durdurabilse, Galatasaray karşısında mağlubiyet görmüşlüğü de olacaktı.

2- 2019-2020 Üçüncü Forma

AS Roma forma

Giallorosso lakabı olan bir kulüp için alternatif renk seçmek çok zor olmasa gerek. Sarı ve kırmızı renklere alternatif gelecek ilk örneklerden birisi olan mavi renk, kulüp tarihinde önemli bir yer kaplıyor. Mavi formanın ilkine 1991-92 sezonunda Kupa Galipleri Kupası çeyrek final rövanş karşılaşmasında AS Monaco karşısında rastlıyoruz. Weah, Petit, Puel ve Thuramlı Monaco karşısında 1-0 kaybeden Roma, turnuvayı ve maçı kaybediyor, ancak kulüp kültürü açısından çok önemli bir forma kazanıyordu.

O tarihten sonra 2000-01, 2001-02 ve 2003-04 sezonlarında üç kez daha farklı üreticiler tarafından sete eklenen harika bir forması olmuş olur AS Roma’nın. Bu sezondan tam 16 sene sonra, 2019-20 sezonunda çıkan bu forma da 1992 yılında AS Monaco karşısında giyilen formadan ilhamını alıyor. O dönemki sponsoru Adidas’ın Lupetto logolu alternatif renk forması taraftarlar ve kamuoyu tarafından çok sevilmiş olacak ki, Nike üretimi olan yeni versiyonunda da epey izlerine rastlamak mümkün. Forma üzerinde kumaş oyunları ile yapılmış Lupetto ve ASR harflerinin desenleri işçiliği artıran ve formanın puanını da yükselten hamleler.

1- 2016-2017 Derby Della Capitale Forması

AS Roma forma

2010’lu yıllara gelindiğinde senelerdir sıradan sayılacak, hatta asimetrik desenlerle dolu, göze hitap konusunda ikameleri ile kıyaslandığında arka planda kalan formalar giyen AS Roma, nihayet formasının hakkını veren, kulüp ismine yakışır bir üretici bulabilmişti. 2014 yılında kulüp tedarikçisi olmaya başlayan ABD menşeili üretici Nike, kulüp tarihinin en özel oyuncusu ve yaşayan bir Roma efsanesi olan Francesco Totti’nin veda sezonuna yakışır bir derbi forması hazırladı. 2016-2017 sezonunda her iki Lazio maçında da giyilen formanın tanıtımı da Totti ile gerçekleşti. Roma efsanesinin tıpkı vedasındaki gibi izler taşıyan video, sarı kırmızılılara gönül vermiş sporseverlerin gözlerinde bir parça nem bıraktı.

Bu forma listenin en tepesine tarihsel anlamda barındırdıklarıyla gidiyor. Nasıl gitmesin ki, 28 sene boyunca takımda bulunan, bunların 24’ünde as kadroda yer alan, bu süre zarfı içerisinde 786 maça çıkıp 307 kez topu filelere yollayan bir halk kahramanının veda kostümüydü. Belki estetik kaygılardan ötürü değil, ancak hiyerarşik olarak diğerlerinden daha üstün olmasından ötürü zorunlu şekilde birinci sıraya yerleşiyor. Böyle dediysek iyice sıradan bir forma gibi düşünülmesin. Roma kırmızısı renginde ve sade bir kumaştan oluşan forma, kulüp logosunun da monokrom rengini oluşturan altın renk detayıyla süsleniyor. Bu renkler, Roma İmparatorluğu’ndaki savaşçı gladyatörlerin üzerlerindeki savaş kıyafetlerinin rengi. Ligin ilk yarısındaki maçta giyilen formanın ön paneli boş iken, ikinci yarısında giyilen versiyonunda göğüs kısmında SPQR (Senatus PopulusQue Romanus), yani “Roma Senatosu ve Halkı”nın kısaltması yer alıyor. Aynı kısaltma, her iki versiyonda ensede detay olarak da kendisine yer bulmakta. Böylece forma yalnızca Totti’ye özel olmayıp, şehrin kökenlerine, yani Roma İmparatorluğu’na inmeyi başarıyor.

10’un vedası demişken, o görüntüleri anmadan olmaz.

Il Gladiatore, Il Bimbo de Oro, Il Re di Roma, Il Capitano, ya da herkesin en iyi bildiği şekilde Romalı Totti, işte böyle veda ediyordu yeşil sahalara.

Commando Ultrà Curva Sud ve Fedayn eşrafı başta olmak üzere tüm futbolseverlerin gözleri yaşlı.

*Bu liste tamamen yazarın şahsi görüşlerine göre oluşturulmuştur.


Bunlar da ilginizi çekebilir;

AC Mılan Formaları: Sempre Mılan!

Francesco Totti: Son Gladyatör

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More