Jenerasyonu Yakalamak: A Milli Takım Son Dönem Performansı

Kazanıyoruz…  A Milli Takım Euro 2020 elemelerine fırtına gibi bir başlangıç yaptı. 8 maçta aldığımız 6 galibiyet ve 1 beraberlik ile Millilerimiz H grubunda ilk sırayı aldı. Olaylı geçen İzlanda maçında aldığımız yenilgi ise işin şanssızlığı oldu. Türkiye, yepyeni jenerasyonu ile göz doldurmaya ve kazanmaya devam edecek gibi.

Son Dakikalarda Kazanmak

Türkiye, Arnavutluk karşısında son dakikalarda attığı gol sonunda aldığı 1-0’lık galibiyet ile bizlere Andorra maçının birebir kopyasını yaşattı. Andorra maçında kapanmış savunma ile mücadele etmenin ne kadar zor olduğunu gördük. Arnavutluk maçında ise kanatlardan yapılan hücum dışında başka bir oyun planımızın olmayışı bizi maçta bir o kadar yordu. Fakat oynanan oyun ne olursa olsun maç sonunda tabelada yazan skor 1-0’dı. Şu an A Milli Takım yeni bir jenerasyonun ürünü ve bu jenerasyonda oynanan oyundan daha ziyade skora bağlı bir oyun var. Nitekim oynanan oyun da bu yönde. Şu anki jenerasyonun çoğunun mükemmel seviyelere geleceği belli. Özellikle Merih ve Çağlar ikilisi defansta harika işler yapıyor. Bu Merih’i izleyen Juventus taraftarları Chiellini’nin emekliliğini hiç dert etmeyecektir. Bu defans böyle oynamaya devam ederse Türk futbol severler de, defans oyunundan keyif almaya başlayacaktır.

Arnavutluk maçında son dakikalarda attığımız gol ile 1-0 kazanmamızın yanı sıra gol kutlamasında yapılan asker selamı bir anda ülke ve dünya gündemine düştü. Maçın kırılma anı gol değil, yapılan asker selamı oldu.

Fransa karşısında alınan 1-1’lik beraberlik ise ülkemizde adeta bir galibiyet niteliğinde kutlandı. Bunun nedeni Fransa’ya iki maçta toplamda sadece bir puan vermemizdi. Hele ki galibiyet golünden sonra yapılan asker selamı ise bütün dünya mesajımızdı. Çok da ses getirdi. İtalya’da oynayan Merih ve Hakan’ın takımdan gönderilmesi gerektiği yönünde haberler dahi çıktı. Leicester City ise yapılan bu eylemlerin karşısında durarak, oyuncusu Çağlar’a büyük destek verdi. Dünya bu selama çok haksız bir tepki gösterdi. Her yerde yapılan bir sevinç gösterisi siyasi bir fikir olarak empoze edilmemeliydi.

Milli Takımımız galibiyetlerini biraz da stoperlere ve Mert’deki soğukkanlılığa borçlu. Özellikle Mert, Fransa maçında inanılmaz kurtarışlar yaptı. Takımımızı resmen ipten aldı. İlk 15 dakika eşit giden oyuna sonradan ağırlık koyan Fransa, hücum hattında sıkıntılar yaşadı. Bilhassa forvette Ben Yedder boş alan bulmakta zorlanıyordu. Bunun sebebi de tamamen kapanmış bir Türkiye savunması ve savunma hattımızın bireysel kalitesiydi. Merih ve Çağlar çeviklikleri ile rakibi hiçbir zaman rahat bırakmadılar.

Orta sahamız ise yaşadığı problemden dolayı hem çok pasif kaldı hem defansa çok yük bindirdi. Takımımızın orta sahası yok denecek kadar kötü idi. Ama stoperlerimiz neyse ki bu açığı kapattı. Fransa’da ilk yarının bir başka yıldız ismi Griezmann’dı. İleride sürekli topla hareketlenmesi, boş alan araması, bulduğu topları iyi değerlendirmesi onu ileride bir kaptan rolüne bürüdü. 76. dakikada oyuna yeni giren Giroud’nun golüyle 1-0 geriye düşsek de 82’de Hakan’ın mükemmel serbest vuruşu ve Kaan Ayhan kusursuz yükselişi durumu 1-1 yaptı. Yediğimiz golde Çağlar büyük bir hata yaparak Giroud’u kaçırdı ama maç boyunca oynadığı mükemmel oyun onun kusurunu örtmeye yetecekti. Maçtan sonra genel olarak Merih övüldü. Ama Çağlar da bir o kadar soğukkanlı ve mükemmeldi.

Bu iki maçın ortak paydası ise son dakika golü ve sansasyon yaratacak sevinç. İşin kötüsü Milli Takımımız yabacı basın tarafından böylesi kara ve yalan propagandalarla itham edilmeye devam ederse ciddi zarar görecektir. Umalım ki bir daha böyle haberler yapılmasın.

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More