Derbilerin Derbisi – El Superclassıco

9 Aralık 2018 tarihinde Libertadores Finali’ne çıkacak olan River Plate – Boca Juniors derbisine El Superclassico penceresinden tarihsel bir bakış.

El Superclasico! Yani sosyal sınıf rekabetindeki o keskin duyguların, stadyuma azami şekilde yansıdığı Amerika kıtasının en önemli derbisi.

Aralarında benim de bulunduğum, futbolla birazcık haşır neşir olan birçok insana göre dünyanın en büyük derbisi River Plate ve Boca Juniors arasındaki Super Clasico’dur. Derbilerin derbisi diyebileceğimiz bu rekabetin bu denli ateşli geçmesi ve onu artık normal bir futbol müsabakası olmanın dışına çıkaran şeyin altında yatan şey ise zenginlik ve fakirliğin amansız savaşı.

Bir tarafta, şehrin varoşlarında kurulmuş ve zamanla fakirlerin kendilerini özdeşleştirdikleri bir değere dönüşmüş olan sarı lacivertli takım Boca Juniors; diğer tarafta, zenginlerin kurduğu ve şehrin diğer kısmının fazlasıyla nefretini kazanmış olan kırmızı beyazlı ekip River Plate.  http://gss.gs/We1.jpg

Ezeli (ebedi de olacak gibi görünen) rakibinden 4 yıl önce kurulan zenginler kulübü, yani River Plate, kurulduğu günden bu yana pek maddi sıkıntı çekmemiştir ve maçlarını  61.688 kapasiteli El Monumental stadında oynamaktadır.

Renklerinin hikayesi hakkında birkaç rivayet var fakat kırmızı beyaz renklerden nasıl esinlendiği şöyle anlatılmaktadır. Rivayete göre kulüp kurucuları bir festival çıkışında dinlenecek yer ararken, önlerinden geçen bir at arabasının arkasındaki kırmızı şeritlerden etkilenip o şeridi beyaz formanın üstüne yerleştirerek dizayn etmişlerdir.  Armaları ise kırmızı şeridin üzerinde yer almaktadır.

İtalyan 6 kökenli arkadaş, 3 Nisan 1905 yılında fakir halkın sesini duyurmasını sağlayacak bir kanal olma düşüncesi ile Juniors kulübünü kurdu.  Aslına bakılırsa hem River Plate hem Boca Juniors, şehrin fakir semti La Boca’da kurulmuştu. Gerginliğin ta ilk yıllardan başladığı bu çekişmede River Plate, 1938 yılında elit kesimin yaşadığı Nunez semtine taşındı. River Plate zengin semtine taşınınca Boca Juniorsluların nefreti daha da artmaya başladı.

 

       Şehrin varoşlarında kurulan ve hala mahallesini terk etmeyen Boca, maddi açıdan çok sıkıntılar çekse de ve taraftarları 49.000 kapasiteli La Bombonera stadını her maç eksiksiz dolduruyor.

 

Gelelim Boca’nın sarı lacivert renklerinin hikayesine. Kulübün kurucuları bu konuda çok fazla fikir ayrılığına düşmüş ve ilk renklerinin siyah beyaz olarak belirlemişlerdir. Haftalar süren  tartışmalarda ortak noktada buluşamayan kulüp kurucuları limana gidip yanaşan ilk geminin renklerinin kendi renkleri olacağı konusunda mutabık olmuşlar. İsveç bandıralı bir kuru yük gemisinin limana yanaşması ise Super Classico derbisinde Boca’nın renklerini sarı lacivert olarak belirlemiş.

Aynı mahallede kurulan iki takım, takımlar arasındaki sınıfsal farklar, ateşli Güney Amerikalı taraftarlar ve kıtanın en büyük takımı olma isteği. Hal böyle olunca dünyanın en önemli bu derbisinde iki birbirine bilenmiş taraftarın arasında  olayların çıkmaması kadar doğal bir şey yok.

23 Haziran 1968 yılında El Monumental’de oynanan maçta tıklım tıklım dolu tribünlerin önünde 90 dakika boyunca tek bir gol olmadı. Maç sonunda River Plate taraftarlarının solunda bulunan Bocalı taraftarlar Riverlıların olduğu tribüne yanan kağıtlar fırlattı. Yanan kağıtlar tribünü tutuşturmaya başladı ve telaş yapan Riverlılar koşarak çıkmak için 12’nci kapıya yöneldi.

Çıkışa ilk ulaşan grubun karşılaştığı manzara ise çok acıydı.Kapı kilitliydi ve ilk sıradakiler, yaşanan hengamede sesini arka tarafa duyuramıyordu. Kapının kilitli olduğunu bilmeyen binlerce taraftar ise yukarı doğru ilerlemeye devam ediyordu. Devam eden bu izdihamda yaş ortalamaları 19 olan 75 taraftar ezilerek ve yanarak can verdi. 150’den fazla taraftar ise yaralandı.

Bu olayda bazı kişiler Boca taraftarlarını, bazıları River taraftarlarını ve kimi de polisleri suçlasa da 50 yıldır hangi tarafın kesin suçlu olduğu belirlenemedi.Tarihte Puerta 12 Tragedy diye yerini alan bu trajedik olay en fazla taraftarın öldüğü El Superclasico olmuştur.

Takımlar arasındaki üzücü ve ilginç olaylar ise bununla sınırlı değil. 1994 yılında Boca Juniors River Plate’yi 20 yenmiştir. Maçın ardından Riverlılar iki Bocalı taraftarı öldürerek duvara Boca 22 River yazmıştır. Bu olaydan sonra iki takım arasındaki nefret asla yatışmayacak şekilde artmıştır. Nitekim bu olayda sonra bir Boca taraftarı vasiyetinde ‘’Ölünce tabutuma Boca değil River bayrağı koyun. Kardeşlerim bunu gördüğünde dünyadan bir River taraftarı daha gitti diye sevinebilsinler.’’ yazmıştır.

İki takım arasındaki rekabete istatistiksel açıdan bakacak olur isek durum şöyle;
Arjantin Lig kupasını en çok kaldıran takım River Plate!  River Plate kupayı müzesine 33 kere götürürken onu takip eden takım 32 tane kupası ile Boca Juniors.

Şu ana kadar 247 kez karşılaşan bu iki ezeli rakipte sahadan mutlu ayrılan takım 88 galibiyetle Boca Juniors olurken; 81 maçta ise sahadan galibiyetle ayrılan River Plate olmuştur. 78 karşılaşmada ise gülen taraf olmamıştır. (Alttaki tabloda 6 Aralık 2018 tarihi itibari ile daha ayrıntılı bir istatistik mevcut)

En farklı galibiyeti 23 Aralık 1928 tarihinde 6-0‘lık skorla Boca juniors almıştır. River Plate ise en farklı galibiyeti ise 19 Kasım 1941 yılında 5-1‘lik skorla almıştır.

Tabi böylesine büyük bi rekabetin dünya futboluna kazandırdıkları da büyük oluyor. Dünya çapında birçok kaliteli isim bu derbide Boca ve River formalarını terletmiştir.

Örnek vermek gerekirse Diego Armando Maradona, Juan Roman Riquelme, Carlos Tevez, Rodrigo Palacio, Nicolas Gaitan, Ever Banega gibi futbolcular Boca Juniors formasını; Alfredo Di Stefano, Ariel Ortega, Hernan Crespo,Juan Pablo Sorin, Pablo Aimar, Radamel Falcao, Gonzalo Higuain, Erik Lamela, Alexis Sanchez, Esteban Cambiasso, Javier Mascherano gibi isimler River Plate formasını terletmişlerdir.

Tarihi, yakınlıkları, sınıf savaşı, iki takımında Arjantin Ligini en çok kazanan iki takım olması gibi sebeplerden dolayı bu derbi normal bir derbi olmaktan çıkmıştır. Nitekim bu sebeplerden ötürü; artan bu şiddet olaylarının önünü kesmek için 2013’te Arjantin Futbol Federasyonu Boca ve River taraftarlarının deplasman maçlarına gitmesini yasakladı.

2018 Libertadores Finali : Boca Juniors – River Plate maçında tribünler

Günümüzde ise yine tarihe geçecek bir olay yaşanmaktadır. Boca Juniors ve River Plate tarihte ilk kez Güney Amerika’nın Şampiyonlar Ligi olarak geçen Libertadores kupasının finalistleri  oldu ve ilk maç 11 Kasım 2018’de Boca’nın evinde 22’lik bi’ skorla bitti. Rövanşın 24 Kasım’da oynanması planlanırken Bocalı taraftarlar River Plate’nin takım otobüsüne saldırınca maç ileri bir tarihe ertelendi. Geçtiğimiz günlerde, maçın Real Madrid’in stadı olan Santiago Bernabeu’da oynanmasına karar verildi. Benim de içinde bulunduğum ve karara anlam veremeyen futbolseveler gibi River Plate yönetimi de resmi sitelerinden rövanş maçına çıkmama kararı aldıklarını duyursa da satışa çıkan biletler birkaç içinde tükenmesi sebebiyle ben de maçın oynanacağını düşünenler arasındayım.

Bakalım bu maç oynanacak mı? Yoksa oynanmayacak mı? Oynanacaksa nerede oynanacak? River Plate maçı kendi evinde oynatabilecek mi? Oynarlarsa kendi evlerinde kupayı alabilecekler mi? Yoksa ezeli rakipleri El Monumental’de kupa mı kaldıracak?

Tüm bu soruların cevabını hep beraber 9 Aralık’ta alabilecek miyiz bilmiyoruz fakat karşılaşma şimdiden tüm futbolseverlerin rüyalarını süslemeye başladı bile.

Ahmet Damaksız

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More