Alain Prost: Tek Başına

Tek başına bir Profesör ya da Hesap Makinesi… Sezon içerisinde yaptığı hesaplamalar ile gelen şampiyonluklar belki de Prost’un bu lakapları almasına öncü oldu. Ama neden tek başına?

1955 yılında Fransa’nın Loire bölgesinde dünyaya geldiğinde Formula 1 pilotu olacağı aklında yoktu. Güreş, paten hatta bir dönem futbol ile uğraşan Prost, ilerleyen yaşlarında atletizm hocası olmayı planlıyordu, ta ki 14 yaşında tanıştığı kartinge kadar. Yazlık bir belde de ilk Go-Kart’ını yapan Prost, o günden sonra bu işe sıkı sıkıya sarılmıştı. Hızla kavradığı bu sporda kısa sürede şampiyonluklar elde etmişti.

Profesyonel bir yarışçı olmak için 70’lerin ortasında okulu bıraktı. İyi bir pilot olmanın dışında, mekanik işleri de öğrendi. Gitgide yükselen kariyerinde Formula 3’ün Avrupa ve Fransa şampiyonluklarını kazandı. Bu şampiyonluklar Prost’un önünü açmıştı. Formula 1 takımlarının radarına giren pilot, 1980 yılında dönemin önemli markalarından McLaren ile profesyonel anlaşma imzaladı.

Profesör’ün kariyeri biraz sallantılı başladı. Sezon içerisinde 4 kez damalı bayrağı görüp birçok kaza yaşadı. Kendi hataları dışında çoğu kazasında mekanik arızalar ile karşı karşıya kalan Prost, sezon sonunda takımın yetersiz olduğunu düşünüp Reanult ile sözleşme imzaladı.

Renault’un aracıyla Alain Prost

Alain Prost’a göre kariyerinin dönüm noktası bu anlaşmaydı. Hem doğduğu ülkenin takımı olan Renault ile olan bağı, hem de bu anlaşmanın ardından mental olarak kendini “kazanmaya” odaklaması, ilerleyen kariyerinde en büyük pay sahibi olacaktı.

1981 yılında Fransa Gran Prix’inde ilk birinciliğini yaşadı. Ardından 3 sezon boyunca kaldığı Renault takımında 9 galibiyet alırken, artık kazanan bir pilot alışkanlığı oluşmuştu. Fransız takım ile daha tecrübeli bir hale gelen Alain Prost; 1984 yılına girildiğinde, buranın yetersiz olduğunu düşünüp ilk ayrıldığından daha iyi bir konumda olan eski takımı McLaren ile yeniden anlaşma sağladı. Bu anlaşmanın arkası 3 şampiyonluk ve bol çekişmeli sezonlar getirdi.

84 yılı Niki Lauda‘nın son şampiyonluk senesiydi. Ardından 85-86 sezonlarında Alain Prost iki sene üst üste şampiyonluğa ulaştı. 59-60 sezonlarında duble yapan Jack Brabham’dan sonra, ilk kez duble yapan pilot olmuştu. Tabii Alain Prost’un ilk şampiyonluğunun ardından, kariyeri boyunca Brezilyalı pilotlarla hep bir rekabet içerisinde oldu; döneminin iyi pilotlarından Nelson Piquet ve hepimizin bildiği Ayrton Senna. Çoğu kişiye göre Prost’un en büyük rakibi Senna olmuştur. Ancak Prost, sadece Senna ile değil Piquet ile de ciddi bir rekabet içerisinde olduğunu her defasında belirtmiştir.

Ayrton Senna, Alain Prost, Nigel Mansell, Nelson Piquet
Alain Prost vs. Ayrton Senna

Özellikle 1988 senesine gelene kadar Piquet ile ciddi bir şampiyonluk mücadelesi veren Prost, aslında en büyük rakibinin o olmadığını anlayacaktı. 88 yazında Ayrton Senna, McLaren ile anlaşma sağladı ve Prost’un takım arkadaşı oldu. O sezondan itibaren ikilinin arasında ciddi olaylar yaşandı.

İlk sezonunda genel olarak Senna’nın hızı Prost’a göre çok daha iyiydi. 2 kez şampiyon olmuş Prost’un yanına böyle bir pilot geldiğinde rekabet kızışmıştı. Senna ilk senesinde 11 galibiyet, 13 pol pozisyonu ve 90 puan ile sezonu şampiyon tamamladı. Bu aralarındaki rekabeti körükleyen ilk gelişmeydi.

Senna’nın başarısının ardından artan popülaritesi gitgide büyüyordu. Hatta öyle bir noktaya geldi ki, kendi ülkesi Brezilya’da futbol milli takımından daha çok sevilen bir insan konumuna evrildi. Bilen bilir Brezilya milli takımı, Brezilya halkı için çok önemlidir. Senna bu önemin de üstüne çıkan bir sevgiye ulaşmıştı.

Alain Prost pist üstünde Senna ile uğraşırken bir yandan da takım içerisinde kendi itibarını korumaya çalışıyordu. Senna sevgisi o kadar büyümüştü ki, Prost-Senna mücadelelerinin “kötü çocuğu” genelde Prost oluyordu.

1989 yılına geldiğimizde ise Formula 1 tarihinin en garip olaylarından biri yaşandı. Senna’nın şampiyonluğunun ardından Prost daha fazla hırslanmıştı ve o sezon, son iki yarışa girilmeden önce neredeyse şampiyonluğunu ilan etmişti. Ancak 1989 Japonya Grand Prix’inde değişik bir olay meydana geldi. Yarış başlamadan önce Prost, şampiyon olacağını zaten biliyordu. Ama Senna’nın kaybetmeme hırsı pist üzerinde takım arkadaşını yenmek içindi. Yarış öncesi iki pilot arabalarını birbirine zıt şekilde ayarlamıştı. Prost düzlüklerde çok hızlıyken, Senna frenleme, lastik kullanımı ve virajlarda üstündü. Bu durum yarış başından beri kovaladığı Prost’u geçmesinde Senna’nın işini zorlaştırıyordu.

Classic Motorsport: The 1989 Japanese Grand Prix - A Debacle for ...
1989 Japonya: Alain Prost önde, Ayrton Senna arkada

Alain Prost yarışa lider başladı ve liderliği son turlara kadar hiç bırakmadı. Düzlüklerde çıktığı hız Senna’nın onu geçmesi engelledi. Senna’nın, özellikle zorlu virajlarda yaptığı hamleler ile rakiplerin gözünü korkutan ve onlara hiçbir hamle şansı vermeyen bir sürüş sitili vardı. Prost, Japonya GP’sini anlatırken, Senna’nın bu özelliğine değiniyordu ve o yarışa kadar, tehlikeli ataklarında ona cevap vermediğini ancak bu yarışta o geçişlerin o kadar kolay olmayacağını kendi içerisinde şartlandığını söylüyordu.

Yarışın son 7 turuna kadar Prost önde ve birincilikten emin adımlarla ilerliyordu. Senna’nın artık bir hamle yapması gerekliydi ve o hamleyi yapacağını herkes biliyordu. Senna bu hamle için Japon’ya pistinin en zor şikanını seçti.

Bu unutulmaz kazayı anlatan güzel bir yazı

Bu virajda iki aracın yan yana dönmesi imkansız. Eğer geçiş yapmak istiyorsanız viraja gelmeden önce rakibinizin hava koridoruna girip en son noktada frenleme yapmalısınız ve hamleniz de iç kısımdan olmalı. Senna’nın hamlesi de bu oldu. Ancak Prost’un “Artık ona kolay geçişler yok!” cümlesi herkesin kulağındaydı. İki pilot sınırları o kadar zorlamışlardı ki, işte yukarıda gördüğünüz o efsane fotoğraf o dakikalarda çekilmişti.

İki McLaren aracı pist üzerinde tehlikeli bir şekilde kalmıştı. Pist görevlileri acilen piste girip iki aracın başına toplanmışlardı. Alain Prost apar topar emniyet kemerini çözüp sinirden pit yolunu tutarken, Senna pist görevlilerinden aracını kaçış yoluna itmelerini istedi. İstediğini alan Senna, oradaki eğimden de faydalanarak aracını yeniden çalıştırdı ve yarışa devam etti. İlk işi pite girmek olan Senna’nın ceza alması muhtemel gözüküyordu.

Contos da Fórmula 1 on Twitter: "#F1 O resto virou história. Senna ...

Hatta yukarıdaki bu efsane fotoğrafı yorumlayan Alain Prost: “O an bile onun ceza alacağını biliyordum. Yarıştan elenmiştim ama şampiyondum” diyor.

Olayın ardından kanadında sorun yaşayan Senna pite girip yarışa devam etti. Yarış sonunda damalı bayrağa 1. gelen Senna olmuştu ancak podyumda kendisi yoktu. Çünkü yarıştan men edilmişti. Daha sonrasında McLaren takımı bu cezaya itiraz etse bile karar kesindi. Hatta Senna 6 ay yarışlardan men ve bir miktar para cezası da almıştı.

Olaylı geçen ve F1’in en trajedik anlarından biriyle son bulan sezonun şampiyonu Alain Prost olur. Fransız pilot bu sezonun ardından Senna’nın prestij olarak gölgesinde kaldığını düşünür ve her zaman “hatalı olan” olarak gözükmesinden dolayı McLaren’den ayrılır. 1990-1991 sezonlarını Ferrari’de geçiren Prost, istenileni veremez ve 1 sene arar verir.

1993 yılında tekrardan geri dönüş yapan pilot Willams ile harika bir sezon geçirir. İlk yılında şampiyonluğa ulaşan Prost, ikinci sezonda takım arkadaşının Senna olacağını öğrenince emekli olmaya karar verir.

Her zaman çok iyi bir pilotken Senna gibi bir karakter ile yarışması onu yalnız adam konumuna itmiştir. Emeklilik kararını da verirken bu etkenler onun için ön plandadır. Tekrardan aynı şeyleri yaşamak istemediği için bu kararı verdiği söylenir. Ancak bunların aksine Alexis Menuge ile yaptığı bir röportajda Senna ile arasının medya ve taraftarın düşündüğü kadar kötü olmadığını söyler. Tabii bunu söylerken çok sıkı bir dostlukları olduğunu kastetmez Prost. Senna hakkında düşüncelerini şu şekilde bitirir o röportajda: “Yine de Ayrton’un bütün işlerini yapan kişi olmaktan sıkılmaya başlamıştım. Bir kış üç aylığına tatile gittiğinde, sırf motorunu açmak için yüzlerce kilometre onun arabasını kullandım. Bu gibi şeyler sizde iz bırakıyor.


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Michael Schumacher – Mika Hakkinen: Ateş ve Buz

Ayrton Senna: Rüzgar Gibi Geçti

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More