Adanaspor: Türk Futbolunda Güney’in İncisi

Adanaspor, Türkiye’nin ilk kadın başkanına ve kadın taraftar grubuna sahip olması sebebiyle bile Güney’in İncisi olarak yorumlamanın yeterli olacağı bir kulüptür. Bu güzide kulübün Adana’da futbol topunun görülmesiyle başlayan ve günümüze kadar uzanan öyküsü…

– Sen söyle bakayım Akdeniz Bölgesi’nin nehirleri?

– Akdeniz’in nehirleri denize akar Hocam. Akdeniz, Akdeniz gelen düşman değil biziz. Akdeniz’in en kuvvetli takımı Adanaspor’dur Hocam!

 – Aferin otur!

Ertem Eğilmez, Hababam Sınıfı, 1975

Ertem Eğilmez’in yönettiği Türk sinema tarihinin en değerli eserlerinden biri olan Hababam Sınıfı filmine ait olan bu replik aradan yıllar geçmesine rağmen hatırlandıkça hala tebessüm etmemizi sağlar. Adanaspor, filmin gösterimde olduğu yıllarda fırtına gibi esmekte ve elde ettiği başarılı sonuçlar neticesinde ülkemizi Avrupa arenasında temsil etmekteydi. Ancak biz öncelikle hikayenin en başına, Adana’nın futbol topu ile ilk kez tanıştığı yıllara uzanalım.

Adana’da futbolun adının anıldığı ilk yıl Adana Türkgücü takımının kurulduğu tarih olan 1912’dir. Adana gençlerinin spora olan ilgisi oldukça fazladır. Özellikle bisiklet ve futbol branşlarında ilgi alaka hat safhada olmuştur. Adana Türkgücü’nün, Fransa’nın işgali altında olan topraklarda işgal güçlerinin takımlarına karşı yeşil sahalarda verdiği mücadele ve kısmen de olsa elde ettiği başarılı sonuçlar bölge halkının futbola olan ilgisini arttırmaya yetmiştir.  1920 yılında kurulan Türk Ocağı ve Gençlerbirliği kulüplerinin aracılığı ile bu ilgi artarak devam etmiştir. Bu iki kulüp 1928 yılında kader birliği yaparak siyah beyaz renkler altında Adana İdmanyurdu adını alırlar. Türk Ocağı spor şubesi futbolun dışında tenis, güreş, eskrim, basketbol ve atletizm branşlarında faaliyetlerde bulunmuştur. Türk Ocağı takımı futbolda Çukurova şampiyonluğunu kazanmış ve güreşte Kemal Bey, teniste Rıza Sarayliç Bey, bisiklette Eşref Bey ile şampiyonluklar elde etmişlerdir. Adana futboluna bir rekabet getirmeyi amaçlayan Seyhanspor ise sarı-kırmızı renkler ile hemen hemen aynı tarihlerde kurulur. 1931 yılı geldiğinde ise bu rekabete Torosspor da dahil olur ve akabinde Çukurova Ligi kurulur.

Adanaspor
Adana Türk Gücü ayaktopu takımı (İdman Mecmuası)

O dönemler Çukurova futbolu dendiğinde akla ilk gelen takımlar Cumhuriyet ile yaşıt olan Tarsus İdman Yurdu ve 1925 doğumlu Mersin İdman Yurdu takımlarıdır.

23 Ocak 1954 yılında kurulan Adanaspor’un doğuşu için ise 1966 yılının beklenmesi gerekecektir. Dönemin federasyon başkanı Orhan Şeref Apak’ın futbolu tüm Anadolu’ya yayma projesi kapsamında Adana ilini temsilen doğar Adanaspor. Akınspor ve Torosspor, Adanaspor’a hayat vermek için futbol sahnesinden çekilir. Böylece Adanaspor amatörlükten profesyonelliğe doğru geçişini tamamlar.

Adanaspor 1954 yılında kurulmasına rağmen günümüzde sahip olduğu turuncu-beyaz renkleri 9 Eylül 1968 tarihinde alır. Renklerin ilhamını elbette Çukurova verir. Pamuğun beyazı ile portakalın turuncusu takımın renkleri olarak belirlenir. 7 Temmuz tarihi ise Adanasporlular günü olarak son yıllarda şehrin en tarihi mekanlarından biri olan Taşköprü’de meşaleler yakılarak kutlanmaktadır.

Adanaspor
Adanaspor 1966-67 Ayaktakiler: Asım Fakabasmaz, Erol, Ersin Aktuğ, Erdoğan Gökçen, Mehmet Diner, Hüseyin. Oturanlar: Kamuran Karakaş, Nuri Dorkan, Şahin Ulugünalp, Yalçın Korkmazcan, Turgut Küçük, Hasan. Foto: Fotospor dergisi

 

1966-67 sezonu itibariyle Türkiye 2.Futbol Ligi’nde mücadele eden Adanaspor, 1971 yılında Türkiye 1.Ligi’ne yükselme başarısını gösterir ve 13 sene aralıksız olarak ülkenin en üst liginde Adana’yı başarıyla temsil eder. Bu süreçte ülke futboluna iki gol kralı (Özer Umdu 15 Gol – 1978-79 / Bora Öztürk 15 Gol – 1980-81) ve dünya karmasında oynayacak bir oyuncuyu armağan eder (İsa Ertürk). 1974-75, 1975-76, 1977-78 sezonlarında elde edilen dördüncülükler sonrası, 1980-81 sezonunu şampiyon olarak tamamlayan Trabzonspor’un ardından ligi ikinci olarak bitirir. Bu başarılar sonucu ülkemizi bir kez Balkan Kupası, üç kez de UEFA Kupası’nda temsil etme başarısını gösterir. Balkan Kupası ilk turunda Bulgaristan temsilcisi Akademik Sofya takımını eleyerek ikinci tura yükselen Adanaspor, ikinci turda Romanya’dan Sportul Studentes’e elenerek daha ileriye gidemez.

Adanaspor
1980-1981 sezonunda, teknik direktör Gündüz Tekin Onay yönetiminde Türkiye 1.Ligi’nde 2.olarak ülkemizi UEFA Kupası’nda temsil etme hakkını elde eden Adanaspor. Soldan sağa Ayaktakiler: Malik Gençalp, Nejat Esen, Bora Öztürk, Mustafa Şentürk, Ahmet Kahraman, Timuçin Çuğ. Oturanlar: Mustafa Ulucan, Kayhan Kaynak, Masör, Şevket Kesler, Nihat Gümüş, Selahattin Karasu. Foto: Hayat dergisi

 

Adanaspor, UEFA Kupası’nda ilk olarak 1976 yılında Avusturya temsilcisi Salzburg ile karşılaşır. Adana’daki rövanşı 2-0 kazanmasına rağmen ilk maçtaki 5-0’lık skor yüzünden elenmekten kurtulamaz. 1978 yılında ise bu sefer rakip Macaristan ordusunun takımı olarak bilenen Honved’dir. Adanaspor, sosyalist rejimin destekleri ile dönemin önemli takımları arasında yer alan Honved karşısında Budapeşte’de 6-0’lık skorla hüsrana uğrar. 1978 Dünya Kupası’nda mücadele eden Macaristan takımından tam 7 oyuncusu bulunan Honved, o dönem Macaristan Ligi’nde de lider durumdadır. Adana 5 Ocak Stadı’ndaki maç ise 2-2 sonuçlanır. UEFA Kupası’ndaki son deneyim ise 1981 yılına aittir. İtalyanların ünlü Inter takımının yolu Adana’ya düşer ve ilk maçı Adanaspor seyircisi önünde 3-1 kaybeder. Milano’da skor bu sefer 4-1’dir ve Adanaspor yine ilk turda elenmekten kurtulamaz.

Adanaspor, 1983-84 sezonunda ezeli rakibi Adana Demirspor ile birlikte küme düşer. 1988-89 sezonunda geri döner. 1990-91 ise yeniden ikinci lige düşer takım. 1996 yılında Gündüz Tekin Onay kulübe başkan seçilir ve kulübün devrini dönemin ünlü iş adamlarından Cem Uzan ile gerçekleştirir. Cem Uzan ve ekibinin ciddi yatırımları bir türlü karşılığını bulmaz. 2001-02 sezonunda Adanaspor sonunda Süper Lig’e yükselmeyi başarır ancak Uzan ailesinin servetine el koyulması kulübü de olumsuz olarak etkiler. Sonuç olarak takım iki sezon sonra yeniden küme düşer ve kulübün tüm mal varlığına el koyulur. 2006 yılından sonra Adanalı iş insanı Bayram Akgül’ün başkan olmasıyla kulüp yok olmaktan kurtulur.

Adanaspor, Uzan Grubu’nun sermayesinin gücüyle zirveye çıkmıştır ancak temeller sağlam atılmadığı için çöküş hızlı olmuştur. Bu bağlamda ülke futbolunda çok önemli bir örnek teşkil etmektedir.

Adanaspor tam 21 sezon mücadele ettiği Süper Lig’de yaptığı 670 karşılaşmada 196 galibiyet, 206 beraberlik ve 268 mağlubiyet alır ve attığı 738 gole karşılık kalesinde 887 gol görür. Süper Lig ebedi puan cetvelinde ise 15.sırada yer almaktadır. Adanaspor’un üst üste 27 hafta maç kazanamadığı 2000-01 sezonunda kalesinde gördüğü 91 gol maalesef bir rekordur.

Adana Derbisi olarak adlandırılan Adanaspor ve Adana Demirspor’un karşılaştığı müsabakalar Türkiye’nin en önemli rekabetlerinin başında gelmektedir. Derbide üstün olan taraf oynanan 61 müsabakanın 22’sini kazanan Adanaspor’dur. 18 maçı Adana Demirspor kazanırken ayrıca 24 maç ise beraberlikle sonuçlanmıştır. Rekabet halk arasında elbette ayrımlara neden olmaktadır. Rekabet şehirde bir çok alana da yansır. Mesela halk otobüslerinin bir kısmının rengi mavi, bir kısmınınki ise turuncudur.

Eskiden kulüp binaları karşılıklıymış ve galip gelen takımın taraftarı diğer tarafa davul zurna eşliğinde nazire yaparmış. Demirsporluların portakal yemediği, Adanasporluların da denize girmediği büyük bir ironi sadece. Demirspor forması ile alınan Adanaspor galibiyeti Demirspor’lu olmanın ön koşulu gibi. Ama ne mutlu ki iki takım taraftarı arasında aşırıya kaçan bir olay pek yaşanmaz.

Adanaspor

Adanaspor tribünlerine gelecek olursak eskiden bölünmüş halde olan tribünler “Turbeyler” adı altında birleşmiştir. “Şehr-i Turuncu ve Adana Turuncudur” pankartları ise tribünde en dikkat çekici olanlardır. Ama “King Of Adana” pankartına ayrıca değinmekte fayda var. Çünkü 3000 metre kare bez üzerine 60 kilo boya kullanılarak ülkemizdeki el emeği ile yapılan en büyük pankart olma özelliğine sahiptir.

İşte bu tribünlerden çıkmış olan “Adanaspor İçin Özgürlük” platformu Adanaspor’un aynı kısır döngü içinde 16 yıldır yönetildiğine dikkat çekmeye çalışıyor. Kulübün doğru yönetilmediğini iddia eden platform üyeleri, A.Ş. yönetiminin kendi istekleriyle gidecekleri günü iple çekiyorlar ve “Adanaspor için Özgürlük” mücadelesini yaşamlarının en büyük kavgası olarak adlandırmış durumdalar.

Klasik edebiyatta özellikle karakterlerin dönüşümüne ve onun okur veya izleyici gözünde kahraman oluşuna sıkça rastlarız. Örnek verecek olursak Adana ilinden çıkan bir başyapıt olan, Yaşar Kemal’in İnce Memed adlı eserinde, Memed idealleri olmayan, geçim derdine düşmüş yoksul bir köylüdür. Yaşamında tutunacağı tek dalı Hatçe’ye olan aşkıdır. Abdi Ağa’nın yeğeni de Hatçe’ye abayı yakınca Memed, Hatçe’yi alıp kaçar. Çukurova’nın en belalı ekibini peşine takan Memed, Hatçe’nin ölümüyle birlikte İnce Memed’e dönüşür. O artık sıradan biri değildir. İşte platform üyeleri de sıradan birer kişilik olarak kalmak istemiyorlar. Gerekirse kendi ateşleriyle yanıp ısınmaya razılar. Adanaspor’u eski günlerde olduğu gibi yeniden halkın idaresi altında görmek istiyorlar ve bu doğrultuda mücadele ediyorlar. Bu amaç uğruna pek çok etkinlik düzenleyen platform üyeleri son olarak da kendilerine model aldıkları İnce Memed’i en kutsalları olan Adanaspor formasına işleyerek Abdi Ağa’nın düzenine karşı gösterdikleri duruşu sergilemeye devam ediyorlar.

Günümüzde birinci ligde mücadelesini sürdüren Adanaspor’un gelecekte nerede ve nasıl olacağı elbet bilinmez ancak köklü ve başarılı bir geçmişe sahip olması takımı her daim iyi yerlerde olması noktasında motive ediyor. Ciddi bir taraftar potansiyeline sahip olan Adanaspor’un arzuladığı başarılara ulaşması dileğiyle...


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Cenup Yıldızı Adana Demirspor’un 1977-78 Sezonu

Bursaspor: Timsah Yürüyüşü

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More