Welcome Back, Mikel: Mikel Arteta

İspanyol teknik adam, 2011’den 2016’ya kadar top koşturduğu Arsenal ile bu kez teknik adam olarak 3,5 yıllık sözleşme imzaladı.

Mikel Amatriain Arteta… Futbolculuk kariyerinde efsaneye dönüştüğü Everton’ın ardından 2012’de hayat onun yolunu Arsenal’inkiyle kesiştirdi. Kırmızı formayı 2016 yılına kadar terletti. 16 sene futbol oynamanın kendisi için yeterli olduğu kararını verdi ve futbolu Kuzey Londra ekibinde bıraktı. Arsenal kendisine saygı duyuyordu ancak o kendisinden beklenen verimi veremediğini farkındaydı. Şimdi, futbolculuğunda kendisine duyulan güveni karşılayamadığı Arsenal’e teknik direktör olarak dönüp kendisini kanıtlama fırsatı yakaladı.

Kırılmadık rekor bırakmayan, oynadığı futbol ile 2004 Arsenal, 2008 Manchester United gibi kültleşmiş futbol takımlarının dahi önüne yazılan Guardiola Manchester City’sinin 2. adamı olarak teknik adamlık kariyerine ilk adımı attı. Tiki-taka olarak nam salmış taktiğin daha fazla oynanmasını arzulayanlar için Arteta’nın önemi çok büyük. 37 yaşındaki genç teknik adam, kimilerine göre dünya futbol tarihinin gelmiş geçmiş en büyük menajeri Pep Guardiola’nın dünya futboluna sunduğu ilk ürün. Tabii bundan önce Barcelona’da beraber çalıştığı Tito Vilanova’nın trajik ölümünü bir kenara bırakırsak…

Bir de tüm gündeme Arsenal açısından bakalım. 22 yıllık Wenger imparatorluğunun ardından menajer arayışları Unai Emery tercihiyle son bulmuştu. İlk geldiği sezon Big 6* içinde kadro ve camia motivasyonu açısından en dipte yer alan Arsenal, kendisinden beklenenden bir gömlek daha iyi bir sezon geçirdi denilebilirdi. Ligin sonunda Şampiyonlar Ligi potasından sadece 1 puan geride konumlanan Topçularda, son 7 haftada 4 mağlubiyet 1 beraberlik alan Emery için homurdanmalar olsa da Uefa Avrupa Ligi’nde oynanan final ve Emirates’de oynanan büyük maçlardaki mücadeleci futbol bir senelik kredi daha yaratmıştı. Bu sezona başlarken fena bir transfer dönemi geçirmeyen Arsenal’de saha içinde beklenen oyun oynanamıyordu. Yıllar boyu, başarısız olunsa bile en güzel futbolu oynadığıyla pohpohlanan bir camiada bu oyuna daha fazla tahammül edilmedi ve Avrupa Ligi’nde alınan Frankfurt mağlubiyetinin ardından Emery ile yollar ayrıldı.

Emery’nin sezon ortasında kovulması şüphesiz planlar arasında yoktu. Şampiyonlar Ligi’ne katılma hedefi ve zorunluluğu olan Arsenal’de, menajer arayışları hız kazandı ancak fazlada opsiyon söz konusu değildi. ‘Invincibles** kadronun en büyük sembollerinden biri Freddie Ljunberg, geçici olarak göreve getirildi. Ancak enkaz halinde bırakılan Arsenal, daha kötü duruma gidiyordu. Saha içinde Emery’nin başarısız sistemini hemen hemen hiç değiştirmeden devam eden Ljunberg ile sezon sonuna kadar devam edilemeyeceği Manchester City maçında gün yüzü gibi ortadaydı ve menajerlik koltuğu için somut adımlar atılmaya başlandı.

Arteta-Arsenal ilişkisinin başarılı sonuç vermesi karşılıklı istek sayesinde oldu denebilir. Wenger sonrası 2018 yazında ilk olarak anılmıştı bu ikili. Ancak teknik adam olarak sadece 1 sene kenardaydı genç İspanyol ve genel kanı, bu birliktelik için çok erken olduğuydu. Guardiola ile geçen 2,5 senenin ardından bu sefer görev kendisine layık görüldü.

Guardiola ilk söylentiler çıktığı andan itibaren yedek kulübesindeki yardımcısını kaybetmek istemiyordu ancak o da bu rüzgara direnemedi. Guardiola’dan ziyade City futbolcuları Arteta-Arsenal flörtünden hoşnutsuzdu. İngiliz basınında çıkan haberlerde, futbolcuların Arteta’nın motivasyonunun kaybolmasından şikayetçi olduğu yazıldı. Fakat Arsenal ile anlaşmasının ardından tüm bunlar rafa kalktı ve elde edilen 2 şampiyonluğun hatırına ayrılık güzel oldu. Guardiola, Carabao Kupası’ndaki Oxford United maçının ardından yaptığı basın toplantısında: “Kendisi şu an Arsenal ile anlaşmak üzere Londra’da. Bence bu iş bitmeye çok yakın. Tek bildiğim bu. Dün ve bugün antrenmanlarda yoktu ve bu işin bittiğini gösteriyor.” açıklamasını yaptı ve kendisine başarılarını diledi.

Arsenal neden Arteta’yı seçti? Maddeler halinde inceleyelim:

  1. Wenger futboluna ve Arsenal DNA’sına hakim. Her zaman kağıt üzerinde zayıf kadrolarla ligin en iyi futbolunu oynamayı kendisine ilke belirlemiş bir ekip olmuştu Wenger’in Arsenal’i. Ve bu camia, güzel futbol oynamayı çok özledi.
  2. Taraftarlar arasında kabul edilen bir isim. Şu sıralar maç sonunu beklemeden stadyumdan ayrılan bir taraftara sahip olan Topçularda, taraftarı yeniden stadyuma çekmek birçok durumdan daha önemli. Taraftarları ile küs olan bir camia yaşayamaz.
  3. 2,5 sezon boyunca Guardiola yönetimi altında çalıştı. Tıpkı Guardiola gibi Barcelona sisteminden gelen bir isim. City’nin dünyanın en iyi futbollarından birini oynamasında yadsınamayacak bir role sahip.
  4. Oyuncular ile bireysel olarak ilgilenme konusunda uzman. Kilit roldeki oyuncular ile antrenman sonrası bireysel çalışmalar yapmayı çok seviyor. Gabriel Jesus, Leroy Sane ve Raheem Sterling’in hem toplu hem topsuz oyunda gelişmeleri göz önündeyken bu kadar potansiyelli gençleri bulunan Arsenal için alınabilecek bir risk.
  5. İspanyolların uzun dönemde büyük performans bekledikleri teknik adamlardan biri. Modern futbola yön vermesi bekleniyor. Boş vakitlerinin birçoğunu oyuncu ve takım analizi yaparak geçiriyor.
  6. Arteta ismi şüphesiz Arsenal için daha tasarruflu bir isim. Emery sonrası görevi devralacak üst kalibre bir menajer kuşkusuz Arteta’dan daha fazla para harcamak isteyecekti. Allegri, Ancelotti gibi isimler kadro yenileme planı olan Arsenal için belkide bu sebepten ilk tercih olamadılar.
  7. Adeta bir İngiliz gibi bu dile hakim. Emery’nin otoritelerce ‘komik’ olarak yorumlanan İngilizcesi sonrası göreve gelen menajerin, medya, taraftarlar ve oyuncular arasındaki ilişkiyi sağlam tutması için dilinin çok iyi olması gerekiyordu. İnsanlar, Emery’nin konuştuklarını anlamıyordu.
  8. Arsenal yönetimi kendi görüşleriyle birebir örtüşen ve yönetim yapısına uygun bir menajer arıyordu ve bu sistemin Arteta üzerindeki baskıyı azaltacağı da kesin. Arsene Wenger gibi güçlü bir figürden ise Arteta gibi genç, kendini kanıtlamaya ihtiyaç duyan bir isim yönetimin işine gelecektir.

Peki Arteta, Arsenal’de neleri değiştirmeli, neler yapmalı? Bunu da maddelere dökelim:

  1. Yeniden yapılanma: Kariyerlerindeki son basamağa bir adım kalmış ve ‘prime’ dönemlerinin epey uzağında kalan isimlerle dolu Arsenal kadrosunu tamamen baştan yaratmalı.
  2. Mesut Özil problemi: Günümüzde kendi gibi 10 numara pek kalmadı. Düşük tempo futboluna yatkın, koşmayı ve fiziksel mücadeleyi sevmeyen bir forvet arkası, 80’ler 90’larda kaldı denilebilir. Kendi gibi bir oyuncu, tempo yapamayan görece daha güçsüz takımlara karşı bir silah olabilir ancak Premier League’de ve Arsenal’deyseniz bu isteğiniz karşılıksız çıkacaktır. Günümüzde Çin’in Uygurlara yaptığı zulme karşı çıkışıyla Arsenal’in Asya piyasasındaki imajına zarar veren Özil’in satışına yönetim de hayır demeyecektir. Dudak uçuklatan maaşı transferinin önündeki engel gibi gözükse de yenilik hareketleri başlayacaksa Mesut’un bu hareketten kurtulması çok zor.
  3. Savunma, savunma, savunma: Yıllardır Arsenal’in kanayan yarası olan bölgeyi komple yenilemesi gerekecek gibi gözüküyor. Sokratis, David Luiz, Mustafi gibi her an hata yapabilecek potansiyele sahip as kadro oyuncuları yerine yeni isimler bulunmalı. Sakatlıklarından dolayı bir türlü kendi performansını gösteremeyen Holding, sezon başı satın alınıp St. Etienne’e tekrar geri gönderilen ve uzun süreli sakatlanan Saliba ikilisi ise tam bir soru işareti. Kim bilir, belki de Koulibaly, Gattuso ile çalışmak yerine gelip burada patron olur? Yazın hamlelerin çoğunun bu bölgeye yapılacağı kesin.
  4. Finans yaratma: Enkaz halindeki Arsenal kadrosuna Lacazette ve Aubameyang gibi iki A seviye santrafor fazla olarak yorumlanabilir. Hem yaşı hem de gol sayısı daha fazla olan Aubameyang burada satışı daha çok düşünülebilecek isim gibi gözüküyor.
  5. Kazanma alışkanlığı: Deplasmanlarda Wenger’in son iki sezonundan itibaren korkunç ötesi bir performansa sahip Arsenal, artık iç sahadaki maçlara dahi favori olarak çıkacak seviyede değil. İngiltere’nin en büyük markalarından biri olan Arsenal, tekrar kazanmanın ne olduğunu hatırlamalı.

Sonuç olarak, teknik direktörlük kariyerine Arsenal’de başlıyor genç İspanyol teknik adam. Bu bir risk ancak Arsenal’in alması gereken bir risk. Wenger sonrası alınması gereken karar, ötelemeli şekilde Kuzey Londra’nın kırmızı yakasına ulaştı. PSG’den Unai Emery’nin riskli bir tercih olduğu söylenemezdi ancak şu anda başka çarenin kalmadığı gözüküyor. İnovatif olmayan yaşayamaz ve Arsenal, inovatif olmalı. Yıllar içinde şampiyonluklardan uzaklaşmaya alışıldı, şampiyonluk yarışından uzaklaşmaya alışıldı, Şampiyonlar Ligi’nden uzaklaşmaya alışılmak ise kabul edilemez. Arsenal, geri dönmeli.

 

*Big 6: Arsenal, Chelsea, Liverpool, Manchester City, Manchester United, Tottenham Hotspur

**Invincibles: (Tr. yenilmezler) 2003-2004 sezonunda Premier Lig’de namağlup şampiyon olan Arsenal’in lakabı. Bu başarıdan dolayı “golden title” denilen altın renkli Premier Lig kupasının da tek sahibidir bu takım.


Bunlar da ilginizi çekebilir;

Galatasaray Futbol Takımı Genel Taktiksel Analizi

İtalyan İşi! Juventus’un Merih Demiral Transferi ve Soru İşaretleri

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More